Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kurtuluş Savaşı

  • Recep, bu mektubunda, Heyet-i Temsiliye karargâhı olan Ziraat Okulu’nda içkili, kadınlı âlemler yapıldığını, sabahlara dek göbek atmakla vakit geçirildiğini, Sofya’dan gelen Makedonya delegesi Gospodin Açıkof’un onuruna verilen ziyafette Türklük ve Müslümanlık adına utanç duyduğunu, artık orada kalamayacağını, bizden bu durama bir çözüm yolu bulmamızı istiyordu. Bu fuhuş ve rezalete Paşa’nın yakın çevresindekilerin neden olduklarını, içlerinde…

  • Gazeteler Lloyd George’un, İstanbul’un uluslararası Hilafet’in merkezi olarak dinsel bir başkent, Türklerin saltanat merkezinin de Anadolu’da bir yer olması önerisini konferansa götüreceğini yazıyorlar. Bu önerinin protesto edilmesi için her tarafa duyumlar yapıldı. Sf. 161 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002…

  • 28 Kasım 1919 tarihinde Fransızlar Maraş’ta kentin kalesine Osmanlı bayrağının çekilmesini yasaklamışlar. Halk camiye toplanıp sancağı kapmış, büyük bir yürüyüşle kaleye çekmiş. Olay bu kadarla yatışmamış. Halk havaya ateş ederek “Yaşasın Osmanlı” diye bağırmış. Daha sonra ellerinde Türk bayrakları olduğu halde hükümet konağına doğru yürüyüp “guvernör (devlet bankası müdürü) Er­meni Vahan’ı istemeyiz!” diye haykırmışlar. Vahan…

  • 23 Ekim 1919 Urfa’dan İngilizlerin çekildikleri ile ilgili olarak, 13’üncü Kolordu’ya bilgi ulaşmış. İngilizler çekilirlerse Fransızlar işgal edecekler. Maraşlılar İngilizlerin gidip Fransızların geleceğini duymuş, “Ne yapalım?” diye sormuşlar. Heyet-ı Temsiliye’ye “Fransızlar gelmezler.” diye cevap verilmiş. 27 Ekim 1919 İngilizler Ayıntap’tan (Gaziantep) çekilmişler. İki Fransız suba­yı gelerek telgrafhaneyi denetim altına almış. İngilizlerin Urfa ve Maraş’tan çekilmeleri…

  • 13 Ekim 1919 Milletvekili seçiminde Mecliste güçlü, yurtsever bir grup oluşması için, bu gibi kişilerin seçil­eleri gerektiği konusunda askeri ve mülki makamlar gizlice uyarıldı. Bir yandan bu haklı uyarı ve aydınlatmalar yapılırken öbür yandan Mustafa Kemal Paşa’nın yaveri Cevat Efendi adındaki değersiz, doğru dürüst Türkçesi olmayan, basit bir adamın, Bolu’dan aday olmasına çok üzüldüm. Sivas’ta…

  • 7 Ekim 1919   Ulusal irade ve Heyet-i Temsiliye’ye dayanılacağı üzerine söz veriliyor, telgrafların çekilmesi ve hükümeti tanı­mamız isteniyor. Sf. 93 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002 – Sf. 93) kitabından birebir alınmıştır.

  • 6 Ekim 1919 Ayın dördünde öğle üzeri Eskişehir Mutasarrıfını kimliği belir­siz bir kişi tabancayla öldürmüş. (1) Gece bu kentten sıkıyönetim kaldırılmış. Kiraz Ahmet Paşa yanındakilerle birlikte İstanbul’a kaçmış. Belediye Başkanı Mehmet Ali Bey sekiz İngiliz askeri­nin korumasında İstasyona gelerek trene atlamış, o da İstanbul’a kaçmış. Ali Fuat Paşanın dediği gibi Eskişehir içinden zapt edildi. Bu…

  • 5 Ekim 1919   İngilizlerin Samsun’u ekim ayının dördünde tümüyle bo­şalttıklarının müjdesi geldi. Sivas’ta şenlikler yapıldı. Olay her yana bildirildi. Gece halk büyük bir fener alayı düzenledi. Renkli kâğıtlar üzerinde “Kahrolsun işgal!’’, “Yaşasın Sivas Kongresi!”, “Yaşasın Mustafa Kemal Paşa, Rauf Bey!” gibi ulu­sal duyguları yansıtan yazılar okunuyordu. Sf. 91 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı,…

  • 24 Eylül 1919 İngilizlerin İzmit, Eskişehir arasında 25.000 kişilik önemli bir kuvvet topladıklarını telgraf memurları bildirmişler. İngilizle­rin askeri durumları 10.000’den çok asker yığmalarına uygun değil. Bu 10.000 kişi aynı zamanda halkın güvenliğini de sağla­yacak. Elimizdeki doğru bilgilere göre, iki tugaydan fazla askeri güçleri de yoktur. İtilaf Devletleri’nin genel durumları İngilizler’in Anadolu’daki ulusal güçlerin üzerine asker…

