Kategori: Kurtuluş Savaşı
-
Çanakkale’deki toplarımız da tahrip olunacaktı. Gerek Fevzi Paşa, gerek onun yerine geçen Cevat Paşa’nın tertipleri ile bu toplar da, gizlice, sonradan, bizim işimize yarayabilecek yerlere gönderilmiştir. İstanbul’daki depolarda bulunan silah ve cephane, hiç kimse farkında olmaksızın, daha sonra istediğimiz yerlere gönderilecek tertiplere konmuştur. Sf. 28 Alıntı; Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak – Ümid Sinan Topçuoğlu, (Latin…
-
Bu arada Rusya’dan yardım görüyorduk. İtalya, Fransa ve Almanya’ya gizli olarak harp malzemesi sipariş etmiştik. 1. Cihan Harbi’nden sonra mütareke (ateşkes) hükümlerine göre ordumuzdan geri alınan harp malzemesi İstanbul’da antrepolarda depo edilmişti. Bizim için en büyük malzeme bu depolardaydı. Maçka ve Zeytinburnu depolarında İngiliz ve Fransızların koruması altında silahlar muhafaza ediliyor ve depolarda çalışan silahsız…
-
Kâzım Özalp’in Atatürk’le olan arkadaşlığı 19. yüzyılın son yıllarında başlamış ve bu arkadaşlık sonuna kadar, 40 yıl, bozulmayan bir dostluk şeklinde sürmüş, Kâzım Özalp’i Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucuları arasına katmıştır. 1921-1924ye 1935-1939 yallarındaki Milli Savunma Bakanlığı ve 1924-1935 yıllarındaki Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı görevlerinde, daima Atatürk’ün yanında, onun bir destekleyici arkadaşı olarak çalışmıştır. 1920 yılında…
-
Ali İhsan Paşa, Ordunun inzibatını ve idare-i umumiyesini çıkmaz bir yola düşürecek bir surette hattıhareket takip eylemektedir. Binaenaleyh Ali İhsan Paşa’nın derhal kumandadan el çektirilmesini talep ve istida ederim. Sf. 213, 214 Birinci Ordu Kumandanlığına; Dürüst bir hattıhareket takip etmediği anlaşılan Birinci Ordu Kumandanı Ali İhsan Paşa’nın kumandanlığına nihayet verilerek muamele-i kanuniyeye devam edilmek üzere…
-
Önceleri Mustafa Sağir, son derece bonkör ve kurnazca davranıyor, hareketlerinden pek şüphe edilmiyordu. Atatürk’ün maiyetindekilere “öğle yemeği” yenilmesi tavsiyesiyle birer altın vermeye başlamıştı. Ali Çavuş bu teklifi birkaç kez reddedince, mahcup olmuş izlenimi veriyor ve bu duygularında da samimi olduğunu düşündürüyordu. Sf. 97 Daha sonra yapılan araştırmalarda, Mustafa Sağir’in Türk ordusu için bir albüm oluşturduğu…
-
Cephe Komutanı Muğlalı, yayınladığı bildiride güdülen amacı ifade ederken: ‘‘Şimdiye kadar melunca hareketlere devam eden, canavarlığın ve haydutluğun timsali olan Koçuşağı aşiretinin tedip ve tenkiline kesin surette karar verilmiştir,” diyordu. Aynı komutanın, 28 Kasım tarihli bildirisinde ise şu sözlere rastlanmaktadır: “Öteden beri Dersim’in yenik olmayan aşireti ve milli kahramanları adını taşıyan Koçuşağı haydutlarını,..” “Aziz vatanımızın…
-
Öte yandan, Dersimliler sadece Mustafa Kemal hareketine destek vermedikleri, yeni kurulan devlete sempati duymadıkları için değil, ondan önceki dönemlere ilişkin tutum ve davranışları nedeniyle de Ankara yönetiminin düşmanlığını kazanmışlardı. Türkiye Cumhuriyeti yönetimi için Dersim bir baş ağrısı, bir tehlikeydi. Neden? 1.Dersimliler yüzyıllarca boyun eğmemiş, Osmanlı otoritesini kabul etmemişlerdi, 2.Onlar, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlının Dersim’deki…
-
Başbakanlık ve devlet başkanlığı da yapmış olan Celal Bayar, Qoçgîrî başkaldırısı ile ilgili olarak şöyle diyor: “… Dersimlilerin, Kürtlük hesabına en idealistleri Koçgiri’de toplandılar, teşkilat yaptılar. Sivil, asker bütün kuvvetleriyle oraya toplandılar. Orada mühim bir kuvvet teşekkül etti. Koçgiri’de isyan çıktı. (…) Koçgiri bence diğer isyanların hepsinden mühimdir. Yunanlılara karşı durmak için nasıl tedbir alıyor…
