Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • Mustafa Kemal arıyor. Köylük kesimde rejimin güvencesini arıyor. İşte Türkiye ekono­misinin başına bugün de büyük bir belâ olan taban fi­yatları uygulaması bu arayışla birlikte ortaya çıkıyor. Tür­kiye devletinin kapitalist çiftçiyi çok yüksek destekleme alımlarıyla destekleme politikası bu dönemde doğuyor. Sf. 35 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 32)…

  • Yakup Kadri, Kurtuluş Savaşında Mustafa Kemal’in İstanbul’daki adamıdır, haber verenidir. 1927 yılında TKP, Türkiye Komünist Partisinden ayrılan parti yöneticilerinin 1932 yılında çıkarmaya başladıkları Kadro Dergisi’nin sahibi Yakup Kadri’dir.  .. Yaban ile Kadro, Türkiye pratiğinden sınıf kavgası kavramını kazımada en etkili iki silahtır.  Serbest Fırkanın Kentlerde gördüğü umulmaz destek karşısında, Serbest Fırkanın kuruluşunu fırsat bilip, iki…

  • Türkiye’de ilk özel girişimleri teşvik yasası 1913 yılında çıkarıldı ..     1923 yılında Sanayii Teşvik Kanunu’ndan yararlanan işletmelerin sayısı 342   17 Şubat ile 4 Mart arasında toplanan İzmir Kongresine 1135 delege katıldı. Alıntı: Planlama, Kalkınma ve Türkiye – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 4. Baskı 1985 – Sf.232) kitabından birebir alınmıştır.

  • İzmir Kongresinde kabul edilen sanayi gurubunun istekleri arasında şunlar da vardı;   1-Sanayii Teşvik Kanununu 7. Maddesinin 5. fırkasında sözü geçen hammaddeler listesinin .. Hazırlanmasında sanayicilerin oyunun alınması.     2- Kanundaki vergi dışı bırakma işleminin genişletilerek uygulanması.   3- Yerli mallarımızın dış piyasayla fiyat farkları % 20 arasında olsa bile tercih edilmesi.    4- Hükûmetin parasız olarak ..araziyi sanayiciye…

  • 1933 2,1 Milyon TL,   1934 17,7 Milyon TL (Sovyet kredisi)  1938 28.6 (10 milyon sterlin İngiliz Kredisi)   1939 288.9 Milyon TL (İngilizlerin 29.5 milyonluk silahlanma kredisi)  Alıntı: Planlama, Kalkınma ve Türkiye – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 4. Baskı 1985 – Sf. 399) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1920 Haziranda ilerlemeye başlayan Yunan birlikleri tek tük direnişle karşılaşmıştı. İki buçuk hafta içerisinde Kemalist milliyetçileri dağlara kadar sürmüş ve Güney Batı Anadolu’nun tümünü boşaltmışlardı. Antlaşmanın değiştirilmesini başaramadıklarını gören Sultan’ın temsilcileri bir ay sonra Paris’in banliyösü Sevres de imzayı attılar. … yedi hafta sonra milliyetçi kuvvetler söz konusu Ermeni Vilâyetlerine doğru ilerledi ve Kars’ı aldı.  …

  • Mayıs 1919’da Başkan Wilson tüm Amerikan diploması geleneklerini çiğneyerek, Ermenistan’ın hatta Konstantinapol’ün Amerikan mandasına girmesi için Kongre onayı istedi.  .. Wilson’un ağır hastalığı tüm cumhuriyetçilerin yanı sıra çoğu demokratlarında Milletler Cemiyetine karşı olması bir ara önerilmiş olan Amerikan mandalarının tarihi bir yanlışlık olarak kenara itilmesine neden oldu. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir Çöküşün Yeni Tarihi) –…

  • BAKKAL’IN NOTU (1996): 1919 Ocak yılında Paris’te Barış Konferansı toplandı. 17 Haziranda bitti. Bu konferansta önce Almanya sonra da Avusturya – Macaristan ile görüşüldü. Osmanlı heyeti kabul edilmedi. Osmanlı sorunları da konuşulmadı, bu antlaşmanın maddeleri Osmanlı Hükümetine 11 ay sonra ulaştı. Belki de Ankara İsyanı’nın sonuç alması yani Osmanlının zayıflatılması beklendi. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir…

  • Barış görüşmeleri 26 Ekim 1918’de Mondros’ta denizde Agamemnon gemisinde başladı ve beş gün sürdü. Müttefik gurubun baş temsilcisi Amiral Calthrope … Osmanlı Heyeti müttefiklere “düzensizlik çıkması halinde”  stratejik noktaları işgal etme hakkı veren maddenin taşıdığı tehlikeleri gözden kaçırdı. (Bu tehlikeyi gözden kaçıran Rauf Paşa) .. antlaşmanın gerçekte Türklerin korktuğu kadar kötü olmadığı görüldü.  Konstantinapol işgal…

