Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Müzik

  • Aradan bunca yıl geçmesine rağmen bugün bile coşkuyla söylediğimiz “Gençlik Marşının müziği bir İsviçre okul şarkısından alınmadır. Söz yazarı ise şair Ali Ulvi Elöve’dir. Mustafa Kemal’le aynı yerde (Selanik) ve aynı yıl (1881) doğan Ali Ulvi, 15 Ağustos 1975’te vefat etmiştir. Üsküdar Bülbülderesi Mezarlığı’ndaki aile mezarlığına defnedilmiştir. Sf. 370 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı)…

  • Caz, Afrika’nın hıçkırıklarıyla Amerika’nın soysuzluğunu üst üste getiriyor. Cazda başkaldırı ile boş vermişlik iç içe yatıyor ve hüzün ile gülünçlük birbirini yok etmek için uğraşıyor. Caz önce kaldırıyor ve sonra oturtuyor; bir ataleti veriyor. Ayrıca kolay bir müziktir; kültürsüzlüğün ve kültürsüzleştirmenin bir tekel politikası olduğu bir dönemde, bir müzik birikimi olmadan da din­lenebiliyor. Sf. 121,…

  • Şef Lolinevi Pradelli “Ama sizin sesiniz çok detone.” Diyordu.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 154) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudileri ikiye ayırmak esastır; bir tarafta Aşkenazi Yahudileri var, Aşkenazi veya eskenazi de deniliyorlar ve bu daha yaygındır. Büyük Britanya, Fransa, Almanya, Polonya ve Rusya Yahudileri Eskenazi kategorisine giriyorlar ve Yidiş ana dilleridir. İspanya, Portekiz, Kuzey Afrika, İtalya ve Ortadoğu Yahudileri ise Seferad adını alıyorlar ve konuştukları dile Ladino deniyor. …. Türkiye’ye gelmeden “Arabize” idiler.…

  • Eğer Livaneli ve Pekkan, bu ülkede, şarkıcı olabiliyorlarsa, para kazanabilmelerini ve popüler olmalarını bir kenara bırakıyorum, böyle bir ülkede müzik gırtlağı bir yana doğru dürüst müzik kulağı olduğundan kuşku duyuyorum. Sf. 291 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 291) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kendi heykellerinin yapılmasını emretti. Ankara’da çıplak modellerle çalışacak karma bir sanat okulu açtı. Batı müziğini yerleştirmek istiyordu. Türklerin Araplardan öğrendikleri genizden gelen, kedi sesine benzeyen yüksek sesten vaz geçilmeliydi. En son çıkan Viyana Valslarını son moda zenci cazını ve fokstrotu ülkeye getirmişti. Sf. 213 Herkesi, bakanları, mebusları ve bürokratları .. baloda dans etmeye mecbur etti.…

  • (Öcalan Anlatıyor:) “Onu uyardık Kürt müziği de yapması için ama korkuyor.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 391) kitabından birebir alınmıştır.

  • Arabesk, yüzeysel izlenimlerin inatçı tekrarı anlamına geliyor. Estetiğin çölün tekdüzeliğini tekrarından kaynaklanan bir yanı var. Bir yanı ise İslam’ın süsleme sanatında motifleri son derece sınırlamış olmasıdır. Arabesk, estetik, çok az motifi inatla ve bıktıran ölçüde tekrarlamaya dayanıyor. Bugünkü “arabesk müzik” de, derine inemeyen acıların yüksek haykırışlarla tekrarlanması demek oluyor. Geriye iki nokta var. Bir; bu…

  • Hatırladığımız sesler büyük çoğunlukla hoş olmayan seslerdir. Çünkü güzel bir ses ve doğru telaffuz amacına ulaştığı için, fark edilmez.  Sesin müziği hayatın gerçeğidir.. Alıntı: Bedenin Dili ve Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır.

  • Benim önyargıma göre “biz” Türklerin müzik değeri olan sesi olamaz. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 462) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dr. Kocabaşoğlu, 27 Mayıs Rejimi altında radyoyu incelerken önce şu saptamayı yapıyor: “27 Mayıs hareketinin radyoya ilişkin önemli buyruklarından birisi ‘Radyomuzda yayınlanmakta olan reklâmlar da dâhil, bütün programlarda, şiirlerde, hüzün, keder, melâl verici kısım ve unsurlar bulunmayacaktır’ şeklinde ‘ivedi ve mühim’ buyruktur.” İhtilâlciler hüzn’ü yasaklıyorlar. Hükümeti almanın doğal coşkusuyla, artık yalnızca neşeli günlerin geldiğini düşünebiliyorlar.…

  • BAKKAL’IN YORUMU (1997); Mustafa Kemal Paşa1934 yılında Meclis’i açarken, “Bugün dinletilmeye yeltenilen musiki, yüz ağartacak değerde olmaktan uzaktır.” dedi. Bir gün sonra da radyolarda Türk müziği yayınları kalktı. Mustafa Kemal Paşa Rumeli Türkülerinin hasretine dayanamadı, bir süre sonra büyük müzik inkılâbı biraz sulandırıldı, türküler çalınmaya başladı. Bu yasak, Türk müziğinin, çalınması, dinlenmesi ve öğretilmesini kapsıyordu.…

  • “İsmail Hami Danişmend; “Musikiyi, Guatelli ve Lombardi adında iki İtalyan öğretmenden öğrenmişlerdir, Sultan Hamit’in garp (batı) müziğini şark (doğu) müziğine tercih etmesi, işte bundandır. Özellikle Türk müziğini hazin bulduğundan bahsedilir.”  diyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 355) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kepler, insanlığın kaydettiği ilk büyük yasa arayıcısı oldu. Yasa aramak, düşünmeyi öğrenmeye başlamak demektir.   Yasası bilinen hareket yapıcıdır.  Kepler müzikten büyük bir zevk alıyor, Galileo da öyle, bir enstrüman çalabiliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 295) kitabından birebir alınmıştır.

  • “15 Teşrinisani (Ekim) 1931 İstanbul’da radyo moda imiş. Her yer gibi gece yarısı kapanıyormuş. Fakat bazen Mustafa Kemal gece yarısından sonra istiyormuş. Polisler sanatçıları evlerinden toplayıp çaldırıyorlarmış. .. Zonguldak madenini ve Mühendis Okulunu kapatmışlar.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ yayınevi,1967- Sf. 1744) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında,…

  • “Mustafa Kemal’in Büyük Müzik İnkılâbı şu sözlerle başlıyor (1 Kasım 1934); “Bugün dinletilmeye yeltenilen musiki, yüz ağartacak değerde olmaktan uzaktır. Bunu açıkça bilmeliyiz. Ulusun, ince duyguları ve düşünceleri anlatan, yüksek deyişleri söyleşileri toplamak, onları bir gün önce genel son musiki kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak bu düzeyde Türk ulusal musikisi yükselebilir. Evrensel musikide yerini alabilir.”…