Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Lozan, Musul

  • “Venizelos Lozan’da Antlaşma bittikten sonra İsmet’le bana; “Bu Avrupalılar kötü insanlardır. Bizi İzmir’e yolladılar, bırakıverdiler. Para, yardım vermediler. Bu felakete uğradık.” dedi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 955) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Lord Gurzon, Musul meselesinin Birleşmiş Milletlere gitmesini söylüyor ve diğer delegeler de destekliyor. Hatta Gurzon Musul için savaşabileceklerini söylüyor. İsmet Paşa; “Dünyada hiçbir kimse Musul meselesinden dolayı barışın tehdit edilmesini istemez.” diyor. Lord, “… Cihan kamuoyu belirince İsmet Paşa’nın bundan hayret duyacağını” espri yaparak söylüyor.” Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir (1993 –…

  • “1 Kasım 1922’de ilk bölüm başladı, 22 Şubat 1923’te kesintiye uğradı, 23 Nisan 1923’te tekrar başladı ve 25 Temmuz 1923’te imzalandı.” Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 93, 94) kitabından birebir alınmıştır.

  • (27 Şubat 1922 Lozan Heyeti’nin ikinci gidişi için Meclis’te yapılan oturumdaki konuşması;)        “Musul sorununun çözümünü, savaşa girmemek için bir yıl sonraya bırakmak demek, onu göz ardı etmek demek değildir.” … “Musul meselesini bugünden halledeceğiz, ordumuzu yürüteceğiz, bugün alacağız desek bu mümkündür. Musul’u gayet kolaylıkla alabiliriz. Fakat Musul’u aldığımızdan sonra savaşın hemen son bulacağına kani…

  • “1924 Yılında Lozan ve Cumhuriyet geride kalmıştır. .. Milletler Cemiyet’i Musul’un 25 yıllığına İngiltere’ye verilmesini kararlaştırır.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1429) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Zamanın Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras (Beyaz Türklerden, Sabetayist, solcu geçinir.) kaleme aldığı anlaşma maddesinde kasıtlı değilse…

  • “Lozan’da Boğazlar sorunu görüşülürken, Çiçerin (Sovyet Dışişleri Bakanı ve Murahhası) Boğazların Türk tarafının olmasını savunuyor. İsmet’e ilk önce söz veriliyor, hemen hemen hiçbir şey söylemiyor. Lozan’daki ABD Delegesi Grew (Türkiye Büyükelçisi), “İsmet çok sağır, olanı biteni izleyebilmek için sekreterlerinin çevirisine bağımlı. Hazırcevaplıkta usta olan Lord Curzon’a (İngiltere delegesi) karşılık verebilme olanağına pek az sahip.”  diyor.”…

  • “Görüşmelerin kesilmesi ihtimali belirince, “Musul’dan vazgeçerek yeni bir barış olanağı aranmasını” istemiştir. Lozan kesintiye uğradıktan sonra basına verdiği demeçte; “Büyük özverilerde bulundum, her şeyi kabul ettim, fakat memleketin ekonomik tutsaklığını reddettim.” diyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 395 ile 401 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…

  • “Kapitülasyonlar 1 Ekim 1914’de kaldırıldı. Elçi Morgenthau ABD Hükümetine danışma gereğini bile duymadan ABD’nin bunu tanımadığını bildirir. Ve Amerikan Konsolosluk Mahkemeleri kaldırılmaz. (1) Lozan’da Antlaşma bittikten sonra İsmet, Lozan’ı kabul etmeyen ABD ile ayrı bir antlaşma yapmaya çalışıyor. ABD Kapitülasyonlardan vazgeçmiyor. Amiral Bristol: “Ücretlerinin düşük oluşu ve seçiliş biçimleri yönünden, yargıçlarınıza güvenilmiyor, Mahkeme Usul kanunlarınız…

  • “1925 yılında Şeyh Sait İsyanı çıkar. İngiltere Milletler Konseyinde Türkiye’yi, eskiden olduğu gibi Hıristiyanlara zulüm yapmakla suçlar ve konsey 16.12.1925’de Musul’u İngilizlere bırakır. 5 Haziran 1926 Antlaşmasıyla Musul İngiltere’ye bırakılır ve Ekim 1929’da İngiliz donanması İstanbul’a dostluk ziyareti yapar. 1890’lardan beri İngiliz emperyalizmine karşı savaştığımız ve 1914 ile 1918 yılları arasında topyekûn bir ölüm kalım…

