Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • Mustafa Kemal Paşa üç gün sonra Sadarete uğradığında Ferit Paşa resmen görüşemediğini itiraf etmiş. Fakat İngilizlere “Mustafa Kemal Paşa sizin şikâyet ettiğiniz konuları göz önüne alacaktır.” dediğini, onların da her türlü ilişkilerde yardımcı ol­maya söz verdiklerini söylemiş. Padişah da Mustafa Kemal Paşa’nın doğruluğundan emin olduğunu belirtmiş. Yunanlıların İzmir’i işgalinden, İngilizlerin kendisine karşı cephe aldıkla­rı anlamını…

  • Canik Mutasarrıfı Deli Hamit Bey, İstanbul’dan gelen iki ki­şiden aldığı bilgiye dayanarak İngilizlerin Kahire’den kovul­duklarını, Fransız gemilerinin İstanbul’u ayaklanma halinde terk ettiklerini, İmam Yahya, Seyyid İdris ve İbni Reşid’in Mekke’ye karşı savaşa başladıklarım bildiriyor. Sf. 49 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım…

  • Mustafa Kemal Paşa, Karabekir Paşa Komutasındaki 15. Kolordu ile Sivas’taki 3. Kolorduya doğrudan doğruya emir verme ve komuta etmek yetkisine sahipti.  Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cumhuriyet Halk Fırkasında Sabatayist olmayanlar da vardı, fakat Serbest Fırka, hemen hemen tümüyle Sabatayistlere dayanıyordu. Fethi Okyar ile Nuri Conker’in en üst yöneticiler, Sabatayist olduklarını tespit edebiliyoruz. Sf. 426 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 426) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cahit’in anılarına göre Paşa, çok güzel Cahit’i çok beğeniyor ve bu kez düğünü kendisi yapmaya karar veriyor ve arkasından ansızın Antalya’yı terk ediyor. Cahit’in bunula ilgili açıklamaları inandırıcılıktan uzaktır; Çünkü Milli Emniyet görevlileri Antalya’da dönen dedikoduları ona anlatmışlardı, güya Mustafa Kemal Paşa, Antalya’nın üç güzel kızını, Cahit’i, Konya güzelini ve bir de Afife’yi alıp götürecekmiş.”…

  • Gidenlere “Rum” diyorduk ve gelenleri “Müslüman” sayıyorduk; beş yüz bine yakın göçmen kaydediliyor. İçlerinden ne kadarının Sabatayist olduğunu bilmiyoruz; fakat Elen Hükümetinin bildirdiğinden kuşku duyamayız, en çok bunları göndermek istedikleri kesindir. Şunu söyleyebiliriz ne oradakiler gelmek istiyor ne de buradakiler gitmek istiyordu, bunu iki taraf açısından da bir “mecburî iskân” sayabiliriz. .. Türkiye’den zengin Rumların…

  • Hem İslam hem de Yahudi radikalleri Atatürk’ü dönme olarak görürler ama bir farkla, İslami radikaller bunu bir küçümseme bir suçlama olarak yöneltirler, Yahudi radikaller ise kendilerine bir övgü payı çıkarmak için; “Son on yıllarda İslamistlerin bu imalarını unutmalarına karşılık, yerli ve özellikle New York Yahudi çevrelerinde arttığını görebiliyoruz.” Sf. 363 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) –…

  • Kemal Paşa’nın Milli Eğitim Bakanı Vasfi Çınar ile aynı Kemalist ve dezenformasyonist Cemal Kutay, Emir Bedirhan’ın en yakın çocukları arasındadır. Ölüm ilanı, Prof. Emre Gönensay’ın annesinin de bu aileden olduğunu göstermektedir… Alaaddin Gövsa da bu ailenin evladıdır., Gövsa’nın Sabatayist olduğundan kuşku duymak için pek az nedene sahibiz. Sabatay Sevi hakkındaki ilk dürüst kitabı da Gövsa’ya…

  • Montesquieu. ..  sıcak iklimlerle despotizmi özdeşleştirmektedir. .. Batı Avrupa misali ılımlı iklime sahip ülkelerde meşruti monarşi ve buna mukabil Arabistan ve iç Asya türünden sıcak iklimli bölgelerde despotizm olacağını netlikle kaydediyor. .. bir ek gözlem olarak anlayabiliyoruz. Sf. 157 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 157) kitabından birebir…

