Kategori: Nazım Hikmet Ran
-
(1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Her ne sebepten olursa olsun, Kemal Tahir, tembelliği bırakalım, ayıptır, dört elle kaleme sarılıp işimize, yazımıza devam edelim, sevgili Türk halkının bizden, bugün, bu şartlar içinde, beklediği budur. Ona en güzel romanları, hikâyeleri ve şiirleri yazmak zorundayız. Sf. 198 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, …
-
(1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Sana gayet enteresan bir haber vereyim; Ankara’da biri Alman, biri Macar iki casus varmış. On beşer yıl ceza giymişler. Ama cezalarını Bahçelievler mahallesinde kiraladıkları bir bahçeli hususi evde, bir gardiyan ve bir jandarma refakatinde ve çoluk çocukları, ahbap ve arkadaşlarıyla geçiriyorlarmış. Ne âlâ memleket. Casuslar cezalarını bahçeli evlerde çekerler;…
-
(2.02.1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Sana dün 10 lira yolladım. Alınca bildirirsin. Bir iki ay daha para sıkıntısı çekeceğiz, sonra şu tercümeden biraz para alınca ferahlarız. Varlık vergisi bizim Hala Hanım’a da dokunmuş, iki aydır metelik yolladığı yok. Sf. 165 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 –…
-
(30.12.1942 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Bundan bir hayli zaman önce cümle kuruluşundaki, fiil ve fail vesairenin yerlerini değiştirmek denemeleri yapıldı. Fakat bu Selanikli şivesine inkılap etti ve nihayet Karakurt’un elinde can verdi. Sf. 158 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.
-
(4.12.1942 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Halifei rûyi zemin ve padişahı âlem’i tekrar tahtı bahtı Osmanî’ye çıkarmak için mektep müdürlerini ve hocalarını bizzat isyana teşvik eden ve bu yüzden As. Cz. K. 94’üncü bedbaht maddesiyle 24’er seneye mahkûm edilen iki mürteci yobaz, softa, divane Harbiye talebesini — bu hadise altı yıl kadar önce olmuş sanıyorum…
-
(5.05.1942 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Haydi şöyle el birliğiyle bizim Türk edebiyatına hapishanelerimizden yarının en güzel eserlerini hazırlarsak burada geçen senelerimiz boşu boşuna geçmemiş olur. Sf. 134 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 – Sf. 134) kitabından birebir alınmıştır.
-
(5.05.1942 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Sana bugün para yolladım. Alıp almadığını bildir. Biz burada beş kişi dokuma tezgâhı kurduk. Bu beş ortaktan biri de sensin. Bundan böyle payını muntazaman yollayacağım. Yani artık tezgâh sahibi oldun, dokumacılığını tebrik ederim. Nuri Tahir’den ben de çoktandır mektup alamadım. Gönderdikleri eşyaları sattım. Paralarını muntazaman yolluyorum. Sf. 132 Alıntı;…
-
(29.01.1942 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Radyoda, Yurttan Sesler saatiyle, Klasik Türk Musikisi’ni, Mesut Cemil’in bu iki himmetini, ciddiyetle takip, et. Modern teknikli Türk müziği, operası filan bence bu kaynaklara dayanmalı. Bu hususta Mesut Cemil’e de bir mektup yolladım. Seninle de konuşacağım daha. Mesele Türk edebiyatı köylü şairleri taklit etmeli gibi değildir. Mesele Türk edebiyatı…
-
(20.05.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Kardeşim Kemal, Sırasıyla: Parasızlıktan şikâyet eden, içime hançer gibi giren telgrafını aldım. Malatya’ya nakledileceğin telgrafını aldım. Sf. 69 Ben de Baha’ya, Cezaevleri Müdürüne ve bizim enişte olacak Adliye Vekiline yazım. Sf. 69 Dayı Paşadan haber alıyorum. Yakında hürriyetinize kavuşacaksınız diyor. Sf. 70 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım…
-
(7.06.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Yani demek istediğim, gazete okuyup, radyo dinleyen ve aklıselimi, gözlüğü ve ölçüsü olan bir mahpus bu hususta dışardakilerden daha çok hürdür. Daha çok anlamak imkânına sahiptir. Bu belki biraz da tesellidir. Ama içinde hakikat olan bir teselli. Sf. 63 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, …
-
