Kategori: Osmanlı Devleti
-
“Lozan’a… İstanbul Hükümeti de davet edilmiş. (Hem Ankara hem de İstanbul Hükümeti konferansa çağırılmış. Bunun nasıl çözüleceği Meclis’te şiddetle tartışılıyor, çözüm aranıyor.) …. düşündüğüm takriri (önergeyi) yazıyorum. .. Koridorda Mustafa Kemal rastladı, “Ben böyle bir önerge veriyorum. Artık İstanbul Hükümeti kalmaz. Sorun kolayca ve cezri olarak hallolunmuş olur. Sabahtan beri niye uğraşıp duruyorsun?” dedim. Okudu…
-
“Topal Osman, Balkan savaşında sakat kalmış, Ermeni tehcirinden dolayı suçlanmış, İttihatçılarla birlikte Malta Adasına sürülmüş, Malta’da iken Milli Mücadeleye karşıymış. Daha sonra Giresun’a gelmiş ve Türklere saldıran Rum çetelerini yıldırmış. Rum Çetecileri gemi kazanlarında yakmış. Osman Ağa Giresun’dan Samsun’a kadar olan bölgede egemenliğini kurmuş. Sakarya Savaşında Yarbay rütbesi ile savaşmış. Mustafa Kemal Samsun’a Rumlara şiddet…
-
“Selçuklu Sultanı Alaaddin vefatından evvel (önce) saltanatın Osman Gazi’ye geçmesini vasiyet etmiş. Mevlana Celaleddin-i Rûmi’nin huzurunda (bulunduğu ortamda) Osman Gazi’ye Konya’da taç giydirilmiştir.” Alıntı: Türk Tarihi III – Rıza Nur (1992 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Yıldırım Beyazıt fuhşa düşkündü, “iç oğlanları” onun zamanında Saraya girmiştir.” Alıntı: Türk Tarihi III – Rıza Nur (1992 – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Fatih tahta çıkınca ilk iş olarak iki yaşındaki kardeşi Ahmet’i öldürtmüştür. Fatih bir cariye çocuğu, Ahmet ise İsfendiyaroğullarına ait bir annenin çocuğu idi. Ahmet’i boğması için Ali Paşa’ya vermiştir. Halk ve Yeniçeri huysuzlanınca, Ali Paşayı boğdurmuştur. Bu sefer Yeniçeriler, daha da kızıp ayaklandılar. Bu ilk ayaklanmalarıdır.” Alıntı: Türk Tarihi III – Rıza Nur (1992 –…
-
3. Mehmet tahta geçtiği gün 19 şehzade katlettirdi. Alıntı: Türk Tarihi III – Rıza Nur (1992 – Sf. 227) kitabından birebir alınmıştır.
-
İngiliz elçisi “Daha ne kadar Ermeni öldüreceksiniz?” Abdülhamit; “Şu gün, şu saatte, Karadeniz’in falan limanına yaklaşıp, karaya, Ermenileri Türklere karşı silahlandırmak için, şu kadar sandık malzeme çıkaran ve komitacılara teslim eden İngiliz gemisinde, Türk başına kaç silah bulunuyorsa, tam o kadar Ermeni öldüreceğiz.” Alıntı: Ajan Okulları, Necdet Sevinç (s.126) kitabından alınmıştır.
-
II. Abdülhamit “Ahmet Vefik Paşa Robert Koleji arsasını Amerikan misyonlarına satmakla Türkiye’yi büyük bir gaileye (sıkıntıya) soktu. Kendisi de Kayalar Kabristanı’nda çan sesi dinleyerek yatsın.” diyor. Robert Koleji 1863 Eylül’ünde dört misyoner papaz tarafından kurulmuştur. Bulgar ihtilalcisi ve Robert Kolej öğrencisi Mateef “Dr S. Hamlin Müslümanlık nereden İstanbul’a girdiyse Hristiyanlığın da oradan İstanbul’a girmesi için, …
-
Bu sanayinin merkezi olan Bursa’da eskiden 1000 tezgâh çalışıp 25.000 okka ipek işlenirken 1848’den sonra ancak 75 tezgâh çalışmaktadır. Bursa’nın kadife ve saten imalatı 20 sene öncesine göre % 80 azalmıştır. İstanbul ve Üsküdar’daki tezgâhların sayısı 1866’da yapılan bir araştırmaya göre 30-40 yıl içerisinde 3160’dan 37’ye düşmüştür. Alıntı: İsraf Ekonomisi, Agâh Oktay Güner (s.130) kitabından…
-
1838’de İngiltere ile yapılan “Gümrük Antlaşması” ile iktisadi yapımızın bel kemiği kırılmıştır. İmparatorluk zanaata dayalı sanayi bünyeyi gümrüksüz İngiliz sanayi mamullerine (ürünlerine) açmıştır. Yerli ipekçilik ve dokumacılık öldürülmüştür. Alıntı: İsraf Ekonomisi, Agâh Oktay Güner (s.119) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Hiçbir sömürge devleti, kolonilerine ekonomik refah sağlama bakımından Belçika kadar özen göstermemiştir.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 1976 2. Baskı, Sf. 355) kitabından dili içi çevirisi yapılarak alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2009): Tarihin güzel devleti olan Osmanlı İmparatorluğu sömürü diye bir şey bilmemiştir.
-
“Materyalist tarih anlayışına göre; Dünyayı idare eden güç ilahi ve tabiatüstü değildir. Bu anlayışın savunucuları ya Darwin’in canlıların kökeni ve yaşamak için mücadeleleri görüşünü esas alarak, toplum ve devletler tarihinde tıbbi, biyolojik etkenlerin tesirini belirlemek isterler veya Karl Marks’ın ileri sürdüğü Ekonomik etkenlerin etkisini belirlemek isterler. Materyalist tarih anlayışına göre (Marks, Engels, Lenin’ e göre)…
-
“Devr-i istibdatta söz söylemek yasak idi. Duysaydı Hükûmet ağlatırdı ananı, Devr-i hürriyetteyiz şimdi değişti kaide; Evvela söyletirler sonra …kerler ananı.” Şair Eşref Alıntı: Sanık Yazılar – Necdet Sevinç (s. 75) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Devr-i İstibdat diye Abdülhamit döneminin baskıcı günlerinden, Devr-i Hürriyet diye 1908 ikinci Meşrutiyetten sonraki devirden bahsediyor.
-
1830 Yılında Fransız ihtilâli var, dokuz yıl sonra Türk Tanzimatı (İnsan hak ve hürriyetlerini genişleten ve garantiye alan yasal düzenleme paketi) ilan ediliyor. 1871 Yılında dünyada Paris Komünü var, 1876 yılında Kanun-u Esasi (Anayasa, esas kanun) ilan ediliyor ve Meclis-i Mebusan açılıyor. 1905 Yılında Rusya’da burjuva devrimi yapılıyor, üç yıl sonra 1908’de Türkiye burjuva devrimini…