  • Artık üç büyük hipotezle karşı karşıyayız; Bir, 1550 – 1600 yılları arasında Türkiye bir Yahudi partisi tarafından yönetiliyordu. Bir Turko – Judaik Devletten söz etmek mümkündür. İki; Modern Cumhuriyet bir rezerv devlet olarak kuruluyordu. Ön – örneğine işaret etmiş bulunuyorum. Üç; XIX yüzyılın başından beri bu topraklarda, kanlı iç çatışmaların bir Yahudi – Hıristiyan boyutu…

  • Aras; Sabatayist ortodoksisi güçlü bir kimseydi. Bunun dışında Fuat Bulca misali ve “Çankaya Yaranı” tabir edebileceğimiz zevat da biliniyordu; kuşkusuz Sabatayisttiler. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 341) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hâlbuki Sabatayistlerimizde böyle bir tereddüt görmüyoruz; çoğu ateşli kurtuluşçuydu kurtuluş partisinin önünde yer alıyordu. Sf. 341 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 341) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1930’lu yıllarda çıkarılan soyadı yasası ile çıkartılan bu isim devrimi kimin marifetidir? Sf. 300 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 300) kitabından birebir alınmıştır.

  • Korkunun sonucu daha mı korkutucudur, kalenin karnının korku olduğunu biliyoruz; çünkü kuranlar da, yaşamak için içine sığınanlar ve hatta yıkanlar da aşırı korkanlardır. Kale, anti – korkudur, böyle de düşünebiliriz; .. Anti – terörün terörden daha acımasız olduğunu tarihten biliyoruz. Ayrıca Engels de sık sık hatırlatıyordu, en acımasız ve o zamana kadar hiç denenmemiş terörü…

  • Rıza’nın giysi devrimi ve özellikle külah-ı pehlevi, idam sehpaları ile yürürlüğe konuyordu; pehlevi şapkasının siperinin olması, namaz kılarken secdeye yatmakta güçlükler yaratıyordu. Peçenin yasaklanması da İranlı roman yazan Hidayefîn Hacı Ağa romanında gayet güzel çizildiği üzere, cami ve pazar partisinin tepkisini çekiyordu; Rıza, bunları, en acımasız bir biçimde bastırmaktan çekinmemiştir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük,…

  • Nâzım, deniz kuvvetlerini isyana tahrikten “suç ortağı” ve daha sonraki yılların romancısı Kemal Tahir’le birlikte hapis yatıyordu, Tahir’e söylüyor ve Tahir de dışarıya yazdığı mektuplarıyla bizlere bırakıyor; çok iyimser haberler almaktadır. “Dehşetli iyi haber aldık. İsmet İnönü haber yolladı” türünden haberler Nâzım’ı coşturuyordu ve İsmet Paşa “günahsız olduklarına eminim” diyor ve bunlar, koğuşundaki Nâzım’ı buluyordu.…

  • 1934 yılında Sovyetler Birliği’nden aldığı ilk kredinin arkasından Britanya’nın ve daha sonra Fransa’nın otuzlu yıllarda Türkiye’ye sürekli kredi açtıklarını görüyoruz.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 190) kitabından birebir alınmıştır.

  • İran uzmanları, otuzlu yıllarda, Rıza’nın mevcut partilerin yerine inşa ettiği Hizb-il Terakki’nin Mussolini’den de etkilenmekle birlikte, Kemal Paşa’nın Cum­huriyet Halk Fırkasını model kabul ettiği konusunda ittifak hâlindedirler.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 188) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1906 yılında, tam bir halk hareketiyle, ilk meşrutiyetlerinin ilânını sağlıyorlar. Tahran sokaklarında halk, “Yaşasın İran Milleti” diye bağırıyor; bazı kaynaklar İranlıların ilk kez sokaklarda böyle bağırdıklarını kaydediyorlar. Bunun Türkiye yenilikçilerini umutlandırmış olması ihtimal dâhilindedir; Türkiye’de Meşrutiyet iki yıl sonra geliyor…. Sf. 186 Rıza da bir şapka devrimi yapıyor, kadın haklarını tanıyor ve tekkeleri kapatıyor; ayrıca…

  • Kemalizm, doktrinal değil, pratik ve eklektik bir sürecin adıdır.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 184) kitabından birebir alınmıştır.