Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • “2 Mart 1925’de CHP gurup toplantısında konu görüşüldü, başbakan Fethi Okyar Sıkıyönetimin yeterli olacağını, Mustafa Kemal ise İsmet İnönü’yü tatilden çağırmış, her ikisi de bu olayı şiddetle bastırmak niyetinde idiler ve bu olayın geniş çaplı bir karşı devrim olduğunu düşünüyorlardı. Yapılan oylamada Sertlik yanlıları 94’e 60 kazanınca Fethi Bey Hükûmeti İstifa etti. Mustafa Kemal Hükûmet…

  • “İsmet Paşa Hükümetinin İçişleri ile ilgili programının 2. Maddesinde: Ayaklanma bölgesinde bir İstiklâl Mahkemesi kurulacak. Diğer memleket parçasında işlenen, siyasi ve asayiş (güvenlik) suçlarına bakan, Ankara istiklâl Mahkemesi kurulacak. Ayaklanma Bölgesi İstiklâl Mahkemesi idam cezasını derhal, Ankara İstiklâl Mahkemesi ise Meclis onayından sonra infaz edecektir. İç politika durumu ile ilgili bütün teşkilat , tesisat ve…

  • “Şeyh Sait, Cibranlı Halil, Yusuf Ziya ve Abdülkadir Kürt Ayaklanmasını 1924 yılında örgütlüyorlardı. Bu durumu Şeyh Sait ile aynı yörede (Hınıs’da) yaşayan Hormek Aşireti Mustafa Kemal’e Erzurum’a gelişinde bildirdi….Hormek Aşireti ayaklanmaya karşı çıkacağını söyleyince, Şeyh Sait Hınıs’tan kalkıp kardeşinin yanına, Diyarbakır’daki Piran’a geldi. Bu sırada köyden 5 suçluyu götürmeye gelen Jandarma ile silahlı çatışmaya girdi…

  • “Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda (Anayasa’da) yapılan değişiklikle “Türkiye Devletinin dini, Din-i İslam’dır.” ibaresi kondu.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Oysa 1921’deki Meclis’in çıkardığı Teşkilatı Esasiye Kanununda devletin dini yoktu.

  • “27.12.1923 günü Ömer Lütfi hakkında karar verildi 5 yıl kürek mahkûmiyeti. Gerekçe; Ömer Lütfi’nin Meşrutiyeti (yetkinin meclis ve padişah arasında paylaşıldığı sistemi)  Hilafetin papalık gibi kalmasını istemesi.” Ö. Lütfi Bey “Vatan sağ olsun” dedi. İstiklâl Savaşında Anadolu’ya silah ve cephane yollayan Ali Osman ihbar üzerine “Cumhuriyete ve Mustafa Kemal’e küfrettiği” için bir yıl hüküm giydi.…

  • “Madde 1 – Din’i veya Mukaddesat’ı Diniyye’yi (dinin kutsal değerlerini) siyasi amaçlara esas veya alet etmek maksadı ile cemiyet kurulması yasaktır. Bu gibi cemiyetleri kuranlar veya bu cemiyetlere girenler, vatan haini addedilirler. Din’i veya Mukaddesat’ı Diniyye’yi alet ederek, şeklen, devleti tebdil (değiştirme) ve tağyir (farklılaştırma) veya devletin emniyetini ihlâl veya Mukaddesat’ı Diniyye’yi alet ittihaz (kabul)…

  • “Hüseyin Cahit Bey savunmasında “Sizden merhamet istemiyorum., yalnız adalet istiyorum” der.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 38) kitabından birebir alınmıştır.  

  • “10 Aralık 1923’te İstanbul’a gelen İstiklâl Mahkemesi heyeti 11.12.1923’te Tanin Gazetesi sahibi ve Müdürü Hüseyin Cahit (Yalçın), İkdam Gazetesi sahibi Cevdet ve müdürü Ömer İzzettin, Tevhid-i Efkâr Gazetesi sahibi Velid ve Müdürü Hayri Muhittin Beyler “Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nun” 1. Maddesine göre tutuklandılar. 14 Aralık’ta Baro Başkanı Lütfi Fikri Bey, Hilafet yaveri Ekrem Beyler de gözaltına…

  • “İstiklâl Mahkemesi Savcısı’nın bir emri ile her vatandaşın tutuklanabileceğini ve bunun için “Tevkif Tezkeresine” (Tutuklama Emri yazısına) gerek olmadığını… İstiklâl Mahkemelerinin Millet Meclisinin kararı ile kurulduğunu, sivil asker tüm yöneticilerin mahkemenin emrinde olduklarını, idam yetkisinin Meclis’e ait olmakla beraber, gerekirse mahkemenin de infaz (cezanın uygulanması) yapabileceğini anlattı.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 –…

