Kategori: Mustafa Kemal Paşa
-
(17 Eylül 1933 Dolmabahçe Sarayında, sofrada, Maarif Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, ödeneklerden bahsediyor, Kemal Paşa İsmet Paşa’nın dalkavuğu olan bu Bakan’a fena kızıyor:) “-..Bütçe darlığı bütün bakanlıklar için aynıdır. Anlaşılıyor ki, kusur sizdedir. Bugünkü şartlar altında siz bu işi yürütemezsiniz. İstifa ediniz. Yerinize kimi tavsiye edersiniz?” Esat Bey afallıyor. Esat Bey’i sofradan kaldırarak yandaki odaya…
-
(İsmet Başvekâletten ayrılmış bir kenarda oturuyor. Ankara’da maç seyretmek için stada gidiyor. Çıkışta halk coşkun bir biçimde “Yaşa!” diye sevgi gösterisinde bulunuyor. Kemal Paşa’nın adamı Salih Bozok bu tezahüratı önemsiyor ve konuyu Meclis’e getiriyor:) “-Efendim! İsmet Paşa, önceki gün stadyumda kendisini halka alkışlatmış. Bu ne demektir? Bundan amaç nedir? Bizzat İsmet Paşa’dan bu hususta hemen…
-
(Mustafa Kemal poker oynamak için Anadolu Kulübüne giderken İsmet Paşa ile karşılaşıyor ve aralarında ilginç diyaloglar geçiyor.) Gazi, İsmet’e “-Yorgunum! ” deyince, İsmet; “- Vah, vah! İşlerle bizzat meşgul oluşunuz, rahatça içmenize engel olacak derecede yoruyor demek.” cevabını veriyor. Mustafa Kemal bu cevaptan, “Bensiz yapamazsın.” anlamını çıkararak alınıyor. Ve Kulüpte kalmadan İsmet Paşa’yı da alıp…
-
20 Eylül akşamı, Dolmabahçe’de, Tarih Kurultayı üyeleri, Fuat Köprülü, Hasan Reşid, Ali Canip, Necmi Dilmen vs. huzurunda; “-İsmet bana isyan etti! Evet, isyan etti. Ben de kendisine, sen hastasın, izin veriyorum biraz istirahat et dedim. Heybeli’ye gönderdim.” 21 Eylül gecesi, yemekte Celal Bayar’ da var. “-Ben bu İsmet’i 25 senedir yola getiremedim. O kadar kararsız,…
-
(Çok çeşitli oldubittiler ve müdahaleler İsmet’i dolduruyor. Nyon olayı da son damla oluyor. 17 Eylül 1937’de Mustafa Kemal trenle Ankara’ya geliyor. İstasyondan gelirken İsmet Paşa, Mustafa Kemal’in kurdurduğu ve genişletme çalışmalarını istediği Bira fabrikası için, ekonomik değil, yazık oluyor bunca masrafa vs. diyor. Mustafa Kemal o akşam hemen bira fabrikaları hakkında adamları vasıtasıyla bilgi topluyor,…
-
Akdeniz’in güvenliğini birlikte sağlamak maksadıyla Nyon’da toplanan Türkiye, İngiltere, Fransa, Sovyetler Birliği, Romanya, Bulgaristan, Yugoslavya, Yunanistan ve Mısır devletleri bir Antlaşma imzalamışlardı. Atatürk’ün memleket menfaatlerine aykırı olduğunu ileri sürdüğü nokta; Antlaşmayı imzalamış olan büyük devletlerin, gerek gördükleri takdirde, bizi silah kuvvetiyle müdahaleye sevk edeceklerine ve böylece durup dururken başımıza bir iş açma hakkını onlara bağışlar…
-
(Cafer Tayyar Paşa anlatıyor;) “1916 Eylülünde ben Diyarbakır’da 2. Kolordu Kumandanı bulunuyordum, Mustafa Kemal Paşa da 2. Ordu Kumandanlığına Vekâleten gelmişti. (Cafer Tayyar Paşa Mustafa Kemal’e kendisinden önceki komutanın eksikliklerini söylüyor:) “-İzzet Paşa’nın kararsızlığı vardı. Fakat bu kararsızlıkta Erkânı Harbi (Kurmay Subayı) İsmet Bey’in de etkisi olmuştur, deyişim üzerine, Mustafa Kemal Paşa aynen; “-Haydi Allah…
