Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • 1821’de Yunanlar, Osmanlı İmparatorluğu’na karşı ayaklandılar. Bu ayaklanma İngiltere’nin liberal ve romantik çevrelerinde büyük sempati topladı, hatta şair Lord Byron isyancılarla birlikte savaşmak için Yunanistan’a gitti. Öte yandan, Londralı finansçılar burada bir fırsat da gördüler. İsyanın liderlerine Londra borsasında işlem görebilecek Yunan isyanı senetlerini teklif ettiler. Eğer bağımsızlık kazanılırsa Yunanlar bu senetleri faiziyle birlikte ödemeyi…

  • Geçmiş hakkında söyledikleri naiftir, çünkü her yönetim baskıcı yanlarının sorumlusu olarak düşmanlarını gösterir. Düşman çekilip gitseydi, tüm halk, ondan sonra sonsuza dek mutluluk içinde yaşayabilecekti! Tüm egemen elitlerin, hatta birbirleriyle savaştıkları zaman bile, düşmanlarının varlığının sürmesinde çıkarlarının bulunduğu düşünülebilir. Gelecekle ilgili olarak da safdil, naiftirler; çünkü bir devrimin uğradığı yozlaşmanın, egemenliğin elde tutulmasını gerektiren çıkarlar…

  • Bu laik üstbeyin yanı sıra, genellikle bir de rahip bulunurdu. Onun göreviyse, egemen toplumsal düzene meşruluk kazandırılmasına yardımcı olmak ve tek tek köylülerin elindeki geleneksel ekonomik ve toplumsal olanaklarla altından kalkılamayacak talihsizliklerin, felaketlerin nedenini açıklamak ve bunlarla başa çıkmanın yollarını bulmaktı. Sf. 542 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin…

  • Kendisini coşkulara daha az kaptırdığı zamanlarda faşizm, sıcak burjuva rahmine, hatta burjuva öncesi köylü rahmine dönme sözü veren “sağlıklı” ve “normal” bir psikolojiye sahip olmasına karşın, kan ve ölüm, faşizmde genellikle erotik bir çekicilik kazanır. Sf. 519 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin Şenel, (İmge Kitabevi,  4.…

  • İlkel ve vahşi toplumlarda resmi ideoloji herkesin önünde ilan edilir ve bu ideolojiye itaat etmek mecburidir. Sizin neye inandığınız kendi bileceğiniz bir iştir ve daha az öneme haizdir. Sf. 27 Alıntı; Geleceği Kurgulamak – Noam Chomsky, Ç; Gökhan Fırat, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı 2015 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bugün İslami köktendincilik akımının yükselişi, önemli bir ölçüde ya içte itibar görmeyen ya da ortadan kaldırılan seküler ulusçu alternatiflerin çöküşünün bir sonucu. Sf. 226 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 226) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ermeni kökenli bir kadının Alevilere has bu terimleri içtenlikle ve inanarak kullanması çok ilginç ve dikkat çekici. Başka bir ilginç ve dikkat çekici nokta ise Kırmançi’yi çok iyi konuşması. Kendi dilini biliyor mu, ne kadar bildiği konusunda ise bilgi sahibi değiliz. Gerek 1915 ve gerekse 1938 katliamlarında insanlar yakalandıkları yerde katledilmiyor. Toplanıyor ve belirli yerlerde…

  • Bir başka örnek: “Sarkis Minasyan 1926-27 İsyanında (1926 Koçan Aşireti Tedibi -y.n.) Dersimli Kürtlerle işbirliği yaptığı ve onlara cephane sağladığı iddiasıyla Akarak’tan alınıp Çemişgezek’e götürülür, işkenceden geçirilir ve tutuklanır. 1929 sonu ya da 1930 başlarında Çemişgezek Polis Müdürü, Sarkis’i çağırır ve şöyle der: ‘Sarkis Ağa, Mustafa Kemal Paşa’dan emir gelmiş ki, Fırat ve Murat nehirleri…

  • 38 Tertelesi’nde sağ kalan bir tanığın şu anlatımı son derece çarpıcıdır: “Köyümüzde yaklaşık, on hane Ermeni komşumuz vardı. Bizi toplayıp katletmeye götürdüklerinde onları bizden ayırıp bir dereye götürdüler. Büyüklerimiz onları neden ayırdıklarını sordular. Yüzbaşı ‘Gâvur kanı Müslüman kanına karışmasın’ dedi. Sonra onları da, bizi de kırdılar ” Sf. 17 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci…

  • 1924 Anayasasıyla yasal çerçeveyi, 1925 Şark Islahat Planı’yla ise siyasal ve toplumsal amaçlarını belirlediler. Başbakan İsmet İnönü, bunu şöyle formüle etmiştir: “Vatan toprağı üzerinde yaşayan herkesi Türk ve Türkçü yapacağız. Türk ve Türkçülüğü kabul etmeyenleri sistemli biçimde kesip atacağız.” Sf. 16 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları,  1. Basım,…

