Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kürtler

  • JİTEM’ci bir Astsubay anlatıyor; “JİTEM timlerinin gizli ödenekleri vardır. Bu timlerde görev yapan subaylar çok iyi para kazanırlar. Bol primi, ikramiyesi vardır. Özellikle iyi istihbarat alındığında primleri artar.” s. 32 “Karakol komutanı astsubay milyonlarca lira rüşvet alıyor Sıfır hattında, yani sınırda bulunan bölük komutanlarının, alay komutanlarının, il jandarma alay komutanlarının yüzde 80’i bu işin içindeler.”…

  • JİTEM’in örgütlenmesi şöyledir: direkt Jandarma Genel Komutanlığıyla irtibatlıdır. JİTEM Grup Komutanlığı’nın başında bir binbaşı bulunuyordu. Önce Cem Binbaşı vardı, o ayrıldı. Yerinde şimdi Nurettin Binbaşı var. s. 30 Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • Binbaşı Ahmet Cem Ersever 1993 yılı başında, PKK’ya karşı “gayri nizamî harp” verilmesini savunduğu için Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ayrıldığını söylemişti. 9-14 Haziran tarihlerinde Ersever’le röportaj yapmıştık. Aydınlık’ta yayımlanan bu röportaj nedeniyle Jandarma Askerî Savcılığı Binbaşı Ersever hakkında soruşturma başlatıp, dava açmıştı. Duruşma tarihi 26 Ekim 1993’tü. Ersever avukatına “Mutlaka geleceğim” demişti. Ancak gelmedi. (Çünkü infaz…

  • Rejim kendisini ne kadar tehlikede hissederse kontrgerilla o kadar büyüyecektir. Kontrgerillayı rejimin korkusu besliyor. s. 11 Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Kozinoğlu’nun not alış biçimine göre yazıldı) Tam da o İsrail Servisi’nin H. FİDAN-İran bağlantısını açıklaması tesadüf değildir. ALMANYA, H. FİDAN’ı kesinlikle istememektedir. Oslo görüşmelerini ALMAN Gizli Servisi sızdırmıştır. Elinde bu bağlamda daha çok bilgi mevcuttur. Alman Gizli Servisi PKK’nın tüm ARŞİVİNİN de sahibidir. s. 171 Alıntı; Kâşif Kozinoğlu’nun Mezara Götürmediği Sırlar, El Yazıları Tıpkı Basım…

  • MHP olağanüstü hal diyerek bir yerde TSK’ni görev başına çağırmaktadır. Bu fırsat kaçırılmamalıdır. Halk sokakta infialde. Göster yeter! PKK ve Kürtler AKP’den kurtulmak bağlamında her alternatife razı olurlar. RF, Çin, İsrail, Almanya, Fransa, Suriye ve İran başta olmak üzere bu hareketi çok şiddetle destekleyeceklerdir. s. 129 Alıntı; Kâşif Kozinoğlu’nun Mezara Götürmediği Sırlar, El Yazıları Tıpkı…

  • (Kozinoğlu’nun not alış biçimine göre yazıldı) PKK’yı tam manasıyla bitirmek de bu olaya çözüm getirmez. Kültlerin bir kimlik talebi var. Batıda zengin olmuş, Türklerle karışmış Kürtler bu olayı gündeme getirmeseler bile Kürtlerin bir kimlik talebi var. PKK’yı alternatifleştirmesiz kılmamız lazımdır. Bu olay için anahtar sadece ve sadece Apo’dur. Neden Apo’dur? Sadece PKK’nın lideri, hapiste de…

  • “1973 genel seçimlerine bakıldığında ilginç olan noktalardan birisi, gerek CHP lideri Ecevit’in, gerekse MSP lideri Erbakan’ın, seçim konuşmalarında ortak bir temayı ortaya koymuş bulunmalarıdır. Şimdiye kadar İktisadî vagona güçlerini katamamış olan insanların, CHP, ya da MSP iktidara geldiği takdirde, artık vagona katılma olanağım bulacaklarını işleyen bir temaydı, bu…”  s. 174 “Türk toplumu eskiden beri şiddet…

  • Benim önerim, a- Türkiye’nin Kürtleri olmalıdır. b- Kuzey Irak’a örtülü savaş uygulanmalıdır. Sf. 191 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf. 191) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye yönetici kliği, Kürt Savaşı’ndan memnundur. Bununla, Türkiye insanını transforme etmek imkânını bulduğunu düşünüyor. Sizlerin “aptallık” dedikleri, bir anlamda akıllılıktır. Türkiye, bir “düşmanlık” yaratmadan düzenini ayakta tutamıyor; bu düşmanlık masraflı olmakla birlikte pek işe yarıyor. Sf. 172 Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık, Ocak 1997 – Sf. 172) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tip Dördüncü Kongresi Kürtlük kararını aldığı yıl, Güney’de Mustafa Barzani ile Bağdat arasında bir ön anlaşma imzalanıyor; bu anlaşmaya göre, Bağdat, Kürtler’e “otonomi” vermeyi resmen kabul ediyor. Bu kabul ve bu ön anlaşma da Kürt tarihinde ayrı bir öneme sahiptir; yalnız “otonomi” sözcüğü, Ankara ve Tahran için bir kâbus anlamına da geliyor. Bu kâbusun etkisi…