-
(24 Kasım 1934’de Mustafa Kemal’e Atatürk soyadını veren kanunu İnönü teklif etmiş, Mustafa Kemal de İsmet Paşa’ya İnönü soyadını vermiş. Zamanın dalkavukları İsmet Paşa hakkında neler söylüyorlar;) “Büyük Baş’ın (Mustafa Kemal’in) başarıcı kolu olmakla talihin en parlak lütfuna nail olan İnönü.” Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Atatürk – İnönü, İnönü – Mareşal Dargınlığı) VI – Feridun Kandemir…
-
(İsmet Paşa Başbakanlığının 10. yılının kutlanması bayram havasında geçiyor. İsmet, Kemal Paşa’ya rakip olma havalarında. Çok güçleniyor. 10. Yılında yazar İbrahim Alaaddin Gövsa onun hakkında şunları yazıyor;) “İsmet İnönü bugün, Avrupa’nın Mussolini ve Hitler gibi en ünlü ve en genç başbakanları ile aşağı yukarı bir çağdadır.” Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Atatürk – İnönü, İnönü – Mareşal…
-
Atatürk; “-İsmet … benim bildiğim İsmet olmaktan çıkıyor.” diyordu. Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Atatürk – İnönü, İnönü – Mareşal Dargınlığı) VI – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Sayısı 1955 – Sf. 9, 10) kitabından birebir alınmıştır.
-
İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Muhittin Üstündağ, emekli olduktan sonra Kandemir ile röportaj yapıyor ve şunları söylüyor; “Başbakan İsmet Paşa’dan senin yüzünden mükemmel bir zılgıt yemiştim. Bana, muharrir Kandemir Bey’i, Karabekir Paşa’nın kitabı meselesinden dolayı takip ettiriyormuşsunuz. Paşa da bundan fena halde şikâyetçi. Katiyen böyle bir şeye izin vermem. Kendisini de derhal davet ederek özür…
-
(Karabekir’in yakılan kitabında, Mustafa Kemal ile konuşmasından bir bölüm;) “İngilizlerin Doğudan Ordu Kumandanı Şevki Paşa’nın kaldırılmasını istemeleri bu fırsatı verdi. Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Karabekir’in Kitabı Niçin ve Nasıl Yakıldı?) V – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Sayısı 1955 – Sf. 107, 108) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995). Karabekir bu sırada Kolordu komutanlığı rütbesinde, Ordu Kumandanı…
-
(Kitabı basan Sinan Bey’i yolda yakalayıp kaçırır gibi Ali Çetinkaya’nın evine götürüyorlar Karabekir’in evini basan ekip orada ama Kılıç Ali Sinan Bey ile teke tek konuşuyor:) Kılıç Ali sözü döndürüp dolaştırıp basılmakta olan kitaba getiriyor. Ve henüz satışa çıkartılmamış yani mahiyeti (içeriği) hiç kimsece bilinmeyen bu kitabın muzır (zararlı) olduğunu ileri sürerek bazı mütalaalarda (görüşlerde)…
-
Siirt Mebusu Mahmut Beyle (1) partili arkadaşları, basılmakta olan kitabın formalarını peyderpey matbaadan aldırarak kitabın baskısını adım adı takip etmiş ve tam baskı sona erince de imha kararını vererek, bu girişimi başlatmışlardı. Sinan Bey’den (matbaanın sahibinden) “Bastığım Kâzım Karabekir Paşa’nın İstiklâl Harbimizin Esasları adlı eserin üç bin suretini zararlı bulduğum için imha ettim.” yazılı bir…
