Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • “Cumhuriyetin yönetici ve kurucu kadrolarının, yaygın tezin aksine, son derece bilgili oldukları görülüyor. Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İngiliz petrolcülerinden Lord İnverford Büyükelçiliğimize gelerek Yusuf Kemal Tengirşek Bey’e Şu teklifte bulunmuş; “Musul meselesi biz İngilizler için petrol meselesidir. Petrol işini biz aramızda halledersek Musul Vilâyetini size bırakmanın çaresini buluruz.” .. Bu teklifi Büyükelçimiz Yusuf Kemal Bey Hâriciye Vekili olan İsmet Paşa’ya bildirmiş ama bir cevap alamamıştır. Bundan sonra İngiliz petrolcüleri İstanbul’a gelerek bu…

  • “Mustafa Kemal, Cafer Tayyar Paşa’yı çağırıp Diyarbakır’daki kolordu Komutanlığına görevlendiriyor. Cafer Tayyar Paşa, Mustafa Kemal’e, Musul’u alabileceğini bunun için kendisinden işaret bekleyeceğini söylüyor. ..Paşa Diyarbakır’a gider gitmez Bir Nasturî (Hıristiyan Kürtler) ayaklanması çıkıyor ve Musul’un alınması için uygun ortam oluyor. Cafer Tayyar Paşa; “İşte bu harekât sırasında bana Ankara’dan en küçük bir işaret verilmiş olsaydı…

  • Topal Osman’ın yakalanıp adalete teslimini görüşüyorlar. Mustafa Kemal; “Meclis Muhafız kıtasında Topal Osman’la gelmiş Karadenizliler var. Bunlar birbirlerine ateş etmezlerse ne sen, ne ben ne Ankara,…  bir şey kalmaz.” diyor. Rauf Bey ise; “Suçluyu yakalatmak mutlaka lâzım. Eğer Başkumandan sıfatı ile veya herhangi bir mülahaza (gerekçe) ile sizce buna gerek görülmüyor ise, benim bu durumu…

  • “İsmet İnönü, 17 Kasım 1922 günü, Müslim Standart Gazetesi müdürü Seyyit Abdülkayyum Malik’e; “Hilafet güçlendirilerek kalacaktır. Kanımızın son damlasına kadar Hilafeti tutup yaşatacağız.” gibi, Hilafet yanlısı demeç veriyor. Rauf Orbay şu  olayı da anlatıyor; “İsmet Paşa, anlaşıldığına göre Lozan’da İngilizlerle bir çeşit gizli arabuluculuk rolü oynayan Hahambaşı Hayim Naum Efendinin telkinleriyle (Hilafetin artık ne şekilde…

  • “R”auf Orbay İzmir’de Mustafa Kemal’e sarılıp; “Gazan mübarek olsun Paşa’m!” diyor. Paşa ise “Rauf kardeşim, mis gibi bitirdiğimiz işte ortak olduğumuzu unutma!. Gaza varsa onda müştereğiz. (ortağız)….” diyor. İzmir’den trenle dönerken, Mustafa Kemal, Rauf Orbay ve diğer arkadaşlarına, artık köşesine çekileceğini, çiftlik kuracağını söylüyor ve onlara da tavsiye ediyor.” Alıntı: Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf…

  • “Büyük taarruzdan önce Bakanlar Kurulu toplanıp, Mahmut Esat Bey’in; “Yunan’ı yenersek sonunda İngiliz ile kapışır mıyız?”  endişesine karşılık Rauf Orbay kesin olarak İngiltere ile kapışmayacağımızı söylüyor. Ta başından beri İngiltere’nin olaya tarafsız kaldığını vurguluyor…. Savaş devam ederken Mustafa Kemal Paşa, Rauf Orbay’dan birkaç asker için terfi istiyor ve hükûmet bu terfileri yapınca Meclis’te kıyamet kopuyor.…

  • “Kara Vasıf ve bazı arkadaşları Başbakan Rauf Bey’in yanına gelerek; ” .. Bir yerde güzel bir kız, güzel bir çocuk gördüler mi sürükleyip götürüyorlar. İşi, bu dereceye vardırdılar. İkaz etmek istedik, aldığımız cevap, “Bu gibi işler zekâ sahiplerine arız olan (bulaşmış olan) hastalıklardır. Vazgeçilmez.” oldu. Bunu birkaç arkadaşın arasında yüzümüze karşı hem de gülerek söyleyen…

  • “Rauf Bey, İngiliz ve müttefiklerinin bu (harekete geçme) kararını herkesten önce öğrenerek, 11 Mart 1920’de acele bir şifre ile Mustafa Kemal Paşa’ya; “Bunların İstanbul’daki Kuvayı Milliye Reislerini tevkif (tutuklamak) veya Meclis’i basıp bazı tevkifler yapmak üzere olduklarını..” bildirerek aynen şöyle demişti; “tabii her iki ihtimale karşı da bundan hiçbir yere gidilemeyecek, işin sonuna kadar namus…

  • “Kabinenin, BMM Reisi Mustafa Kemal Paşa’nın göstereceği mebuslar içerisinden, mutlak çoğunlukla seçilmesini isteyen kanun değiştirilip te bütün kabine üyelerinin yani bakanların, BMM tarafından gizli oyla ve mutlak çoğunlukla ayrı ayrı seçilmesini isteyen, 8 Temmuz 1922 tarihli Kanunun kabulü üzerine, işbaşındaki Fevzi Çakmak Hükûmeti…. istifa edince, Mustafa Kemal Paşa’nın toplantıya çağırdığı Müdafai Hukuk gurubu da İkinci…