(29.04.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Benim şiirler hakkındaki kanaatini bildirip bildirmemekte bir hayli zaman tereddüt ettiğine canım sıkıldı. Şiirlerimi kötü bulduğunu yazmak ne zamandan beri bir cesaret meselesi oldu? Kötü bulduğun şeyi “kötüdür” diye en sevdiğin insanın yüzüne dahi haykırmak hakkından hiçbir endişe seni alıkoymamalı. Bilirsin ki ben şahsen kendi yazılarıma karşı elimden geldiği…
-
(15.04.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Piraye gitti. İkide bir Piraye gitti diye yazmak geliyor içimden. Âşık olmayan, bir bok olamaz..,. Sevdiğim, saydığım bütün büyük insanlar âşık oldular… Âşıktılar. Öyle hak âşığı, mücerret manada, umumiyetle aşk filan değil, etiyle, kemiğiyle, ruhuyla bir kadına âşıktılar. Üstatlarıma hiç olmazsa bu hususta benzediğimden müftehirim. Sf. 59 Alıntı; Kemal…
-
(15.04.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Tabii ilimlere vakıf olmadan diyalektik materyalist felsefeye tam vukuf, derin ve esaslı vukuf kabil değildir. Diyalektik materyalist felsefeyi anlamadan ise modern manada realist sanatkâr olmak kabil değil… Sf. 58, 59 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 – Sf. 58, 59) kitabından birebir…
-
(13.03.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Yeni Adliye Vekili Hasan Bey acaba şu bizim teyzenin, Münevver Hanımın damadı olan eski Adliye Müsteşarı Hasan Bey mi? Merak ettim. Öğreneceğim. Eğer bu Hasan Bey, o Hasan Bey ise herhalde akrabalık makrabalık diye iyiliği dokunur… Sf. 51 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2.…
-
(3.03.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) (Nazım Hikmet asıl ismi Raşit Kemali olan Orhan Kemal’den bahsediyor) Fakat şimdi yeni bir hikâye üzerinde çalışıyor. İyi olacak. Eğer şartlar vefa ederse, şartlar uygun düşerse, senin peşinden onu salacağım dünya üzerine. Daha genç, acemiliği var. Evvela bir lisan öğrenmesi lazım. Fransızcaya çalışıyor. Bir iki sene sonra şartlar vefa…
-
(3.03.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Sanatta en büyük ustalık ustalığı belli etmemektedir. Bunun için ise bu ustalığı bir gaye olarak değil, bir vasıta olarak kullanmak lazım gelir ki ancak bu suretle iptidailik ile alakası olmayan, sanatkârcasına samimiyete ulaşmak mümkündür. Sf. 48 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975…
-
(3.03.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Şimdi bu misali edebiyata getirirsek, bana öyle geliyor ki, aynı mevzu romanda birçok kaim hatların kuvvetle inkişafı ve mimarisi demektir. Hâlbuki hikâyede bir tek kalın hat etrafında ince çizgilerin sarmaş dolaş olmaları var. Bundan dolayı mesele sayfa çokluğunda değil, tek kaim hattın mimarisiyle kurulan mevzu — ince çizgiler yukarıda…
-
(13.02.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Piraye geçen gün bana dedi ki: “Nâzım, insan senden çok şey öğrenir, ama sen bunu insana öyle öğretirsin ki senden öğrendiğinin farkına varmaz, bunları ben kendim buldum, zaten biliyordum zanneder…” Hakkımda söylenen bu söz üzerinde duracak değilim, belki karımın bir iltifatıdır. Sf. 42, 43 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar…
-
(16 Ocak 1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Semiha’dan arka arkaya iki mektup aldım. Kendisine Bayramdan önce mektup yazmış ve dayımı görerek konuşmasını rica etmiştim. Seni inandıracağını değil, fakat alakadar edeceğini sandığım pasajlarını aynen naklediyorum : “7. 1. 1941 – Mektubunuzu aldığımın ertesi günü pazardı. Ancak pazartesi faaliyete geçebildim. Pek yakında hürriyetinize kavuşabileceğinizi dayınız bana…
-
(11 Ocak 1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Sonra halam para göndermiş, fakat yine Bayram münasebetiyle hâlâ elime ulaşmadı. Parasız kaldım. Sana da gönderemedim. Sen de parasız kaldın. Bu iki türlü kurban verişimizi az mı görüyorsun? Sf. 22 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 – Sf. 22) kitabından…