Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Mustafa Kemal Paşa
-
Alişan Beyin Refahiye kaymakam vekili olmaları sıfatıyla, Dersim kuvvetlerinin takibi bahanesiyle 100 kişilik bir birlikle Pülür (Pülümür olmalı) ilçesine gitti. Ve Pülür’deki liderlerle Kürdistan’daki durumu görüştü. Alişan Bey Pülür’deki Kürd aşiret liderleriyle birlikte Hozat’a gidip oradaki Kürd aşiret liderleriyle de temas kurdu. Hozat ile Malkisi mıntıkasında bulunan Kürd aşiret liderleri genel bir toplantı yaparak Kürdistan’ın…
-
1918 yılında Kangal ilçesine bağlı Yellice nahiyesinin Hüseyin Abdal tekkesinde Kürd istiklal savaşının tecellisi (gerçekleştirilmesi) hususunda bir toplantı yapıldı. Bu toplantıya Kurmesan, Canbegan ve bölgede bulunan diğer Kürd aşiretleri katıldılar. Toplantıda hazır bulunanlar ant içerek, Sevr antlaşmasının tatbiki ile Amed, Bitlis, Van, Dersim ve Sivas – Koçgiri mıntıkalarını kapsayan bölgede bağımsız Kürdistan kurmak için silaha…
-
Altıncı Fasıl: Mevaddı Müteferrika Vilâyat, Vilayetler İle İlgili Maddeler; Madde 89: Türkiye coğrafi vaziyet ve iktisadi münasebet noktai nazarından vilâyetlere, vilâyetler kazalara, kazalar nahiyelere münkasimdir (bölünmüştür, taksim edilmiştir) ve nahiyeler de kasaba ve köylerden terekküp eder (oluşur). Madde 90: Vilâyetlerle şehir, kasaba ve köyler hükmî şahsiyeti haizdir. Madde 91: Vilâyetler umuru tevsii mezuniyet ve tefriki…
-
Beşinci Fasıl: Türklerin Hukuku Âmmesi; Türklerin Genel Hukuku Madde 75: (Özgün hali) Hiçbir kimse mensup olduğu din, mezhep, tarikat ve felsefî içtihadından dolayı muaheze edilemez. Asayiş, âdabı muaşereti umumiye ve kavanine mugayir olmamak üzere her türlü âyinler serbesttir. Madde 75: (Değişik: 5/2/1937 – 3115 S. Kanun/md. 8) Hiçbir kimse mensup olduğu felsefî içtihad (görüş, bakış…
-
Beşinci Fasıl: Türklerin Hukuku Âmmesi; (Türklerin genel hukuku) Madde 68: Her Türk hür doğar, hür yaşar. Hürriyet, başkasına muzır olmıyacak her türlü tasarrufatta bulunmaktır. Hukuku tabiiyeden olan hürriyetin herkes için hududu başkalarının hududu hürriyetidir. Bu hudut ancak kanun marifetiyle tesbit ve tâyin edilir. Madde 69: Türkler kanun nazarında müsavi ve bilâistisna kanuna riayetle mükelleftirler. Her…
-
Divanı Âli; Yüce Divan Madde 61: (Özgün hali) Vazifelerinden mümbais hususatta İcra Vekilleriyle Şûrayı Devlet ve Mahkemei Temyiz rüesa ve âzasını ve Başmüddeiumumiyi muhakeme etmek üzere bir (Divanı Âli) teşkil edilir. Madde 61: f1. (İlk Değişiklik: 5/2/1937 – 3115 S. Kanun/md. 6) Vazifelerinden münbais hususatta İcra Vekilleri ile siyasî müsteşarları ve Şurayı Devlet ve Temyiz…
-
