Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • Mustafa Kemal, Hâriciye Vekili Damat Ferit ile Nişantaşı’ndaki Hâriciye Konağında… bir odaya kapanıp, saatlerce konuştular. Sf. 127 Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 127) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mart 1919’da Erenköy de bir köşkte ileri gelenler toplanıp, Anadolu mücadelesi için lider olarak Nuri Paşa seçildi, toplantıya geç gelen Refet (Bele) Paşa Mustafa Kemal’i ortaya attı ve kabul ettirdi.   Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 96) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Cuma selamlığına gittim, namazdan sonra salona dâvet eden Vahdettin’le hariçte dinleyenler tarafından çok uzun olarak yorumlanmış bir mülakatta (görüşmede) bulundular.” (Vahdettin diğer paşaların durumunu yani sadakatini sormuş, Paşa da ona güvence vermiş. Bunları söylüyor.) “Tesadüf müdür bilinmez ama Meclis’i Mebusan bu görüşmeden birkaç gün sonra 21.1.1918’de feshedilecektir.” Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 95, 96)…

  • (Vahdettin’in sürgün yıllarında Mekke’de yaptığı açıklama:) “.. Anayasa gereğince sorumsuz olan hükümdarlık makamı için, sorumlu hükümetin sunduklarını onaylama gereği gibi itiraz edilemeyecek bir sebep bulunduğu halde, ne yazıp imza ettiği Mütareke’nin (ateşkesin) uygulaması demek olan felaketlere karşı sonraları muhalefetle önayak olmak küstahlığını gösteren Rauf Bey için, ne de devletin var olan belli başlı kuvvetlerinden çoğunu…

  • İlk buluşma: 15 Aralık 1917 Almanya’ya gidiyorlar, orduyu temsilen Enver Paşa göndermiş. O vesile ile buluşuyorlar. Trende uzun uzun konuşuyorlar. Vahdettin şehzade. Sf.66-67 Temmuz 1918’de Vahdettin Padişah (oldu), Mustafa Kemal Karlsbad’da böbrek tedavisinde, Vahdettin’e kutlama telgrafı çekiyor, 5 Ağustos’ta Vahdettin ile görüşüyor. Sf.85-86 Bu görüşmede Paşa, konuyu Enver Paşa meselesine getiriyor, Vahdettin’e Başkumandanlığı alın beni…

  • Refet Paşa’nın bir akrabası, yıllar sonra bir dostuna; “Padişah’ı gitmeye ikna edebilmek için, bizim Paşa günlerce az mı dil dökmüştü? ‘Kalırsanız kan akacak Efendimiz. Hiç olmazsa birkaç aylığına gidin, payitahtınıza ortalık yatışınca yeniden avdet buyurursunuz’ diye az mı uğraşmıştı?” Diyecekti. Sf. 21 Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Genelkurmay tarafından hazırlanıp daha sonra toplatılan bir kitaba göre, bu dönem (1923 – 1938) içinde yirmiye yakın ayaklanma yaşandı, 15 yıl süren ayaklanmalar döneminde bu bölgeye hiç yatırım yapılmadı. Alıntı: ABD’nin Kürt Kartı – Turan Yavuz, (Sf. 28) kitabından birebir alınmıştı.

  • Mustafa Kemal 1923 yılında İzmit’te yaptığı bir konuşmada, Doğudaki Kürt Bölgelerine belirli ölçülerde özerklik verileceğini söylüyordu. 1924 yılında vaz geçildi. Sf. 27 Alıntı: ABD’nin Kürt Kartı – Turan Yavuz, (Sf. 27) kitabından birebir alınmıştı.

  • Madde 1- Tunceli Vilâyetine ordu ile irtibâtı (ilişkisi) baki kalmak ve rütbesinin salahiyetini (yetkisini) haiz bulunmak (sahip olmak) üzere, korkomutan rütbesinde bir zat Vâli ve komutan seçilir. Vâli ve komutan usulü veçhile Milli Müdafaa Vekâletinin muvafakati alınmak şartıyla Dâhiliye Vekilinin inhası (onayı) ve İcra Vekilleri Heyetinin (hükümetin) kararı ile tayin olunur. Bu Vâli ve kumandan…

