Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu

  • “Berlin Antlaşmasından sonra, Abdülhamit, Ermenileri Kürtlere kırdırmak için, Hamidiye Alaylarını kurar.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1085) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2015): Mehmet Şerif Fırat da Hamit’in Jöntürklere karşı Hamidiye Alaylarını kurdurduğunu söylüyor. İkisi de haklı olabilirler.

  • “Ruslarla yaptığımız 1877-1878 savaşında (93 Harbi) Ermeni Patriği, Yeşilköy’e kadar gelen Rusların Komutanından Ermeniler için özerklik ister. Yeşilköy (Ayastafenos) Antlaşmasının 16. Maddesinde “.. Kürtler ve Çerkezlere karşı, Ermenilerin güvenliğini garanti etmeyi” Osmanlıya yüklerler. Ermenilerin Rusya’ya meylettiğini gören İngiltere hemen devreye girer ve Berlin Antlaşması imzalanır. Antlaşmanın 62. Maddesinde: “Babıali hiç gecikmeksizin, Ermenilerin yaşadığı bölgelerde, yöresel…

  • “1846 ve 1847 yıllarında İngilizlerin ve Fransızların isteği üzerine Kürtlere karşı bir harekât yapılır.(1) Bu Harekâttan sonra 1847’de Merkezi Erzurum’da olan bir Kürdistan Eyaleti kurulur. Fransa’nın Van Konsolosunun da belirttiğine göre 1846 Kürt operasyonu Ermenileri rahatlatır ve zenginleşmeye başlarlar.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1069-1070) kitabından…

  • “Ermeniler, 1856 Osmanlı-Rus savaşından sonra, Kafkasya’dan Türkiye’ye göç eden Çerkezler ile Kürt Aşiretlerin, Ermeni Köylerini talan ettiklerinden yakınırlar, Patrikhane bu yakınmayı Padişaha direk iletir.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1072) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Fransız Van Konsolosu Zarzecki incelemesinde: “… Kısaca, Kürt ve Ermeni ilişkileri senyör-serf ilişkileridir: Ermeniler çalışmakta Kürtler ise onları korumaktadır.” der.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1056) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Isparta’nın etkin eşrafından olan Mebus Mehmet Nadir, mebus olmadan önce, Isparta’nın İtalyanlar tarafından işgal edilmesi için, bizzat ricacı gitmiş (rica etmek için gitmiş), Sonra Mebus olunca bu davadan yargılanmış ve bu olayı doğrulamış ama bu olay örtbas olmuş.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1054) kitabından…

  • “Konya’da Belediye Başkanı ve bir kısım eşraf, İngiliz ve İtalyan Temsilcilerine başvururlar. Altı subayın 24 saat içerisinde Konya’dan çıkartılmalarını aksi halde büyük fenalıklar (kötülükler) çıkacağını bildirirler. Kolordu Komutanı Sait Paşa’ya da uğrar aynı isteklerini tekrarlarlar. İngiliz istihbarat subayı olan Teğmen’in de içinde bulunduğu bu altı subay Konya dışına çıkartılır. Bunlardan birisi de Kolordunun eski komutanı…

  • “Ethem’in şerrinden (şiddet içeren kötülüklerinden) Yunan’a sığınan hatta Yunan’ı çağıran köy ve kasabalar görülür.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1020) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Antep’in direnişinde Karayılan lakaplı, Rışven oymağının Kabalar Aşireti başkanı Mamaoğlu Mehmet öncülük etmiştir. (muhtemelen Kürt tür) Urfa’nın kurtuluşunda da Aşiretlerin katkısı büyüktür. Urfa direnişini düzenleyen, Ravendiz’li Jandarma Subayı Ali Saip (Ursavaş) tır. Ürdün’deki İngiliz Büyükelçisinin 1935 yılında Mustafa Kemal’e bir suikast hazırlandığını Hükümet’e ihbar etmesi sonucunda Ali Saip Ursavaş tutuklanmıştır. Ancak bu suikastta bir ilgisi…

  • “Kırımlı Düşünür, İsmail Gaspirenski’ye göre “Zengin Ermeni Topluluğu ile etrafında yaşayan Kürt Aşiretleri arasındaki ekonomik gelişme bakımından dengesizlik Ermeni olaylarını doğurmuştur.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1102) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ankara’da Ekim 1919’da bir milli Alay’ın kuruluşu Haber alma komisyonu imzası ile şöyle duyuruluyor: “… Müftü Efendi hazretlerinin aracılığı ve uyarısı ile bir Milli Alay’ın kuruluşuna gidilmiştir… Müftü Efendi Alay’a er olarak yazılmak istemiştir. Alayın onursal Komutanlığını ve Sancaktarlığını (Sancak, Cumhurbaşkanlığı ve Tüm askeri birliklerde Bayrak ile birlikte ve ondan daha büyük bir özenle taşınan…

