Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • “Halide Edip Adıvar, Cami Baykurt hakkında, Sabiha Sertel’e şunları söylüyor; “Cami Bey dünyada tanıdığım en namuslu insandır, inançlarında samimidir. Atatürk’ün diktatörlüğüne karşı geldiği için onu da yerden yere vurdular!” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Dahi, çok hızlı görebilendir. Mustafa Kemal çok yavaş ve sakin görebilendir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Nazım’a 1938 yılında tek bir hükümde toplam 176 yıl 6 ay ceza kesiliyor” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 36) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN YORUMU (1995, 2008): Hoca’ya göre, Birinci Dünya Savaşı’nda yöneticiler İslam ülkelerinin kendilerinden yana cihat edeceklerini zannediyorlar. Bunun hayal kırıklığı laisizmi pompaladı. Müslüman devletlerinin Osmanlı Devleti üzerinde yıkıcı etkileri oldu. Cumhuriyetin ilk on-on beş yılında Musul ve Hatay gibi önemli sınır tartışmaları da laiklik düşüncesine ivme kazandırıyor. Yalçın Küçük’ün bu görüşlerine katılıyorum ancak Laikliğin ivme…

  • “Ziya, hiçbir zaman ciddi Durkheim’ci olmadı ve sosyolojik sayılabilecek bir çalışma yapmadı.   Yükseköğrenimi olmayan, yalnızca birkaç yıl Baytar Lisesinde okumuş Ziya, … Üniversite’de Profesör oluyor. Öğrenciler bir heyet yapıp Fakülte Müdürü ve Maarif Nazır’ına Ziya’yı şikâyet ettiler. Ziya görevinden alınıp Diyarbakır’a İlköğretim müfettişi oldu.    Ziya, Enver için yazdığı şiirleri Mustafa Kemal için de hemen hemen…

  • “Mustafa Kemal Bey: Erkân-ı Harp Kolağası (Kurmay Yarbay), 1926’daki İzmir suikastı sırasında Cumhurbaşkanı. Pirlepe’li Fethi Bey (Oyar): Erkân-ı Harp Binbaşısı, İzmir Suikastı öncesinde Başbakan.  İzmir’li İsmet Bey (İnönü): Erkân-ı Harp Kolağası, İzmir suikastı sırasında Başbakan. …Vehbi Paşazade Süleyman Askeri Bey: Erkân-ı Harp Kolağası, Teşkilat-ı Mahsusa (Özel Teşkilat, MİT, Özel Harp Dairesi gibi) Başkanı. Ohri’li Eyüp…

  • “Bizim ihtilâllerin “düşünür”ü yok! Son yüz elli yıldır Türkiye’de birçok ihtilâller yaşandı, Türkiye’nin bir tek ihtilâlci düşünürü oldu mu?  Avrupa ve Rusya’da yıkmakla işe başlayan aydın, Türkiye’de kurmak için doğdu.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 560, 561) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2008): Türkiye’deki ihtilallerin…

  • “Türk diline ve özellikle düz yazıya önemli bir gelişmişlik getiren, cümle kuruluşunu genişleterek dilin anlatım gücünü arttıran Hüseyin Cahit’tir. (Hüseyin Cahit Yalçın’ın “Edebiyat Anıları” adlı eserinden alıntı:) “… Rauf’un, benim bu yalnızlığımız, doğrusunu isterseniz, bilgisizliğimizden ileri geliyordu. Cenap’ın (Cenap Şahabettin) Arapçasını, Fikret’in kelime hazinesini bize veriniz, bak neler yazardık. En bilgisizi Rauf ile bendim. Bundan…

  • “…başlarında Okul Komutanı Süleyman Paşa olmak üzere Harbiye öğrencileri harekete geçiyor. Taşkışla ve Gümüşsuyu barakalarındaki askerler de İstanbul Komutanı Refik Paşa’nın komutasında Dolmabahçe Sarayını kuşatıyorlar. Artık Aziz’in tahtta son günü gelmiştir.    Aydınlar Partisinin (Aydınlardan oluşan siyasi bir birliğin) darbeden önce Murat Efendi ile anlaştığı biliniyor.   Murat Efendi tahta çıkıyor, ama kendisi deli çıkıyor.  Yerine aklı…