  • Daha güçlü bir Sultan olsa Başkentten sessizce kaçar ve Anadolu’daki milliyetçilerin başına geçerdi. Kurnaz bir Sultan pasif direniş politikalarını benimserdi. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir Çöküşün Yeni Tarihi) – Alan Palmer (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. ) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2009): Sultan, pasif direniş yolunu seçiyor, en azından hanedandan birini Anadolu hareketinin başına geçirmeliydi. Vahdettin,…

  • Hitlerin devleti III. Reich … bir halk devleti, bir bürokratik devlet ve bir parti devletiydi. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 305) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1998): Bizim Cumhuriyetimize çok benziyor.

  • 1900 yıllarında Almanya’da … yeni halk partileri çoğunlukla sağcı, Yahudi düşmanı ve milletçiydiler.   Volk; Halk.   Hitler’in gazetesinin adı; Völkischer Beobachter.   İtalya’da Mussolini 1914’te İtalyan Sosyalist Partisi’nden ayrıldığında Gazetesinin adı Popolo (Halk) d’İtalia idi. 1930’larda ve 1940’ların başında Avrupa’daki nasyonal sosyalist hareketinin parti ve gazetelerinin adlarında çoğunlukla halk sözcüğü bulunuyordu. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın…

  • 29 Ocak 1971 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde, Deniz Gezmiş’in babasına yazdığı mektup yayınlanır.   “Baba sana her zaman müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni.  Küçüklüğümden beri hep evde devamlı Kurtuluş Savaşı anılarıyla büyüdüm ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim. …. “ Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 196)…

  • Deniz’in DÖB’lü (Devrimci Öğrenci Birliği) olarak katıldığı en önemli eylem 30 Ekim ile 10 Kasım 1968 günleri arasında Samsun’dan Ankara’ya yapılan “Tam Bağımsız Türkiye İçin Mustafa Kemal Yürüyüşü.” dür.  Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 122) kitabından birebir alıntıdır.

  • Kürtler, Türkleri kötülemeden, karalamadan, kendilerini tanımlamaya çalışıyorlar. .. Bir Türk olarak bundan büyük keyif alıyorum.  Eğer Türk düşmanlığı yolunu seçseler işleri daha kolay olacaktır; bunu yapmıyorlar.   Mustafa Kemal Samsun’a … Kürt hareketliliğini bastırmak göreviyle çıkıyor. . Amasya’ya gelince görev kâğıdında olanları bir kenara atıp, bir yandan, Türk mukavemeti ile birleşmeye ve diğer taraftan Kürt liderlerini…

  • Kemal Paşa  … Kurtuluşa .. Çok büyük ihtimalle Damat (Damat Ferit) vasıtasıyla İngilizlerin onayı sağlanarak katılıyor.. Bu tarihe kadar Türkiye Ordusunda sıradan subaylardan birisidir; başarısızlıkları, başarılarından çok çok fazladır. Sevgisiz, geçimsiz, hiçbir özgürlük ve ihtilal hareketine girmemiş, kendisine son derece güvensiz, hatta sıkıştırılmışlık kompleksi olan bir kimsedir.   Geçmişi politik açıdan boş, ve geçmişinde başarıdan çok…

  • Mustafa Kemal Vahdettin’in “fahri”, bugünkü dille “onursal” yaveridir.           Kemal daha sonraki tarihçilerin yazdıklarının aksine bir mücadeleci değil, bürokratik manevralarla yükselmeyi seven, sayısız Osmanlı subayından birisidir.   Hep şikayetçi, hep hırçın ve son derece kıskançtır; Jön Türk döneminde sivil aydınlar İngiliz yanlısı ve subaylar ise çok büyük ölçüde Alman taraftarı olarak görünüyorlar. Kemal çok küçük istisnadan…

  • İngilizlerin kendilerine karşı direnen 6. Ordu Kumandanı Ali İhsan Sabis’i görevden alarak yerine Mustafa Kemal’i atamak istedikleri belgelerle kesindir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 455) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sivas Kongresinin oy birliğiyle; Mustafa Kemal’in de oyuyla Amerikan mandasını isteme kararı aldığı da kesindir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 457) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): Manda, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bazı az gelişmiş kabul edilen ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek bir düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Milletler…

  • Hainlik iddiası bir zamanlar Kemal’in Vahdettin’e yakınlığının üstünü örtmek ve Kemal’le Osmanlı yönetimi arasında ayrılık olduğu izlenimini vermek için, tarihte yaratılmış ve sürdürülen bir terördür. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 457) kitabından birebir alınmıştır.