Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • “Bir gün, parti divanında,, savaş sanayisi fabrikasında yapılan kadro düzenlemesi nedeni ile açıkta bırakılan işçilerin durumu görüşme konusu olurken, İsmet Paşa, işçiyi koruyan Recep Peker’e kızarak; “-Milli egemenlik, kamuoyu, sözleri bir lafzı-ı muraddan (istek sözünden) ve bir takım süslü kelimelerden ibarettir. Böyle bir şey yoktur. Bütün dünyada geçerli ve kaçınılmaz oldukları gibi mesele; Okur-yazar denilen…

  • “-Adam olmak demektir hocam! Adam olmak! İlk Meclis’te, bir gün, laiklik konuşuluyordu. … din alimlerinden bir arkadaş, kürsüye geldi, alaycı bir tavırla; “Arkadaşlar bir laikliktir gidiyor. Affedersiniz, ben bu laikliğin anlamını anlayamıyorum!” diyor. Riyaset makamında oturan Mustafa Kemal Paşa dayanamamış; “-Adam olmak demektir hocam! Adam olmak!” .. bu cevabı alan mebus arkadaşımız hoca efendi, bir…

  • “Mustafa Kemal’i Diyarbakır’daki 2. Orduya tayin ediyorlar. “Ben de zahiri sebepler göstererek bu tayini reddettim. Bunun üzerine bir – iki ay izinli olduğumu söylediler. Halep’ten İstanbul’a gitmek için tren bileti alacak param yoktu.” diyor.   Hâlbuki General von Falkenhain, bu göreve gelirken O’na yığınla altın göndermişti.  “-Yıldırım Ordusu Kumandanlığına tayin edilip İstanbul’a tam hareket edeceğim günlerde…

  • Atatürk; “-Ben Sofya’ya Ateşemiliter (askeri ateşe) olarak gittiğim zaman, Fethi (Okyar) Bey’e “Bizim için oda hazır mı?” diye sordum. Bana, “Ne odası burası, Sefarettir, sefirlere mahsustur, sen başının çaresine bak!”  demesin mi?”    Atatürk bu hikâyeyi Fethi Bey’in yanında anlatır ve Fethi Bey’de sürekli mahcup olurdu.” Alıntı: Atatürk’ün Hususiyetleri – Kılıç Ali (Sel Yayınları 1952 – Sf.…

  • “1935 yılı, Karpiç Lokantası, Mustafa Kemal Ahmet Emin Bey’i masasına çağırttırıyor. Mustafa Kemal Ahmet Emin Bey’i eleştiriyor. Hanımı Rezzan, “Aman Efendim estağfurullah, hiç te böyle düşünmemiştir.” diyor. Atatürk hemen; “Aferin! Çok zeki bir Türk kızı!” diyor.  Ve “Hanımefendi, … hayatınızdan memnun musunuz?” “-Hayır efendim! Memnun değilim. İş başka türlü çıktı, ben gazeteci ile evlendim, hâlbuki…

  • “Annesi Atatürk’ü, Atatürk’te annesini, her ikisi birbirlerini adeta âşık gibi severlerdi.” Alıntı: Atatürk’ün Hususiyetleri – Kılıç Ali (Sel Yayınları 1952 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştı.

  • “Selanik’e geldiği zaman, arkadaşları ile birlikte kurduğu “Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’nin” İttihat ve Terakki adını alarak faaliyete geçtiğini görmüş.” Alıntı: Atatürk’ün Hususiyetleri – Kılıç Ali (Sel Yayınları 1952 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştı.

  • “Onun bütün hayatında, hiçbir zaman şöhret ve makam hırsına tesadüf edilmemiştir.” Alıntı: Atatürk’ün Hususiyetleri – Kılıç Ali (Sel Yayınları 1952 – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştı.

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Kaymak Hafız denen hocanın Mustafa Kemal’i çok dövdüğünü yazıyor. Alıntı: Atatürk’ün Hususiyetleri – Kılıç Ali (Sel Yayınları 1952 – Sf. 10) kitabından notlar alınmıştı.

  • “Mustafa Kemal’in Fransızcası da el yazısı da çok kötü.” Alıntı: Atatürk’ün Hususiyetleri – Kılıç Ali (Sel Yayınları 1952 – Sf. 12, 13) kitabından birebir alınmıştı.

