Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Meclis ve Meclisi Mebusan

  • (14 Mart 1921 tarihli gizli celse:) BAKKAL’IN YORUMU (1994): Antepliler, Şahin Bey dedikleri sonradan kahraman olarak anılacak olan toprak ağasının öncülüğünde önce Fransızları Antep’e davet etmişler, sonra Fransız ordusundaki Ermeni lejyonerlerden cesaret alan tehcire uğramış olan bazı Ermenilerin Antep’e geri dönüp mallarını sahiplenmelerinden rahatsızlık duyulunca yine Şahin Bey öncülüğünde Antep’i Fransız lejyonerlerinden kurtarmış, geri almışlar,…

  • (8 Ocak 1921 tarihli gizli celse:) Hasan Fehmi Bey (Gümüşhane); “..426.225 lira Büyük Millet Meclisi üyeliği sıfatını kazanmış olan kişilerin tahsisatı (ödeneği). Sekiz İstiklâl Mahkemesine 84.000 lira konulmuştur.” Sırrı Bey (İzmit); ” .. Padişah bile o yetkiye sahip değil ve biz Padişahın bile sahip olmadığı yetkiyi bir millet adına kendisini yetkili kıldığımız bir heyete verdik.”…

  • (22.1.1921 tarihli gizli celse:) Fevzi Paşa Müdafai Milliye Vekili (Milli Savunma Bakanı) (Kozan): “ .. Halen yedi sekiz yüz bin kadar Hıristiyan vardır… Meşrutiyetten sonra (1908) askerlik seyyanen (tamamen) bütün halka bir yükümlülük olarak vazedilmişti (emredilmişti, yasalaşmıştı) ve Hıristiyanlar da askere alınmıştı. Balkan Savaşlarında bunlar silahlı olarak askere alınmışlardı. Mahzur (sakınca) görüldüğü için Harbi Umumi’de…

  • (Çerkez Ethem ile ilgili gizli celse görüşmesi var: 9.12.1920) (1) Mustafa Kemal; “.. Yalnız sizin o kadar muhakemeniz olsaydı, ben sizi tevkif etmek isteseydim, ne için sizi alıp ta buradan oraya götürecektim? Ben sizin hepinizi tevkif eder, idam eder ve öldürürdüm! Hâlbuki ben sizi orada bıraktım ve ben oraya gittiğim zaman o kararı vermiş olsaydım……

  • (Çerkez Ethem ile ilgili 30 Aralık 1920 tarihli gizli celse:) (1) Salih Efendi (Erzurum): “Mademki bazı arkadaşlarımızın da beyanatı üzerine bu sorunun barışçı yollardan hallinin mümkün olduğunu Celal Bey itiraf ediyor, gerek Meclis ve gerek sizin Şeref-i Riyasetinizden (şerefli başkanlığınızdan) bunu temenni ediyorum…” Mustafa Kemal; “Beyefendiler, gayet elim (üzücü) bir durum karşısında bulunuyoruz. Eğer hükümet…

  • (5.7.1920 tarihli gizli celse konuşmaları:) Mustafa Kemal (Ankara); ” .. Hilafet ve saltanatın korunması zaten birinci esasımızdır. ..makamı  hilâfet ve saltanata olan bağlılığımız ve o makamın bütün gerekli koşulları ile korunması birinci esasımızdır. … maatteessüf (üzüntülerimle) şimdi hilafet ve saltanat makamını işgal eden zat bu millet için hain bir adamdır.” (1) “..İstediğiniz adamlarla görüşebilirsiniz ve…

  • (4.7.1920 tarihli TBMM Gizli Celse. Üç gizli celse yapılmış, ilkinin zabıtları yani tutanakları var son iki celsenin zabıtları yok! 5 Temmuz’daki gizli celsenin baş ve son kısmının zabıtları yok.) Vehbi Efendi (Konya); “Efendiler! Köylü yedi senedir, yetmiş senedir, yüz yetmiş senedir kasaba eşrafı (şereflileri, önde gelenleri) adına öle öle usanmış! Canı boğazına gelmiş. Onlar, dostlar…

  • (Haziran sonundaki büyük bozgundan sonra İsmet Paşa Meclis’in bu ilk gizli celsesinde (oturumunda), işgalden korkulmamasını, işgal genişleyince de küçük harp yani çete harbi yapılacağını söylüyor:)       Süleyman Sırrı Efendi (Yozgat); “Soyguncu Başkanı Edip Bey ile görüştük…. Edip Bey bana bir soru sordu ‘Siz orada geçici bir hükümet kurdunuz, başkentten vazgeçtiniz, Padişah’ı unuttunuz, sonra biz padişahı…

  • “Bizi muhafazaya memur müfrezenin komutanı Fethi Bey (Okyar) söz anlar, aklı başında bir subaydı. (1) “Bu biraderimin emri midir?” “Ordu ve Hükümetin sizden ricasıdır efendim.” “Peki, çoluk çocuğum ne olacak?” “Zat-ı Devletinizin ve evlâdı iyâlinizin (çocuklarınızın ve yakınlarınızın) hayat ve maişetleri devlet ve ordunun kefaleti altındadır.” Cevap verirken Ordu ve Devleti ayırdığına dikkat etmiştim. Ordu,…