  • “Cumhuriyet’in ilanından sonra, 8.12.1923’de Ağa Han ve Emir Ali’nin, Hilafet’in Papalık gibi, kalmamasını isteyen mektubuna istinaden (dayanak yaparak) Başvekil İsmet Paşa, İstiklâl Mahkemesi Kanununu teklif etti ve kabul edildi. Ve bu mektupları yayınlayan gazetelerin sahipleri, yöneticileri ve önemli yazarları mahkemeye sevk edildiler. İlk önce İstanbul Barosu Başkanı Lütfi Fikri Bey gözaltına alındı ve tutuklandı.” Alıntı:…

  • “İsmet İnönü’nün, Lozan dönüşü Meclis’te çok münakaşalar (tartışmalar) oldu. Bir ara Ali Şükrü Bey’e çok sinirlenen Mustafa Kemal, ellerini cebine sokarak üzerine yürüdü.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU: Trabzon Mebusu, Ali Şükrü Bey, bu toplantıdan birkaç hafta sonra Mustafa Kemal Paşa’nın Muhafız Alayı komutanı Laz…

  • “1920 den 31.7.1922’ye kadar bu mahkemelerin idam kararları temyiz (kararın yeniden görüşülmesi için bir üst mahkemeye başvurma hakkı) edilmiyordu. Sonra, idam kararları TBMM’nin onayına bırakıldı.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 4) kitabından birebir alınmıştır.

  • “CHP Genel Sekreteri, Mahmut Şevket Esendal, sanayi ve sanayi medeniyetinin düşmanı geçiniyordu. Bu medeniyete vertikal (dikey) medeniyet derdi. Hasreti Ortaçağ’a idi. Sanayinin dünyaya felaket getirdiğine ve bizim kendimizi bu afetten mümkün olduğu kadar korumamıza taraftardı.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 464) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU: Şevket Süreyya’nın anlattıklarının özeti: Türkiye yaklaşan 2. Dünya Harbinden de bihaberdi (haberi yoktu). Bir Muamele Vergisi Kanunu ile küçük işletmelerin, büyük fabrika olmaları adeta engelleniyor, sermaye birikimi oluşmuyordu. Yaklaşan savaşa göre, Almanya ve Rusya sanayi bazında hazırlık yapıyordu. Biz ise uyuyorduk. Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 453,…

  • “Bir aralık CHP Genel Sekreteri Recep Peker, “Liberal demek vatan haini demektir.” demiştir.”” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 450) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU: Devlet Partisi olan CHP’nin genel Sekreteri olması, hatta daha sonra Başbakan bile olması işi daha da vahim kılıyor. Aynı kişi, sanırım Başvekil iken Eskişehir’de “açız”…

  • “O zaman uluslararası kalitede her şeye karşı Ankara’da büyük bir ürküntü vardı. Hatta din bile gayri milli olduğu ve uluslararası bir nizam (düzen) ifade ettiği için yadırganıyordu. Uygarlığın, bütün ileri memleketler için müşterek vasıflarında bile, şüpheli noktalar seziyorlardı.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 422) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Cumhuriyetin idame (devamı) ve muhafazası (korunması) için yapılacak bir hareket, ne kadar şiddetli bile olsa doğrudur.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 404) kitabından birebir alınmıştır. Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 404) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU(1993): Şevket Süreyya’yı istiklâl Mahkemesi 10 yıla mahkûm etmişti, Afyon cezaevinde iken 1926 Cumhuriyet Bayramı’nda bazı mahkûmların affedilmesi ile 1,5 yıl yatıp çıktı. İkinci bir sefer 40 kişilik bir gurupla tevkif edildiler, savcı idamını istemiş, berat etmiş, dava arkadaşları ile yolları ayrılmış. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Diğer muhalifler de eğildiler, mesela Nazım, Hasan izzettin, Sabahattin…

  • “İstiklâl Mahkemesinde yargılanıp idam edilen Kırşehir Mebusu Rıza Bey, Padişahın gönderdiği Ankara Valisi’ni dağa kaldırdığını, Atatürk’e Ankara’nın yolunu açtığını ve onu Çankaya’ya kendisinin oturttuğunu söylerdi.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 380) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1993): Şevket Süreyya, Türkiye’ye döndükten sonra, komünizm suçundan istiklâl Mahkemelerine çıkmış ve 10 yıla mahkûm olmuş. Bu mahkemenin ilk celsesine (duruşmasına) giderken, hâkim, Hikmet Şevki adındaki bir gazeteciyi şapka taktığı için dövmüş. İkinci celsede, o arada Şapka Kanunu çıktığı için, Şevket Süreyya aynı hâkimi şapkalı görmüş. Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya…