Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu

  • BAKKAL’IN YORUMU (1995): Mustafa Kemal Olağanüstü yetkiye sahip bir meclis toplamak istiyor. Kanunu Esasi (Anayasa) buna müsaade etmiyor. 19 Mart 1920’de Ankara’da Meclis toplama faaliyeti başladı. Konya, Diyarbakır, Elazığ, Malatya, Dersim, Meclis’in Ankara’da toplanmasını istemediler. Ve Düzce – Hendek – Gerede’de ilk Çerkez isyanı patladı. Nallıhan – Beypazarı çalkalanıyor.  Çerkez Aznavur Bursa’yı aldı. Samsun’da bazı…

  • “Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının parti programında “Ekonomik alanda serbest mesleğe, yani Liberalizme taraftarız.” denilir.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 405) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Osmanlı ve Cumhuriyetin ilk dönemlerinde meslek kelimesi ideoloji, siyasi fikirler, düşünsel anlamda tutulan yol anlamında kullanılıyor.

  • “Görüşmelerin kesilmesi ihtimali belirince, “Musul’dan vazgeçerek yeni bir barış olanağı aranmasını” istemiştir. Lozan kesintiye uğradıktan sonra basına verdiği demeçte; “Büyük özverilerde bulundum, her şeyi kabul ettim, fakat memleketin ekonomik tutsaklığını reddettim.” diyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 395 ile 401 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…

  • “1930’dan sonra ABD Türkiye’nin bir afyon işleme ve ihraç merkezi olduğu konusunu işlemeye başlar. ABD baskısı artınca 1931’de üç tane Afyon İşleyen özel fabrikamız kapatılır. ABD Elçisi General Sherrill Mustafa Kemal hakkında bir biyografya yazar. Şunları belirtir: Mustafa Kemal’in dostluğunu kazandığını ve bu dostluğu da ABD’nin afyon sorununu halletmek için kullanmaktan başka bir amacının olmadığını,…

  • “1924 yılında Tevhid-i Tedrisat (Eğitimin birleştirilmesi veya eğitimde birlik) kanunu çıktı. ABD’nin İstanbul’da Robert Kolej ve Kız Koleji, İzmir’de Uluslararası Koleji vardı. 1927 yılında bile ABD’nin 1400 öğrencili 8 okulu ve 3 Koleji vardı. Bursa’da 1928’de ABD Kız Lisesinde üç kız öğrenci Hıristiyan olunca halkın infiali (öfkesi) büyük olur. Fakat sonunda Misyonerlere üç gün hapis…

  • “ABD Elçisi Morgenthau anılarında, Enver Paşa’nın kendisine Kapitülasyonların (ayrıcalıkların) kaldırılacağını söyleyince, Elçi şöyle der: “Türk Mahkemeleri ve Türk cezaevleri bugünkü durumlarında kaldıkça, Adli Kapitülasyonlardan vazgeçmeyi asla kabul edemeyiz.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 354) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kapitülasyonlar 1 Ekim 1914’de kaldırıldı. Elçi Morgenthau ABD Hükümetine danışma gereğini bile duymadan ABD’nin bunu tanımadığını bildirir. Ve Amerikan Konsolosluk Mahkemeleri kaldırılmaz. (1) Lozan’da Antlaşma bittikten sonra İsmet, Lozan’ı kabul etmeyen ABD ile ayrı bir antlaşma yapmaya çalışıyor. ABD Kapitülasyonlardan vazgeçmiyor. Amiral Bristol: “Ücretlerinin düşük oluşu ve seçiliş biçimleri yönünden, yargıçlarınıza güvenilmiyor, Mahkeme Usul kanunlarınız…

  • “ABD, Osmanlı ticari ilişkileri 1811 yılında, İzmir’de ABD ticarethanelerinin açılması ile başlamış, 1830’da imzalanan ticaret antlaşması ile de Kapitülasyonlardan (ekonomik, siyasi, adli ayrıcalıklar) yararlanma hakkına sahip olmuştur. ABD Osmanlı ilişkileri hep sömürgeci zihniyetle olmuştur. Meselâ 1894 yılında Maraş’ta bir Amerikalının evinde Osmanlı polisince arama yapılınca, ABD elçisi Maraş Valisinin görevden alınmasını Dışişlerinden istemiş ve Valiyi…

  • “ABD Daimi Delegesi Robert Wımbrıe, Ekim 1922’de yazdığı raporda: “Mahkemelerde parayla iş görüldüğü, rüşvetsiz iş yapılmadığı, küçük memurların rüşvetçi olduğunu” yazıyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.

