Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: MİT (Milli İstihbarat Teşkilâtı)
-
Yolgeçen, saldırılar başlamadan önce Taksim Meydanı, Sıraselviler, Rum Kilisesi Aya Triada önünde kısa konuşmalar yaparak yağmacıları topladı. Her konuşmasında kendisini farklı derneklerin başkanı olarak tanıtan Yolgeçen konuşmaları boyunca omuzlarda taşındı. Yağmalamalar başladığında yine en önde o vardı. Sonunda 7 Eylül akşamı diğer öğrenci dernekleri ve Kıbrıs Türk’tür Cemiyeti’nin yöneticileriyle birlikte yakalandı. Burada, “Askerlik görevini yapmamış,…
-
(6-7 Eylül 1955 İstanbul Olayları) Soruşturma sonunda (Selanik’te) sadece camların kırılmasına yol açan olayda bombanın konsolosluğun bahçesine dışarıdan değil içeriden konulduğu tespit edildi. O gece konsoloslukta görevli olan Hasan Uçar gözaltına alındı. Bir süre sonra da gerçek ortaya çıktı: Atatürk’ün evini Hasan Uçar ve Batı Trakya Türkeri’nden üniversite öğrencisi Oktay Engin bombalamıştı. Yunan soruşturmasına göre…
-
CIA Başkanı Allen Dulles olaylar sırasında İstanbul’daydı. CIA Başkanı Dulles, MAH Başkanı Behçet Türkmen’e olaylardaki tahribat yöntemlerinin komünistlerin taktiklerine uygun olduğunu söylemişti! Sf. 83 Alıntı; Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 2007 – Sf. 83) kitabından birebir alınmıştır.
-
MAH’ın (1) tüm masrafları CIA tarafından karşılanıyordu. Hatta MAH mensuplarının maaşları da artık CIA tarafından ödeniyordu. Karşılığında ise iç istihbarat bilgileri veriliyordu. MAH’ı CIA’nın yerel örgütüne dönüştüren bu ilişkiler ağı Başbakan Adnan Menderes’in telefonlarının dinlendiği dedikoduları üzerine başlatılan araştırma sonucu tesadüfen ortaya çıktı. Sf. 67 Teşkilatın dinleme istasyonları Amerikalılar tarafından oluşturulmuş ve bu istasyonlarda çalışanların…
-
Nazi istihbaratının Sovyetler Birliği Birim Başkanlığı yapan Reinhard Gehlen, Hitler’in beyinlerinden biriydi Doğu Yabancılar Orduları Komutanı olarak Sovyetler Birliği’ne karşı savaşırken yenileceklerini anlayan Gehlen’e göre Hitler’den sonra komünizmle ancak Amerika mücadele edebilirdi. Bunun için 1945’te Amerika’ya teslim oldu. Sf.23 Gehlen, uyguladığı büyük işkence yöntemleriyle Sovyet’ler Birliği ve komünistler hakkında ciddi bilgiler toplamıştı. Bu bilgileri dikkatlice…
-
Özel Harp Dairesi 27 Eylül 1952 tarihinde Seferberlik Tetkik Kurulu adıyla kuruldu. Diğer ülkelerdeki gizli ordular gibi varlığı sır gibi saklandı. TBMM’nin bile bilmediği bu gizli ordunun kurucuları ve sonraki yöneticileri Amerika’daki merkezlerde özel harp eğitimden geçirildi. Özel Harp Dairesi’nin eğitim, silah ve teknik malzeme ihtiyaçları bütünüyle Amerika tarafından karşılandı. Olası bir Sovyetler Birliği işgalinde…
-
Japon Hava Kuvvetleri’nin 7 Aralık 1941 tarihinde Hawai’nin Pearl Harbour limanında demirli bulunan Amerikan Deniz Donanması gemilerine karşı gerçekleştirdiği baskın saldırısından sonra Amerikan yönetimi İtalyan, Alman ve Japon kökenli Amerikalıları toplama kamplarında enterne edecekti. Bunun nedeni de Japon ve Alman kökenli Amerikalıların düşman lehine beşinci kol faaliyetlerinde bulunmalarından endişe edilmesiydi. Amerika’da yaşanan uygulama ile Türkiye’de…
-
Türk geleneğinde dış düşmana karşı casus kullanmak vardı. Ama kendi halkına karşı bu hiç düşünülmemişti. Buna karşılık Sasani ve sonra İslam geleneğinde düşman kadar dost da izleniyordu. Türkler bunu bilmediklerinden yönetimi ele geçirince, iç istihbaratı da yok ediyorlardı. Türk hükümdarlarının bu tutumu zamane tarihçileri tarafından yönetim bilmezlik olarak değerlendiriliyordu. Selçuklularda iç istihbaratın yerleşmesi Melik-Şah’la birlikte…
-
Nizamülmülk, geniş bir istihbarat örgütlenmesini başarılı yönetimin birinci şartı sayıyordu. Nizamülmülk “Siyasetname”sinde der ki: “Her kime büyük bir görev verilirse, öteki biri gizlice onun durumunu incelemekle görevlendirilmelidir.” İstihbarat teşkilatı kurulmuştu ama Alp Arslan ihbarları dinlemiyordu. Alp Arslan’a Nizamülmülk hakkında ihbar geldiğinde, yazılı raporu Nizamülmülk’e vererek “doğru ise kendi ahlakını, yanlış ise yazanların durumunu düzelt ve…
-
