Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak

  • Değerlendirmelerimizi bitirirken Halife Osman’ın sözüne bir kez daha dikkat çekelim: “Hz. Osman bu hali öğrenince mescide gelip minbere çıktı. Hutbe okuyup: -…ayrıca da Kur’an’ı yaktığımı söylüyorlar. Şundan ötürü yaktım ki onların elindeki Kur’an azıcıktı. Ve her kişi: -Benim Kur’an’ım sahihtir, doğrudur, derdi. Bense bunun üzerine hepsini toplattım, düzelttirdim. Halkın eline doğrusunu verdim. Ellerindeki yanlış olanları…

  • Bilinmeli ki en eski Mushaflardan biri olan Halife Osman’a izafe edilen Topkapı Mushaf’ında sure adları yoktur. Sf. 203 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 203) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mushaf’ta sure adları ve ayetlerin yerleri her ne kadar Müslüman âlimlerin çok büyük çoğunluğunca tevkifidir (Allah’tandır) diye kabul edilse de bu doğru değildir. En eski yazılı metinlerde ayet numaraları yoktur. Birçok surenin adı birden çoktur. DİB’in yayımladığı Kur’an Yolu adlı tefsirde bu konuda şunlar yazılıdır: “Ayetlerin tertibi vahye dayanmaktadır. Ayet sayısıyla ilgili farklı rakamlar, bazı…

  • Mekke dönemindeki ayet ve surelerde insanın Allah’a inanması ve salih ameller işlemesi vaaz edilirken, böylece bir peygamber tavrı ve söylemi söz konusuyken Medine dönemindeki ayet ve surelerde, artık bir devlet kurmuş, bu devlette kendi inanç ve ilkelerini hayata geçirme, kurumsallaştırma çabasındaki bir hükümdarın tavrı ve söylemi görülmektedir. Sf. 201, 202 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı…

  • Kur’an tarihi derlemesi, düzenlemesi ile ilgili birçok isim Umeyye oğullarından. Hani şu çok büyük çoğunluğu İslâm’ı en sonunda ve zorla kabul etmek zorunda kalan Ebu Süfyan soyundan. Sizce bu insanlar, Kur’an’a, Hz. Muhammed’e ve onun mirasına tam bir sadakatle bağlı kalmış, hizmet etmiş olabilirler mi? Sf. 201 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an…

  • Peygamberin ölümünden sonra yapılan tedvin (derleme) çalışmalarında ta başından beri peygamberin yanında bulunan Hz. Ali, Abdullah İbni Mesud, Ubey b. Ka’b gibi önemli isimler görev almamıştır. Bunların her birinin kendisine mahsus Mushafları olduğu ve bu Mushafların bugünkü Kur’an’dan farklılıklar taşıdığı hemen herkesin kabul ettiği bir gerçektir. Sf. 199 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir?…

  • Kaynaklarda bununla ilgili olumsuz imaj uyandıran bazı bilgilerle de karşılaşılmaktadır. (…) Hz. Peygamberin kendisine yazdırdığı ayetlerde tasarrufta bulunduğu ve “Peygambere gelenin aynısı bana da geldi.” dediği nakledilir. Bir rivayette kendisi şöyle der: Hz. Peygamber bana “Azizün Hakim” yazdırırdı, ben “alimün hakim” yazayım mı derdim, o da dilediğin gibi yaz hepsi doğrudur, dedi…” (a.g.e, s. 89)…

  • Abdullah b. Sa’ad b. Ebi Serh: Mekke’de ilk defa vahiy yazanlar arasında adı en çok anılan kişidir. “Künyesi Ebu Yahya’dır. Ne zaman Müslüman olduğu konusu ihtilaflıdır. îbni Sa’d onun ilk Müslümanlardan olduğunu Medine’den Mekke’ye mürted (İslam’dan vazgeçmiş- TB.) olarak geri döndüğünü söyler. İbni Abdilber ise onun Mekke fethinden önce Müslüman olup Medine’ye hicret ettiğini kaydeder.…

  • Muaviye, Ebu Süfyan’ın oğludur. Ebu Süfyan Peygamberin Mekke’deki İslâm’ı yayma çabalarının en önemli engelleyicilerinden biridir. Peygambere karşı mücadelesinde oğlu Muaviye hep yanındadır. Mekke’nin fethinden sonra babasıyla birlikte mecburen Müslüman olur. Peygamberle Müslüman olarak yaşam birlikteliği sadece üç yıldır. Ebu Bekir, Ömer ve özellikle Osman döneminde önemli görevler alır, Ali’nin halifeliğini kabul etmez ve Müslümanlar arasında…

  • Ubey b. Ka’b’ın, vahiylerin Mushaf’a dönüştürülmesi sürecinde görev almadığını ve kendine özgü bir Mushaf’ı olduğunu, bu Mushaf’ın Zeyd b. Sabit’in oluşturduğu Mushaf’tan farklı olduğunu da biz ekleyelim. Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 196) kitabından birebir…

