Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • Lozan Konferansında istiklâlimiz imzalanmakla beraber, gümrük tarifelerinde, daha beş yıl koruyucu tarife uygulayamazdık. Sf. 141 Nitekim İsmet Paşa’nın Lozan’da en büyük savaşı, sınır ve toprak meselelerin­de değil, yabancı sermaye davalarında oldu. Sf. 143 Alıntı: İhtilâlin Mantığı – Şevket Süreyya Aydemir, (Remzi Kitabevi, 7. Baskı 2000 – Sf. 141 ile 143 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fransız sarraf­ları Lozan’da: “Alacaklarımızı kabul edip ödemezseniz, biz bu barış masasını derhal terk ederiz!” diye, sakallarını hiddetle titretiyorlardı. Evet, ödeniyordu. Öyle oluyordu ki, mesela 1930 yılı bütün gelir bütçemiz iki yüz küsur milyon lirayken, yabancı alacaklılar için bütçeye 49.000.000 lira konmuştu. Hâlbuki o yıl, bütün Maarif bütçemiz 3.500.000, bütün Bayındırlık bütçemiz 17.000.000 ve bütün Millî…

  • Aşırı anti-emperyalist vurgunun kapitalizm hedefini gizlemesi, Kemalizm’in büyük katkısıdır. Kemalizm, en çok bu rengiyle, sınıf bilincinin gelişmesini yavaşlatmıştır. Sf. 376 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 376) kitabından birebir alınmıştır.

  • İstiklal Mahkemeleri’nin ilk önemli kararı, Mayıs 1921 tarihinde ve aynı celsede Çerkez Ethem ve kardeşlerinin gıyaplarında idama ve Halk İştirakiyyun Partisi yöneticileri Tokat Milletvekili Nazım ile Binbaşı ve Baytar Hacıoğlu Salih ve arkadaşlarının uzun yıllar hapse mahkûm edilmeleridir. Birbiriyle ilgisiz görünen iki hasım grup aynı tarihte mahkûm edildiler. Sf. 340 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın…

  • Türkiye burjuvazisi, sosyalist dünyaya her açılımında solcu ve ilerici tutuklaması yaparak, iç ve dış gericiliğe, sağlam durduğunu, herhangi bir gevşemenin söz konusu olmadığını anlatmak ister; Mustafa Kemal Paşa’nın Mustafa Suphi ve arkadaşlarıyla başlattığı bu ilk örnekten sonra Kemal Paşa’nın yasaları şaşmaz bir kuvvetle işliyor. Burjuvazi, solculara da, açılımın kendilerinde herhangi bir “yanlış anlayış” yaratmaması için…

  • Çünkü uzun yılların ezikliğini taşıyan Osmanlı aydını Ekim Devriminden son derece hızlı bir biçimde etkileniyor ve nerede ise kütlesel bir biçimde komünizmi kurtarıcı görmeye başlıyor. Berlin’de okuyan aydınlar, Ankara’da toplananlardan önemli bir bölüm, İstanbul’da üniversite öğrencileri ve Kafkas savaş esirleri arasında komünizmin ve Bolşevizm’in cazibesine kapılanlar önemli orana ulaşıyor. Anadolu direnişi biçimlenirken Türk aydınları arasında…

  • Batı düşüncesinde Anadolu Devrimini abartma izlerine rast­lanmıyor. Batı düşüncesi için Kemalizm, uzun yıllar Batı üstünlüğü karşısında ezilen Türkiye’nin Batı uygarlığı kurumlarının bir bölü­münü ve tepeden kabul etme olarak görüyor. Fazla heyecan yarattığı söylenemez. Bunun karşısında Sovyet siyasal yazılarında ve özellikle bun­ların Türkiye’ye yönelik bölümlerinde Anadolu Devriminin son de­rece abartılı bir çözümlemesine rastlanıyor. Sf. 27 Alıntı:…

  • Eski İstanbul Cumhuriyet Savcısı, olayları yakından bilen değerli dostum, namuslu, yurtsever Kenan Bey’den dinledi­ğim Recep Zühtü olayı şöyledir: Metresinin bir Yahudi genci ile ilişkisini anlayan, kendi kra­vatlarını bu gence armağan edecek kadar ileri giden kadını, Re­cep Zühtü kıskançlık nedeniyle tabancayla vurmuş. Yapılan so­ruşturmada kurşunun anında ölüme neden olmadığı anlaşıl­mış. Ölüm olayı sonradan gerçekleştiği için asıl…

  • Atatürk, Berlin Büyükelçisi Kemalettin Sami Paşa’nın eşi Mısırlı Prensesin büyüklük taslamasına içerlemiş. Bir gece Dolmabahçe Sarayı’nda verdiği davete bunları da çağırmış, Prensesi dansa kaldırmak istemiş, kadın da kalkmamış. Kemalettin Sami Paşa ve eşini derhal kapı dışarı etmiş. Ertesi sabah Kemalettin Sami Paşa büyük bir sepet üzümle Saraya gelmiş. Kabul edilmesini, yoksa intihar edeceği haberini göndermiş.…

