Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Kürtler
-
Bu hâl öğrenilince üçüncü umumî müfettiş ve Tunceli Vali ve Komutan Kor General Abdullah Alpdoğan’ın emriyle yüzlerce bu çeşit ad yeniden değiştirilerek nüfusça kaydı yapılmış Ermenice adlarının kullanılması yasaklanmıştır. Sf. 143 Alıntı; Tarih Boyunca Türk Kavimleri – Edip Yavuz, (Kurtuluş Matbaası, 1968, Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ermeni misyonerler yaptıkları telkinlerde her vakit Ermenilerle Kürtlerin aynı soydan olduklarını ileri sürer ve zorla Müslüman yapılmış olmalarını hâlâ Hıristiyanlık inanışlarını değiştirerek koruduklarını öne sürerlerdi. Onların inanışta birleştiklerini söyledikleri Alevilerin Allah, Muhammet, Ali den çıkan, bir Allah, felsefesini Hıristiyanların ruh, ibin (oğul), Kudüs şeklindeki üçlemelerine benzetirler ve sizinle bizim aramızda yalnız bir sünnet farkı vardır.…
-
“Kürtler de Kürdistan dedikleri zaman Çemişgezek’i (yani (Dersim’i) murat ederler” diyor. Sf. 120 Alıntı; Tarih Boyunca Türk Kavimleri – Edip Yavuz, (Kurtuluş Matbaası, 1968, Sf. 120) kitabından birebir alınmıştır.
-
Şerefname’den başlayarak birçok yazarlar Kürtleri dört ana bölüme ayırmaktadırlar. Onlar da: Lur, Kelhur, Guran, Gurmançlardır. Lur ve Kelhurlar bugün, Türkiye sınırları dışında İran ve Irak’ta bulunmaktadır. Guranlar ile (ki bunlara, İslâm Ansiklopedisi Zazalar da diyor.) Gurmançların çoğunluğu Türkiye sınırları içindedir. Aslına bakarsak Guranlarla Gurmançlar da aynı soydandır. Zira Guran Farsça (An) çoğul eki almış Gurlar…
-
Zazaların ahlakî özellikleri hakkında da, eğer eşkıyalık ve soygunculuk gibi özellikleri saymazsak, genelde iyi şeyler söylenmiştir. Bunlardan biri 1911 tarihli “Dersim Kürtlerinin! Dini” adlı makalenin yazarı İngiliz misyoneri Herry H. Riggs’dir. O, Dersimli Zazaların konuklarını aldatmamak ve soymamak için aşırı titiz olduklarını, verdikleri sözleri tutmada yüksek derecede bir dürüstlüğe sahip olduklarını kaydeder. Dersimli Zazaların en…
-
1908 yılında ise, Dersim ve civarında bulunan aşiretler şunlardır: Mazgirt Kazası: İzolu, Şadili, Hıranlı, Şeyh Mehmedli, Şaruşağı, Çibanlı, Alanlı, Kureyşanlı, Yusufanlı, Şamuşağı… Kızılkilise Kazası: Şeyh Mehmedli, Arıllı, Kureyşanlı, Karsanlı, Lolanlı, Haydaranlı… Hozat Kazası: Karaballı, Ferhaduşağı, Aşağı Abbasuşağı, Pilvenk, Koçuşağı, Yukarı Abbasuşağı, Bahtiyar, Kırganlı… Ovacık Kazası: Kalanlı, Topuzlu, Beytuşağı, Arslanuşağı, Kavuşağı, Maksuduşağı, Demnanlı. Sf. 94, 95…
-
Marcel Leart adlı bir Ermeni yazara göre, “Zazalar,’ Müslümanlığı kabul etmiş Ermenilerdir.” Bu yazar, iddiasını desteklemek için bazı deliller de getirmiştir. Ermenice ile Zaza’ca arasındaki bazı ortak kelimeler ile bazı ortak âdetler, bunların arasında en kayda değer olanlarıdır.. Bu iddiayı savunanlardan bir diğeri de 1914’te Dersim bölgesini gezen Molyneux-Seel’dir. Onun kaydettiğine göre, Dersimliler Ermenilikten dönmüştür.…