Basın genelde tatsız, haksız ve yalancıdır. Halkın büyük kısmı basının gerçekte hangi amaçlara hizmet ettiğine dair en ufak bir fikre sahip değildir. Sf. 219 Eğer biz şimdiden, Yahudi olmayanların hepsinin, dünyada olup bitenlere burunlarının üzerine yerleştirdiğimiz gözlüklerin renkli camlarından bakmalarını sağlayabilecek kadar zihinlerini ele geçirdiysek, eğer şimdiden Yahudi olmayan avanakların devlet sırrı dedikleri şeylere ulaşmamızı…
-
Son nefesini verdiğinde 36 yaşındaydı. Sf. 269 … “Gelin cenazesini alın” diye kardeşi Mehmed Hüsnü’ye haber gönderiyorlar. Mehmed Hüsnü, “Siz kuşuna dizdiniz, siz gömün!” diye tepki gösteriyor. Cenazeyi kimse almayınca, naaşı sessizce Topkapı mezarlığına götürülüp defnediliyor. İttihat ve Terakki hükümeti, aylar sonra “savaş hainliği” suçlusu Yakub Cemil’in dört kişilik ailesine “Hidematı Vataniye (Vatan Hizmeti)…
-
… “Param malım yok ki sana söyleyecek lafım olsun. Çoluk çocuğuma Cemiyet ve arkadaşlarım bakar. İttihat ve Terakki benim ailemi ne aç bırakır, ne çıplak” Benim bir tek ailem vardı: İttihat ve Terakki. Sf. 266, 267 …Ellerimi ve gözlerimi bağlamak istemiyordum. “Söz veriyorum, bulunduğum noktadan kımıldamam, ölüme gözlerim açık olarak gitmek isterim!” dedim. … “Subay…
-
(Dede Yakup Cemil anlatıyor;) “Sadece ben değil, İzmirli Mümtaz, Yenibahçe’li Şükrü, kardeşi Nail, Çerkez Eşref ve kardeşi Selim Sami gibi Teşkilatı Mahsusa fedailerinin çoğu Çerkez’di.” (Dipnot; İlginçtir, Türkiye’deki güvenlik güçlerinin (ordu ve polis) kilit noktalarında hala hep Çerkezler vardır.) Sf.198 “Enver Paşa, başkumandan vekili ve Şark Cephesi kumandanı sıfatıyla Sarıkamış etrafında süren harbi bizzat cepheden…
-
(Dede Yakup Cemil Anlatıyor;) 1 Ocak 1914 tarihi itibarıyla “Enver Bey”, Harbiye nazırlığına atanarak resmen “Enver Paşa” oldu. Aynı zamanda Başkomutan vekilliği (başkomutan padişahtı) ve Genelkurmay başkanlığını da eline aldı. Henüz 34 yaşındaydı. … Ordu hiç de genç değildi. 80 yaşında binbaşılar, 62 yaşında üsteğmenler, 58 yaşında teğmenler vardı. Okuma yazma bilmeyen subaylara ağa denirdi. …
-
(Torun Yakup Cemil, anlatıyor;) … Belki bir iki taşeron da kullanılmış olabilir. Onlar da bu işin “okulundan” olmadığı için ellerine yüzlerine bulaştırmışlardı. … (Dipnot: Torun “Yakub Cemil” in adını vermediği ve her fırsatta beceriksizler diye kızdığı taşeronların hepsi ülkücüydü: Cengiz Cömert, Kenan Erçetin, Rafet Karanlık, Enver Tortaş, Abdullah Çatlı, Mehmet Şener, Ahmet Tevfik Esensoy, Oral…
-
Mehmet (Hiram Abas) Ali Ağabey’in MOSSAD’la filan ilişkileri iyiydi. … Adamlar bizim yaptığımız operasyonların kendilerinden habersiz gerçekleştirilmesine bayağı bozulmuşlardı. Bildiğim kadarıyla bizim elçilik görevlilerinden birini bile çağırmışlardı. Sf. 91 Türkiye’ye ASALA konusunda belirli yardımlarda bulunuyordu. Ancak bilgisi dışında yapılan operasyonlara da tepki gösteriyordu. Sf. 92 Alıntı; Teşkilatın İki Silahşoru – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 17.…
-
(Dipnot: Teşkilatı Mahsusa: 5 Ağustos 1914 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarını elde tutmak amacıyla, Enver Paşa tarafından kurulan yarı resmi bir örgüttü. Dede Yakub Cemil bu örgütün en önemli isimlerinden biriydi.) Alıntı; Teşkilatın İki Silahşoru – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 17. Baskı Kasım 2004 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kurtuluş Hareketi, en son çözümlemede, Teşkilat-ı Mahsusa’nın bir hizmet ve başarısı olmuştur. Sf. 169 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 169) kitabından birebir alınmıştır.
-
Gelli, Soğuk Savaş boyunca komünizmin yayılmaması, için Avrupa’da çeşitli bağlantılar sağlayan ve CIA tarafında yönetilen “Gladio Operasyonu’nun başkanıydı. 1972’de Gelli, Dışişleri Bakanı eski NATO Kuvvetleri Başkomutanı Alexander Haig ile arkadaşlık kurduğunda Gladio Operasyonu dünya çapında 15 binden fazla faaliyet içine girerek mantar gibi çoğalmıştı. Gizli Servis kaynaklarına göre Haig, komünizmin önlenmesi için Geli’nin operasyonlarına milyonların…
-
Başbakan İsmet İnönü 1963 yılında Bakanlar kurulunda Kıbrıs bunalımı rahatsızlığını açık bir şekilde dile getirmişti. Ordular yönetmiş, savaşlar kazanmış, Cumhuriyetin kurulmasında rol almış olan İsmet Paşa bu konuda çaresiz kaldığını belirtiyor. “Daha bağımsız ve şahsiyetli dış politika izlenmesini istiyorsunuz. Herkes aynı şeyden bahsediyor. Nasıl yapacağım ben bunu? Karar vereceğim ve işi teknisyenlerime havale edeceğim. Onlar…