  • “Mazhar Müfit (Kansu) Mustafa Kemal’in Sivas Kongresi sırasında çok parasızlık çektiğini yazar. ..  Lord Curzon’a 10 Kasım 1919’da İstanbul’dan gönderilen raporda, İstanbul Hükümetinin parasızlığından bahsedilir. Anadolu’daki gelirlere Mustafa Kemal’in el koyduğu iddia edilir… Llyod George ise 28 Şubat 1920’de yapılan müttefikler toplantısında “Mustafa Kemal’in Türk ordusunun bakımını kimin karşıladığının araştırılmasını” ister. Ve “İstanbul’daki Türk Hükûmeti…

  • “General Celal Erikan, Padişah fetvasına rağmen halkın Mustafa Kemal’e karşı ayaklanmamasını, İttihat ve Terakki’nin ileri gelenlerinin Mustafa Kemal’in yanında tavır koymasına ve birde Alevilerin Halife’yi takmamasına bağlar.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 993) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bunlara ek olarak, belki de en…

  • “Mustafa Kemal’in Milli direnişi güçlendirmek için, ısrarla, Şeyhlerin, Dedelerin (Alevi-Bektaşi uluları), Aşiret Başkanları ve öteki kent ve kasaba ileri gelenlerinin işbirliğini sağlamaya çalışır…. Erzurum Kongresi sonucu oluşturulan Heyet-i Temsiliye’de Mustafa Kemal Başkan, Mutki Aşireti Reisi Hacı Musa Bey, Nakşibendî Şeyh’i Fevzi Efendi, Hoca Raif Efendi, gibi kişiler var. .. Millet Meclisi’nde, Mustafa Kemal Başkanlığa, Konya’dan…

  • “Mustafa Kemal ta Erzurum Kongresinde bile Müdafai Hukuk Cemiyetlerinin (Hak Savunma Cemiyetlerinin) örgüt kademelerinin başında Vali, Kaymakam, Komutan gibi idarecilerin bulunmalarını istememiş. Bunlar İstanbul’a bağlanır ve kendi başlarına buyruk olurlar diye.  Bu cemiyetlerde işçi, köylü ve esnaf temsilcilerine yer verilmez, sadece eşraf (ileri gelenler) bulunur.“ Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi…

  • “Kastamonu İstiklâl Mahkemesi Başkanlığı yapan Necati Bey, “.. Tutuklu erlerin cepheye gönderilmesinde çok pratik bir yöntem bulur, yargı yetkisini Askerlik Şubesine verir.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 980) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu Necati Bey, ABD Elçisi Grew’in  “En kaba cinsten bir politikacı,…

  • “Dr. Reşit Galip Bey, Köycülük akımının öncüsüdür ve Ekim 1920’de bu konuda şunları söylüyor. “Bizde gelenek olmuştur, büyük memurların küçük memurlara verdikleri başlıca emir ve öğüt, eşraf (ileri gelenlerle) ile hoş geçinmektir… İllerde Valiler bile zorbaların elindedir. Hükûmet içişlerinden, evkafından (vakıflarından), tapusuna hep bunların elindedir. Adalet işleri de eşrafın elinde ve etkisindedir. .. Köylü, kendisine…

  • “Resmi rakamlara göre Osmanlı, 1. Dünya Savaşı’nda 2 Milyon 850 bin kişiyi silâhaltına almış, 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı zaman ancak 560 bin kişi kalmış. Ölü sayısı Larcher’e göre 500-600 bini aşmıştır. Ayrıca Doğu illerinden Ermeni ve Rumlar sayılmazsa 500 bin kadar halk da savaşa kurban gitmiştir. Nüfus 12 milyon iken 10 milyonun altına düşmüştür.…

  • “Meclis, asker kaçakları konusunu görüşürken, asker kaçaklarının ailelerinin de cezalandırılması gündeme gelince, Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Bey “… arkadaşlar Tanrı yada kul yapısı hiçbir kanun bilmiyorum ki, suçluyu değil de yakalayamadık diye evlatlarını, karısını, masum çocuklarını öldürsün, kurban etsin.. zaten biraz havada asılı bulunuyoruz ve zaten halk bizden bir şey anlamamıştır.  .. Ordu ile geçinemeyeceğiz.(anlaşamayacağız)” der. …

  • “Sakarya Zaferi’nden sonra firarlar azalır, Temmuz 1921’de 30 bin firar olayı var iken, Kasım 1921’de 3 bine düşer. Mustafa kemal Sakarya savaşını “Subay Savaşı” diye nitelendirir. Bu Savaşa katılan subayların % 20 den fazlası şehit veya yaralıdır. Genç ve acemi askerlere cesaret vermek için subaylar birliklerinin önüne atılmışlardır.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan…