Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • “Mondros’un ne olduğunu kavrayan tek kişi Mustafa Kemal’dir. 8.11.1918’de Sadrazam İzzet Paşa’ya “İngilizler Kabineyi de biz yapalım diyebilirler.” diye yazıyor ve doğru çıkıyor. Sadrazam Damat Ferit “Osmanlı Devleti’nin, itilaf (yenildiğimiz devletler) ordularının işgaline karşı çıkamayacağını ama bir Yunan işgaline asla razı olamayacağını”  söyledi.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı…

  • “Duyun-u Umumiye’nin (genel dış borçlar idaresi, IMF gibi)İngiltere Temsilcisi Sir Adam Block savaş nedeni ile İstanbul’u terk ederken:” Eğer Almanya kazanırsa, siz de Alman sömürgesi olacaksınız, İngiltere kazanırsa, mahvoldunuz.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Churchill diyor ki; “…Türkiye’nin, eski dostumuz dediği, İngiltere tarafından cezalandırılmaya hazır olduğunu..”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): İngiltere ve ittifak devletleri (Fransa, İngiltere, İtalya) Yunan İşgali sırasında bize silah ve cephane sattılar, belgeleri var. Ankara’nın veya Osmanlı’nın İtilaf…

  • “İngilizler, Kürt-Türk ayrılığı ve Kürt-Ermeni yakınlığı sağlamaya çok uğraşmışlar. Karabekir Paşa’nın “Kürdistan’ın Ermenistan olacağını anlatmakla sorun kolay çözülür.” sözü haklı çıkmıştır.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır

  • “Maraş eşrafı (şereflileri, yani ileri gelenleri) Fransızları çok iyi karşıladılar. Bir kısım Maraş eşrafı, başta Mutasarrıf (şehrin resmi sorumlusu) olmak üzere, Fransız Dışişleri Bakanlığına telgraf çekerek, Maraş askeri Valiliğinin, Osmaniye’nin Fransız askeri valisi Andrea’ya verilmesini istedi. ‘Türk istiklâl harbi, Güney Cephesi, Genelkurmay Yayını cilt:4 Sf. 59’ Kısaca Güneyde milli direnme, dört yıl savaştığımız işgalci devletlerden…

  • “Rauf Orbay, İstiklâl Mahkemesinin hakkında verdiği mahkûmiyet kararını Londra’da öğrendi, oradan da Avusturya’ya geçti. “Memleket dâhilinde şüphe edilmeyecek mahkemelerin duruma hâkim olduğu tarihe kadar memlekete dönmeyeceğim.” dedi. 10. yıl affından sonra da, “Şakilerle (eşkıyalarla)katillerini serbest bırakan bir genel affı, kendime şamil(kapsayan)saymıyorum.” dedi. Çok ısrar edilince 5 Temmuz 1935’te yurda döndü.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün…

  • “Asılanlar, Mebus Şükrü, Edib, Arif (Albay, Ayıcı Arif, Mustafa Kemal’in silah arkadaşı), Abidin, Hafız Mehmet, Halis Turgut, İsmail Canbolat, Ziya Hurşit, Çopur Hilmi, Laz İsmail, Gürcü Yusuf, Baytar Rasim ve Rüşdü Paşa. Gıyabında idama mahkûm edilenler ise: Kara Kemal (1) ve Abdülkadir.” (Eski Ankara Emniyet Müdürü)    Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 –…

  • “18 Mart 1927’de Mustafa Kemal Ali Fuat Cebesoy’u sofrasına davet etmiş, “Paşaları senin hatırın için affettim “demiş.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 384) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu doğru olmasa gerek. Paşaların duruşmasının karar gününde çok sayıda yüksek rütbeli subay mahkeme salonunu doldurarak güç gösterisi yapmış. Özellikle Kâzım Karabekir…

  • “Mustafa Kemal Sofya’da Ataşemiliter (Askeri ateşe) iken silah, cephane ve buğday bağlantısı yapmış. O sırada Maliye bakanlığından istifa etmiş olan Cavit Bey buna mani (engel) olmuş. Mustafa Kemal buna çok kızmış “Böyle bir adam asılmayı hak eder.” demiş.” (Lord Kinross’ın Atatürk kitabı Sf.68, 69) Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 384) kitabından…

  • “10 Ağustos 1926’da Cavit Bey’in sorgusu başladı. Salon dolu, ilgi büyüktü. Cavit Bey’in sorulara verdiği cevap mahkemeyi tatmin etmeyince, Mahkeme Başkanı Ali Bey:  “istiklâl Mahkemesi kanaat-i vicdaniyeye (vicdani kanaatine) göre karar verir.” dedi. Cavit Bey sorgusunun sonunda “Vereceğiniz karar mesut zamanlarınızda bir istifham (şüphe) işareti ve bir sual şeklinde vicdanlarınızı rahatsız etmesin.” dedi. Cavit Bey…

  • “26 Ağustos 1926’da İstiklâl Mahkemesi kararını verdi. Cavit Bey, Dr. Nâzım Bey (1) Ardahan Mebusu Hilmi Bey ve Nail Bey idam, Ali Osman Vehbi, Hüsnü, İbrahim Edhem, Rauf ve Rahmi Beyler onar yıl kalebentliğe mahkûm edildiler, 37 sanık berat (bağışlandı) etti. Aynı gece sabaha doğru idam edildiler.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 –…