  • “6 Şubat 1920’de Sevr Antlaşmasında Şerif Paşa dinlenir. Şerif Paşa, Birleşmiş Milletler garantisi altında bir Kürt Devleti kurulmasını ister. Diyarbakır, Harput, Bitlis, Musul, Urfa Vilâyetleri söz konusu. Nasturiler(Hıristiyan Kürtler) ise Said Namık ve Rüstem Necip başkanlığında bir heyeti Paris’e göndermişler, Devletleri: Musul’un tamamı, Diyarbakır, Urfa, Siirt ve Hakkâri Sancağını istiyorlar, denize çıkış ise İskenderun’dan olacak.…

  • “İzmir’in işgalini İngiltere yüksek komiseri Amiral Calthrope planlayıp yönetti. Müttefik savaş gemilerinin nezaretinde (gözcülüğünde)15 Mayıs 1919 sabahı iki Yunan Tümeni İzmir’e çıkıyor. .. Zaten Amerika’nın Arizona zırhlısı ve dört destroyeri 11 Mayıs’ta İzmir limanına demirlemişler. İşgal günü üç Amerikan savaş gemisi limandadır. Yunan işgalinin sınırları 19 Mayıs’ta belirlenir. İşgal, İzmir sancağı ve Ayvalık İlçesi ile…

  • “Henüz kendi kendini yönetme yeteneğini elde edememiş milletlerin, belli bir süre için, bir büyük devletin, elinden tutarak, kendi kendini yönetmeyi öğretmesi olarak sunulur. Öğretmen büyük devleti Milletler Cemiyeti (Birleşmiş Milletler Cemiyeti) seçecektir. Amaç bu milletleri bağımsızlığa hazırlamaktır. İngilizler bu fikre karşı çıkmışlardır.“ Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985…

  • “8 Ocak 1918’de açılanan Wilson Prensiplerinin 12. Maddesi şöyledir: “Şimdiki Osmanlı İmparatorluğunun Türk olan kısımlarına güvenilir bir egemenlik sağlanmalı, fakat halen Türk olan yönetimi altında bulunan öteki milliyetlere her türlü kuşkudan uzak, bir yaşama güvenliği ve kesinlikle engelsiz bir kendi kendine gelişme olanağı verilmelidir. Boğazlar bütün milletlerin gemilerine ve ticaretine, serbest geçiş için, milletlerarası garanti…

  • “1912 yılında Morgenthau’nun Türkiye’ye elçi atanması ABD Başkanı Wilson’a önerildiği zaman, Başkan: “Türkiye diye bir şey olmayacak ki, elçi göndermek gereksin.”  cevabını verir. Elçi, Türkiye’ye “O halde izin verin de bunu yerinde izlesin.” gerekçesi ile gönderilebildi…. 1914’de ABD’de Osmanlı Büyükelçisi olan Ahmet Rüstem Bey’i ABD kovuyor, o da Sivas kongresinden hemen sonra harekete katılıyor. İlk…

  • “ABD Başkanı Wilson’un yakın çalışma arkadaşı Albay House 1916 Şubatında Londra’da toplanan İngiliz Savaş Kabinesi toplantısına katılmış. Anılarında “Türkiye’yi hem Asya’da hem de Avrupa’da neşe içinde paylaştık.” diyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 302) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kongrede ABD Mandası konusunda çok sert tartışmalar oldu, en sonunda Mustafa Kemal kazandı, “durumu incelemek üzere Amerikan Kurulunun çağrılması” biçiminde bir karar çıktı ve konu tatlıya bağlandı. Sivas Kongresinde Refet Bele, “.. Yirminci Yüzyılda 500 milyon borcu, yıkık bir memleketi, pek verimli olmayan bir toprağı ve ancak on-on beş milyon lira geliri olan bir millet…

  • Halide Edip’in Kemal Paşa’ya yazdığı 10 Ağustos 1919 tarihli mektup: “…İngiltere, Türk’ün birliğini, yenileşmesini, gerçek bir bağımsızlık kazanmasını, gelecek için bile olsa istemiyor. Yeni araçlar ve görüşlerle, yeni ve Müslüman Türk Hükümeti, başında Halife de olursa, İngiltere’nin Müslüman tutsakları için bir kötü örnek olur. Türkiye’yi bütün olarak İngiltere alabilse, kafasını kolunu koparır, birkaç yılda kendisine…

  • 1918 yılı sonlarına doğru, “Türk Wilsoncular Birliği” adlı dernek İstanbul’da kuruldu. Bu dernek, 5.2.1918 tarihinde , Halide Edip (Adıvar), Yunus Nadi, Ahmet Emin (Yalman),  Dr. Celal Muhtar, Vecdi Ebuzziya (eski bakan), Ali Kemal, Celal Nuri (Bayar), Necmettin Sadak, …gibi gazetecilerin imzası ile ABD Başkanı Wilson’a Manda için başvurmuş,… Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan…

  • ABD Yüksek komiseri Amiral Bristol 14.08.1919 tarihli raporunda; “Mustafa Kemal’in İstanbul’daki yakınlarına gönderdiği özel mektuplarda, Amerikan Mandasını yeğ tuttuğunu belirttiğini” yazıyor. İngiliz Generali Harbord da raporunda Mustafa Kemal’in Türkiye üzerinde, tek devletin, özellikle Amerika’nın Mandasından yana olduğunu yazıyor. (1) Amiral Bristol; “İngiltere Mezopotamya petrolünü kendi tekeline almak, öteki devletleri bu bölgeden uzak tutmak için mümkün olan…

  • “Sivas kongresinin devletlere seslenen bildirisinde “Dünyaya adalet sözü veren büyük devletlerin manevi desteğine güvenerek” deniliyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf.5) kitabından birebir alınmıştır.