-
1933 Haziranının 4’ünü 5’ine bağlayan gece, sabaha doğru, polis müdürü Fehmi Bey’in kumandasında seferber olmuş, yüz kadar polis Kâzım Karabekir Paşa’nın Erenköy’de istasyon yakınındaki köşkünü sarıyordu. Köşkte Kâzım Karabekir Paşa, eşi, iki kızı, iki evlatlığı ve misafir Cafer Tayyar Paşa vardı. Arama emri yoktu. Aynı anda, Cafer Tayyar Paşa’nın Üsküdar’daki evi ile Kardeşi olan Hamdi…
-
İstanbul’da TBMM Başkanı Kâzım Özalp, Afyon Mebusu Ali Çetinkaya (İstiklâl Mahkemesi Eski Başkanı), Sinop Mebusu Recep Zühtü (Mustafa Kemal’in Yaveri, Tetikçi), Antep Mebusu Ali Kılıç (İstiklâl Mahkemesi Eski Üyesi), toplanarak, Kâzım Karabekir Paşa’nın “istiklâl Harbimizin Esasları” adlı kitabı dağıtılmadan bir gün önce imhaya (yok etmeye)karar veriyorlar. Önce CHP İstanbul Merkezi memurlarından iki kişi matbaa sahibi…
-
“4 Haziran 1933 gecesi, ..100 polis, Kâzım Karabekir’in Erenköy’deki köşkünü basıyor. .. Ellerinde hiçbir emir ya da belge yok. ..90 klasör yazı ve evrak alıyorlar. ..Paşa’nın kitabının beş nüshasını soruyorlar, Paşa da Eşinin onları ocakta yaktığını söylüyor. .. Ertesi gün Paşa, Savcılığa dilekçe vererek alınan evraklarının geri verilmesini istedi. Feridun Kandemir de Emniyet’e alındı ve…
-
(Karabekir Paşa bu yazdığı mektuplar kamuoyunun bilgilendirilmesi için birer basın açıklaması gibi:) “-Mustafa Kemal Paşa Hazretleri, Erzurum’a 3 Temmuz 1919’da teşrif ettiler (şereflendirdiler). Yani 1,5 ay sonra Mustafa Kemal Paşa’nın 25.05.1919 tarihli şifresinde; “…Samsun ve Trabzon gibi Karadeniz merkezlerimizin de aynı akıbete (İzmir’in işgali akıbetine) uğratılması hazırlıklarına başladıkları anlaşılıyor. Ermenistan hayalinin gerçekleştirilme sahasına dökülmesi de…
-
“Sizin istiklâl harbimizdeki kıymetinizi ancak askerlerimiz bilir…. Sizin Mustafa Kemal’den tarihini kıskanacağınızı da aklımızdan geçirmezdik. Karabekir Paşa! Size samimiyetimle söylemek isterim ki, eğer bir cumhuriyet lisesinde, yeni Türk devletinin kuruluş tarihini böyle anlatmaya kalkışırsanız, sınıfta dönersiniz. Sizin, Anadolu’nun kurtarıcıları değil, fakat kurtarmışları arasında olduğunuzu da Ankara’ya geldiğim zaman Erzurumlulardan öğrendim.” Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Karabekir’in Kitabı…
-
Paşa’nın Erenköy’deki köşkü gözetim altında idi. Kundura boyacısı, seyyar satıcı, köylü, dilenci kılığına sokulmuş bir sürü memur köşkün dört bir tarafını sarmışlar … köşkten çıkanları takip ediyorlar. İstiklâl Harbimizin Esasları eseri, forma forma basılmaya başlandığı sırada .. 7. mektup gazetelerde yayınlanmadı. Ve 18 Mayıs 1933’de Nuri Conker Milliyet Gazetesinde Paşa’nın kendiliğinden sustuğunu yazıyor. Alıntı: Siyasi…