  • “Tunceli Kanunu” diye bilinen “Tunceli Vilâyetinin İdaresi Hakkındaki Kanun” 25.12.1935 gün ve 2884 sayılı Yasa, başbakan İsmet İnönü’nün raporunun Cumhurbaşkanı Atatürk ve bakanlar Kurulunca okunup değerlendirilmesinden sonra hazırlanmış ve “Munzur Vilâyeti Teşkilâtı Hakkındaki Kanun” adıyla 6 Kasım 1935 tarihinde TBMM’sine sunulmuştu.  Başbakan İnönü, bu yasanın “İlmi bir tetkik mahsulü” olduğunu ileri sürmüş. Sf. 124 Alıntı:…

  • (Yıl 1935) Kürtlere o güne kadar Türkçe okuma – yazma öğretmemenin bir “resmi siyaset” olduğu Başbakan İsmet İnönü’nün raporundan anlaşılıyor; “İlk eğitim için okutmakta faydamız daha ziyade olduğu mütalaasındayım (kanaatindeyim). Kürtleşmiş ve kolayca Türklüğe dönecek yerleri okutmak hatta Kürtlere Türkçe öğreterek Türklüğe çekmek için ilköğretim ve onun iyi hocaları çok müessir vasıtadır (çok etkili araçtır).”…

  • Yasa’nın 13. Maddesinin son fıkrası şöyledir; “Türk ırkından olmayanların serpiştirme suretiyle köylere ve aynı mahalle ve küme teşkil etmeyecek şekilde kasaba ve şehirlere iskânı mecburidir.” Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.

  •   Bu yasa hiç kuşku yok, antidemokratiktir, ancak, topraksız köylüler üzerindeki ağa ve bey baskısını kaldırmayı amaçladığı için devrimci izler taşımaktadır. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2002) Bu yasanın amacı Kürtlerin bir araya toplanmasını engellemek, onları Türklerin içinde eritmek. Bunu da yasanın gerekçesinde zaten açıklamışlar. Bu açıklamada…

  • B) Bu kanunun yayınından önce herhangi bir hüküm veya vesika ile veya örf ve adet ile aşiretlerin şahsiyetlerine ve onlara izafetle reis, bey, ağa ve şeyhlerine ait olarak tanınmış, kayıtlı, kayıtsız bütün gayrimenkuller devlete geçer. Bu kanun hükümlerine ve devletçe tutulan usullere göre bu gayrimenkuller, muhacirlere, mültecilere göçebelere, naklolanlara, topraksız ve az topraklı çiftçilere dağıtılıp…

  • “Ana dili Türkçe olmayan nüfus birikimlerinin men’i ve mevcutlarını dağıtılması ve bu suretle milli birliğin korunması.” Olarak açıklanıyor. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1932 yılı Nisan ayında Bakanlar Kurulunda görüşülen, 2 Mayıs 1932 günü de TBMM’ne sunulmuştu. Yasa’nın TBMM’sinden çıkması için iki yıl beklenmişti. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 81) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Temmuz 1927 tarihinde çıkartılan “Bazı Eşhasın Şark Mıntıkasından Garp Vilâyetlerine Nakillerine Dair Kanun” ile Diyarbakır ve Ağrı çevresinden 1.400 kişi Batı İllerine sürülmüştü. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mütareke döneminde bir gazeteci Mustafa Kemal Paşa ile mülakât yaparken “Çanakkale’deki büyük başarınızı biliyoruz.” Yollu söz edince, Paşa, “Aman ne demek, o, Cevat Paşa Hazretlerinin başarısıdır.” Diyor. Sf. 145 Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rıza’nın kendisine Hânedan adı olarak aldığı “Pehlevî” sözcüğü, eski İran dillerinden birisinin adıdır ve buna İranca’nın atası demek te mümkündür. Rıza, dilin atasını soyadı yaparken, Kemal Paşa milletin atasını ad olarak almıştır. Sf. 51 Alıntı: Bakış – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Ekim 1996 – Sf. 13, 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sümerlerin dili bitişimli dil, Türkçe de bitişimli dil. “Yemek” İngilizcede “eat”, Fransızcada ”manger” sözcükleriyle ifade ediliyor; “yedirmek” ise, İngilizcede “make eat” ve Fransızcada “faire manger” olarak anlatılabiliyor. Türkçede sözcüğün içine “dir” morfem’i birleştirilerek yeni bir anlam elde etmek, bu dillerin özelliğidir. Türkçede “yedirtmek” Fransızca “faire faire manger” İngilizcede ise çok zor ifade ediliyor. Bu bitişimli…