Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu
-
“1970 yılında Yunanistan’ın kişi başına gayri Şâfi millî hâsılası 1090 dolar, Türkiye’ninki ise 310 dolardır. Yunanistan’ın yıllık gelişme hızı yüzde 6,6 kadardır. Türkiye’ninki de hâlen bu civardadır. Gelişme hızını Üçüncü Beş Yıllık Plan’da öngörüldüğü biçimde önemli bir sıçrama gösterip devamlı yüzde 8’in üstüne çıkarabilsek dahi, Türkiye ancak 25 yıl sonra Yunanistan’ın bugünkü düzeyine gelebilecektir…” Sf.…
-
“Gerçekten petrolcülerin adamı Max Ball’e, ABD petrolcülerinin istedikleri biçimde bir Petrol Kanunu hazırlatılır. Hatta tasarıya ‘Bu yasa ancak yabancı şirketlerin izniyle değiştirilebilir.’ diye, bir 136. madde eklenirse de, bu sonradan çıkartılır. ABD, Türk Petrol Kanunu’nu Güney Amerika’daki muz diktatörlüklerine, “örnek yasa” diye gösterir, İnönü, 1954 seçimlerinde ‘Petrol Kanunu, bir kapitülasyon kanunudur.’ derse de, sonra bu…
-
“1959 yılının ilk ayında, belli koşulları yerine getiren ABD sermayesinin millîleştirilmesinde muhatabın ABD Hükûmeti olacağını öngören “İstimlâk ve müsadere garantisi anlaşması.” kanunlaştırılır.” Sf.1696 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1694) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Ortak Pazar ülkelerinin politik liberalizmi, Türkiye’deki parlamenter rejimin bir cins garantisi sayılır. Bu tutum, Tanzimat döneminin nüktedan devlet adamı Fuat Paşa’nın ‘Avrupa devletlerine kapılanma’ politikasını hatırlatmaktadır, Fuat Paşa, yukarıdan gelen otoriterizme karşı halktan bir tepki gelmediği, ya “da bu tepki yetersiz kaldığı için, politik liberalizm yolunda büyük Avrupa devletlerine (bunların sefaretlerine) sığındıklarını açıklar; “Bir devlette…
-
“Osman Deniz anılarında, 21 Ekim 1961 protokolünden vazgeçiş nedenini İstanbul Vâlisi Korgeneral Refik Tulga’dan sorar. Protokolde imzası bulunan Korgeneral Tulga şu karşılığı verir; “-İyi ki karar uygulanmadı, İstanbul’un ekmeğini Amerika’dan getirilen buğdayla sağlıyoruz. Buğday yüklü Amerikan gemileri Okyanus’tan geri dönebilirlerdi, şimdi Ofis’e telefon edeyim, bakın kaç günlük unumuz var?” Vâli, Ofisçe telefon eder ve cevabı…
-
“Özgürlük adına iktidara gelen Demokrat Parti, Türk Ceza Kanunu’nun ünlü 141 ve 142. maddelerini, idam cezasını dahi öngörecek biçimde ağırlaştırır ve bu maddelere her ileri düşünceyi cezalandırabilecek bir belirsizlik kazandırır. Bu değişikliğe Faik Ahmet Barutçu, Osman Bölükbaşı ve hatta Yargıtay Başkanlığından gelme DP’li Halil Özyörük, ‘fikir özgürlüğü kalıyor’ gerekçesiyle en kesin biçimde karşı çıkarlarsa da,…
-
“Menderes, 1 Kasım 1950’de ABD’nin 487 radyo istasyonundan yayınlanan mesajında “Türkiye’de demokrasinin kuruluşunun Amerika’nın çabaları sâyesinde» olduğunu, bunun en somut örneğini “kendi partisinin iktidarda bulunuşunun teşkil ettiğini” açıklar.” Sf. 1685 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1685) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Başkan İnönü de; Associated Press Ajansı’na verdiği bir demeçte, ABD yetkilileri gibi konuşarak, demokrasi adına Amerikan yardımı ister: “Amerikan yardımı, demokrasiyi kurmak yolunda bir adımdır. Türkiye ile Birleşik Devletler arasında daha sıkı ilişkiler kurulmasına ve demokrasinin Türkiye’de sağlam yerleşmesine yardım edecektir.” Sf. 1682 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım…
-
“Alman yenilgisi ve Müttefik zaferi kesinleşince, 15 Mart 1944’te Varlık Vergisi kaldırılır. Yalnız vergi cezaları değil, ödenmeyen ‘vergiler de iki gün içinde bağışlanır. Bu birden değişikliği Prof. Weisband şöyle yorumlar: “Yasanın kaldırılmasına günün koşulları neden gösterilmişti, ama aslında, özellikle Birleşik Devletler’in baskısına olumlu bir cevap vermek ve Türkiye ile Batılı müttefikler arasında daha iyi ilişkiler…
-
(Despot Menderes’in Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, kürsüde konuşurken CHP’li milletvekili Cahit Tabak’ın güldüğünü zannettiği için ona seslenerek) “-Gülme! Bizim ödevimiz, Amerika’yı küçük devletlerin yardımına teşvik etmektir. Sen gülüyorsun. Bu hareketinle vatana ihanet ediyorsun!” Sf. 1661 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1661) kitabından birebir alınmıştır.