  • “Merhum Tahsin Uzer, …Ali Rıza Efendi’nin bir fotoğrafını ele alarak Atatürk’e getirmişti. Ali Rıza Efendi askeri bir kıyafetle görünüyordu. Atatürk, bu fotoğrafın babasına ait olup olmadığında tereddütte kaldı. Emir verdi; Fotoğrafı, hayatta olan ve babasını tanıyan kişilere gösterildi. … görenlerin tanıklığıyla resmin gerçekten Ali Rıza Efendiye ait olduğu anlaşılmasına rağmen, Atatürk’te yine bir şüphe, bir…

  • “… her işin Zafer Bayramı arifesinden önce bitirilmesi zorunluluğu duyulmuş olduğundan, acele edilmiş ve tam saat 22’de hazırlık tamamlanmış. Ve Cavit Bey hücresinden alınarak Cezaevi Müdürü’nün odasına götürülmüştü. Odada Müdür, İstiklâl Mahkemesi savcısı Müşaviri, Jandarma Komutanı ve birde İmam efendi vardı. Savcı Müşaviri Cavit Bey’e yaklaşarak hüküm özetini ağır ağır okurken, Cavit Bey sarardıkça sararıyor,…

  • “Yok! Vallahi yok! Bu meselede hiçbir alakam yok, kusurum yok. Masumum!” diyor. Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 3) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Nail “Bey’in son dakikaları; “Hatıra defterinde, oğluna hitaben; “.. Bu mesele ile katiyen hiçbir alakam yoktur!” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Nihayet 26 Ağustos 1926 günü karar veriliyor. Cavit, Dr. Nazım ve Nail Beyler, duruşma salonuna getirilmedi. Reis kararı okuyor; “Cavit Bey’in gizli heyetin başkanlığını üstüne almış olduğuna yönelik kanaatleri güçlendirmektedir.” (1) “Nail Bey;… Cavit Bey’in evinde İttihat ve Terakki adına ayrı bir proje düzenleyen gizli heyete dâhil bulunduğu tayin edilmiş olduğundan …. İdamlarına.    Rauf Bey’in,…

  • Reis’in, “Savunmanızı dinlemeye hazırız !” Sözü üzerine, gayet sakin ve vakur bir vaziyette ayağa kalkan eski Maliye Bakanı Cavit Bey; “-Hâkim Efendiler! Savaş yapanlara, Mısır’ı alacağız diyenlere, bizim ruhumuzda biri Adana diğeri Irak gibi iki Mısır vardır dedim. Kafkasya’yı istila edeceğiz diyenlere, toprak almakla ne kazanacaksınız dedim. …Ziya Gökalp’in hazır bulunduğu bir mecliste, harbi istemediğim…

  • Hüseyin Cahit (Yalçın) Bey, mahkûmiyet yeri olan Çorum’a gitmeden önce, mahkeme heyetini ziyaretle, hakkındaki karardan dolayı şükranlarını sunuyor. Hatta Çankaya’ya giderek ziyaretçi defterini de imzalamış bulunuyordu. Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 119) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Hüseyin Cahit gazeteci, aydın adam, İstiklâl Mahkemesi…

  • “Dr”. Nazım Bey, Şükrü Bey’e bir mektup yazmış, içinde suç unsurları varmış. Reis; “Bu mektubu şimdi tutanağa geçiriyorum, ilan da edeceğiz, millet okusun görsün. Hele şu elim cümle! Bak ne diyorsun; “Milletin Yunan çizmeleri altından kurtuluşundan dolayı Mustafa Kemal’e karşı beslediği mihnet daha azalmamıştır.” Bunu nasıl söylersin? Milletin faziletkâr duygusunu bile kıskanıyorsun, yazıklar olsun! Bunu…

  • “Hüseyin Cahit Bey daha önce, Terakkiperver Partinin hükûmet tarafından kapatılması haberini gazetelerinde “Basıldı” diye verişinden dolayı, yine aynı kişilerden kurulu İstiklâl Mahkemesi tarafından ömür boyu sürgün edildiği Çorum’dan getirilmişti.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 70 ile 79 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Türkçeye…

  • Reis; “Durumunuz ne sanık ne tanık sıfatıdır. Sorgulamanız sonucunda durumunuz anlaşılacaktır. Şimdi Rauf Bey’le ilginizi anlatınız.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Mahkeme, Rauf Bey’i suçlayabilmek için gazeteci Velit Ebuzziya ve Ahmet Emin (Yalman) Beyleri de duruşmaya alıyor. Onları…