Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Mustafa Kemal Paşa
-
Kemal Paşa Hazretleri 1919’dan sonra annesini bir daha hiç görmemiş. Sf. 364 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 364) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ward Price’ın, İzmir’in kurtarılmasından hemen sonra, Mustafa Kemal Paşa ile İngiliz Komutanlığı arasında aracılık yaptığını da öğreniyoruz; İngilizler, muzaffer orduların, Çanakkale’ye devam edeceğini ve orada İngilizleri söktükten sonra İstanbul üzerine yürüyeceğinden kaygılanıyorlar, heyecanlı birkaç gün var amma, Türk tarafı yanmakta olan İzmir’de durmayı tercih etmiştir. Doğrusu, Türk tarafının, İskenderun ya da Çanakkale yönünde yürümemesi bir…
-
Peki, neden, başlarken, “ilk hedefiniz Akdeniz’dir” dedik; bir coğrafi yanlışlık sayamayız. Yoksa asıl zor olan hedefe, Akdeniz’de, İskenderun Körfezi’ne mi, dönecektik; bilemiyoruz, sadece çok silik işaretlere sahibiz. Önce öyle düşünmüş olsak da, daha sonra temkinli davranıp, gitmedik; belki de hiç akıl etmedik, sadece fikir yürütüyorum. Sf. 174 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz…
-
Yaşama düşmanlara tebaa’yız. Yaşama düşman yaşayanların, mutlak ölümleri mutlaktır, önceden göremedim. Sf. 187 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 187) kitabından birebir alınmıştır.
-
Falih Rıfkı, Hüseyin Cahit için, “Mustafa Kemal ile aynı şeye inanmakla beraber Mustafa Kemal’e inanmıyor” diyordu. Sf. 185 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 185) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ali İhsan Paşa, “Musul’dan çıkmam” diyordu, İstanbul’a gelince yakalandı ve Malta’ya sürüldü, bir numaralıdır. Heyecanla geldiğini biliyoruz, çok kısa bir zaman, Batı Cephesi’ndeydi ve “geçimsizlik” bahanesiyle tasfiye edildiğini hatırlıyoruz. Yirmi iki de olabilir, hizmetten dışarı sürülmüştür, sınıf birincisiydi, acı yazıyorum. Fahrettin Paşa, “Medine Kahramanı” olarak biliniyor, Medine’de ümitsiz bir direniş sergiledi, sonra İngilizler aldılar ve…
-
Kafkasya’yı Kemalistler Sovyetize ettiler. Sf. 155 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 155) kitabından birebir alınmıştır.
-
Manda’sızlığı, Kemal Paşa Hazretlerine değil General Harbord’a borçluyuz. Sf. 176 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 176) kitabından birebir alınmıştır.
-
Halil Paşa’ya güvenecek olursak, Kazım Paşa, Sovyetlerin açıkça Türk sınırına uzatılmasını istiyordu; bunu gerçekten şifreye döktü mü, bilemiyorum. Amma icraat bu merkezdedir ve Şark’ta Sovyetler ile komşuluk realize edilmişti. Cenup’ta ise, Musul’un hediye edilmesine razı olmakla Büyük Britanya ile komşuluk perçinleşmişdir. Bu, sınırları, Düvel-i Muazzama’ya (Büyük Devletlere) dayadığımız anlamındadır. Sf. 157 Alıntı; Gizli Tarih I…
-
Çerkez Ethem’i de kripto-komünist telakki etmeyi münasip buluyorum. Çerkez Ethem, Ankara’nın Sovyetler ile bir antlaşma ve Sovyetlerin de Londra ile uzlaşma görüşmeleri sırasında tasfiye edilmişti. Sf. 157 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 157) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir küçük nokta daha var, Mustafa Kemal başta hepimizin manda davetçisi olduğumuz zamanda, aslında yalnızca kendi kendimize “gelin-güvey” oluyorduk. Kimse bize manda olmayı bile layık görmüyordu; Sf. 175 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.
-
İzmir’in işgalinden üç gün sonra, 18 Mayıs 1919 tarihinde, İstanbul’dan, Amerikan komiseri, Washington’daki Dışişleri Bakanlığına bir rapor çekiyor ve bir gün sonrası için, Darülfünun gençliğinin bir miting düzenlediğini haber vermekle, “onlar açıkça Amerikan mandasından yana” diyordu, sokaktaki insan, gençlik ve seçkinler, hep manda peşindeler. Aynı yılın sonuna doğru Sivas Kongresi, ittifakla, manda kararı verdi ve…
-
İsyancılar, iktidarı görünce, en çok, yoldaş isyancılardan korkarlar. Ve korktular. Sf. 149 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 149) kitabından birebir alınmıştır.
-
Cahid, asıl soyadı “Üçok” olmakla, Profesör Coşkun Üçok vasıtasıyla büyük martirimiz (şehidimiz) Profesör Bahriye Üçok ile akraba idi ve Antalya’da, mübadeleden çok zengin bir ailenin henüz teen- age’inde (genç) pek güzel bir kızıydı. Paşa Hazretleri’nin Antalya’yı şereflendirdikleri zaman, üç teen-ager (genç) kız olup Afet ile dördü buldular, Afet de ol zamanda teen-age’indeydi, henüz profesör olmaktan…
-
Enver kaçınılmaz sondan kaçamamaktadır. Kardeşi, Bakü Fatihi Nuri Paşa veya Amcası Kut Kahramanı Halil Paşa, kaçabildiler; güçlenmiş Mustafa Kemal, Türkiye’de her türlü değerli eylemliliği yasaklayınca bir köşede yaşamaya razı oldular. Kuşçubaşı Eşref de yasaklıdır ve bir parantez ile Cumhuriyetin başından itibaren uyguladığı bu yasaklama teoremini daha önce görememem, büyük hatamdır. Kabiliyetler ve inisiyatif sahipleri ve…
-
Cemiyet-i Akvam, 16 Aralık 1925 tarihinde, Musul’u, Büyük Britanya lehine karara bağladı. Son nokta ise şudur; 1926 İngiltere için bir savaş açısından en elverişsiz bir zamandı. Çünkü Büyük Britanya, yirminci yüzyılda en büyük işçi eylemlerini işte bu yılda yaşadı, daha doğrusu, 1925-1926 yıllarındadır. Önce “genel grev” ve sonra “madenciler grevi”, İngiltere’yi ve Londra’yı sallıyordu. Maden…
-
Peki, bir ilgisi var mı; 16 Şubat 1926 tarihinde, Türkiye Yahudi Cemaati, Osmanlı’dan beri elinde tuttuğu azınlık haklarından, tek taraflı olarak, vazgeçtiğini ilan etti. Artık Yahudilerimiz, Türkiye Cumhuriyetinin ayrıcalıksız vatandaşları ve “Türk” olmayı kabul ediyorlardı. İşte bu tam overdetermination yılında, Yahudilerimiz, “ne mutlu türküm diyene” dediler ve Türk oldular. Musul’un hediye edildiği zamanda, Türk rakamını…
-
Toynbee’nin (İngiliz tarihçi) güzel bir teşbihi daha var, hikâye ettiğimi hatırlıyorum, hırsızın müthiş olanı, asıl büyük hırsız, cürüm arkadaşlarından çalandır, diyordu. Teşbih, Londra içindi; Osmanlı mülkünü talan etmek üzere, İtalya ve Fransa ile birlikte sefere çıktılar ve evvelinde paylarını yazdılar; İtalya, Ege’de olacaktı ve Musul, Fransa’ya veriliyordu. Fransa’nın payını, kendilerine aldılar ve İtalya’nın payını Elenistan’a…