Kategori: Mustafa Kemal Paşa
-
“Bu vesile ile (Şeyh Sait İsyanı vesilesi ile) eski Kırşehir Mebusu Rıza’yı milli harekete hizmeti olan birkaç kişiyi de astı. .. Rıza’yı severdim. İri, Türk simalı (Türk görünüşlü), cahil ama pek zeki ve Türk huylu ve adaletli biri idi. Dağ gibi adamı serçe gibi sallandırdı, bitirdi. Kılıç Ali hapishaneye gidip, Rıza’ya nasihat etmiş, “Gazi’den bir…
-
“Terörü yaptılar fakat batı vilâyetleri ve İstanbul bunu iyi hissetmedi, telakki ettiler (anladılar). Ta Vahdettin zamanında Kiraz Hamdi “tarikat-ı selahiye” adıyla bir parti yapmış imiş. Bunları da Ankara’ya İstiklâl Mahkemesine çektiler. Bir fiilleri de ortada yok. Bu suretle de birçok adamları darağacında armut gibi sallandırdılar. Mahkeme bunların programlarını çok zararlı bulduğunu söylüyordu.” Alıntı: Hayatım ve…
-
“Mustafa Kemal’in amacı tamamıyla açık olarak görülüyordu, müthiş bir terör yapmak. Terörün planını yapmış, keseceği adamların listesini hazırlamış, fakat vesile lâzım… bu vesile de gecikmedi, Şeyh Sait’in Kürt İsyanı çıktı. İşte alâ vesile.. .. Kürdistan’a karşı büyük bir askeri sefer yapacak ve oraya İstiklâl Mahkemesi gönderecek. Onları kırıp geçirecek. Bu vesile ile yeni partiyi (Terakkiperver…
-
“İsmet, Unkapanı’ndaki Belediyeye ait un değirmenini kardeşi Rıza’ya verdirmek için, Operatör Emin’e (İstanbul Belediye Başkanı) bir mektup yazmış. Emin de ihalesiz, ilansız vermiş. Kalamış’ta Boter’lerin güzel köşklerini almış. .. Kanalizasyon işinden Emin’in rüşvet yediği de şayi oldu (açıkça duyuldu). Bu adama yapılan, basın, halk ve hükümet hücumları Türkiye’de hiç kimseye yapılmamıştı…. Mustafa Kemal tutuyordu. Kendisinin…
-
“Sivas’ta Erzurum’da, ötede beride, halk şapka aleyhine ayaklandı. Mustafa Kemal derhal Kel Ali’nin (Ali Çetinkaya) Başkanlığı altında bir İstiklâl Mahkemesi dolaştırdı. Epeyce adam astılar. Sayısını bilmiyoruz. Halk yıldı. İş bitti. Asılan bir hocaya pek acırım. (İskilipli Atıf Hoca) Şapka kanunundan önce, şapka aleyhinde bir yazı yayınlamış, hem de bunu Maarif Bakanlığı’nın (Milli Eğitim) izniyle yayınlamış.…
-
“Bundan da Yahudiler yararlandılar. İtalya ve Fransa’da hazır yeni ve eski şapkaları, milyonla memlekete soktular. İki-üç Frank değeri olan bu şapkalar, en aşağı on liraya, yüz yirmi Frank’a satıldı. Bunların çoğu zımpara kâğıdı ile temizlenmiş şapkalardı. Anadolu’da Türk köylüsünde tesettür yoktur. Şapka giymemek için nesi varsa satıp savıp Suriye’ye göç edenler görüldü.. Sinop’ta şehre bir…
-
“İsmet’in Rıza adında kambur bir kardeşi vardır. Bu aile mütereddi (soy olarak geri ) bir ailedir. Kimi sağır kimi topal, kimi kamburdur. İsmet sağır, Rıza Kambur, Turan (Temelli) topal, küçük kardeşi de kokain çeker. Rıza pek cahil, bayağı bir adamdır. Ateşkes başlangıcında, Direklerarası’nda bir manifaturacının yanında ayda 10 lira maaşla çalışan bir işçi idi. Bez…
-
“Nafıa (faydalı işler, Bayındırlık) Bakanı Süleyman Sırrı öldü. Mustafa Kemal ailesine Hidematı Vataniye (vatan hizmeti) tertibinden bol maaş bağlattı ve nakden toptan bol bir para da verdirdi. Bu adam Selaniklidir. Değersiz biri idi. İstanbul’da Nafıa Bakanlığında yolsuzluğu dolayısıyla kovulmuştu. Üsküdar Gaz Şirketinin gizli hesap defterinde bunun aidatı olduğunu bilirim. Anadolu’ya barıştan sonra geldi. Mustafa Kemal’in…
-
“Mebuslar, Salih Bozok ve Kılıç Ali takımına “silahşorlar” adını koydular….. Hüseyin Cahit (Yalçın, muhalif gazeteci, ilginç adam.): “İrsi (soydan gelen) hükümdar yerine, zorla Cumhurbaşkanlığına çıkmış bir zorba, Cumhurbaşkanı adını taşıyan bir müstebit (zalim), keyfince idare-i hükümet eder. Bir hükümeti mutlak gibi keyif ve hevesinden başka bir kanun tanımaz!” diyor. .. İsviçre de İstibdat ve diktatörlüğe…
-
“Bir haber: Fikriye Hanım intihar etmiş. Sebebi? Çankaya’ya gitmiş, kabul edilmemiş, üzüntüsünden intihar etmiş?… Gazi evlenince bu metresini para vererek Avrupa’ya yollatmış. Kadın gezmiş gelmiş, Latife kesinlikle bu kadını çekemiyor… Bizim oturduğumuz Leblebici Mahallesinde bir komşumuz var, yerlilerden. Bizim hanımla iyi ahbaplar. Çankaya’ya yakın bağları var. O hanım anlattı: “Bir tabanca patladı. Pencereye koştuk. Bir…