-
Türk Dil Kurumu’na ait sözlüklerde de durum pek iç açıcı değildir. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğünün değişik baskılarında Zaza kelimesi; • kaba, • ilkel, • yabanıl, • kekeme, • pezevenk, •kaba konuşan, dilsiz gibi anlamlara gelmektedir. Sf. 47 Alıntı; Zazalar ve Türklük (Koç Heykelli Mezarların İzinde) – Ali Rıza Özdemir, (Kripto Kitaplar, 1. Baskı Şubat 2010,…
-
Zazalardan Kürtçülük faaliyetlerinde ilk bulunan ve ön plâna çıkan M. Nuri Dersimi (1890 – 1973)’dir. Ona göre Zazalar, Kürt’tür. Hatta bu tezi desteklemek için “Kürdistan Tarihinde Dersim” adlı bir kitap kaleme almıştır. Yine Dersimi’ye göre; “Dersimliler, Kürtçenin en eski lehçesi olan Zaza dilini konuşurlar. Sf. 25 Alıntı; Zazalar ve Türklük (Koç Heykelli Mezarların İzinde) –…
-
Haklarında idam cezası verilen isyanın önderi konumundaki on bir kişi, 18 Kasım 1937’de Elazığ’ın Buğday Meydanı’nda şafağa karşı asıldılar. 1936 yılı içinde sürdürülen harekât, isyanın lideri konumundaki Alişer’in öldürülmesi ve Seyit Rıza’nın da idam edilmesiyle son bulmasına karşın tedip harekâtına 1938 yılında da devam edilmesi kararlaştırıldı. Amaç, Kürt hareketini bir daha kıpırdayamayacak hale getirmekti. Askeri…
-
Kış aylarının yaklaşması üzerine askeri birlikler son darbeyi vurabilmek ve isyanın önderi Seyit Rıza’yı yakalayabilmek için uğraşmaktaydı. Seyit Rıza’nın Koçan aşiretine ait Uzun Meşe bölgesinde bulunduğunun öğrenilmesi üzerine, buraya uçak ve topçu desteğiyle şiddetli bir saldırıda bulunuldu. Kozluca Muharebesi adıyla anılan bu çarpışmada Seyit Rıza çemberi yarmayı başarırken, küçük karısı Besi, oğlu Şeyh Hasan ve…
-
Tunceli’de Mart ayında başlayan olayların Nisan ayında genişlemesi üzerine Bakanlar Kurulu, 4 Mayıs 1937 tarihinde “tenkil harekâtına” karar verdi; “Son günlerde Tunceli’de vukua gelen hadiselere dair raporlar 4.5.1937 tarihinde Atatürk’ün ve Mareşalin huzurları ile tetkik ve mütalaa edilerek aşağıdaki sonuca varılmıştır: 1.Toplanan kuvvetlerle Nazimiye, Kecizeken, Sin, Karaoğlan hattına kadar şiddetli ve etkili bir taarruz harekâtıyla…
-
(Mehmet Aydoğan Kürt kaynaklarının görüşünü yazmış ancak kaynakları belirtmemiş:) “Silah toplamak bahanesiyle Yusufan Aşireti üzerine askeri bir müfreze gönderilmişti. Bu müfreze askerlerinden bazıları, fakir bir kızı taciz etmişlerdi. Bunu haber alan aşiret reisinin oğlu Fındık, askeri müfrezeye hücum ederek, bölge dışına püskürtmeye mecbur kalmıştı. Bu sebeple Mazgirt bölgesinde çarpışmalar başlamıştı.” Seyit Rıza’nın oğlu Bıra İbrahim…
-