-
“ABD, Mısır ve Suudi Arabistan’ı pakta sokmayı başaramaz İsrail de paktın dışında bırakıldığı için kuşkuludur. Muhammed Heykel’e göre, bu amaçla Mısır liderlerine rüşvet sunulur. Necip’e ABD 3 milyon dolar verir. Nâsır’a da 3 milyon önerilir: «Necip, paranın CIA ile ilgisi olmadığını, ABD Başkanı Eisenhower’ın komünizmle mücadeleyi kolaylaştırmak üzere, bâzı devlet liderlerine yardım ettiğini ısrarla söyledi……
-
“Muhammed Heykel, Rusya’nın tutumunu şöyle anlatır: «Nâsır, Kruşçov’dan garanti ister. Amerikalıların Türkleri Suriye’ye saldırmaya sevk ettikleri takdirde, Mısır’ın da Türkiye’ye karşı savaşması gerekeceğini, bunun da çok fena olacağını anlatır. Kruşçov, şu karşılığı verir: -Rüzgâra göre eğilmek gerek. Başka yol yok. Zira Dulles, dünyayı parça parça edebilir… Dulles, din adamı pozunda. Fakat eminim ki, dinsiz. olduğum…
-
“Suriye Büyükelçisine Menderes; “-Benim Suriye diye tanıdığım bir devlet yok… Bu kafada giderseniz fena olacak… Sus! Efendilerine Söyle, iki tümenle Suriye’ye girer, altınızı üstünüze getiririm..” diyordu.” Sf. 1649 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1649) kitabından birebir alınmıştır.
-
“1957 yılının ilkbaharında Sovyet Büyükelçisinin Emlak Bankası ve Petrol Ofisine yardım önerileri olmuştur. 1956’da Türkiye Ticaret Odası Başkanına, Türk özel kesimine yardım için Sovyetlerin öneride bulundukları yazılmıştır. 1957 yılı Haziranında İş Bankasından bir gurup Rusya’ya gitmiştir. İş Bankası’nın, Batılı firmalar tarafından defalarca reddedilen cam fabrikası kurma önerisini Rusya kabul etmiştir. Yine Sovyetler uzun vadeli kredi…
-
“Yunanistan ve Türkiye’yi uzlaştırmak için Johnson’un hazırlattığı Acheson planlarının Türkiye ikincisini, Yunanistan ise her ikisini reddeder. Johnson öfkelidir; -Bir General de Gaulle bana yeter. Başka de Gaulle istemem, diye konuşur. Yunan Başbakanı Papandreu, Şubat 1965’te Moskova’ya gideceğini açıklar. Saray ve Washington’un görüşlerini yansıtmakla tanınan Kathimerini gazetesi tehdit eder; -Başbakan gidersin, alelâde vatandaş dönersin Papandreu, gerçekten…
-
BAKKAL’IN NOTU (1993): Osmanlı Devletinin en büyük düşmanı olan Rusya ve Yunanistan en büyük dostlarımız olurlar. İngiltere Dışişleri Bakanı olan Eden 14 Eylül 1937’de “Türkiye, küçük devletlerin lideri” diyor. Varılan nokta, şahsiyetli devlet politikasının ya da devlet adamlarımızın başarısı olmalı! Zekeriya Sertel; Celal Bayar ve Tevfik Rüştü Aras’ı kaynak göstererek Mustafa Kemal’in vasiyetini şöyle yazar:…
-
“1924 Yılında Lozan ve Cumhuriyet geride kalmıştır. .. Milletler Cemiyet’i Musul’un 25 yıllığına İngiltere’ye verilmesini kararlaştırır.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1429) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Zamanın Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras (Beyaz Türklerden, Sabetayist, solcu geçinir.) kaleme aldığı anlaşma maddesinde kasıtlı değilse…
-
“Mustafa Kemal 27.01.1931 İzmir CHP il Kongresinde; “Halkımız yaratılıştan devletçidir.” der. CHP parti programı yabancı sermayeyi anormal saymaktadır.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1394) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Türk Parasının Değerini Koruma Yasası” hükümete ekonomik yapıya müdahale imkânını çok genişletiyor. Bu yasa Devletçiliğin en önemli yasal dayanağıdır. Çay, kahve, şeker ithalatı devlet tekeline bırakıldı. İlk 5 Yıllık Plan 1933’de Sovyet uzmanlarının katkısı ile gerçekleştirildi. 1937 yılında Özel Ormanlar devletleştirilmiştir. 1935 yılında Köy Enstitüleri kurulmuştur.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin…
-
“Mustafa Kemal, 22 Şubat 1931’de Konya Askeri Mahfelinde (toplantı yeri, orduevi): “Bütün tarih bize gösteriyor ki, milletler yüksek hedeflerine ulaşmak istediği zaman, bu taşıp coşmaları karşısında üniformalı çocuklarını bulmuşlardır. Tarihin bu genel kuralı içinde yüksek bir istisna (ayrıcalık) bizim tarihimizde Türk tarihinde görülür. Bilirsiniz ki Türk milleti ne zaman yükselmek için adım atmak istemişse, bu…