  • “Yolsuzluk işleri ayyuka çıktı ve o kadar ayağa düştü ki, herkesin ağzında ve namuslu insanlar şikâyet içinde. Halit Paşa, cesur hırçın hatta deli idi ama namuslu bir adamdı. Nihayet bir gün Mustafa Kemal’e gider: “Yolsuzluk müthiştir, millet batıyor. Bunun önünü al! Celal (Bayar), Kel Ali, Kılıç Ali vs. muhtekirdirler (vurguncu, yolsuzluk yapan kişi) Ben bunları…

  • “Nafıa (faydalı işler, Bayındırlık) Bakanı Süleyman Sırrı öldü. Mustafa Kemal ailesine Hidematı Vataniye (vatan hizmeti) tertibinden bol maaş bağlattı ve nakden toptan bol bir para da verdirdi. Bu adam Selaniklidir. Değersiz biri idi. İstanbul’da Nafıa Bakanlığında yolsuzluğu dolayısıyla kovulmuştu. Üsküdar Gaz Şirketinin gizli hesap defterinde bunun aidatı olduğunu bilirim. Anadolu’ya barıştan sonra geldi. Mustafa Kemal’in…

  • 23 Nisan 1923’te bizi tekrar Lozan’a çağırdılar. Bizden sonra (yapılan seçimde) Mustafa Kemal Valiler aracılığı ile cebri (zorlama) bir biçimde istediklerini seçtirip istemediklerini seçtirmemiş. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1192) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Zamanında Moskova’da Ruslardan aldığımız paradan 100 bin Rus altınını Safvet alıp Almanya’ya gitmiş ve Kütahya milletvekili Nuri (Conker, Mustafa Kemal’in has adamı, yaveri) ile beraber zevkle yemiş, bir tane fişek bile göndermemişti. Milli Savunma Bakanlığı’nda Divan-ı Harp (savaş suçlarına bakan yüce mahkeme) Safvet’in mahkemeye çıkmasına karar vermişti. Araştırma için Almanya’ya heyetler gönderilmişti. Bunlar Safvet’ in…

  • Meclis’i fesih edince (görevine son verince) Adliye Bakanını, savcıyı, hâkimleri, jandarma subaylarını bütün azil (görevden alma)  ve perişan etti. …. Mebus Arnavut Haydar Bey bir önerge ile Osman’ın asılmasını teklif etti. Bu teklif kabul edildi. Osman’ın cenazesini mezardan çıkartıp astılar. Çirkin bir şey idi. … Ziya Hurşit (Lazistan Mebusu, İzmir suikastı nedeni ile asıldı) ve…

  • Bir gün Meclis’e girdim. Mustafa Kemal kürsüde. Bir aralık önümde; “-Ah deyyus! Seni ne zaman geberteceğim?” dediğini işittim. Yüzüne baktım, Ali Şükrü.  … Osman Ağa’ya (Topal Osman) sokakta rast geldim. Dedi ki; “-Yahu, Meclis’te birçok vatan haini mebus varmış. Bunlar memleketi satıyorlarmış. Niye bana haber vermiyorsun? Meclis’i basıp hepsini keseceğim! Başka çare yok!” Dedim ki;…

  • “Başbakan Rauf (Orbay, Paşa) bir jandarma müfrezesi (birliği) ile Çankaya’da Mustafa Kemal’in köşkünün yanındaki köşkü basıp, Osman’ın tevkif edilmesi emrini vermiş. Mustafa Kemal Rauf’a haber yollatmış. “-Bu adamın yanında bu kadar haşarat var. Bu iş bu kadar jandarmayla olmaz, ben askerle yaparım..” demiş. Ona Rauf aptalı da kanmış. Jandarma işini bana bizzat Mustafa Kemal anlattı.…

  • “Mustafa Kemal şimdi döner dönmez Meclis’ten gazilik unvanı ve 4 milyon lira ödül istedi. Mebuslar yine köpürdü. Nihayet gaziliği aldı. Fakat para vermediler. Ne yüz! Kendi kendine istiyor! Nutkunda (Mustafa Kemal’in Nutuk kitabı) “Meclis bana gazilik unvanını verdi.” diyor. Müşirliğe (mareşallik unvanını da vermişler.) itiraz etmemişlerdi. Birkaç gün geçince de “Bana Meclis dört milyon lira…

  • “Deli Halid’e Mustafa Kemal mebusluk teklif ettiği zaman ben orada idim. Zavallı Halid; “İstemem.” dedi. “Ben Mebusluk yapamam, Pek sinirli bir adamım, kürsüye çıkar bir şey söylerim, bir Mebus itiraz eder, ben itiraza alışmamışım, tabancayı çıkarır vururum. Beni yapmayınız.” dedi. Hâlbuki bizzat Mustafa Kemal kendisini öldürttü.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ…

  • “Millet Meclis’i içkiyi yasak etti. Bunu yapanların başı Ali Şükrü (Trabzon Mebusu, öldürüldü) ve şair Mehmet Akif idiler. Bunlar Meclis’te dini bir parti yapmak peşinde idiler.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.645) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mebuslar, reisler ve vekiller, hepsinin maaşları seyyanen (herkese eşi bir biçimde) 100 lira.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 621) kitabından birebir alınmıştır.