Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- NURİ DERSİMİ, “MİLLETLER CEMİYETİ UMUMİ KÂTİPLİĞİNE” BAŞVURUDA BULUNDU
- DERSİMLİLER LİDERLERİNİ PUSUYA DÜŞÜRÜP ÖLDÜRMÜŞLER
- DERSİM’DEKİ İLK ASKERİ BİRLİĞİN KOMUTANI ELAZIĞ’IN MIĞI KÖYÜNDEN VE ALEVİ
- DERSİM HAREKÂTI NEDEN 1937 YILINDA YAPILDI
- “CUMHURİYETİN KAHREDİCİ ORDULARI TARAFINDAN MAHVEDİLECEKSİNİZ”
about
Kategori: Kurtuluş Savaşı
-
Koçgiri Aşireti lideri Haydar Bey 2.000 kişilik bir kuvvetle 23 Nisan 1920’de, Erzincan ile Pilemori (Pülümür) istikametinden, Dersim kuvvetlerine iltihak üzere yola çıkmıştı. Haydar Bey’in komutasında bulunan kuvvetlerden Osmanlı hükümeti tedirgindi. Kürt aşiret lideri Haydar Bey’in kuvvetleri doğuya ilerledikçe, onun güçlerini arkadan takip ediyorlardı. Haydar Bey’in güçleri Erzincan’ın kuzeyinden geçerek Kureşan aşireti dâhiline yerleştiler. Haydar…
-
Malatya’nın Arapgir ilçesi mıntıkasında Direjan Atmiyan, Tevrik (Divriği) dağlarında da, Parcikan’lı Kürd aşiretleri Milli Hareketlere iştirak edeceklerini vaad etmişlerdi. Aralarında varılan anlaşmaya göre ilk önce Dersim’de Kürdistan’ın istiklali ilan edilecekti. Hozat’ta Kürdistan bayrağı çekilecek, Kürd Mili Kuvveti; Erzincan, Mezra ve Malatya istikametinden Sivas’a doğru hareket ederek Ankara hükümetinden resmen Kürdistan’ın istiklalini tanımasını isteyecekti. Türkler, bu…
-
Hozat’ta Kürd aşiretleri tarafından yapılan ittifak neticesinde, Ankara hükümetinden Sevr antlaşmasına uyulması istenmişti. Dersimli liderlerin isteklerine karşılık Ankara Hükümeti de hile ve aldatmacılıkla Dersim’deki durumu yatıştırmaya çalışmışsa da bunda başarılı olamamıştır. Türk Hükümetinin aldatıcı tavırlarına karşılık Dersimli liderler de bir telgraf çektiler. Bu telgrafa Ankara hükümeti karşılık vermedi. Ancak Kürdleri oyalamak için Mezra Vilayeti vasıtasıyla,…
-
Alişan Beyin Refahiye kaymakam vekili olmaları sıfatıyla, Dersim kuvvetlerinin takibi bahanesiyle 100 kişilik bir birlikle Pülür (Pülümür olmalı) ilçesine gitti. Ve Pülür’deki liderlerle Kürdistan’daki durumu görüştü. Alişan Bey Pülür’deki Kürd aşiret liderleriyle birlikte Hozat’a gidip oradaki Kürd aşiret liderleriyle de temas kurdu. Hozat ile Malkisi mıntıkasında bulunan Kürd aşiret liderleri genel bir toplantı yaparak Kürdistan’ın…
-
1918 yılında Kangal ilçesine bağlı Yellice nahiyesinin Hüseyin Abdal tekkesinde Kürd istiklal savaşının tecellisi (gerçekleştirilmesi) hususunda bir toplantı yapıldı. Bu toplantıya Kurmesan, Canbegan ve bölgede bulunan diğer Kürd aşiretleri katıldılar. Toplantıda hazır bulunanlar ant içerek, Sevr antlaşmasının tatbiki ile Amed, Bitlis, Van, Dersim ve Sivas – Koçgiri mıntıkalarını kapsayan bölgede bağımsız Kürdistan kurmak için silaha…
-
Daha önce İstanbul’da kurulmuş bulunan Kürd Teali Cemiyeti 1918’de güçlendi. Bu cemiyetin lideri Seyyid Taha oğlu Seyyid Abdulkadir idi. Cemiyet bünyesinde İstanbul’da yapılan genel bir toplantıda; “Kürdistan istiklalinin ilanına karar verilmesi ve Kürdistan’da bir tek ecnebi kuvvet kalmaması.” karara bağlandı. Fakat Seyyid Abdulkadir bu karara itiraz ederek; “Türklerin düşkün oldukları, yani Ruslara yenik durumda bulundukları…
