Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kurtuluş Savaşı

  • İngiltere, Musul’u işgal eder etmez de, 1918 yılının sonu, Süleymaniye’de resmî dili Kürtçeyi edebî ve politik diyaleği olan ve Süleymaniye’de konuşulan, Soranca’ya çeviriyordu. Bundan sonra da, Kürt siyasal tarihînin en ilginç kişilerinden biri olan, Şeyh Mahmut Berzenci’yi, 1919 yılı Mayıs ayında, Süleymaniye’ye Vâli tayin ediyordu. Süleymaniye Valisi Şeyh Mahmut’un, bundan sonra, arada bir bağımsız Kürt…

  • Suriye Millî Meclisi’nin bağımsız Suriye Devleti’ni ilânı, 8 Mart 1920 tarihindedir.. Bu sırada, yine 1920 başında, San Remo’da, emperyalist devletler, Suriye’yi Fransa’nın ve Irak’ı ve Filistin’i de Büyük Britanya’nın mandasına verdiklerini ilân ediyorlardı.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 142) kitabından birebir alınmıştır.         

  • Elen kökenli, Türkiye’de yetişme, Fransız yazar Yerasimos, Elenler’in “yalnızca, Irak mandası işinin iç sorunlarını çözmek için gerekli zaman süresince Türk Ordusu’nu meşgul etmek” amacıyla, Büyük Britanya tarafından, Anadolu’ya çıkarıldığından hiç kuşku duy­mamaktadır. Yerasimos’un hipotezine göre, Elenler, hep bir “oyun” içinde ve hem de Irak’taki Britiş emperyalizmi niyetleri çerçevesinde, gemilere bindirilerek, İzmir’e çıkarılmışlardır.  Alıntı: Sırlar –…

  • Osmanlı vilayeti Musul’un, Büyük Britanya için, Türkiye’den ayrı, önemiyle ilgili elimizde tarihsel göstergeler bulunmaktadır; bunlardan birisi, doğrudan doğruya, galip taraf ile teslim olduğunu bildiren Bab-ı Ali arasında silâh bırakışma anlaşmasının imzalanmasının geciktirilmesidir. İstanbul Hükümeti, Türk tarafında esir bir İngiliz generali aracılığıyla teslim olduğunu, Büyük Britanya tarafına bildirdiğinde, müttefiklerin, Türkiye’yi almak için hiç de acele etmediğini…

  • Osmanlı yıkıntısı içinde, yirminci yüz­yılın başlarında, hiçbir emperyalist gücün Türkiye’nin bugünkü sınırları içinde kalan topraklara talip olmaması ve bölge halklarından gelen manda yalvarmalarına ise kulak vermemesi var.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 134) kitabından birebir alınmıştır.          

  • Kemal Paşa, Haziran ayında Kazım Paşa’nın sorması üzerine, 5 Temmuz 1920 tarihli şifresinde, Suphi için oldukça makul bir üslûbu tercih ediyordu. “29 Haziran 336 tarihli şifreli telgrafnâmelerinde ismi geçen Mustafa Suphi Efendi, haris (hırslı) olmakla beraber, ahlaksız değildir. Sovyetler nezdinde mühim mevkii vardır. Kendisinden istifade edilmek muva­fıktır (uygundur).” (Ancak:) TBMM gizli celsesinde, 22 Ocak 1921…

  • Babası vali ve anne tarafından dedesi, belediye başkanıdır. ..1883 tarihinde Giresun’da dünyaya geliyor, İstanbul’da hukuk ve Paris’te siyasal bilimler okuyor.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 117) kitabından birebir alınmıştır.          

  • Bursa bölgesindeki ilk mukavemeti kuranlardan Bekir Sami, “Zeraho” Aşiretinden bir Çerkes’di (1) ve ilk dışişleri bakanlarından, Ankara kuvvetlerini Londra’da temsil eden adaşı Bekir Sami ise “Kunduh” idi. Millet Meclisi’nde öldürülen Deli Halit Paşa, İzmir Suikastı nedeniyle asılan “Hatko” İsmail Canbulat, yirmili yıllardaki komünist harekette önemli yerleri olan Hakkı Behiç, Şeyh Servet hep Çerkes idiler, bunlardan…

  • Kemal Paşanın kararnamesinde, silah ve cephanelerin rezistans (direniş) kuvvetlerine verilmesini önlemek de olmakla birlikte, (1)  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1) (2004) Vahdettin, silahsız, siyasi bir mukavemet mi düşünüyordu acaba? Silahlı bir mukavemetin iç savaşı ve veya bir dış tehdidi doğuracağını mı tahmin…

  • Hüsamettin, Birinci Dünya Savaşı yenilgiyle biter bitmez, Teşkilât-ı Mahsusa’nın, en deneyimli elemanından Yenibahçeli Nail’i Batum’a, Filibeli Hilmi’yi Erzurum’a, Cafer’i Trabzon’a gönderdiklerini anlatmaktadır; daha sonra ilk ikisi İzmir Suikastı gerekçesiyle asılan bu üç kişi, doğudaki ordu komutanlarıyla görüşerek, Erzurum, Trabzon ve Kars delegelerinden bir kongre toplamakla görevlendiriliyorlardı. Hüsamettin’in verdiği bilgiye göre Ardahan’da toplanan bu kongreden sonra,…

