Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
about
Kategori: MİT’in Gizli Tarihi (Milli İstihbarat Teşkilatı) – Tuncay Özkan
-
Asrın gizli servis operasyonu işte bu sözlerle başlamış oluyordu. İki gizli servis arasında hemen oracıkta bir kâğıt üzerinde basit bir protokol yapıldı. Protokol içinde şunlar yazıyordu: Abdullah Öcalan’ın ele geçirilerek Türkiye’ye getirilmesinde Türk gizli servisi MİT ile Amerikan gizli servisi CIA birlikte ve ortak bir operasyon yapacaklardır, Öcalan sağ olarak ele geçirilip adil bir şekilde…
-
CIA’nin 1947’deki kuruluşunda benimsediği slogan inanılmazdır: “Devletten sekiz kat daha büyük olacağız.” Sf. 271 Alıntı; MİT’in Gizli Tarihi (Milli İstihbarat Teşkilatı) – Tuncay Özkan, (Alfa yayınları, 7. Baskı Ekim 2003, Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu ihtiyacı duyanların başında, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran liderlerden İsmet İnönü gelmektedir. İnönü, Türkiye’nin dışa bağımlılığı konusunda ve özellikle istihbarat için 1963’teki bir Bakanlar Kurulu toplantısında sıkıntısını şu sitem dolu sözlerle dile getirir: Daha bağımsız ve şahsiyetli bir dış politika izlenmesini istiyorsunuz. Herkes aynı şeyden bahsediyor. Nasıl yapacağım ben bunu? Karar vereceğim ve işi teknisyenlerime havale…
-
Türkiye’de Kontrgerilla, İtalya’da Gladio (Roma Kılıcı), Almanya’da Gehlen Harekâtı, İngiltere’de Secret British Network Revealed, Belçika’da SDRA-8, Hollanda’da NATO-COMMAND, Avusturya’da SCHWERT, Yunanistan’da B-8 Sheepskin (Koyun Postu) adı verilen bu örgütler Soğuk Savaşın bitimiyle İtalya, Belçika, İngiltere ve diğer ülkelerde ortaya çıkartılmışlar ve eylemlerinden dolayı yargının önüne getirilmişlerdir. Türkiye’de kontrgerillanın birim olarak varlığı hâlen reddedilmektedir. Genelkurmay içinde…
-
Bir gün bir Amerikan istihbaratçısı gelerek bazı şeyler istedi. Kendisine bunları veremeyeceğimizi söyleyince tehdide başladı. Kendisine ‘gömleğimizi aldınız, pantolonumuzu aldınız, ama donumuzu vermeyiz.’ Dedim. Sf. 197 Alıntı; MİT’in Gizli Tarihi (Milli İstihbarat Teşkilatı) – Tuncay Özkan, (Alfa yayınları, 7. Baskı Ekim 2003, Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır.
-
Diğer servislerle de işbirliği vardır ama burada yapılan işle ilgili para ödemeleri merkeze ulaştırılmakta ve teşkilat bütçesine dâhil edilmektedir, 1956’da yapılan bu soruşturma sırasında ortaya çıkar ki, MAH’a, Amerikalılar -belirlenebildiği kadarıyla- ayda 100 bin, İngiliz gizli servisi 30 bin, Fransızlar 7-8 bin, İtalyanlar da 4 bin lira vermektedirler. Menderes üzüntüsünü saklamadan müsteşarına şu talimatı verir:…
-
Korur, Amerikalılarla ortak operasyonlarda masrafların yarı yarıya karşılanacağını, ajan teminlerinde ise, verilen hizmetin karşılığında ücretin CIA tarafından ödeneceğini, Amerikan servisinin yetkililerine aktarır. Sf. 196 Alıntı; MİT’in Gizli Tarihi (Milli İstihbarat Teşkilatı) – Tuncay Özkan, (Alfa yayınları, 7. Baskı Ekim 2003, Sf. 196) kitabından birebir alınmıştır.