  • Bir gece Ankara’daki yeni köşkte alışılageldiği gibi dalka­vuklarıyla uyduruk poker oynuyorlardı. Aklına esti, hizmet eden garsonlardan birini çağırdı. “Sen poker bilir misin?” diye sordu. Çoğunluğu külhanbeyi güruhundan olan garson “Evet Paşam” deyince aralarına oturt­tu, birlikte poker oynadılar. Bu garsonun daha sonra casusluk suçuyla tutuklandığın duydum. Sf. 280, 281 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk…

  • Bir akşam Ada’da Yat Kulübünde tarihçi Ahmet Refik’i görür. Ahmet Refik Harp Akademisi’ndeki öğrencilik yıllarımız­da Fransızca öğretmeni Mösyö Lupat’un yardımcısı idi. Bu nedenle sağda solda dolaşıp “Gazi benim öğrencimdir.” diyor­muş. Gazi bu sözlere kızdığı için Ahmet Refik’i görünce onu yanına çağırır ve masanın üstüne çıkarır; “Şimdi herkese işitti­rerek bağır! De ki: Ben cahilim ve eşeğim!”…

  • Hasan Rıza Soyak’tan bu kızların tümünün bakire oldukları söylentisinin aslını sordum. Ondan aldığım karşılıktan, kızların Gazi tarafından Prof. Dr. Refik Hayriye muayene ettirildiğini ve bakire olduklarının anlaşıldığını öğrendim. Sf. 274 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002 – Sf. 274) kitabından…

  • Deli Fahrettin’in, Dr. Refik Saydam’dan duyduğum bir de şantaj öyküsü vardır. Saydam’ın anlattığına göre Deli Fahri çapkınlığı ile de tanınırmış. Bursa’da genç bir öğrenci kızı baş­tan çıkarmış ve hamile bırakmış. Genç kız, Deli Fahri’nin baskısıyla Gazi’ye bir mektup yaz­mış, “Paşam, Bursa’da sizinle görüştükten sonra hamile kal­dım.” demiş. Gazi mektubu Dr. Refik’e göstererek “Sen, benim çocuğumun…

  • Bu orkestranın şarkıcılarından Hafız Yaşar Okur’a birdenbi­re orkestrayı susturarak Kuran-ı Kerim okuttuğunu, bu dinsel anın çekiciliği altında güzel insan sesinin aktardığı tanrısallığın yüksek sözlerini, saygının doruğunda ve gözyaşları içinde din­lediğini birçok kez gördüm. Sf. 268 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım…

  • Yemekler yenilip içkiler içilirken. ‘Atatürk Selim Sırrı’ya bir soru yöneltiyor: “Sen dinde devrim yapılması hakkında yazılar yazıyormuşsun, amacın nedir?” Tarcan bu konudaki görüş ve düşüncelerini açıklayarak hü­kümetin din işinde de öncülük yapması gerektiğini, yoksa di­nin yok olup gideceğini söylüyor. Bunun üzerine Atatürk “Bu din batacak, ileride yeni bir din çıkacaktır. Sen bu konularda ya­zı yazmayacaksın,…

  • Hükümette görev almış bazı siyasiler, birçok milletvekili, kolay yoldan para kazanmış müteahhitler, milli savunma ihalelerinde yükünü tutmuş namussuzlar ve az sayıda memur için bu kentsel yapım çalışmaları önemli bir gelir kaynağı oluşturdu. Sf. 264 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002…

  • Sakarya Savaşı, düşman ordusunu üslerinden uzaklaştırarak Anadolu’nun içine çeken, isteklendirmek için kendi ordumu­zu kaynaklarına yaklaştıran bir savunma savaşıdır. Sf. 250 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002 – Sf. 250) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kadın Doğum Uzmanı Doktor Fuat Fehim Caculi, Lâtife Ha­nımla ilgili bir hikâye anlatmıştı. Bu kişi abartmayı, dedikodu­yu seven birisi olduğundan anlattıklarım doğruluğundan kuş­ku duyarak dinlemiştim. Güya bir gün Lâtife Hanım çocuk düşürdüğünü öne sürerek yatağa uzanmış. Doktor Fuat Fehim’i çağırmışlar. Gazi doktora, “Benim çocuğumun olmayacağı malûmdur. Şunu bir muayene et.” demiş. Fuat Fehim olayda hile…

  • Alman Büyükelçisi, Cumhurbaşkanı tarafından olağan bir törenle kabul olunduktan sonra Lâtife Hanım, ertesi gün de el­çiyi kendisinin kabul edeceğini bildirmiş. Hatta bu iş için ban­do ve tören birliği hazırlanmasını bile emretmiş, Ancak olayı tam zamanında öğrenen Gazi bu işin önüne geçmiş. Sf. 248 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede,…

  • Bilindiği gibi Lâtife Hanım siyasal hırsa da kapılmış, Gazi’nin yurt gezilerinde çarşafı ve peçesi ile halka nutuklar söy­lemeye kalkmıştır. Atatürk’ün sonradan bana anlattığına göre, eski Çankaya Köşkünün bahçesinde sesini, davranışlarını eği­tip düzeltmek için Demostenes gibi hitabet çalışmaları yapar­mış. Bir bakıma Atatürk’le eşit olma, rekabet etme gibi çocukça davranışlar içine girmiş. Meclis’teki muhalif milletvekilleri ile iletişim…