Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk

  • (Sadrazam Ali Rıza Paşa’nın Kemal Paşa’ya telgrafı 4 Ekim 1919:) “..Ancak Hükümetin tutacağı yol: yasalara eksiksiz uymak, aykırı durumları önleyip ortadan kaldırmak olduğundan, olağandışı ve yasalara uymayan durumların sürüp gitmesi ise, Osmanlı Devleti merkezi ile Anadolu’yu birbirinden ayırarak birçok korkulu sonuçlar doğurmakla, tanrı korusun, Başkentin varlığını korkulur duruma düşürecek ve düşmanların yer yer yurdumuza girmeleriyle…

  • “Bir gazeteci yazar da, eleştirisinde; “Bizi üzen nokta, ulusal önderimizin kendisi ile ilgilidir. En büyük ruhlu adamlar bile, kişisel güç taşımanın çekiciliğine karşı direnememişlerdir.” Diyor. Ve görüşünü benim nutuklarımdan aldığı sözlerle pekiştirdikten sonra, Amerika’nın bağımsızlığını sağlayan Washington’ın nasıl çiftliğine çekildiğini ve meclisin hiçbir kişiyi göz önünde bulundurmayarak, yalnız kamu yararını düşünerek, altı yılda Anayasa’yı ortaya…

  • “Değişik ulusları ortak ve genel bir ad altında toplamak ve bu değişik ulus topluluklarını özdeş hukuk ve koşullar altında bulundurarak güçlü bir devlet kurmak parlak ve çekici bir siyasal görüştür. Ancak aldatıcıdır.” Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf. 291) kitabından birebir alınmıştır. 

  • “Rauf Bey dedi ki “Sınırsız ve koşulsuz milli egemenlik ilkesine dayanan bir yönetimi, demokrasi denilen halk yönetimi ilkelerini kökleştirmek için, bu ilkelere dayanarak ulustan milletvekilliği görevini aldık. Birtakım arkadaşlarımız şu ya da bu makama, Meclis’i kapatmak ve yasaları geri çevirmek gibi yetkiler tanıyarak ulusun egemenlik hakkını Meclis’ten alıp başka makamlara vermek anlayış ve eğilimi gösterdiler.…

  • “Vatan Gazetesi’nin 5 Kasım 1924 günkü sayısındaki Başyazar, “Eleştiri eğilimi gösteren en özgür düşünceli yurttaşları zaman zaman susturmaya çalışan, tekelci bir siyasal yöntem, gelişme ve ilerleme için öldürücü bir cehennem durumundadır.” … Yazar, “Yurt düşüncesi ile çalışmak, yalnız işbaşındaki kişilere mi – Tanrı’ca – tekel biçiminde verilir bir erdem midir?” … Tanin Başyazarı 4 Kasım…

  • “İstanbul’da Tevfik Paşa Hazretlerine 30.1.1921 “1. Londra Konferansına katılacak olan Türkiye delegeler Kurulu yalnız TBMM hükümetince seçilecek ve gönderilecektir. 2. Bu delegeler kurulunun yanına verilmesini gerekli gördüğümüz kimi uzman danışmanları siz hazır edip, gerekli belgelerle kurula katılmak üzere göndereceksiniz. 3. Bizim göndereceğimiz bu delegeler kurulunun bütün Türkiye’yi temsil edecek tek kurul olduğunu da itilaf Devletlerine…

  • “Baylar, ulusumuzun başında, bilgisizlik, aymazlık ve bağnazlığın, yenilik ve uygarlık düşmanlığının simgesi gibi görülen fesi atarak, onun yerine bütün uygar dünyaca başlık olarak kullanılan şapkayı giymek ve böylece, Türk ulusunun, uygar toplumsal yaşamda anlayış bakımından hiçbir ayrılır yanı olmadığını göstermek bir gereklilik idi. Buna Takrir-i Sükûn (Sessizleştirme kararları kanunu) yasasının yürürlükte olması da kolaylık sağladı…

  • “Efendiler, Ankara’da bulunan Salih ve İzzet Paşalar bir türlü Ankara’ya ısınamadılar. İstanbul’daki ailelerinin yanına gitmelerine izin vermemizi kendileri ve aracıları habire rica ediyorlar ve İstanbul’a dönüşlerinde hiçbir siyasal görev almayacakları konusunda güvence veriyorlardı. Ancak ben, ..verdikleri sözde doğruluk ve içtenlik olmadığı, … kanısında bulunduğumu söyledim. .. Namusları üzerine söz veriyorlar dendi. Bu sözlerini yazılı ve…

  • “Rauf (Orbay Paşa) “Padişaha bağlı kalmak borcumdur, Halifeye bağlılığım ise gördüğüm eğitim gereğidir.” … Önce padişahlığı kaldırmaya karar verdiğim zaman, ilk yaptığım işlerden biri de hemen Rauf Bey’i meclisteki çalışma odama çağırmak oldu. Rauf Bey’in, Refet Bey’in evinde sabahlara kadar dinlediğim kanı ve düşüncelerini hiç bilmiyormuşum gibi, ayakta, şunu istedim; “Halifeliği ve Padişahlığı biri birinden…

