Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Osmanlı Devleti
-
(Belge; 11 K. N. Smirnov, “1904 İlkbaharındaki Sason Olayları”, Kafkasya Askerî Bölge Karargâhının Haberleri.) Objektif istatistiki bilgilere göre, altı milyon nüfusa sahip Asya Türkiye’sindeki 9 vilayette (Erzurum, Van, Bitlis, Harput, Diyarbakır, Sivas, Halep, Trabzon ve Adana) yaklaşık 900 bin Ermeni yaşıyor. Bu rakam söz konusu vilayetlerdeki nüfusun ancak yüzde 15’ini veya 1/6’dan daha azını oluşturuyor.…
-
Belge10; Genelkurmay Başkanlığı Yarbayı Tomilov’un Asya Türkiye’sine yaptığı ziyaretin raporu; (1904) Bitlis’teki İngiliz konsolos yardımcısının benimle konuşması sırasında dile getirdiği aşağıdaki görüş çok ilginçtir: “Ermenilerin çok sayıda itici özelliği mevcuttur. Onlar, sevilmek için yaratılmamıştır. Ancak onların çok acı çektiğini kabul etmek gerekmektedir. Gerçi güç Müslümanların değil de Ermenilerin elinde olsaydı, Müslümanların durumu, Ermenilerin şimdiki durumundan…
-
(Belge 6; V. T. Maevskiy, Van Vilayeti. Askerî-İstatistikî Tasvir, Kafkasya Askerî Bölge Karargâhının Yayını, Tiflis 1901 – Etnografik Deneme – Ermeniler.) Yönetimin bu zayıflığı, düzenli bir devlette olmaması gereken uygulamalara yol açmıştır, ihtilalci hareketlerle mücadeleyi polis veya ordu değil de halk üstlenmiştir. Türklerle Kürtler ortak düşman olan ve Avrupa’nın desteğiyle ayaklanarak Kürdistan’da güya kendi bağımsız…
-
8Belge 6; V. T. Maevskiy, Van Vilayeti. Askerî-İstatistikî Tasvir, Kafkasya Askerî Bölge Karargâhının Yayını, Tiflis 1901 – Etnografik Deneme – Ermeniler.) Aynı dönem zarfında Van vilayetinin tamamında Kürtler ayaklanmış ve bir kez daha Ermenilerin yerleşim yerlerinden geçerek, onların çeşitli taşınabilir mallarına vergi toplama bahanesiyle el koymuşlardır. Ancak bu sefer, daha kanlı olaylar yaşanmıştır, çünkü onlar,…
-
(Belge 6; V. T. Maevskiy, Van Vilayeti. Askerî-İstatistikî Tasvir, Kafkasya Askerî Bölge Karargâhının Yayını, Tiflis 1901 – Etnografik Deneme – Ermeniler.) Ermeniler, tasarruf yapmak konusunda istisnai ve olağanüstü bir yeteneğe sahiptirler. Öyle ki günlük ihtiyaçlarını minimum düzeye indirmeyi her zaman başarmışlardır. Yeme-içme, giyim-kuşam ve eğlence konularında yeterli servete sahip olsalar bile aşırılığa kaçmaz ve çok…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Doğu eyaletlerdeki Kürtlerin hırsızlığa yatkın, görgüsüz ve kaba olduklarını kendileri de dâhil olmak üzere herkes kabul ediyordu. Dersim’de bulunduğumuz sırada Türk subayı tercümanım ile yaptığı konuşmada onların korkunç derecede kaba ve görgüsüz bir halk olduğunu belirtti. Yanımızda duran Kürtler de içtenlikle “İşte bu…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Konuyla ilgili yukarıda verdiğimiz kısa özetten de anlaşılacağı üzere Türkiye’deki vergiler, halk için ağır bir yük olmadığı gibi, üretim açısından Asya Türkiye’sinden daha zengin olan ülkelerdeki vergilerden daha fazla değildir. Ayrıca bedelli hariç, ülkenin Hristiyan ve Müslüman nüfusu arasında toplanan vergiler açısından hiçbir…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Bedel-i Askeriye vergi konusunda Hristiyanlarla Müslümanlar arasındaki tek farktır. Bu fark da, Hristiyanların lehinedir. Bütün Müslüman erkekler, askerlik görevlerini yerine getirmekle yükümlüdürler. Kanunlara göre, ailenin 15-70 yaş arasında tek bir destekçisi (oğul, kardeş, yeğen veya diğer akrabalardan biri) varsa, bunlar askere alınmıyordu. Hristiyan…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Vergiler toplanırken mültezim, zaptiye ve komisyonculardan oluşan kalabalık refakatçi grubun masrafları, köylüler tarafından karşılanmaktadır. Genel olarak öşür’ün, (aşar’ın) mahsullerin yüzde 11.5’ini değil de toplam 1/8’ini, hatta daha fazlasını oluşturduğunu ileri süren Müslüman ve Hristiyanlara hak vermek gerekmektedir. Mültezimler, birkaç kazada birden ürün topladıkları…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Genel olarak eğitime olan ilgilerinin temelinde bilgi ufkunu genişletmek amacı değil, çıkar ve hesap düşüncesi yatmaktadır. Aile büyükleri, aile mensuplarının eğitimine harcanan paraların, ileride