  • Zeyd b. Sabit: “Çok bilinen bir isimdir. Kur’an’ın yazıya geçirilmesi ve Mushaflaştırılması sürecinin en etkin ve en önemli isimdir. Medinelidir. Hicrette 11-12 yaşlarındadır. Hicretten sonra Müslüman olmuştur. Derleme komisyonunun başına getirildiğinde henüz 23-24 yaşlarındadır. Sf.195 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1.…

  • Prof. Hüseyin Yaşar, Gustawe Weill’den şu ilginç tespiti alıntılar: “İlk zamanlarda Muhammed tam edebi ölçü biriminin kurallarına göre değilse de Arabistan’ın daha evvelki kâhinleri gibi öğretisini şairane bir şekilde okumuştur. Daha sonra ise kısmen şair ya da kâhin olarak sayılmamak amacıyla kısmen yorulduğu için özellikle de ileriki yaşlarında din kurucusu, hükümdar ve kanun koyucu görevinde…

  • Özellikle ilk dönem nazil olan ayet ve surelerle Medine döneminde nazil olan ayet ve surelerin hem biçimleri hem içerikleri hem de üslûpları sanki farklı kalemlerden çıkmışçasına birbirlerinden ayrılır. Fransız oryantalist R. Blachere, “ilk nazil olan sureler canlı, kısa, keskin anlamlı, karakter olarak basit, kafiyeli; ancak kolay anlaşılmayan derin anlamlıdırlar. Medine’de nazil olan ayetler daha teferruatlı,…

  • Sure, bir yakarış, bir dua formundadır. Yani surede kul, Allah’ın büyüklüğünü, gücünü tasdik eder ve Allah’a yalvarır. Yani surede kul Allah’a seslenir. Sf.179 Kanımca surenin başındaki “kul” sözü derleme sürecinde ütülmüştür. Ya da Fatiha bir sure olmadığı halde Mushaf’a alınmıştır. Kur’an’ın kitaba dönüştürülme sürecinin sıkıntılı geçtiği bir gerçek. Ta başından itibaren peygamberin en yakınındaki sahabelerden…

  • Tevbe suresinin 5. Ayeti; “Haram aylar (süre tanınmış dört ay) sıyrılıp-bitince (çıkınca) müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, onları tutuklayın, kuşatın ve onların bütün geçit yerlerini kesip-tutun. Eğer tevbe edip namaz kılarlarsa ve zekât verirlerse yollarını açıverin. Gerçekten Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Sf. 176 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış)…

  • “Nikâhtan sonra henüz dokunmadan veya onlar için belli bir mehir tayin etmeden kadınları boşarsanız bunda size mehir zorunluğu yoktur. Bu durumda onlara müt’a (hediye cinsinden bir şeyler) verin. Zengin olan durumuna göre, fakir de durumuna göre vermelidir. Münasip bir müt’a vermek iyiler için bir borçtur.” Sf. 135 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an…

  • Bu tespitlerden sonra şu düşüncelerin oluşması kaçınılmazdı: 1.Zeyd bin Sabit’in yazdığını kabul ettiğimiz bu Mushaf, dil ve anlatım açısından mükemmel bir metin değil. Hatta peygambere vahyedilen Kur’an da tam anlamıyla değil. 2.Abdullah İbni Mesud’un Mushaf oluşturulurken devre dışı bırakılması iyi olmamıştır. Sf. 125 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel…

  • Bugün Kur’an’ı Kerim’in en eski nüshaları İstanbul, Taşkent, Kahire gibi kentlerde bulunmaktadır. Ve biliyor musunuz ki bu nüshalar arasında bile onlarca yazım farkı vardır. Bu nüshalarla bugün bütün dünyada kabul edilen Fahd nüshası arasında da iki bini aşkın yazım farklılığı olduğunu eski DİB başkanı Sayın Tayyar Altıkulaç söylemektedir. Sf. 115 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı…

  • Hz. Aişe “Yeğenim! Bu kâtiplerin işidir. Onlar (Kur’an’ın yazımında) hata yapmışlardır.” şeklinde cevapladı. Sf. 114 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu ayette özellikle koyulaştırdığımız cümleler öylesine farklı yorumlanmış ki, İslamiyet’in iki önemli kolu olan Ehli Sünnet ve Şia mezhepleri arasında oldukça önemli bir uygulama farklılığı yaratmıştır: Mut’a nikâhı. Ayette, “Evlenmek sûretiyle faydalanılan kadınlar” kendileriyle “müt’a” yapılan kadınlardır. “Mut’a”, zamanı ve ücreti muayyen olmak şartıyla, soy-sop, sütanne yahut herhangi bir sebeple alınması haram olmayan bir kadını…