Kategori: Mustafa Kemal Paşa
-
“Aynı celsede Refet Paşa da konuşuyor; “Manda ile istiklâl (bağımsızlık) biri birine engel şeyler değildir. Şu kadar ki kuvvetli olmak lâzımdır. Kuvvetli olmazsak o zaman manda altında eziliriz. .. Biz harici ve dâhili istiklâl-i tam (içeride ve dışarıda tam bağımsızlık) istiyoruz. Bunu kendi kendimize yapabilecek miyiz ve bizi kendi başımıza bırakacaklar mı? Şurası muhakkaktır ki…
-
“Meclis-i Mebusan kapatılınca Mazhar Müfit ve diğer mebusları Fransa Sefareti (Büyükelçiliği) memurlarından Mösyö Marcel Anadolu’ya kaçırıyor.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber II – Mazhar Müfit Kansu (TTK yayını, 3. Baskı 1988 – Sf. 550) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Osmanlı Paşaları, çok omurgasız, ne zaman sıkışsalar kendi halklarına veya güçlerine değil de bir…
-
“Mustafa Kemal; “Vaki olan başvuru ve talebi üzerine Mr. Bravn’ı kabul ettim ve kendisi ile uzun uzun konuştum. Amerikalı bir gazeteci olan Mr. Bravn bana ‘Hiçbir resmi sıfatım ve memuriyetim yoktur, tamamıyla özel ve kişisel olarak sizinle görüşüyorum’ dedi. Kendisi ile mandaterlik üzerine de görüştüm. Mr. Bravn Amerika’nın mandaterlik gibi bir vaziyet ve vasfı (sıfatı)…
-
” Mustafa Kemal Sivas’ta odasında sohbet ediliyor, konu 4. Maddedeki Geçici İdare; Mustafa Kemal “Yarın, İstanbul Hükûmeti mülkümüzden bir parçayı düşmanlarımıza terk’e razı olur veya bu ıztırarda (zarar verme zorunda) kalırsa ne olacak? Böyle bir olayı suskunluk ve onay ile mi karşılayacağız. Bu karşı koymamıza isterse isyan adını versinler, biz muhakkak ki hemen arkasından bir…
-
“Vahdettin, Meclis-i Mebusan üyesi Mazhar Müfit (Kansu) Bey’i Huzuruna kabul ediyor; “Heyet-i Temsiliye benim tacı saltanatımın pırlantalarıdır. Allah sizden razı olsun vatan ve milleti ve saltanatı ve hilafeti kurtarsın. Mustafa Kemal Paşa Hazretleri inşallah afiyettedirler. İstanbul’u şereflendirmeyecekler mi? Kendisi ile mülakata (konuşmaya) hasretim.” dedi ve sordu; “Beyefendi düşmandan memleketimizi kurtarmak için ne gibi çare düşünüyorsunuz?””…
-
“4 Eylül 1919’da açıldı ve 11 Eylül 1919’da sona erdi. İsmail Fazıl Paşa (Ali Fuat (Cebesoy) Paşa’nın babası) söz alarak; “Kongreye temelli (sürekli) reis (başkan) seçmek doğru değildir. Başkanlık görevi isimlerin alfabetik sırasına göre dönüşümlü yapılmalı. “Başkanlık makamında oturan Mustafa Kemal’in yüzünde sinirliliğini gösteren asabi çizgiler yayılıyordu. Sordu; “Paşam bu teklifinize hâkim olan mucip (icap…
-
“Mustafa Kemal Ali Rıza Paşa Kabinesine gönderdiği telgrafta; “Posta ve Telgraf Genel Müdürü Refik Halit (yazar, Refik Halit Karay) Bey’in derhal tevkifi ile mahkemeye verilmesini kanunun dokunulmazlığı ve kutsiyeti namına talep ederiz.” diyor. Ayrıca, Cevat veya Fevzi (Çakmak) Paşalardan birini Erkân-ı Harp Başkanlığına (Genelkurmay Başkanlığına), Galatalı Şevki Bey’i 25. Kolordu Komutanlığına, Miralay İsmet (İnönü) Bey’i…