  • “Ocak 1922’de Kara Kemal İstanbul’da İttihat ve Terakki’yi yeniden kurmak için gizli çalışmalarda bulunmuş, İngilizler bundan endişe ettikleri için onu izlemişlerdi… İngiliz istihbaratına göre İttihatçılar 29.11.1922’de İstanbul’da bir anarşi çıkartıp, yönetime el koymak için gizli toplantı yapmışlar.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 369) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Çok önemli…

  • “13 Temmuz 1926 Salı günü istiklâl Mahkemesinin kararı okundu, duruşmaların yapıldığı Elhamra sinemasının önü büyük bir kalabalık tarafından dolmuştu. Salonda ileri gelen görevliler ve yüksek rütbeli subaylar bulunuyordu.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf.359) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Seyirciler ve halkın baskısı sonucu mahkeme sanıkları beraat ettiriyor. Bu mahkemelerde subayların…

  • “Eski Maliye Nazırı Cavit Bey sorgusu sırasında elini cebine koyarak konuşunca, istiklâl Mahkemesi Başkanı Ali Bey çok kızmış, kendisine hakaret etmişti. Duruşmayı izleyen Falih Rıfkı Atay, aynı gün Mustafa Kemal ve İsmet Paşa’ya “Paşam, bir adalet mahkemesi veya siyasi bir rejim mahkemesi, ikisi de olur. Adalet mahkemesi yalnız haklıyı haksızı, rejim Mahkemesi de yalnız kendi…

  • “İstiklâl Mahkemesi Başkanı Ali Bey Kâzım Karabekir Paşa’ya “Niçin muhalefete geçtin” diye soruyor. Paşa, kendilerinin yobaz olarak tanıtıldıklarını, bir parti kurmaya zorlandıklarını ve Hükûmetin de bunu teşvik ettiğini söyledi. Çeşme’de bulunan Mustafa Kemal, Kâzım Karabekir Paşa’nın Mahkeme’de yaptığı konuşmaya izin verildiği için kızmış, Çeşme’de yapılan bir baloya istiklâl Mahkemesi üyelerini de çağırtarak burada onları sert…

  • “3 Temmuz 1926’da Kâzım Karabekir, Cafer Tayyar Paşa (1)  Ali Fuat Cebesoy Paşa, Refet Bele Paşa, Rüşdü Paşa, Sivillerden, Sabit, Halis Turgut, İhsan, İsmail Canbolat, Münir Hüsrev, Faik Beyler. Bunlar Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının Mebusları. Ve eski İttihat ve Terakki mensuplarından, Eski Maliye Nazırı Cavit Bey (2), eski Ardahan Mebusu Hilmi Bey ve Kara Kemal Bey…

  • “Ziya Hurşit, İzmit Mebusu Şükrü Bey’i (1) suçlayınca Şükrü Bey Avukat tutmak istediğini söyledi. Mahkeme Başkanı Ali Bey: “istiklâl Mahkemesi Dava Vekillerinin (Avukatların) cambazlığına gelmez, mahkememizin derecatı yoktur (hudutsuz bir mahkemedir, bir üst mahkemesi yoktur)” dedi.  Meclis Başkanı Kâzım Paşa (Kâzım Özalp) özellikle Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası üyesi olan Mebusların dokunulmazlıkları olmasına rağmen tutuklanmaları karşısında yaptığı…

  • “Kâzım Karabekir Paşa Ankara’da hemen tutuklandı. Bunu öğrenen İsmet Paşa, İstiklâl Mahkemesine haber vermeden Polis Müdürüne emir vererek Kâzım Karabekir’i serbest bıraktırdı. Polis Müdürü Dilaver Bey durumu hemen İstiklâl Mahkemesi savcılığına bildirdi. Mahkeme, İsmet Paşa’nın Başbakan olarak, İstiklâl Mahkemesi’nin verdiği bir emrin uygulanmasına engel olamaya yetkisinin bulunmadığına karar verdi. Karara engel olan Başbakan’ı tutuklayıp hakkında…

  • “16-18 Haziran 1926’da ortaya çıktı, Suikastçıları motor ile Yunan adalarına götürecek olan Giritli Şevki’nin 17,6.’da durumu Vali’ye bildirmesi ile ortaya çıktı. Önce Lazistan Mebusu Ziya Hurşit Bey (Amerika’da okumuş ilk Makine Mühendisi, demokrat, çok cesur) tutuklandı. Mahkeme henüz Ankara’da iken, Ziya Hurşit’in üzerinde bomba ve silahlarla yakalandığı haberini alınca, suçunu ifadesinde de itiraf edince hemen…

  • “29 Aralık 1925’de Ankara’ya döndüler, Tren istasyonunda, askeri bir törenle, Başbakan İsmet, Meclis Başkanı Kâzım Paşa, Mebuslar ve Cumhurbaşkanı Yaveri (emir subayı, sekreteri) karşıladılar. Ankara’daki idam hükümlerini meclis binasının önünde uyguladılar.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 314 ile 321 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Meclis’e de gözdağı vermek gerekiyor,…