-
Birinci Fasıl: Ahkâmı Esasiye (Esas Hükümler) Madde 1: Türkiye Devleti bir cumhuriyettir. Madde 2: (Özgün hali) Türkiye Devletinin dini, Din-i İslâmdır; resmî dili Türkçedir; makarrı (merkezi) Ankara şehridir. (İlk Değişiklik: 10/4/1928 – 1222 S. Kanun/md. 1) Türkiye Devletinin resmî dili Türkçedir; makarrı Ankara şehridir. (Son Değişiklik: 5/2/1937 – 3115 S. Kanun/md. 1) Türkiye Devleti, Cumhuriyetçi,…
-
15 Eylül 1922 Cuma Tepecik’e varıyoruz ve biraz sonra Basmane’ye giden Kemer yolundayız. Hıristiyan mahallelerine giden o yolun sağ yanı tamamen yanmışken, karşı taraftaki Türk bölgeleri olduğu gibi duruyor. Yangın sol tarafa da ilerlemiş, ama yayılmamış; Türklerin büyük çabası sayesinde orada durmuş. Bir Türk süvari taburu adım adım ilerlediğimiz bu yol boyunca gidiyor ve kısmen…
-
(1876-1952) Dr. Garabet Haçeryan 1876’da, Türkçe Bahçecik adıyla bilinen, Bardizag‘da doğmuştur. Bardizag adı İzmit (Nicomedia) Sf.13 1914’de, Bardizaglı 1.500 gençle birlikte Türk ordusuna katıldı ve I. Dünya Savaşı süresince tıbbiye zabiti olarak hizmet etti. İstanbul, Çanakkale, İzmir ve Romanya’daki üstün askeri hizmeti nedeniyle askeri madalyalarla taltif edildi. 1915’de askerlik görevini ifa ederken, Bardizag’ın Ermeni nüfusu…
-
24 Eylül 1922 Pazar İzmir’den ayrılmadan önce sadece Türkler tarafından soyulmadık, aynı zamanda son dakikada, mültecileri kendi paralarıyla güvenli bir bölgeye nakletmek gibi insani amaç taşıyan Amerikan Relief tarafından da soyulduk. Bu sahte biletlerden edinilen kâr, kurtarma Teşkilatının kasasına girmeyecekti elbette, .. Dolayısıyla zaten kanları emilmiş mülteciler bir kez daha soyuluyorlardı. Alıntı; Bir Ermeni…
-
(Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) Bu şiddet içeren sürgün ve soykırım zamanlarından kalma, hükümetin baskıcı politikalarına karşı çıkan ve zulüm gören Ermenilere yardım elini uzatan sıradan Türk vatandaşlarına ilişkin etkileyici öyküler de vardır. Polis Hüseyin de bunlardan biridir. Hüseyin’in yardımı olmasaydı Dr. Haçeryan’ın kaderi farklı olabilirdi. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi)…
-
15 Eylül 1922 Cuma… Basmane’ye giden Kemer yolundayız. Hristiyan mahallelerine giden o yolun sağ yanı tamamen yanmış iken, karşı taraftaki Türk mahalleleri olduğu gibi duruyor. … kısmen harabe olmuş evleri yağmalayan pek çok Türk kadın ve yetişkin genç görüyoruz.” Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge…
-
(Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) Kâfir, imansız anlamlarına gelen gâvur kelimesi, Türkler tarafından tüm gayrimüslim azınlıklar, özellikle de Ermeniler ve Rumlar için kullanılan alçaltıcı bir addır. Buradan hareketle Gâvur İzmir, kâfirlerin şehri anlamına gelir. “Gâvur İzmir, Türk İzmir oldu.” cümlesi, Türkiye’nin “Türkiye Türklerindir.” şeklinde özetlenebilecek nihai amacına işaret eder. Bundan ötürü, hiç kuşku yok ki,…