-
“Bir gün, Mustafa Kemal’e “Size ne? Sizin yeriniz yücedir. Kendinizi partiler üstü tutun. Bir partinin Hükümeti düşerse, öteki partinin hükümetini kurarsınız…” dedim. Buna cevabı şu oldu: “Muhalif bir partiye değil, Meclis’te muhalif bir sese tahammül edemem!” dedi. … Çankaya’nın etrafında hendek ve benzeri tahkimat (güçlendirme) yapıldı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ…
-
“Milli hareket sırasında, istasyon civarında Milli Savunma Bakanlığı, cephane fabrikaları yapmıştı. Mustafa Kemal bunları da kendi arazisi addetti. Bakanlığa “Toprak benimdir. Ya satın alın veya fabrikalarınızı kaldırın!” dedi. Bakanlık telaş etti. Sonunda Recep’i (İleride Başbakan bile olacak olan, Recep Peker) Milli Savunma Bakanı yaptı. Recep bu araziyi Mustafa Kemal’den 200 bin liraya hükümete satın aldı.…
-
“Tanin, Ağahan’ın demecini yayınlayınca, İsmet küplere bindi. Bir İstiklâl Mahkemesi oluşturup, Topçu İhsan’ın Başkanlığı altında İstanbul’a gönderildiler. İstanbul’a gideceğim, İsmet’e veda ettim. Ben orada iken Topçu İhsan geldi: “Gidiyorum Paşa Hazretleri, ne emirleriniz var?” dedi. … İsmet; “Bak İhsan. Hüseyin Cahit’i asıp bu işi bitirmeli.” dedi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ…
-
“Bir gün Lütfü Fikri’nin ofisine gitmiştim. Lütfü Fikri çok münakaşacı bir adamdı. Benimle cumhuriyet ve padişahlık konusunda uzun bir tartışma oldu. “Padişahlık kalkınca Cumhurbaşkanı olmak için ihtiras (aşırı hırs}meydan alır, millet birbirini yer.” dedi. Değerli ve namuslu bir adamdı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1278) kitabından birebir…
-
.. Bir akşam Tevfik Rüştü’nün evinde 15-20 mebus ve Mustafa Kemal, içmişler. Cumhurbaşkanlığı konusu çıkmış. Tabii hepsi Mustafa Kemal’e “Sen olmalısın!” demişler. Mustafa Kemal yemin etmiş; “İstemem! Kabul edersem dünyanın en alçak adamı olayım!” demiş. Ama beş on gün sonra Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı oldu! Tabii alçak da oldu!.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza…
-
“Bir gün Mustafa Kemal’in yanına gittim. İlk laf olarak dedi; “Tanin’i okudun mu?” “Hayır ne var?” dedim. “Yine Cahit şahlanmış” durdu durdu “Şimdi anlıyorum insan nasıl diktatör olurmuş?” …Mustafa Kemal’in müthiş ve eşsiz bir zalim olmasında o zamanki basının, bilhassa Hüseyin Cahit’in büyük sorumluluğu vardır. Fakat Mustafa Kemal yaratılış olarak diktatördür.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım…
-
“Latife zeki bir kadın. Epeyce de tahsil görmüş. Erkek gibi, sert de. . Hatta kendisi Mustafa Kemal’in nutuk ve muhaberelerini (yazılarını) yazdığını, yabancılarla teması idare ettiğini bana söylüyordu. Latife, Mustafa Kemal’in içki ve kadın işlerinden bize şikâyet ediyor. Hem de Latife eşimle çok ahbap, kocasının erkek görevini yapamadığından da eşime şikâyet etmiş. Bu şikâyeti Galibe’ye…
-
“İsmet askerlikten çıkmış olduğu halde Birinci Ferik yaptılar. … Ne ayıp şey! İsmet Başvekil, askerlikte terfi ediyor. Millet Meclisi Başkanı Kâzım (1), Milli Savunma Bakanı iken, kendisini kendi eliyle inha edip (terfi ettirip), Ferik yaptı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1246) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1)(2013):…
-
“Lozan’da bizimkiler Yunanistan’a tazminat ödenmesinde diretince Yunan diktatörü Pangalos Trakya’dan saldırmak üzere hazırlık yapmış, gerçek mi blöf mü anlaşılamamış. (1) ….Hücum kesin idiyse, büyük bir hizmet yapmışızdır. Hükümete isyan ettik. Bu çok çirkin bir şeydi. Fakat blöf idiyse durumumuz kötüdür. Hükûmet bizi Yüce Divan’a vermeli. Veya Antlaşmayı Meclis’te reddetmeliydi. Yapmadı. …Ancak, Dimetoka gibi birkaç şeyi…
-
23 Nisan 1923’te bizi tekrar Lozan’a çağırdılar. Bizden sonra (yapılan seçimde) Mustafa Kemal Valiler aracılığı ile cebri (zorlama) bir biçimde istediklerini seçtirip istemediklerini seçtirmemiş. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1192) kitabından birebir alınmıştır.