  • 7 Eylül 1919 Mustafa Kemal Paşa Recep Zühtü’ye, Ali Galip’in öldürülmesini tembih etmiş. Rauf Bey şiddetle karşı çıktı. Yalnız yakalanıp getirilmesini, zorunluluk olmadıkça adam öldürülmemesi şartını öne sürdü. Ali Fuat Paşa’ya Konya ve Ankara valilerini tutuklayıp bir tarafta alıkoyması yazıldı. Bu eylem başarıyla sonuçlanırsa ülkemizi İngilizlere satan İstanbul Hüküme­ti beceriksizliği yüzünden düşecek, Sultan Hamit’in bir…

  • 7 Eylül 1919 Rauf Bey, Refet Bey ve Selahattin Bey bir araya gelerek Mr. Brown ile manda konusunda görüş alış verişi yapacaklar. Bu manda düşüncesi. İstanbul’dan geldi. Ali Fuat Paşa’nın babası İsmail Fazıl Paşa bu konuya çok yatkın. Olayı, bir kişinin tıraş oluncaya dek kafasını berbere teslim etmesine benzetiyor. Durum çok kritik bir döneme giriyor.…

  • 14 Ağustos 1919 Mustafa Kemal Paşa’nın evinde toplanıldı. Kirpi-i Natüvan im­zasıyla Kalem gazetesinde mizah yazıları yazan ünlü yazar Re­fik Halit, Hürriyet ve İtilaf Fırkasına girerek İttihat ve Terakki karşıtı birkaç yazı yazmış. Sabah’ın başyazarlığını Ali Ke­mal’den sonra üstlenen Refik Halit bu arada Posta Telgraf Ge­nel Müdürlüğü’ne de atanmıştı. Kaptan Rauf Bey’in anlattığına göre, bu vatansız…

  • Ülkenin kurtul­ması için kendi canımızı düşünmenin sırası değildi. Posta Mü­dürü, Kirpi-i Natüvan (zayıf veya beceriksiz çingene) takma adıyla tanınan ünlü mizah yazarı Refik Halit kalemi ile ününü koruyacak yerde mevki hırsına kapılarak politika yapmaya, hatta İttihatçılara özenerek komiteciliğe (teşkilatçılığa) yeltenmeye başlamış. Tanık ve belgelere dayanarak öğ­rendiğimize göre Refik Halit, Konya’nın ünlü rüşvetçi valisi Cemal Bey’e…

  • 1Temmuz 1919 Harbiye Nâzırı Ferit Paşa’dan Mustafa Kemal Paşa’ya uzun bir şifre var. Padişahımız efendimizle görüş alış-verişi yapmışlar, resmen memuriyet görevinin uzatılması olanağı yokmuş, hava değişimi isteyin diyor. 2 Temmuz 1919 .. Padişahtan da Mustafa Kemal Paşa’ya hava değişimi alması hakkında bir şifre gelmiş, Ferit Paşa’ya olumlu cevap verildi. Sf. 46 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları…

  • Mustafa Kemal Paşa üç gün sonra Sadarete uğradığında Ferit Paşa resmen görüşemediğini itiraf etmiş. Fakat İngilizlere “Mustafa Kemal Paşa sizin şikâyet ettiğiniz konuları göz önüne alacaktır.” dediğini, onların da her türlü ilişkilerde yardımcı ol­maya söz verdiklerini söylemiş. Padişah da Mustafa Kemal Paşa’nın doğruluğundan emin olduğunu belirtmiş. Yunanlıların İzmir’i işgalinden, İngilizlerin kendisine karşı cephe aldıkla­rı anlamını…

  • Canik Mutasarrıfı Deli Hamit Bey, İstanbul’dan gelen iki ki­şiden aldığı bilgiye dayanarak İngilizlerin Kahire’den kovul­duklarını, Fransız gemilerinin İstanbul’u ayaklanma halinde terk ettiklerini, İmam Yahya, Seyyid İdris ve İbni Reşid’in Mekke’ye karşı savaşa başladıklarım bildiriyor. Sf. 49 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım…

  • Mustafa Kemal Paşa, Karabekir Paşa Komutasındaki 15. Kolordu ile Sivas’taki 3. Kolorduya doğrudan doğruya emir verme ve komuta etmek yetkisine sahipti.  Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • Artık üç büyük hipotezle karşı karşıyayız; Bir, 1550 – 1600 yılları arasında Türkiye bir Yahudi partisi tarafından yönetiliyordu. Bir Turko – Judaik Devletten söz etmek mümkündür. İki; Modern Cumhuriyet bir rezerv devlet olarak kuruluyordu. Ön – örneğine işaret etmiş bulunuyorum. Üç; XIX yüzyılın başından beri bu topraklarda, kanlı iç çatışmaların bir Yahudi – Hıristiyan boyutu…

  • Hâlbuki Sabatayistlerimizde böyle bir tereddüt görmüyoruz; çoğu ateşli kurtuluşçuydu kurtuluş partisinin önünde yer alıyordu. Sf. 341 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 341) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sevres taslağı, Kürtlere net ve tanımlanmamış bir otonomi önerirken, bilerek veya bilmeyerek, asıl bu birliği tehdit etmiştir. Kürt şeflerinin Sevres’den rahat­sızlığı ve ürküntüsünün, Türklerden daha az olduğunu düşünmek için hiçbir nedenimiz bulunmuyor; Sevres, Van ve Bitlis de dâhil geniş bir coğrafyada, bir Ermeni devleti öneriyordu; bu, Berlin Antlaşması’nda sözü edilen ve Hamidiye Alayları ile çok…