-
“Muhterem Efendim, … Harici vaziyet İstanbul’a şöyle görünüyor; Fransa, İtalya, İngiltere, Türkiye’de mandaterlik meselesini Amerika Senatosuna resmen teklif etmiş olmakla beraber, bütün kuvvetlerini Senato’nun kabul etmemesi için sarf ediyorlar. Taksimden (Osmanlı Devletinin paylaşılmasından) hisse kaçırmak tabii ki işlerine gelmiyor. Suriye’de hüsrana uğrayan Fransa, zararını Türkiye’de telafi etmek (karşılamak) istiyor. İtalya namuskâr (namuslu) bir emperyalist olduğundan…
-
“Trabzon’a yazılan bir yazıda Mustafa Kemal; “Maksat diktatörlük kurmak ise, buna artık bu memlekette imkân düşünülemez.” diyor.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber II – Mazhar Müfit Kansu (TTK yayını, 3. Baskı 1988 – Sf. 356) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): Yıllar sonra, gazetecilere “evet ben bir diktatörüm” diyecektir.
-
“İstanbul’dan hükûmet ile Sivas arasında arabuluculuk yapan, Mustafa Kemal’in eski ve samimi arkadaşı Erkân-ı Harbiye Mirlivası (Genelkurmay’da General) Abdülkerim Bey’e, Mustafa Kemal telgraf ile durum değerlendirmesi yapıyor: “İngilizler bilhassa devlet ve milletimizin iç işlerine ve meşru (haklı) amaç takip ettiği gerçekleşen milli hareketimize, katiyen (kesinlikle) müdahale etmeyeceklerine dair Eskişehir’den gönderdikleri bir özel heyet ile söz…
-
“25-26 Temmuz 1919’da Bekir Sami Bey’in Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Orbay Paşa’ya yazdığı mektup; “İstiklâl şayan-ı arzu ve tercihtir. (Bağımsızlık arzulanan bir tercihimizdir.) Ancak İstiklâl-i tam (tam bağımsızlık) talep ettiğimiz halde, mülkün menatık-ı müteaddideye taksimi (mülkümüzün, ülkemizin, çeşitli mıntıkalara, bölümlere ayrılması) kati (kesin) ve şüphesizdir. Şu halde iki üç vilâyete münhasır (sınırlanmış, özgü) kalacak…
-
“Erzurum Kongresince seçilen Heyet-i Temsiliye, sırası ile şu kişilerden oluşmaktadır; 1- Mustafa Kemal Paşa, 2- Hüseyin Rauf (Orbay) Paşa, 3- Hoca Raif Efendi (Eski Erzurum Müftüsü), 4- Şeyh Fevzi Efendi (Erzincan’da Nakşibendi Şeyhi), 5- Servet Bey (Eski Trabzon Mebusu), 6- Bekir Sami Bey (Eski Beyrut Valisi), 7-Sadullah Efendi (Bitlis Mebusu), 8- Hacı Musa Bey (Mutki…
-
“Mustafa Kemal Paşa, Kastamonu’ya gönderilen Miralay Osman Bey’e Heyet-i Temsiliye adına telgraf çekiyor; “Bizzat Valilik vekâletini üzerinize alınız. Bütün mülki (sivil – idari) ve askeri kuvveti emriniz altına almaya tamamıyla salâhiyettarsınız (yetkilisiniz) Gelecek Valiyi tevkif ettiriniz. İcraatınıza (yapacağınız bu işlere) fiilen muhalefet edecek olanlara karşı tereddütsüz silah kullanınız. Bolu ve Sinop Mutasarrıflıklarına da Heyet-i Temsiliye…
-