  • Peki, mübadele, ilk çözümlemede, bir servet transferidir. En zengin Yunaniler, Trabzon, Kayseri ve Antalya’da yaşıyordu ve buralara seçkin Sabetayistler yerleştirildiler ve büyük zenginliklere kondular. Karakaşzade Rüştü’nün Selanik Sabetayistlerini reddetmesi, büyük zenginliklerin yerli Sabetayistlere kalmasını sağlamak içindir. Etkisiz ve önemsiz olduğunu biliyoruz. Kayseri’deki İbrani asıllı Sabancı ve Has’lara gelince, Adana’ya indiler; zenginliklerinin oluşumunda Ermeni mülkleri önemlidir.…

  • Doktor Barış Erman’ın çalışması pek açıklayıcıdır ve çok kısa aktarmalar yapmak istiyorum. Mucid Jakobs’a göre, “düşman ceza hukukunun özelliklerinden biri, bakışını gelecekteki fiillere yöneltmesi ve toplumun tehlikeli failden korunma amacını gütmesi nedeniyle, failin kişi olmaktan çıkarılması sonucunu öngörmesidir.” Peki, bunlar kimler mi, “vatan hainleri, teröristler”, ayrıca, “hukuk düzeninin diğer ilkel düşmanları” böyle sayabiliyoruz. Bunlar “düşman”…

  • İsmail Canbolat nazırlık yapmıştı, İzmir İstiklal Mahkemesinde sürgün cezası aldı ve hapishanede “10 yıl sürgünü hak etmiyorum” yollu bağırıp çağırıyordu, o sırada mübaşir dolaşıyor ve “itirazı olan var mı” diyerek koğuş koğuş adam topluyordu. Koğuş arkadaşları Canbolat’ı tutmaya çalıştılar, suçsuzdu, kendine güveniyordu, itiraz ederse beraat edeceğine inanıyordu, önleyemediler. Gitti, bu kez idama mahkûm ettiler ve…

  • Bu nedenle, diyebiliriz, halklar despotları değiştirmeyi başarsalar da, despotizmi ortadan kaldırmayı ve meşruti, anayasalı demek istiyorum, bir monarşi ile değiştirmeyi bilemediler. Sf. 49 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nurettin Paşa’ya bağlanmaktadır, yangın’dan önce İzmir’deki Yahudilerimizin evlerine ve iş yerlerine işaretler konduğu ileri sürülmüştür ve peki doğru mu, işaretliler korundular; hiç zarar görmediler, öyleyse, doğru kabul etmek durumundayız. Sf. 23 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kurtuluş Savaşı, askeri açıdan, “easy” bir savaştır ve Batı Anadolu’da kolay savaştır. Yunanilerin hücum gücü ve savaş kabiliyetleri yoktu. Bir kez, keşfe çıkmış bir müfrezeleri, Eskişehir’e kadar gelmişti, İnönü’ye vardılar; oradan dönerken bir çoban görüyor, “kaçıyorlar tutun ha” diye haber ediyor, çığırmıştır. Bizim tarafın haberdar oluşu böyledir ve sonra bu da talihi tersine bükme sayıldı…

  • Kemal Paşa, Atatürk, sağdılar, 1936 yılındaydık; Akif’in cenazesine, devletten bir bekçi dahi göndermediler. Akif, cumhuriyetten kaçmıştı, cumhuriyet, Akif’i hiçbir zaman kendisinden saymamıştır. Sf. 168 Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 168) kitabından birebir alınmıştır.

  • Alternatiflerin kökünü kazımak, Fatih’in temel yöntemidir. Bu ilkenin bizde çok uzun ömürlü olduğunu sanıyorum. Sf. 319 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi  1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 319) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ben Gurion, Başbakanlıktan ayrıldıktan sonra, New York Times’da yayınlanan bir yazısında şöyle demiş: “Eğer iktidar bir amaç değil, yurda ve ulusa hizmet için bir araç ise, her sorumlu devlet adamı, zamanla kendi kendine şu soruyu sormalıdır. Acaba tekdüzeliğin bir kurbanı mı olmuştur? Gerçekle karşılaşmak yeteneğine hâlâ sahip midir? Her şeyin sonunda bağlı olduğu sade yurttaşın…

  • «Atatürk Ormanı» adı verilen fidanlık «Geva Karmel»e yakın bir sırt üstünde. Hemen yol kıyısına, üstüne “Atatürk Ormanı Türkiye’den gelen Museviler tarafından dikilmiştir.» yazılı bir levha konulmuş. Ortada henüz büyük ve gelişmiş bir orman yok, ama derin anlamlı bir davranış var. Sf. 23 Alıntı; İki Şalom Arasında – Naim Tirali, (Cem Yayınları 1. Baskı, 1992 – Sf.…