Dördüncü Fasıl: Kuvvei Kazaiye, Yargı Gücü Madde 53: Mahkemelerin teşkilâtı, vazife ve salâhiyetleri kanunla muayyendir (belirlenmiştir). Madde 54: Hâkimler bilcümle dâvaların muhakemesinde ve hükmünde müstakil ve her türlü müdahalâttan âzâde olup ancak kanunun hükmüne tabidirler. Mahkemelerin mukarreratını Türkiye Büyük Millet Meclisi ve İcra Vekilleri Heyeti hiçbir veçhile tebdil (ortadan kaldırma) ve tağyir (değiştirme) ve tehir…
-
Madde 50: (Özgün hali) Türkiye Büyük Millet Meclisince İcra Vekillerinden birinin Divanı Âliye sevkına dair verilen karar vekâletten sukutunu dahi mutazammındır. Madde 50:f1. (İlk Değişiklik: 5/2/1937 – 3115 S. Kanun/md. 5) İcra Vekillerinden veya siyasî müsteşarlardan birinin Divanı Âliye sevkine dair Türkiye Büyük Millet Meclisince verilen karar vekâlet veya müsteşarlıktan sukutu dahi mutazammındır. Madde 50:…
-
Üçüncü Fasıl: Vazifei İcraiye; Yürütme, hükümet Madde 44: (Özgün hali) Başvekil, Reisicumhur canibinden ve Meclis âzası beyanından tâyin olunur. Sair Vekiller Başvekil tarafından, Meclis âzası arasından intihap olunarak heyeti umumiyesi Reisicumhurun tasdikiyle Meclise arzolunur. Meclis müçtemi değilse arz keyfiyeti Meclisin içtimaına talik olunur. Hükümet hattıhareket ve siyasi noktai nazarını âzami bir hafta zarfında Meclise bildirir…
-
Üçüncü Fasıl: Vazifei İcraiye: (Yürütme Görevi Hükümet) Madde 31: Türkiye Reisicumhuru Büyük Millet Meclisi Heyeti Umumiyesi tarafından ve kendi âzası meyanından (arasından) bir intihap devresi için intihap olunur (seçilir). Vazifei Riyaset yeni Reisicumhurun intihabına kadar devam eder. Tekrar intihap olunmak caizdir. Madde 32: Reisicumhur Devletin Reisidir. Bu sıfatla merasimi mahsusada Meclise ve lüzum gördükçe İcra…
-
Üçüncü Fasıl: Vazifei İcraiye: (Yürütme Görevi, Hükümet) Madde 31: Türkiye Reisicumhuru Büyük Millet Meclisi Heyeti Umumiyesi tarafından ve kendi âzası meyanından (arasından) bir intihap devresi için intihap olunur (seçilir). Vazifei Riyaset yeni Reisicumhurun intihabına kadar devam eder. Tekrar intihap olunmak caizdir. Madde 32: Reisicumhur Devletin Reisidir. Bu sıfatla merasimi mahsusada Meclise ve lüzum gördükçe İcra…
-
İkinci Fasıl: Vazifei Teşriiye (yasama görevi) Madde 17: Hiçbir mebus Meclis dâhilindeki rey ve mütalâasından ve beyanatından ve Meclisteki rey ve mütalâasının ve beyanatının Meclis haricinde irat ve izharından (söylem ve hazırlığından) dolayı mesul değildir. Gerek intihabından evvel gerek sonra aleyhine cürüm isnat olunan bir mebusun maznunen isticvabı (zanlı olarak sorgulanması) veya tevkifi veyahut muhakemesinin…
-
İkinci Fasıl: Vazifei Teşriiye Madde 9: Türkiye Büyük Millet Meclisi, kanunu mahsusuna tevfikan Millet tarafından müntahap mebuslardan müteşekkildir (seçilmiş milletvekillerinden oluşmuştur). Madde 10: (Özgün hali) On sekiz yaşını ikmal eden her erkek Türk Mebusan intihabına iştirak etmek hakkını haizdir. (Değişik : 5/12/1934 – 2599 S. Kanun/md. 1) Yirmi iki yaşını bitiren kadın, erkek her Türk…
-