-
Korur’un çok acı gerçeklerle dolu incelemesi bir süre sonra Başbakan Adnan Menderes’in önüne konur. Korur, raporunda, Amerikalıların MAH’a hâkim olduklarını, İstanbul’daki MAH okulunun, servisin İstanbul örgütünün ve Yeşilköy’deki soruşturma teşkilatının Amerikalılardan alınan paralarla döndürüldüğünü belirtir. Amerikalılar paraları doğrudan ilgili servisin amirine ve çalışanlarına, zarf içinde vermektedir. Para karşılığında iş isterler. Bu durum servis çalışanları arasında…
-
Bugün ortaya çıkan gerçekler gösteriyor ki, Amerika o gün Japonların yapacağı baskından, daha iki gün evvel haberdardı. Ama birliklerini vaktinde ikaz edememişlerdi. Birinci Dünya Savaşından hiç de memnun çıkmamış olan Amerika’da bir tarafsızlık kanunu çıkarılmıştı. Hitler’in açtığı harbe hiçbir suretle katılmamak taraftarı olanların sayısı fazla idi. Bu nedenle dünya üzerindeki gerginlik ve mücadelenin yayılmasını sağlayacak…
-
Trabzon kayık ve hamalcılarının başı olan, Mustafa Suphi ve arkadaşlarının katili Yahya Kâhya da 3 Temmuz 1922 günü Trabzon/Soğuksu’da evine giderken üzerine sıkılan kırk kurşun ile öldürülmüştür. Atatürk’ün Muhafız Alay Komutanlığında bulunan General İsmail Hakkı Tekçe 4 Aralık 1977 tarihli Günaydın gazetesinde yayımlanan anılarında, Yahya Kâhya’yı kendisinin, Topal Osman’ın iki adamıyla birlikte öldürdüğünü açıklamıştır. Cumhurbaşkanlığı…
-
Mustafa Suphi ve on beş arkadaşının 27/28 Ocak 1921’de Yahya Kâhya tarafından öldürülmelerinden hemen önce, İçişleri Bakanlığı (P) teşkilatlarını Mustafa Suphi hakkında uyarmıştır. Sf. 143 Alıntı; MİT’in Gizli Tarihi (Milli İstihbarat Teşkilatı) – Tuncay Özkan, (Alfa yayınları, 7. Baskı Ekim 2003, Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.
-
Zonguldak tüccarlarının kiralarında bulunan Fransız bandıralı Komilof, Mecda ve Vovesta vapurları ile İstanbul’dan İnebolu’ya ve Samsun’a yapılan muhtelif seferlerde birçok askerî malzeme ve askerî eşya gönderilmiş ve taşınmış. Sf. 115 Alıntı; MİT’in Gizli Tarihi (Milli İstihbarat Teşkilatı) – Tuncay Özkan, (Alfa yayınları, 7. Baskı Ekim 2003, Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ancak grup 1920’de resmen dağıtılır. Bunun ardından oluşturulan Yavuz adlı grup Yüzbaşı Mustafa Muğlalı (daha sonra Orgeneral ve Güneydoğu’da 33 vatandaşın sınır geçtiği iddiaları nedeniyle öldürülmesi olayının faili) tarafından bir süre daha faaliyetlerine devam edecektir. Ancak yakalanacağını anlayan Muğlalı, Eylül 1921’de İstanbul’dan Anadolu’ya geçecektir. Sf. 109 Alıntı; MİT’in Gizli Tarihi (Milli İstihbarat Teşkilatı) – Tuncay…
-
