Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • Şeyh Sâîd Efendi ile Kırıkan köyünde buluşan Şeyh Ali Rıza Efendi ve Zirkan ile Cibran aşiret reislerinden birkaç kişi 6 Ocak 1925’te istişârede (danışmalarda) bulunurlar. Kırıkan köyünden çıkıp Çêwlîk (Bingöl)’in Kanîya Reş (Karlıova) ilçesine gelerek Hâlidi Cibrî’nin evinde ikinci toplantıyı yapar. 8 Ocak’ta Çêwlîk (Bingöl)’in Boğlan (Solhan) ilçesine bağlı Melikhan (Melikhan) köyüne gelen Şeyh Sâîd…

  • 1924 yılı ilkbaharında Zûlkarneyn (Bitlis) eski milletvekili Yusuf Ziyâ, Kalikala (Erzurum)’ya gidip Hâlid-i Cibrî’nin (Cibranlı Halit’in) evinde bir hafta misafir olur. Verilen bir kararla aşiretlerin de yardımıyla bu yeni çizgiye ortak bir “dur!” demenin imkânı araştırılacaktı. Şeyh Sâîd, yeni rejimin bu anti – İslâmî yapısından hiç hoşnut değildi. O, karşı koymayı her zaman için düşünmüştü.…

  • 1865 yılında, Mezra (Elâzığ) ili Palo (Palu) ilçesinde Şeyh Mahmud Efendi’nin bir oğlu olur. Adını “Mûhâmmed Sâîd” koyarlar. İşte bu çocuk, İslâmî serhıldanın rehberi Şeyh Sâîd’dir. Mûhâmmed Sâîd, daha sonra babası Şeyh Mahmud Efendi tarafından Kalikala (Erzurum)’nın Hınıs ilçesine yerleştirilip ikâmet ettirilmiş, burada medrese tahsili görmeye ve fıkıh, tefsir ve hâdis dersleri almaya başlamıştır. Halkın…

  • Türk düşmanlarından biri olan amiral Calthorpe’un yardımcısı Amiral Webb, İngiliz dışişleri bakanlığına yazdığı 19 Ocak 1919 tarihli raporda şöyle diyordu: “Halife elimizin altında bulunduğu sürece, İslam dünyasında bir denetleme aracına sahibiz demektir. Halife – padişah (Vahdettin) bizi buraya (İstanbul’a) yerleştirmek istiyor.” 1922 yılı Haziranında, Kurtuluş’un gerçekleşme noktasına geldiğinin görüldüğü günlerin İstanbul’unda Pera Palas’ta karargâh kurmuş Haçlı…

  • 15 Eylül 1922 Cuma Tepecik’e varıyoruz ve biraz sonra Basmane’ye giden Kemer yolundayız. Hıristiyan mahallelerine giden o yolun sağ yanı tamamen yanmışken, karşı taraftaki Türk bölgeleri olduğu gibi duruyor. Yangın sol tarafa da ilerlemiş, ama yayılmamış; Türklerin büyük çabası sayesinde orada durmuş. Bir Türk süvari taburu adım adım ilerlediğimiz bu yol boyunca gidiyor ve kısmen…

  • 15 Eylül 1922 Cuma… Basmane’ye giden Kemer yolundayız. Hristiyan mahallelerine giden o yolun sağ yanı tamamen yanmış iken, karşı taraftaki Türk mahalleleri olduğu gibi duruyor. … kısmen harabe olmuş evleri yağmalayan pek çok Türk kadın ve yetişkin genç görüyoruz.” Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge…

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) Kâfir, imansız anlamlarına gelen gâvur kelimesi, Türkler tarafından tüm gayrimüslim azınlıklar, özellikle de Ermeniler ve Rumlar için kullanılan alçaltıcı bir addır. Buradan hareketle Gâvur İzmir, kâfirlerin şehri anlamına gelir. “Gâvur İzmir, Türk İzmir oldu.” cümlesi, Türkiye’nin “Türkiye Türklerindir.” şeklinde özetlenebilecek nihai amacına işaret eder. Bundan ötürü, hiç kuşku yok ki,…

  • 9 Eylül 1922 Cumartesi. “Vapurlar, yaklaşan Türklerden korkarak İzmir’e sığınmak isteyen Kokoryalı’lı (Güzelyalı) Hıristiyanlarla hemen doluyor. Vapurda, Musevilerce yayınlanan ve Mustafa Kemal’i ve muzaffer ordusunu överek esir düşen binlerce Yunan askerinin hikâyesini anlatan Fransızca bir gazete okuyorum.” Sf. 47 “Şapkamı eve bıraktım ve fes giydim. Yeleğime Osmanlı askeri şeref madalyasını ve altın renkli bir hilal…

  • 13 Eylül 1922 Çarşamba…. İçimizde artık umut kalmadı, mahvolmamız sadece an meselesi. Rıhtımın karşısındaki binalarda bulunan Pasaport dairesi (pasaport semtine adını veren bina) bir saat içinde bir kül yığınına dönmüştü. Rıhtımdaki (Kordondaki) tüm muhteşem binalar, meşhur Carpet te Oriantale Enstitüsü, Spor Kulübü, Theatre de Smyrne, Kramer Palas ve diğer eski binalar birkaç saat içinde ateşlere…