-
Bu koşullarda başlayan Qoçgiri başkaldırısı, bilindiği gibi, Dersim’den beklenen ve önceden kararlaştırılan desteğin gelmemesi ve öteki bazı olumsuz koşullar nedeniyle başarıya ulaşamadı. Esasında Diyab Ağa, Meço Ağa, Kango Oğlu Ahmet Ramiz ve Binbaşı Haşan Hayri’nin Ankara ile uzlaşarak milletvekilliğini kabul etmeleri, Dersim’de tereddüt ve bölünmeye neden olmuş, daha önce kararlaştırılmış olan programın tam olarak uygulanması…
-
Baytar Nuri’nin kaleminden aktaralım: “Programımız şu idi: İlk önce Dersim’de Kürdistan istiklali ilan edilecek, Hozat’ta Kürdistan bayrağı çekilecek, Kürt milli kuvveti Erzincan, Elaziz ve Malatya istikametlerinden Sivas’a doğru hareket ederek Ankara hükümetinden resmen Kürdistan istiklalinin tanınmasını isteyecekti. Türkler bu isteği kabul edeceklerdi, çünkü isteğimiz silah kuvvetiyle desteklenmiş olacaktı. Meço ve Diyab ağaların Dersim mebusu olarak…
-
Şunu da belirtmek gerekir ki bütün bu çalışmaların 1. dereceden yönlendiricisi Qoçgîrîli Alîşer’dir. 20. Yüzyılda Kürdistan’ın yetiştirdiği en önde gelen Kürt aydınlarından biri olan büyük yurtsever Alîşer, şairliği, ideolojik politik etkinliği ve askeri komutanlık yetenekleri ile bu işin hep başındaydı ki Türk yöneticiler de bunu her keresinde vurgulamaktan geri kalmıyorlar. Vali Ali Kemali, onun, 1920lerde…
-
Yine Elazığ Valisi Ali Galip’in, Mustafa Kemal’in yolunu kessinler diye Dersimlilerle görüştüğünü ve uzlaştığını ortaya koyacak herhangi bir kanıt da yok. Şairliği, aydın kişiliği, politik faaliyetleri ve hatta askeri alandaki çabalarıyla 20. Yüzyıl Kürt Özgürlük mücadelesinin en önde gelen isimlerinden biri olan Alişer’in adının bu olaya karıştırılmasını ise tümüyle bir çamur atma olayı olarak değerlendirmek…
-
İkincisi, kimilerince modaya uyularak “Kurtuluş Savaşı” diye adlandırılan Türk-Yunan savaşı, iddia edilenin tersine, kitle desteği bakımından hayli zayıf bir savaştı. Bu savaş, asıl olarak düzenli Osmanlı ordusu tarafından yürütülmüştü. Günümüzde hala da ordu yöneticilerinin “Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatmak da bizim görevimiz,” demelerinin altında yatan gerçek budur. Üçüncüsü, bu savaşın, Aleviler tarafından Sünnilere oranla daha…
-
Kaldı ki söz konusu olan Türkiye’dir ve 20. yüzyılda dünyanın başka hiç bir köşesinde, tarih bu topraklardaki kadar çarpıtılmadı; hiç bir yerde masa başında hazırlanmış senaryolar, buradaki kadar insanlara “tarih” diye aktarılmadı. Yine bu yüzyılda yaşamış hiç bir politik kişi hakkında, Mustafa Kemal üzerine söylendiği kadar çok övücü yalan söylenmedi. Sf. 364, 365 Alıntı; Dersim…
-
Aubrey’in manevî âleme doğru bir yolculuğa çıkmasıyla Türkiye büyük bir dostunu kaybetmişti ama Amerikalı işadamı Crane bu boşluğu doldurarak İngiliz Aubrey’in miras bıraktığı misyona sahip çıktı. 1924 Temmuz’unda Mustafa Kemal’in ricası üzerine Crane, Türk maarif sistemi hakkında bir rapor hazırlaması için Rockefeller’ın kurduğu Chicago Üniversitesi’nden John Dewey’i gönderdi. Sf. 451 Ağustos ayında Ankara’ya geçerek Mustafa…
-
Mudanya Konferansı 3 Ekim 1922’de başladı ve 11 Ekim’de mütareke imzalandı. Mustafa Kemal’in Aubrey ile olan dostluğu meyvelerini vermeye başlamıştı. Yunanlıları destekleyen Lloyd George liderliğindeki Liberaller ile Ankara’yı destekleyen Aubrey ve emperyalist Leo Amery’nin de içinde bulunduğu Muhafazakârların arası iyice açıldı. Hâriciye Nâzırı Lord Curzon da Başvekil Lloyd George’un inatçılığından ve tek başına hareket etmesinden…