  • “23 Nisan 1923’te Lozan’da Barış Konferansı ikinci defa toplandıktan sonra ben de yeni seçimlerle uğraşıyordum. Yeni seçimlere bilinen ilkelerimizi açıklayarak girdik…. Milletvekili olmak isteyen kişiler, önce, ilkeleri kabul ettiklerini ve bu görüşe katıldıklarını bana bildiriyordu. Adayları ben saptayacaktım… Çünkü yapılacak seçimlerde ulusu kandırarak, değişik ereklerle milletvekili olmaya çalışacakların çok olduğunu biliyordum. Bütün ulus açıkladığım ilkeleri…

  • “Maraş, Urfa ve Antep’te savaştık…” Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf. 186) kitabından birebir alınmıştır.  BAKKAL’IN YORUMU (1993) Ankara’nın o çatışmalara hiçbir dahli (müdahalesi) olmamıştır. Bu Maraş, Urfa ve Antep yöreler halkının Ermenilerin geri gelip de mallarına sahip çıkmaya başlaması nedeniyle gösterdiği reaksiyonlar ve kahramanlıklar, hatta biraz da…

  • “3 Mart 1924 günü Meclis’in birinci oturumunda şu önergeler okundu; 1. Halifeliğin kaldırılması ve Osmanlı soyundan gelenlerin yurtdışına çıkartılması konusunda Şeyh Saffet Efendi ve elli arkadaşının önergesi.  2. Din işleri ile Evkaf (Vakıflar) Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığının kaldırılması ile ilgili Siirt Milletvekili Halil Hulki Efendi ve elli arkadaşının verdiği önerge. 3. Öğretimin birleştirilmesi konusunda Manisa…

  • “Bu yetkiye göre, Ankara’da bulunan 20. Kolordu ve buna bağlı olduğu müfettişlikler ve Diyarbakır’daki kolordu ile ve hemen bütün Anadolu’da bulunan sivil örgütlerin başında bulunan yöneticilerle yazışabilecek ve ilişkide bulunabilecektim. Bu geniş yetkiyi, beni, İstanbul’dan sürmek ve uzaklaştırmak amacıyla Anadolu’ya gönderenlerin..”. Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk, (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf.…

  • “Batı Cephesi Komutanı (İsmet Paşa) 61. ve 11. tümenler ve geçici güçlerle (1) 24 Ekim 1920’de Gediz’deki düşmana saldırıldı. Efendiler, dalgalı, düzensiz ve komutasız bir takım savaşlardan sonra bildiğiniz gibi Gediz de yenildik. .. cephenin her yanında yeniden genel bir yenilgiye uğradık.” Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 –…

  • (16 Ağustos 1919 günü Milli Savunma Bakanı Ferit Paşa’ya yazdığı mektup🙂 “…İngilizler bile ,.. Hiçbir dayanağı olmayan ve ulus adına hiçbir görev üstlenmeyen ve üstlense bile bunu ulusa benimsetemeyecek olan bir hükümetle verimli bir işe girişmek olanağı bulunmadığına inanmışlardır.” Alıntı: Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yurt için en büyük korkulu durum, Padişahların ve Halifelerin düşmanlarca satın alınmalarıdır. Bu çokluk ve kolaylıkla sağlanabilmiştir.” Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf. 335) kitabından birebir alınmıştır.  

  • Kara Vasıf Bey; “Bütün devletler bizi tam bağımsız bile bırakacaklarını söyleseler yine yardıma gerek duyarız. Dört yüz ile beş yüz milyon borcumuz var. Bu parayı kimse kimseye bağışlamaz, bize bunu ödeyiniz diyecekler, oysa bizim gelirimiz bunun faizine bile yetmez.” Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf. 78) kitabından birebir…

  • “Rauf Bey; “Amerika’da yıllardan beri bize karşı yapılmakta olan olumsuz propagandaların doğurduğu düşünce akımını düzeltmek için, hepsinden önce Amerikan Kongresi’nden yurdumuzu inceleyecek bir kuruluşu çağırmak.” Bu öneri oybirliği ile kabul edildi. .. bu yolda bir mektup taslağı hazırlandığını anımsıyorsam da bu mektubun gönderilip gönderilmediğin pek iyi anımsamıyorum.” Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları,…

  • …” 1.2.1921 Mustafa Fevzi Paşa Hazretlerine …. Konferansa katılma olanağı yitirilirse, önce, birlik sağlanamamasından dolayı İstanbul ve Boğazlar büsbütün Osmanlı’nın egemenliğinden çıkar. İkincisi, İtilaf Devletleri Yunanistan’a para ve asker yardımında bulunurlar ve Anadolu’da ortak bir saldırıya kalkışırlar… savaş yıkımları sonunda sayısı çok azalmış olan Türk halkı bir kat daha ezilir, yok olur. Üçüncüsü, büyük ölçülerdeki…

  • “Kurulunuz ulus ile padişah arasında engeldir. Bu yoldaki direnmeniz bir saat daha sürerse, ulus artık her türlü davranış ve eyleminde kendisini özgür sayacaktır ve bütün yurt, töreye aykırı kurulunuzla kesin olarak ilgisini ve bağlantısını kesecektir. Bu son uyarımızdır. Bundan sonra ulusun alacağı durum, burada bulunan yabancı subaylar aracılığı ile itilaf devletleri temsilciliğine de ayrıntılı olarak…