  • “Mayıs 1924’te İstanbul’da Musul işi görüşülmek üzere bir konferans toplanır. İngilizler Musul’un tam kuzeyinde (Burada Musul şehrinden değil eyaletten söz ediliyor) Hakkari’de Nasturilerin (Hz. İsa’nın doğduğu köy olan Nasara köyünden olan Hıristiyan Kürtler) yaşadığını, hatırlatarak.. Türkiye ile Irak arasında bir Nasturî tampon bölgesi kurmak isterler. Konferanstan 5-6 ay sonra, Hakkâri’yi bombalayacak kadar ileri giderler. Hatta…

  • “Irak Hükûmeti İçişleri Danışmanlığı yapan G.J. Edmonds “Kürt, Türk, Araplar” adlı kitabında şunları yazıyor: “Türklerin o sırada (1926 yılı) Bağdat’ı geri almamalarının tek nedeni, Türk Hükümetinin iyi niyet ve uyanıklılığı idi. Hakkâri Valisi’nin Nasturiler tarafından tutsak alınması, Jandarma Komutanının yine onlar tarafından öldürülmesi, müzakereler üzerinde bir gerginlik havası estirmişse de, çabuk geçmiş. Türk Hükûmeti yine…

  • “Lozan’daki ABD delegesi GEW anılarında: “İsmet galip bir devleti temsil etmekteydi, fakat ona yenilmiş bir düşman gibi davranılıyordu. Konferansın düzenlemesinde Türk Delegasyonuna (diplomatik temsilci) hiçbir önem verilmiyordu. İsmet Paşa, önemli Komisyonlardan birinin Başkanlığının Türkiye’ye verilmesini istedi, reddedildi. Genel sekreter Türk olsun dedi, reddedildi. Türkiye’nin iki değil üç delege ile temsilini istedi, reddedildi. Öteki istekleri de…

  • “Türkiye 1922 yılında Özdemir Bey’i Musul’un Revandiz bölgesine gönderir. Görevi Irak Kralı Faysal’ın bu bölgeyi işgal etmesini önlemektir. Özdemir Bey Revandiz’de bazı aşiretlerin desteğini sağlayınca karşısında İngilizleri bulur. İngiltere, Revandiz’i havadan bombalamaya başlar. Özdemir Bey 30 Ağustos 1922’den bir gün sonra İngilizlere karşı Derbent savaşını verecek ve İngilizleri tam bir yenilgiye uğratacaktır. 18 Eylül’de de…

  • “Cibranlı Halil Bey’in de önayak olduğu “Kürt Teali (Yüceltme) Cemiyeti”nin amacı İngiliz Mandasında (korumasında) bir Kürdistan kurmaktı.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 85) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2011): Fevzi Çakmak’ın Karabekir’e söylediğine göre bu Cemiyet Ermenilerin vatan talebine karşı kurulmuş taktiksel bir örgüt.

  • “Cumhuriyet’in ilanından sonra, 8.12.1923’de Ağa Han ve Emir Ali’nin, Hilafet’in Papalık gibi, kalmamasını isteyen mektubuna istinaden (dayanak yaparak) Başvekil İsmet Paşa, İstiklâl Mahkemesi Kanununu teklif etti ve kabul edildi. Ve bu mektupları yayınlayan gazetelerin sahipleri, yöneticileri ve önemli yazarları mahkemeye sevk edildiler. İlk önce İstanbul Barosu Başkanı Lütfi Fikri Bey gözaltına alındı ve tutuklandı.” Alıntı:…

  • “İsmet Paşa’nın Delegeler Kurulu Başkanı olabilmesi için daha önce Dışişleri Bakanı olmasını uygun gördüm. Bunu sağlamak için Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey’e özel ve gizli bir yazıyla kendisinin Dışişleri Bakanlığından istifa edip, İsmet Paşa’nın seçilmesinde aracı olmasını rica ettim. … Dışişleri Bakanı olacağını ondan sonra da delegeler kurulu başkanı olacağını söyledim. Paşa birden bire sarsıldı…