  • Aybar devrildi. Behice Boran Genel Başkan, Kürt kökenli Sait Çiltaş Genel Sekreter yapıldı ve 1970 yılı sonunda, Dördüncü Kongresi’nde ünlü “Kürt Halkı Vardır” kararını aldı. O zaman Mehdi Zana ve Kemal Burkay örneği Kürtler ile beraberdik; bu karar, Kürtler üzerinde bütün yabancı gözlemcilerin kabul ettiği gibi, Kürtlük tarihinde çok önemlidir. Sonunda Türkiye İşçi Partisi kapatılmıştır.…

  • Bunu anlatmayı pek seviyorum, Abdülhak Hamit ile ilgilidir; “Şair-i Azam”, ilk karısının ölümü üzerine; makber’i yazarak, in­sanlarımıza büyük bir ağıt bırakmakla birlikte arka arkaya evlen­mekten de geri kalmıyor. Sonuncusu, gayr-i müslim’den Lüsyen Hanım’dır, çapkınlığı hep anlatılıyor, ama dedikodular çok yükselince, ailenin ileri gelenleri Şair-i Azâm’a duyurmak istiyor­lar; kızgınlığından çok korkuyorlar, ancak Şair-i Azam, çok soğukkanlı…

  • Neden mi? Bir açık nedeni var; Türk Devleti’ni yöneten “en Kemalist” yöneticiler, Kemalizm’in bittiğini görüyorlar ve gitmek istedikleri her yere, bu nedenle, Kemalizm’le değil, tarikatlarla sefer düzenliyorlar. Bu herkesin göremediği ve bizim gördüğümüz bir gerçektir; Med-Tv’deki son açık oturumda, Başkan Apo’nun, “Türk Devleti’nin Refah’a muhtaç ve mahkûm olduğu” yönündeki saptamasını da bu cümlede anlamak gerekiyor. …

  • Saptamalarım önemli mi? Sonuçları, çok önemli ve çok kanlıdır. Bir: Yobazlar, bunu biliyorlar ve Kürt sorununu kesinlikle çözmezler. Bu toplumda, sosyalist mücadele ve Kürt Yükselişi olduğu sürece yobazlara yer açılıyor ve bunu biliyorlar. İki: Şimdi sosyalist kanadımız zayıftır ve Kürt Mücadelesi bittiği anda, yobazların tasfiye edileceği kesindir. Çok kanlı bir biçimde, İkinci Mahmut’un yeniçeri güruhunu…

  • Yasalarımızı unutmamak durumundayız: yobazlık, ülkemizde devletin ve generallerin politikasıdır. Kemalizm’in bir ideoloji olarak bitmişliği en çok generallerin gizli tarihinde yazılıdır. Bu yüzden sosyalizmi ve Kürt mücadelesini durdurmak için, yobazlığa muhtaçtır. Şimdi generallerin sorunu, yobazlığın, kendinden bağımsız ve kendi adına “iş” yapmaya kalkmasıdır. Sf. 40 Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık, Ocak 1997 – Sf.…

  • Bir: Herkes İngilizce öğrenirken, Eşref Paşa, 1960 yılların­da, Goethe Enstitüsü’ne Almanca öğrenmeye gönderiliyor. İki: Eşref Bitlis, Türk Kurmay Akademisi’nden sonra Alman Akade­misi’ni de bitiriyor. Üç: Normali iki yıldır, dört yıl Komando Tu­gay Komutanlığı’nı yapıyor. Dört: İmset’in, istihbarat kaynak­ları da kullanılarak yazılan, “The PKK” kitabının 201. sayfasında, “Bitlis, a succassful commande in the Turkish armedforces, was…

  • Ayrıntıları Avrupa’da “Dirilişin Öyküsü” ve ülkede “Kürt Bahçesi’nde Sözleşi” adıyla yayınlanan kitapta yer alan, Turgut Özal-Eşref Bitlis formülü var. Bu formüle göre, Türkiye’nin güney sınırı karakollarla donatılacak, ayrıca Barzani peşmergeleri dolar üzerinden maaşa bağlanacak, mücadele güney sınırının güneyine kaydırılacak; buna karşılık, güney sınırının kuzeyindeki Kürtlere mümkün olduğu kadar insanca davranılacak; bu formül gerçekleşmiyor ve Eşref…

  • Hapishane başka bir dünyadır ve Kürt İdris, yakışıklı ve güzel bir insandı, ne yazık, beni “papazı” saydı, her sıkıntısını bana söylüyor ve moral ihtiyacını benden tedarik ediyordu. Bir akşam çok üzüntülü ve sıkıntılıydı, iki eşi vardı, o gün eşlerinden birisi heyecanlanmış ve Sultanahmet kapısında ölmüştü ve İdris çok sıkıntılıydı. Her iki eşi de Ermeni imiş,…

  • Bir, İsrael-Barzani ilişkisini, Türkiye’de ilk kez duyuran ve o sırada Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir tür nazariye hocası sayılan Uğur Mumcu katlediliyor. İki, Musul’a, Türkiye sınırları ötesinden bir duvar çekmek isteyen Jandarma Umum Komutanı Eşref Paşa yok ediliyor. Üç, Musul’u almayı bir saplantı haline getiren, zamanın Cumhurbaşkanı Özal, ansızın ölüyor. Sanki Kennedy cinayeti ve izleyen ölümler…