Örgütün üslerinden birisi de Merdivenköy’deki Bektaşi Tekkesi dir. Sf. 102 Örgütün parolası daha sonra Kurtuluş Savaşı’nın slogan hâline gelen “Ya İstiklâl Ya Ölüm” dür. Sf. 102 Karakolcular, Ankara Hükümetinin bel kemiğini oluşturacak Fevzi Çakmak, Kâzım Orbay, Saffet Arıkan, Kâzım Özalp gibi kumandanları Anadolu’ya başarıyla geçirmiştir. Karakol örgütü 1919 ile 1921 arasında tam iki bin subayı…
-
Yeni bir örgüt kuruluyor: Karakol Korunmak gerekmektedir. Çareyi İttihatçılar ile Teşkilat-ı Mahsusacılar birlikte bulurlar: Ortak düşmana karşı ortak mücadele verilecektir. Teşkilat-ı Mahsusa’nın son başkanı Hüsamettin Ertürk’ün de içinde bulunduğu yeni bir örgüt kurulacaktır. Sf. 87 Yeni örgütün kuruluş toplantısı 5 Şubat 1919’da Avukat Refik İsmail Bey’in Sultanhamam’daki yazıhanesinde yapılır. Toplantıda Galatalı Şevket Bey örgütün başkanlığına…
-
Mütareke ile ordunun elinden 1098 ağır top, 606 sahra topu, 667 bin 983 piyade tüfeği, 3118 ağır makineli tüfek ve benzeri araç alınmıştır. Sf. 87 Alıntı; MİT’in Gizli Tarihi (Milli İstihbarat Teşkilatı) – Tuncay Özkan, (Alfa yayınları, 7. Baskı Ekim 2003, Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu sırada, teşkilatın liderlerinden Eşref Sencer Bey 1917’de Emir Abdullah’ın kuvvetlerince Yemen’de ele geçirilmiş ve İngilizlere teslim edilmiş, onlar da Eşref Bey’i Malta’ya götürmüşlerdir. Esareti 17 Aralık 1919’a kadar devam eder. Malta sürgününün ardından kendisini 150’likler listesinde bulan Eşref Bey şaşkındır. Sf. 80 Alıntı; MİT’in Gizli Tarihi (Milli İstihbarat Teşkilatı) – Tuncay Özkan, (Alfa yayınları,…
-
Sibirya’dan kaçmayı başaran bu şanslı yolcunun adı, Said-i Kürdi dir, daha sonra Said-i Nursi oldu. Yanında gönüllü Kürt birlikleriyle birlikte Bitlis’i savunurken Ruslara esir düşen Said-i Nursi, Osmanlıların yıkılışı ve toprakların birer birer elden çıkması üzerine, buna karşı özellikle etkilediği Kürtler ve şeriatçı öğrencileriyle birlikte olayların akışını değiştirmek, hilafeti ve şeriatı korumak için Teşkilatı Mahsusa…
-
Osmanlı yönetimi Almanlarla birliktedir ve Almanlar bu amaçla teşkilata para yardımında bulunmaktadır. Almanya’nın teşkilata o dönemde ödediği paraların 1918 sonundaki toplam tutarı 4 milyon altın lira, yani 1918 rakamlarıyla yaklaşık 18 milyon dolardır. Almanlar parayı veriyor, karşılığında ise iş satın alıyorlardır. Sf. 59 Alıntı; MİT’in Gizli Tarihi (Milli İstihbarat Teşkilatı) – Tuncay Özkan, (Alfa yayınları,…
-
Ihsan Sabri Çağlayangil hakkında bazı MİT yöneticilerinin değerlendirmeleri şaşırtıcıdır. Onlara göre Çağlayangil, bu Sovyet yakınlığı veya sıcak ilişkileri nedeniyle üzerinde hep şüpheler ve soru işaretleri bulunan ve daima kontrol edilmesi gereken kişidir. Sf. 58 Alıntı; MİT’in Gizli Tarihi (Milli İstihbarat Teşkilatı) – Tuncay Özkan, (Alfa yayınları, 7. Baskı Ekim 2003, Sf. 58) kitabından birebir alınmıştır.