  • 10 Eylül 1922 Pazar …. Yolda, Haynots’un yağmalanmış, kadın ve kızların ırzına geçilmiş ve Surp Stepannos kilisesi ile Patrikliğin, Türk ayak takımı ve askerinin muhasarası altında olduğunu söyleyen yabancı ülke vatandaşı Ermenilerle karşılaşıyoruz. .. Dükkânlar da yağmalanmış. Açık olan evleri yağmalayan Türk askerlerini görüyorum. … Rıhtıma varmak için Hidroterapi sokağından geçmeye çalışıyorum. … O, ister…

  • 9 Eylül 1922 Cumartesi… Vapurlar, yaklaşan Türklerden korkarak İzmir’e sığınmak isteyen Kokaryalı’lı Hristiyanlarla hemen doluyor. Vapurda, Musevilerce yayınlanan ve Mustafa Kemal’i ve muzaffer ordusunu öven… Fransızca bir gazete okuyorum… Karım, çocuklarım ve ben rıhtıma doğru yola koyuluyoruz. Şapkamı eve bıraktım ve fes giydim. Yeleğime Osmanlı askeri şeref madalyasını ve altın renkli bir hilal taktım. ..…

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın Notu;) Jöntürklerin iktidarı ele geçirmesinden sonra, gerçek reformların yapılacağı umudu ile kendi özerklik ya da bağımsızlık taleplerinden vazgeçtiklerini, özellikle Taşnaksiyun Partisi’nin üye ve yandaşlarını daha sonra da, umutları kırılana dek devlete sadık kalmaya çağırdığını gizlemeye çalışmaktadır. Ermeni Soykırımı konusunda Bibliyografya bölümüne bakın. “Ermenilerin alanı anlamına gelen Haynots, İzmir’deki Ermeni mahallesinin adıydı.…

  • (ABD Büyükelçisi Morgenthau;) “15/28 Ağustos 1922, Pazartesi – 1922’de Türk ordusu şehri işgal etmiş ve sivil nüfustan belli gruplar Kemalist milliyetçilerin hedefi olmuştu. Anadolu Rumları gibi Ermeniler de, hiçbir günahları olmadığı halde Türk-Yunan ihtilafının kurbanı oldular. İzmir’in Türklerce işgalini, bazı tarihçilerin bir “jenosid” olarak adlandırdığı (Pagtziloglou 1988), 30.000’den fazla Rum ve Ermeni Hristiyan’ın kıyımı izlemişti.…

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın görüşleri) Gerçekten de, Kemalistler, Ermeniler’in 1915 katliam ve tehcirine doğrudan maruz kalmadığı İzmir ve civarındaki tüm Ermeni nüfusu ortadan kaldırarak Jön Türkler‘in programını uyguladılar. Sf. 28 Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 34) kitabından…

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) 13 Eylül 1922’de Türk ordusu İzmir’in Ermeni ve Rum mahallelerini ateşe vermişti. 30.000 Ermeni ve Rum’u kıymıştı. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 34) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal Paşa, neden bu beceriksiz ve mütereddit adamı tutuyor?  Bari Fevzi Paşa’yı Cephe Kumandanı yapsana?  “-İcabında yine kendisi kumandayı eline almak için” cevabını verdi ve güldü; (1) Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2008); Bu…

  • İsmet Paşa odaya geldi.  Dedikodu mevzuunu kendisine izaha mecbur oldum: İşte Kemalettin Sami Bey, işte Yakup Şevki Paşa, aynı şeyleri duymuşlar; söylüyorlar: Ankara’da kız Muallim Mektebi’nden (N…) isimli bir kızın Çankaya’ya getirilerek orada bazı tecavüzlere uğradığı ortaya yayılmıştır. Sf. 308 …  İsmet Paşa bu lafların yalan ve iftira olduğunu, ismi ileri sürülen kızın Mustafa Kemal…

  • 1921 Ekim ayının son günlerinde Afyonkarahisar tarafında bizimkilerin yaptıkları taarruz, tahmin ettiğim gibi, muvaffakiyetsizliğe müncer olmuş (başarısızlığa dönüşmüş) ve zayıf mevcutlu beş piyade ve üç süvari fırkamız, düşmanın üç piyade fırkası karşısında muvaffak olamayarak geri çekilmeye mecbur kalmışlar ve büyük zayiat vermişlerdi. Sf. 130 Garp cephesi karargâhına mensup birçok subayların ve memurların aileleri karargâh ile…

  • Miralay Refet Bey, Birinci Dünya Harbi’nde Filistin cephesinde, Gazze’de Kolordusuyla muvaffakiyetli muharebeler verirken, Miralay İsmet Bey de Birrüssebi’de Üçüncü Kolordu’nun başında bulunuyordu.  Bu hususta türlü türlü rivayetler vardı.  Bu meseleler hakkında biraz konuştuk. Kolordusunu bırakıp Birrüssebi’deki karargâhından dar kaçmış şayiasını tahlil ettik.  Nihayet Refet Paşa ile veda ederek ayrıldık; ben de yattım.  İsmet Paşa’nın İstanbul’dan…

  • Bu esnada postadan bir kart aldım; sansürden kurtulup gelmiş; bu bir kartvizit idi.  …  6 Şubat 1921 (1337) tarihini taşıyan bu kartta yazı yazılmıştı:  “İhsan Paşa’ya;  …  Büyük tarihli, büyük Türk sizi bekliyor.  Koş gel.   Ahmet Hamdi”  Sf. 71  Kara Kemal’in komiteci ruhu ve kafası imdadımıza yetişti; Sf. 72  5 Eylül 1921 Pazar günü, bizi kurtaracak…