“Ne idüğü belirsiz olan bu zat (1); “Kışlaları kapatalım, askerleri kâmilen (tamamen) terhis edelim, sulh içinde yaşamanın şartlarını hazırlayalım ve gereğinde askeri hizmetleri milis teşkilatı (düzensiz, gönüllü halk savaşçıları) kurarak ona tevdi edelim (yönlendirelim).” teklifinde bulunuyordu. Bolşevikliğin bir dünya saadeti propagandası halinde dünyaya yayıldığı o anlarda, bu teklif kongreyi çıldırtacak hale getirmiş ve Ömer Fevzi’ye…
-
“Ayrıca Elçiliklere yazdığımız muhtıranın (siyasi ihtar yazı) sureti de şudur; “..Sekiz ay önce kapatılmış olan Millet Meclisimiz, Kanun-i Esasi (anayasa) gereğince, dört ay içerisinde yeniden toplanması gerektiği halde, .. hâlâ toplanamamıştır. Bu vaziyet (durum) üzerine harekâtı ile icraatında hiçbir fikri meşruiyet (haklılık) kalmayan Ferit Paşa kabinesi (hükümeti), genel nefret karşısında zulüm ve şiddetle payidar olabilmek…
-
“20 Temmuz 1919 “Paşam, muvaffak olursak idare şekli nasıl olacaktır?” Mustafa Kemal Paşa; “Açıkça söyleyeyim, şekli hükümet, zamanı gelince, Cumhuriyet olacaktır.” diyor.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber I – Mazhar Müfit Kansu (TTK yayını, 3. Baskı 1988 – Sf. 74) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Uydurma hadisler gibi bu kitaplarda da çok sayıda…
-
“Eylül 1919’da Heyeti Temsiliye’nin Sadrazam Damat Ferit Paşa’ya ihtar yazısı; “… Bu son ihtarımızdır. Bundan sonra milletin alacağı durum burada bulunan yabancı subaylar aracılığı ile İtilaf devletleri temsilcilerine dahi ayrıntıları ile bildirilecektir.” Ve Padişah’a ise alayı vâlâlı (bol övgü dolu) bir telgraf çekilir.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber I – Mazhar Müfit Kansu (TTK…
-
BİLGİ; Ahmet Mazhar Müfit Kansu 1874 Denizli doğumlu. Çeşitli illerde valilik yapmış, Bitlis Valisi iken, 1918 Mütarekesinde (Mondros Ateşkes Antlaşmasında) Damat Ferit Paşa Hükümetince azledilmiş (memuriyetten atılmış) ve yargılanması istenmiş, o da Erzurum’a giderek Mustafa Kemal Paşa’ya katılmıştır. 1920 yılında Hakkâri Mebusu iken Elaziz’de Valilik yapmış, 1925‘de Şeyh Sait İsyanında Şark İstiklâl Mahkemesinde Başkanlık yapmış,…
-
BAKKAL’IN NOTU (1993): Mustafa Kemal Paşa bu hatıra defterini yaverlerinden biri olan Şükrü Tezel’e Doğu cephesinde iken vermiş. Mustafa Kemal hatıralarında 20 Kasım 1926’da annesinden Zübeyde Hanım diye bahsediyor. İnsanın hatıratında annesinden bu şekilde söz etmesi normal değil. Alıntı: Atatürk’ün Hatıra Defteri – Şükrü Tezer (1993 – Sf. 73) kitabından not çıkartıldı.
-
(Karabekir anlatıyor:) “21.12.1923 görüşmesi önemli bir noktaya geliyor. İstanbul’da bir padişahlık ihtilali çıkarmak için Mustafa Kemal Paşa’nın uğraşmakta olduğunu işitmiş, inanmamıştım. .. Demek bana bir imha (yok etme) pususu kurulmuş! Fakat İstanbul’dan ne kendiliğinden ne de teşviklerle böyle bir hareket asla çıkmayacaktır. Çünkü bilenler bilmeyenleri uyanık bulundurmaktadır. Mesele, bu komploların, başka yerlerde de yapılıp –…