Birinci Fasıl: Ahkâmı Esasiye (Esas Hükümler) Madde 1: Türkiye Devleti bir cumhuriyettir. Madde 2: (Özgün hali) Türkiye Devletinin dini, Din-i İslâmdır; resmî dili Türkçedir; makarrı (merkezi) Ankara şehridir. (İlk Değişiklik: 10/4/1928 – 1222 S. Kanun/md. 1) Türkiye Devletinin resmî dili Türkçedir; makarrı Ankara şehridir. (Son Değişiklik: 5/2/1937 – 3115 S. Kanun/md. 1) Türkiye Devleti, Cumhuriyetçi,…
-
İhânet, sadece Mezrâ (Elâzığ) ve Malatya üzerine yürürken olmadı. Şubat ayının sonlarında Şeyh Sâîd askerleri, büyük bir atak yaparak Çêwlîk (Bingöl)’in Kiğı, Horhol (Yayladere) ilçelerine ve Karakoçan üzerine yürümüş, ancak Kiğı’daki Hormek aşireti, Şeyh Sâîd askerlerini arkadan vurmuştur. Böylece Şeyh Sâîd Efendi’nin Hormek aşiretine daha önce gönderdiği mektup bir işe yaramamış; Hormek aşireti, Şeyh Saîd’e…
-
Bu esnada Şeyh Şerîf (Şeyh Sait’in yeğeni), Mustafa Kemal Atatürk ile irtibat kurarak, hükûmetin “resmî dîni İslâm” olan anayasaya işlerlik kazandırmasını istemiştir. Alıntı; Şeyh Sait İsyanı – İbrahim Sadiyâni (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 24) internet sayfasından birebir alınmıştır.
-
23 Şubat’ta hükûmet, durumu ve alınacak önlemleri, CHF (Cumhuriyet Halk Fırkası) meclis grubuna iletti. Meclis grubunda İsmet İnönü, söz aldı ve yaptığı konuşmada her zaman olduğu gibi, “mürtecilerin öteden beri tahrikleri vardır; bizim görevimiz parti olarak hükûmete güvenmek ve bu gibi hâdiselere karşı şiddetle hareket eden ve edecek olan hükûmete yardımdır,” dedi. Ardından Adalet Bakanı…
-
14 Şubat 1925’te Amed (Diyarbakır)’den Pîran (Dicle) istikametinde hareket eden ve Binbaşı İbrahim komutasında bulunan müfreze, 16 Şubat’ta Şeritan köyünde bulunduğu sırada, Pîran yönünden gelen 500 kadar mücahidin öğlen 11’de Şeritan’a yaptığı kuşatıcı taarruz, müfrezenin karşı taarruzu ile durdurulabildi. Saat 19.30’a kadar devam eden çarpışmada, müfreze daha fazla ilerleyemeyerek Silvan’ın Klîse (Akyol) köyünde kalmış ve…
-
İçişleri Bakanlığı’nın 15 / 16 Şubat gecesi, ayaklanmanın bastırılmasına dair “gizli” kaydı ile verdiği ve bir suretini Genelkurmay Başkanlığı’na sunduğu önerge ise şöyledir; “1-Harp ve vatan hâini sanıklar olduğu ihbar olunan ve tanık olarak Bitlis’teki Özel Harb Divanı tarafından çağrıldığı halde temaruz eden (kendisini hasta gösteren) Hınıslı Şeyh Sâîd, bir süredir konuk olarak bulunduğu Lice…
-
16 Şubat 1925 günü Bakanlar Kurulu toplantısında, İçişleri Bakanı Cemil Bey, Pîran olayı hakkında lâzım gelenlere emir verildiğini ve meseleye kapanmış nazarı ile bakıldığını bildiriyordu. Gazetelerde yayınlanan bu haber, hükûmetin bu meseleyi ciddiye aldığını göstermesi itibariyle kamuoyunu rahatsız etmeye başladı. Durumu oldukça ciddî gören Genelkurmay Başkanlığı, 3. Ordu Müfettişliğine emir verir: “1-Şeyh Sâîd olayı bilinmektedir.…