  • Kurtuluş Savaşı’nın ilk yıllarında, Teşkilât-ı Mahsusa (1) ile Çerkezlere güvensizliğin ayni tarihli olması da var; bu bile, Teşkilât-ı Mahsusa ile Çerkez siyasî aktivitesini özdeşleştirmeyi telkin etmektedir. Ayrıca, teşkilâtın bili­nen üç başkanı olmuştur; bunlar, Süleyman Askeri, Eşref Kuşçubaşı ve Hüsamettin Ertürk idi. Bunlardan birincisi, işin başında ve Irak’ta öldü, üçüncüsü, teşkilâtın fiilen olmasa bile resmen lağvedildiği…

  • Kemal Paşa liderliğindeki yeni otorite, Ön Kafkasya’nın, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan’ın sovyetizasyonu konusunda, Bolşeviklerle net iş birliğine girmiş ve aynı zamanda, şaşırtıcı bir diyalektik ile kendi içindeki, her türlü sol gücü tasfiye etmiştir. Bu, bir anlamda Anadolu rezistansından İngiliz karşıtlarının kırılması anlamına da gelmektedir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002,…

  • Suphi ve Komintern üyesi Türkiye Komünist Partisi’nin on beş yöneticisi, Trabzon önünde, Karadeniz’e açılmaya zorlanmış ve sonra boğulmuşlardır; bunun 28 – 19 Ocak 1921 tarihinde olduğunu kabul ediyoruz. Burada ilginç nokta, Sovyet yönetiminin kimin kararı ile olursa olsun, bu pek acımasız katliâmı, Mart ayının yarısına kadar gizli tutmasıdır; Lenin yönetimi, Türk – Sovyet ve Sovyet…

  • Ferit Paşa’nın 1920’nin 16 Ekimindeki istifasının hemen ertesi günü, İtilaf Devletlerinin İstanbul’daki Yüksek Komiserleri, Padişah’a yaptıkları toplu ziyarette Vahdettin’den Anadolu ile anlaşabilecek bir hükümet kurmasını rica ettiler. … Sadarete Tevfik Paşa getirildi. (1) Sf. 221 Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2002): Tevfik Paşa gereğini yaptı; Milliciler ile…

  • O günlerde .. Damat Ferit Paşa’nın yalısından bile Kuvayı Milliye’ye destek gitmekteydi. .. Paşa Baltalimanı’ndaki yalıda küçük bir inşaata girişti, deniz tarafına yığma taştan iki kulübe yaptırdı; Kuvayı Milliye’nin başta Maslak olmak üzere çeşitli semtlerdeki İngiliz ve Türk birliklerinden kaldırdığı silahları Anadolu’ya nakletmede kullanacağı iki kulübe….” Sf. 220 Rıhtıma geceleri Murad isminde, ayağı sakat bir…

  • Şahbaba … İstanbul İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold ile yaptığı bir görüşmede; “ … bir devrimcidir…  Hükümetim maalesef bunların karşısında güçsüz. “ Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 214) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sultan Vahdettin ..”Mustafa Kemal Paşa her zaman farklı roller oynuyordu.” Diyerek bu rolleri şöyle ifade edecekti; “1- Ülkenin müdafaası ve kurtuluşu gibi iki asil ve kutsal sebebin arkasına sığınıp her an merkezi hükümeti kötüleyerek Milli Hareketin hep başında kalmak istiyordu. 2- Halkın içinde, bize karşı her türlü propagandayı yaparak İstanbul’daki Hükümeti tüm müdafaa unsurlarından ve…

  • Vahdettin Sevr’i imza etmedi, dolayısı ile Sevres bir antlaşma değil antlaşma taslağı olarak kaldı, hiçbir zaman resmiyet kazanamadı ve uygulanamadı. Şahbaba … sonraları “Antlaşmayı tasdik etmektense tahttan feragate kararlıydım.” Diyecekti. Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır.

  • 12.9.1919 tarihli antlaşma; İngiltere, Osmanlı Devletinin toprak bütünlüğünü ve Hilafetin İstanbul’da kalmasını kabul edecek, buna karşılık … İngilizler Osmanlı topraklarının istedikleri yerlerinde himâye (manda) kurabilecek, Babıâli Mısır ile Kıbrıs üzerindeki tüm haklarından vazgeçecek, bağımsız bir Kürdistan’ın kurulmasına karşı çıkmayacak, Padişah.  … Hilafetin manevi gücünü gerektiğinde İngiltere’nin lehine kullanacak ama bu husus gizli tutulacaktı. Sf. 151…

  • Sadrazam Ferit Paşa 30 Mart 1919 günü Webb’e “Devletin çözülüşünün nasıl olması gerektiği konusunda yazılı bir tasarı verdi; (1) İngiliz tarafı teklifi rüşvet olarak niteledi ve İngiltere müttefikleri ile arasını açabileceği gerekçesiyle kabul edilemez buldu. Ama beş ay sonra Ferit paşa ile İngiltere arasında 12 Eylül 1919 günü gizli bir metnin imzalandığı ileri sürüldü. Sf.…