-
9 Eylül 1922 Cumartesi. “Vapurlar, yaklaşan Türklerden korkarak İzmir’e sığınmak isteyen Kokoryalı’lı (Güzelyalı) Hıristiyanlarla hemen doluyor. Vapurda, Musevilerce yayınlanan ve Mustafa Kemal’i ve muzaffer ordusunu överek esir düşen binlerce Yunan askerinin hikâyesini anlatan Fransızca bir gazete okuyorum.” Sf. 47 “Şapkamı eve bıraktım ve fes giydim. Yeleğime Osmanlı askeri şeref madalyasını ve altın renkli bir hilal…
-
13 Eylül 1922 Çarşamba…. İçimizde artık umut kalmadı, mahvolmamız sadece an meselesi. Rıhtımın karşısındaki binalarda bulunan Pasaport dairesi (pasaport semtine adını veren bina) bir saat içinde bir kül yığınına dönmüştü. Rıhtımdaki (Kordondaki) tüm muhteşem binalar, meşhur Carpet te Oriantale Enstitüsü, Spor Kulübü, Theatre de Smyrne, Kramer Palas ve diğer eski binalar birkaç saat içinde ateşlere…
-
1922’den beri tanıkların ifadelerini temel alan çeşitli kaynaklar, İzmir’in Ermeni bölgesindeki yangının 13 Eylülde Türkler tarafından başlatıldığını doğrulamaktadır. Nihai amaç, İzmir’deki Hristiyan unsurun tamamen bertaraf edilmesiydi. Yangının kentte kalmaya devam eden Ermenileri paniğe uğratacağı ve onları evlerinden çıkarmaya zorlayacağı bekleniyordu. Yanarak ölen yüzlerce Ermeni’nin yanı sıra 1.500 Ermeni evi ve dükkânının tahrip olduğu tahmin ediliyor.…
-
11 Eylül 1922 Pazartesi.. Franka bölgesinden geçiyorum: Dükkânlar kapalı. Türk ve Musevi dükkânlarında Türkçe harflerle İslam veya Musevi yazılı. .. Yunan işgali sırasında, kırmızı fesli Türkler sokaklardaki binlerce insanın arasında dikkat çekiyorlardı: o günlerde, seslerini yükseltmeye cesaret edemezlerdi. Şimdi şehrin mutlak hâkimleri olduktan sonra, azınlıkta kalan şapkalılara tepeden bakıyorlar. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet…
-
3 Eylül 1922 Pazar. Yunan orduları, yolları üstünde mezalimler uygulayarak, terk ettikleri şehirleri ateşe veriyorlar. Alaşehir, Nazilli, Kasa vb. gibi yerleşim yerleri birbiri ardından yerle bir edildi. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.
-
10 Eylül 1922 Pazar …. Yolda, Haynots’un yağmalanmış, kadın ve kızların ırzına geçilmiş ve Surp Stepannos kilisesi ile Patrikliğin, Türk ayak takımı ve askerinin muhasarası altında olduğunu söyleyen yabancı ülke vatandaşı Ermenilerle karşılaşıyoruz. .. Dükkânlar da yağmalanmış. Açık olan evleri yağmalayan Türk askerlerini görüyorum. … Rıhtıma varmak için Hidroterapi sokağından geçmeye çalışıyorum. … O, ister…
-
9 Eylül 1922 Cumartesi… Vapurlar, yaklaşan Türklerden korkarak İzmir’e sığınmak isteyen Kokaryalı’lı Hristiyanlarla hemen doluyor. Vapurda, Musevilerce yayınlanan ve Mustafa Kemal’i ve muzaffer ordusunu öven… Fransızca bir gazete okuyorum… Karım, çocuklarım ve ben rıhtıma doğru yola koyuluyoruz. Şapkamı eve bıraktım ve fes giydim. Yeleğime Osmanlı askeri şeref madalyasını ve altın renkli bir hilal taktım. ..…