  • “Mustafa Kemal, Pera Palas otelinde bulunurken de, bu otelin müdürü olan Mösyö Martin aracılığı ile İngiliz (sonradan yaman bir entelicens servis elemanı olduğu anlaşılan) Papaz Frow ile iki üç defa görüştü.” Alıntı: Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay – Feridun Kandemir (Sinan Matbaası 1993- Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal Paşa, Kara Kemal Bey ile Sadrazam Tevfik Paşa’nın şoförünü elde ederek İstanbul’dan uzaklaştırmak sureti ile kabineyi (hükümeti) düşürmek teşebbüsüne (girişimine) girişti ise de bu da İsmail Canpolat Bey’in itirazı ile akim (sonuçsuz) kaldı.” Alıntı: Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay, Feridun Kandemir (Sinan Matbaası 1993 – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…

  • “.. Büyük ordunun bütün masrafları temin edildiği gibi, devletin genel idaresi için lâzım olan bütün harcamalar bile dışarıdan hiçbir borçlanma yapılmaksızın gerçekleştirilmiştir.” (1) (1 Nisan 1923 tarihli oturumdan..) “Arkadaşlar, Türkiye Devletinde  ve Türkiye Devletini kuran Türkiye Halkında, tacdar (kral) yoktur, diktatör yoktur, (kahrolsun tacdar sesleri) tacdar yoktur ve olmayacaktır.!“ (2) Alıntı: Atatürk’ün TBMM Konuşmaları II…

  • “.. Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, hakiki üretici olan köylüdür. (Şiddetli ve sürekli alkışlar) .. Binaenaleyh (bundan dolayıdır ki) Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin ekonomik siyaseti bu asli amacı elde etmeye yöneliktir.” … Tunalı Hilmi Bey “Yaşa ulu ruhlu Paşa’m yaşa” diyor. Mustafa Kemal Paşa devamla.. “Ekonomik siyasetimizin önemli araçlarından biri de, genel menfaati doğrudan…

  • (27 Şubat 1922 Lozan Heyeti’nin ikinci gidişi için Meclis’te yapılan oturumdaki konuşması;)        “Musul sorununun çözümünü, savaşa girmemek için bir yıl sonraya bırakmak demek, onu göz ardı etmek demek değildir.” … “Musul meselesini bugünden halledeceğiz, ordumuzu yürüteceğiz, bugün alacağız desek bu mümkündür. Musul’u gayet kolaylıkla alabiliriz. Fakat Musul’u aldığımızdan sonra savaşın hemen son bulacağına kani…

  • (26.12.1921 Müdafai Milliye Vekâletinin, yani Milli Savunma Bakanlığının para sıkıntısı hakkında oturumda konuşuyor;) “.. Batı cephesinde subay ve erat (erler) maaşı bir ay için 833.000 liradır. Temmuz – Eylül ayları için 3 milyon alacakları var. .. Bu parayı yani masrafı temin etmek için de … Fransızlarla bir şey yapmaya çalışıyoruz. Diğer taraftan Rus dostlarımızdan bazı…

  • (1.12.1920 günü aynı oturumda devamla…) “Jean Jaques Rousseau’yu baştan sona okuyunuz. Ben bunu okuduğum zaman, gerçek olduğuna aklımın yattığı ve bu kitap sahibinde iki esas gördüm. Birisi, bu ıstırap (derin acı çekme), diğeri bir cinnettir (deliliktir). Merak ettim, özel durumunu araştırdım, anladım ki gerçekten bu adam deliydi ve deli halindeyken bu eserini yazmıştır. Binaenaleyh (dolayısıyla)…

  • (1.12.1920 günkü aynı oturumda konuşmasına devam; ) “İşte o zaman Efendiler, bir Paşanın başkanlığı altında, üçü Hıristiyan olmak üzere on altı memur, on bilgin ve iki askerden kurulu bir heyet Babıali’de toplandı (Elindeki Kanun-u Esasi’yi, esas kanunu, 1876 yılında kabul edilmiş olan Anayasa’yı gösterip) ve bu kitabı yazdı… Bu kitap düşmanlarımızı geçici de olsa memnun…

  • “Sultan Mahmut memleketin idaresini ıslah etmek (sulh etmek, burada iyileştirmek anlamında kullanılıyor) gelişmeyi sağlamak için girişimde bulunmak istedi. Fakat ortaya çıkan girişim Avrupa’yı taklit etmek oldu. Avrupa kanunlarını almak, Avrupa nizamlarını (yönetmeliklerini, tüzüklerini) almak, Avrupa’nın elbisesini giymek gibi bir takım ıslahat girişimlerinde bulundu. Fakat bu, gerçek olumlu bir sonuç vermedi, veremezdi. Çünkü ıslahat için mukallitliğe…

  • (1.12.1921 Tarihli celseden;) “Millet hâkimiyetini almıştır ve isyan ederek almıştır.” Alıntı: Atatürk’ün TBMM Konuşmaları II – Kâzım Öztürk (Kültür Bak. Yay. 1. Baskı 1981 – Sf. 670) kitabından birebir alıntıdır.