1937 yılı 21 Mart’ında iki yıl sürecek kanlı çarpışmaların ilk kıvılcımı çakılmıştır: “Ağaların tahrikine uyan Demenan’lılar 21-22 Mart 1937 gecesi Kahmut Köprüsü’nü yaktılar ve karakola saldırıya başladılar. Bunun arkasında Seyit Rıza da Sin Karakoluna saldırdı (26 Mart 1937) Sf. 477 Alıntı; İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan, (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf.…
-
1935 yılında ise Dersim’in “vilayet teşkilatına alınması” için bir kanun hazırlandı. Dersim’in isminin “Tunceli” olarak değiştirildiği bu kanun, Meclis’in 25 Aralık 1935 günkü oturumunda görüşüldü ve kanun kabul edildi. 2884 nolu bu kanunun birinci maddesinde, yeni oluşturulan Tunceli iline “Korkomutan” rütbesinde bir kişinin vali ve kumandan olarak atanacağı; bu valinin aynı zamanda Dördüncü Genel Müfettişliğin…
-
Raporun son bölümündeyse askeri hazırlıklar ele alınmakta ve şu görüşlere yer verilmektedir: “1. Kaza kaymakamlarına ve nahiye müdürlüklerine geçici olarak subay tayinleri (verilecek talimat dâhilinde askeri inceleme yapmak maksadıyla) yapılmaktadır. 2. Yakınlardaki askeri birliklerin tatbikatları Dersim içinde yapılmalıdır. 3. Uçakların talim uçuşları Dersim üzerinde yapılmalıdır.” Sf. 474 Alıntı; İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı –…
-
”Dersim’in bilhassa kuzey bölgeleri (Ovacık ve Nazimiye) öteden beri hükümete karşı cephe almıştır. Bu bölge çapulcuların yuvasıdır. Halen hükümete karşı küstah vaziyetini muhafaza eden Yukarı Abbasuşağı reisi Seyit Rıza ile Haydaran aşiretinin reisleri Hıdır ve Kamer Ağalar ve hükümete en çok karşı duran aşiretler de bu bölgededirler. Tarıma hiç müsait olmayan bu bölge halkının batı…
-
“Liderlerin batıya sürgün edileceğinin harekâtın sonuna kadar ifşa edilmemesi gereklidir. Aksi takdirde liderler arasında anlaşmalar ve birleşmeler görülecek, liderler adamlarını mukavemete teşvik edeceklerdir. Liderler bir daha Dersim’e dönmeyecek ve kaçamayacak şekilde batıya yerleştirilmelidir. Liderlerle birlikte ailelerinin de gönderilerek, tekrar liderlik sisteminin oluşmasının önüne geçilmesi istenmektedir.” Sf. 472 Alıntı; İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı –…
-
1936 yılında yapılan bu çalışmanın kapağının sol üst tarafında, “T.C. Dâhiliye Vekâleti, Jandarma Umum Kumandanlığı, III. Ş, 1 Ks, Sayı 55058” yazıları yer almaktadır. Bu yazıların biraz alt tarafına rastlayan kısımda ise “Gizli ve zata mahsustur” ortalarda bir yerde ise büyük harflerle “DERSİM” yazısı bulunmaktadır. Ancak böylesi bir belgeye “Gizli” kaydı konmakla da yetinilmemiş ve…
-
Birçok yerde sürdürülen askeri harekât Mutki bölgesinde yaşayan Baban aşireti üzerine de yöneldi. Baban aşiretinden isyana katılan herkesin yok edilmesine karar verilirken, 2. Tümen Komutanlığı 5 Temmuz 1927 tarihinde şu emri yayınladı: “Tedip (terbiye etme, edeplendirme) harekâtı, verilen emir ve plan dâhilinde yapılacaktır. Tedibat sırasında şu hususlar göz önünde bulundurulacaktır: a. Askere silah atanlar bu…