kendilerine fazlasıyla döneceğini biliyor ve bu alanda harcanan paralara acımıyorlar. Eğer daha ucuza veya bedavaya eğitim alma imkânı varsa…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Şehirlerde ticaret, zanaat ve tefecilik, Ermenilerin elindedir. Tefeciler ise hiç kaderlerine küsmüyorlar. Eğer zenginlik ile refah göze batmıyor ve her yerde çamurun varlığı ve konforun yokluğu hissediliyorsa, köy evleri yer altı kubbelerinin altında yığıntı şeklinde kuruluyor ve köyler arkeolojik kurganları andırıyorsa, halk kötü…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) İneklerle mandalardan ise daha çok iş gücü olarak yararlanılıyor. Onların sütünden daha az istifade ediliyor. En fazla ise keçi sütü tercih ediliyor. Yaz aylarında otlar o kadar besleyicidir ki, gündüz sağılan bir keçinin sütünden iki tabak yoğurt elde ediliyordu. Süt ürünleri ve sütten…
-
Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu” Köylülerin kıyafetleri konusunda Ermenileri Türklerden ve Kürtlerden ayıran fark daha da azdır. Bölgeye ve döneme göre erkekler, ayaklarına kadar uzanan uzun gömlek veya cüppe, geniş şalvar ve kısa mont giyiyorlar. Seyyahlar, Bitlis ve Muş vadisindeki köylerin büyük bir kısmında yaşayan Ermenilerin Kürt millî…
-
Diğer halklarla komşuluk etmeleri, Ermenilerin hayat tarzlarını etkilemiş olmasına rağmen, bu durum tam anlamıyla asimile olmalarına neden olmamıştır. Ancak Asya Türkiye’sinin bazı yerlerinde, örneğin Ermenilerin toplam nüfusun önemli bir bölümünü oluşturdukları Bitlis ve Diyarbakır vilayetlerinde dahi Ermeniler, Kürtlerle o kadar sıkı münasebetler tesis etmişlerdir ki, kendi ana dillerini unutmuş ve sadece Kürtçe konuşmaya başlamışlardır. Hatta…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Van Ermenileri ile ilgili V. Cuinet çok ilginç açıklamalarda bulunmuştur: “Onların büyük bir kısmı, Yahudi kökenlidir. Onların soyu, II. Tigran (Büyük Tigran) tarafından Filistin’den getirilen esirlere dayanmaktadır. Şimdi bile eski Yahudi ırk ve tipine has özellikleri onlarda bulmak mümkündür.” Sami kanının karışımı ile…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Pek yakında Küçük Asya’ya özel antropolojik gezi gerçekleştiren Dr. Eliseyev (4 Mart 1887’de Rusya imparatorluğu Coğrafya Cemiyeti’nde konuyla ilgili sunum da yaptı), çok sayıda tasvir ve ölçüm yapmasına rağmen, Ermeni tipi ile ilgili kesin varsayımlarda bulunmaya cesaret edemeyerek söz konusu tipi genel hatlarıyla…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Her yerde “Sizler bizler için iyi şeyler getirdiniz, ama söylemek istemiyorsunuz” şeklinde cümleler duyuyorduk. Çoğu zaman bize refakat eden zaptiye bizden biraz olsun uzaklaştığında yolumuz üzerindeki Ermeni köylüler yanımıza gelip “Kardeş, ne zaman başlayalım?” şeklinde sorular soruyorlardı. Tercümanım da bunun üzerine “Neye başlıyorsunuz?”…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) İyi niyetli Ermenilerin çabalarına örnek olarak Van’daki Ermenilerin sultana yazdıkları 27 Mayıs 1889 tarihli mektubu gösterebiliriz. Bu mektupta şunlar yazılmıştır: “Avrupa’da “Ermenistan’da Baskılar” adlı başlıklı yazılarda dedikodu ile düşmanca haberlerin yayımlandığını üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz. Bu yazılarda Müslüman Bey ve ağaların Çerkez köleleri bulamadıklarından…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Konsolos Hampson 12 Eylül 1891’de Erzurum’dan şunları bildirmiştir; Bundan beş gün önce saygıdeğer bir Ermeni tüccar, şehirden bir saat uzaklıktaki kırda iki veya üç tabanca kurşunu ile ağır yaralanmış bir şekilde bulundu. Şehre getirdiklerinde o, Ermeni Piskopos’un ikinci sekreteri ile gezmeye çıktıklarını ve…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Viskonsolos Boyacan Diyarbakır’da kaleme aldığı 13 Nisan 1891 tarihli raporunda şunları yazmıştır: “Harput vadisi ile Palu’da, Ermeniler, silahlanıyor ve bağımsızlık elde etmek için kanlı olayların yaşanması gerektiğine dair açıklamalar yapıyorlar. Onlar, İngiltere, Fransa veya Rusya’nın kendilerini destekleyeceklerini düşünüyor ve yabancı subayların komutanlığında 100.000…