Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan
-
(Öcalan’ın Kürt çözümlemesi:) “Kürtlerin, din, felsefe, sanat gibi çeşitli alanlardaki durumu, hem var hem yok arasıdır. .. Demek ki Kürt gerçekliği kaygandır. Demek ki bir yerden bir başka yere akıyor. Ve henüz oturmamıştır. İşte burada, bu çözümlemede, sınır tanımaz Kürt ihanetinin çıkması kaçınılmaz ve bunu tartışmak mümkündür. Halkım için; “Kendisine en çok ihanet eden halk!”…
-
(Öcalan anlatıyor:) “Yaşar Kemal Van göçmenidir, Kürt’tür ama Kemalist çizginin dışına çıkamıyor. Katliam artığıdır. Yazdığı Türk edebiyatı bile değil Kemalist edebiyattır. Ahmet Arif Diyarbakırlıdır. Çankaya’ya yerleşmiş orada oturuyor, Kürt edebiyatına ilgisi yok. Cemal Süreyya Dersimlidir, Dersim İsyanı ile ilgili hiçbir şiir yazmamıştır. Yaşar Kemal, Türkçe yazsın, Kürtçe yazması da şart değil ama Kürdün durumunu açığa…
-
(Öcalan Anlatıyor:) “Onu uyardık Kürt müziği de yapması için ama korkuyor.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 391) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Öcalan Anlatıyor:) Türk sanatı ve edebiyatında Kürtlerin ön planda olduğu görülüyor. Fakat bu Kürtler … devşirme durumundadırlar. .. Bunlar Kürtlüğü değil, Türklüğü geliştirmeye hizmet ediyorlar. En iyi Türkçüler Kürtçülerden çıkar. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 392) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Öcalan Anlatıyor:) “Nazım, hem Kemalizm’in elinde esirdir hem de Kemalizm’in övgücüsüdür. Ve bu bir dramdır. Nitekim bu dramın sonucunda kaçışı geliyor. Bence Sovyetlere gidişiyle davayı kaybetmiştir. O yıllarda artık Sovyetlerin bunları bir Sovyet propagandacısı yapmak gibi geleneksel bir yaklaşımı vardır. .. şöyle bir olay duydum; Bu bir yerde herhalde içki içerken, Nazım da uzakta başka…
-
(Öcalan Anlatıyor:) “Şimdi bakın, hiç kimse bana vatan haini diyebiliyor mu? Düşmanlarım bile diyebiliyor mu? Çünkü hiç kimse benim kadar vatanseverleşmedi. Vatanseverliği geliştirmedi. Ve hiçbir kişide benimki kadar büyük bir halk bağlılığı, ülke bağlılığı ortaya çıkmadı. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 373)…
-
(Öcalan Anlatıyor:) “Aslında Türk insanının yetenekli olduğunu söyleyeyim. Aslında az çaba sahibi değiller.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 374) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Öcalan Anlatıyor:) “Politikanın ve savaşın insanı dönüştürmeye yetmediğini gördüm. Sanata eğildim.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf.379) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Öcalan, Sovyet çözülmesini Rus şovenizmine, parti diktasına bağlıyor. Lenin devrimi tamamlayamadı diyor. Stalin üstüne hiçbir şey koymadı diyor. Stalin’in despotluğundan bahsedip o dönemde dalkavuk ve ikiyüzlü insanlar ortaya çıktı diyor:) Aslında Sovyetlerde Marksizm değil kaba materyalizm uygulandı. Marks kaba materyalizme karşıydı. Bu devir kaba materyalizm devridir. Kapitalizm, kaba materyalizmdir. Kaba materyalizmin en önemli bir yanı…
-
(Öcalan Anlatıyor:) Hiçbir kişi benim kadar muhalifine, açığa çıkma gücü vermez. Herkesin bir Apocu kesilmesi, herkesin benden daha fazla otorite kesilmesi bu tutumum nedeniyledir. … şu anda herkes benden daha fazla etkili ve yetkili olduğu yorumunu yapıyor. Ben de öyle olmadığını iddia ediyorum. Bu, bizimki açıklık ilkesinin, demokrasi ilkesinin mükemmel uygulanmasıdır. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi…
-
(Yalçın Küçük anlatıyor:) Tembellik inançsızlıktır. Tembellik, yeni düzene inanmamaktır. Tembellik, eski düzene bağlılıktır. Az çalışkan, ufku dar, sınırlı çalışkan, güvensiz olandır. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 358) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Yalçın Küçük anlatıyor:) İnsanın ancak sürekli direndiği zaman güzel ve insan olabilmesi, çağın acımasız cilvelerinden biridir. Apo’yu sevginin kaynağını aramaya çıkmış olarak gördüm. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 362) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Öcalan Anlatıyor:) .. Çok aşırı tipte şematik bir merkezileşme olursa, PKK’nin böyle gelişmesi mümkün olamazdı. Veya klasik komünist parti tipi bir partileşme olsaydı, PKK gelişemezdi. .. Yirmi ilgisiz adamın her şeye hükmetmesine gerek yok, çünkü gelişmeleri kapatıyorlar. .. Gerçeği bastırmamak için sakat bir merkezileşmeye tavır alıyorum. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah…
-
(Öcalan Anlatıyor:) Türkiye halkı da bana bir temsilcisini, doğru bir talebini yöneltsin; eğer uğruna savaş vererek karşılamazsam, “Apo, şu kadar kötüdür!” desin. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf.332) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Öcalan anlatıyor:) “Kemalizm, Türk halkını, aynı anda dev yapan ve aynı anda pire gösteren bir aynadır.” “Türk Halkı her gün, dev’lik ile pirelik arasında gidip gelmede sonsuz yorulan bir halktır.” “Kemalist formülasyonların motoru korkudur. .. Bir şahsı bu kadar abartacaksın, ondan sonra Türk insanının büyüklüğünden bahsedeceksin. Bu, büyük bir çelişkidir. … Eğer kurtarılacak bir Türklük…
-
(Yalçın Küçük;) Bir Kemalist’in devrimi ve tarihi doğruca anlayabilmesi ve bilmesi mümkün olmamaktadır. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 256) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yalçın Küçük; 1924 yılındaki kuruluş yasasında, Türkçenin resmi dil olarak ilan edilmesi ise Kürt üst tabakaları açısından bir şok nedeni olarak ortaya çıkıyor. Bunu, resmi dairelerde kendi dilleriyle konuşamamak biçiminde anlıyorlar. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 258) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Yalçın Küçük;) Timuçin, bir kurultay seçimi ile İmparator seçilip, Cengiz oluyor. O ölünce oğlu da, Ogedai, Oktay da kurultay tarafından İmparator seçiliyor. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 259) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Yalçın Küçük;) “Feodalitede yiğitlenme ile alçaklık yan yanadır. Kibir ile yaltaklanma, zaman zaman aynı vücuttadır.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 261) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Öcalan anlatıyor:) Ben Türkiye’ye de fazla zarar vermek istemiyorum. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 276) kitabından birebir alınmıştır.