  • Türk Aydını bir Paşaya intisap ederek geliyor ve bilincinde değil ama bir dayanak buluyor; Bu sistem Osmanlı Paşaları için bir devlete intisap biçimini alıyor ve sürüyor.     … sivrilmiş olan ya da sivrilmek isteyen Paşalar içinde bu sürecin dışında kalan yok. (Bu sürecin) çok zaman başlatıcısı Paşanın kendisidir.   Hüseyin Avni Paşa, hastalığını bahane ederek Avrupa’ya gitti…

  • “Şemsettin Günaltay ve Hasan Reşit Tankut: “Bu millet yarattığı kültür eserlerinin adını ve bu eserlere bağlı fikir sistemlerini Asya’dan sonra Avrupa’ya, Amerika’ya ve bütün dünyaya birlikte götürmüş ve içlerine girdiği uluslara da yaymıştır.   Türk jenesisinin ürünü olan Güneş-Dil Teorisini Büyük Şef Atatürk’ün dehası aydınlattı.” diyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi…

  • (İbrahim Necmi Dilmen’den alıntı:) “Güneş-dil teorisinin asıl büyük hedefi, Türk dilinin yeryüzü dillerine ana kaynak olduğu davasının ispatıdır.” İ.N. Dilmen. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 91) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Osmanlı düzeninin son yıllarında İslamcı militan Şemsettin Efendi, daha sonraki yıllarda Prof. Şemsettin Günaltay adını alıyor ve 1950’den önceki son Başbakan. Başbakanlığı döneminde İlahiyat Fakültesini Cumhuriyete kazandırıyor. … Günaltay Kemalist dönemde bir ara, şizofrenik özellik kazanan Türkçülük akımının da taraftarları arasına giriyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985…

  • “Mithat Cemal Kutay’a göre, “Fuad Paşa, Namık Kemal’i altında ağlamak şartı ile asmak istedi.” …Mustafa Kemal’in de Nazım Hikmet için; “İncir ağacına asıp altında ağlamak gerek.” dediği ileri sürülür. Her ikisi de yakıştırma olabilir. Fuad’ın rüşvetçi olduğu kesin. Fuad Galatasaray Lisesini kuruyor.     Fuad ve Ahmet Cevdet Paşa “Şirket -i Hayriye”  adında bir anonim şirket kuruyorlar…

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Osmanlı’da bürokrata erbabı-ı kalem (kalem ustası) deniliyor. Uzun yıllar bürokratı sadece kalem tanıtıyor. Masa kullanılmıyor. Arap alfabesi sağdan sola yazıldığı için masaya pek ihtiyaç duyulmuyor. Çünkü sağ ele alınan kalem, biraz bükülen vücutla, sol ayak üzerine konulan kâğıda yazılabiliyor.  Latin alfabesinin alınması Türkiye de çok önceleri de tartışıldı. Namık Kemal Bey buna…

  • “Fetiş yaratabilmek için, anlaşılmaz yapmak gerekti.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bir; Kemalist devrim kendisini abartmak ve tekil göstermek durumunda.       İki; Türk Milliyetçiliği bu dönemde doruk noktasına çıktı. Üç; İhtilal yakın geçmişini kötülemek zorunda.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mahmut bir diktatörlüğün temellerini attı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 156) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Osmanlı’dan bir miras var; Kendini korumak, alternatifi yok etmek demek. (1) Sf. 148 Osmanlıda Padişahların kızlarından olan erkek çocukları hemen boğduruluyordu. Mahmut bunu yasakladı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 148 ile 155 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2015): Nazım Hikmet’in Kemal Paşaya hakaret…

  • “Laisizm Türkiye’de İkinci Mahmut’un üç düşmanıyla savaşından ortaya çıktı. Mahmut Yeniçeriliği ortadan kaldırdı. Ancak Yeniçeriliği ortadan kaldırmak, aynı zamanda, İslamik bir tarikatı, Bektaşiliği yerle bir etmek demek oluyordu. Mahmut bunu da yaptı. İslam’ın bir türüne acımasız savaş açtı ve kazandı. Mustafa Kemal’den yüz yıl kadar önce! Tekkeler İkinci Mahmut tarafından kapatıldı. Mahmut ulema (Kadılar ve…