Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • Ziyâfetten sonra bütün asker sınıflarının ağaları kâtipleri ve padişahın üç defterdârı toplandılar. Daha önce deniz savaşında alınan Fransa Kralı’nın yirmi gemisindeki mallar, Müslüman olan Baba Mehmed’in Ayasofya’da gösterdiği’ hazine, Tersâne bahçesinde öbek öbek yığılmıştı. Ayrıca diğer bütün kilise ve manastırlardan toplanan mallar da buraya getirildi. Bunlar deftere kayıt olundu, önce orduda hizmet eden hekimlere, göz…

  • Sonra Fâtih, iki rekât hacet ve şükür namazı kılmak için Ayasofya kilisesine girmek istediler. Fakat Ayasofya’nın dört tarafında oturan rahipler kiliseye kapanmışlar, damlardan, pencerelerden ve kulelerden İslâm askerleri üzerine zemberek, neft ve katran yağdırmaktaydılar. Fatih, hemen, Ayasofya’nın etrafını sardırdı. Üç gün üç gece çarpışıldıktan sonra, elli üçüncü günde Ayasofya ele geçirildi. Önce Sultan Mehmed, Ayasofya…

  • On üçüncü maden de, insan unsuru, Belde-i Tayyibe yani Konstantiniyye kalesidir. Burada olan insan denizi ve Âdemoğlunun güzel sevgilisi bir ülkede yoktur. Halen İstanbul’da çoktur. Hatta meşhurdur. Yeryüzünde bin insan ölür, bin bir insan doğar ve bir adam bir adamdan ürer derlerdi, öyle bir büyük ve sevimli şehir ki, İstanbul içinde bin adam ölse yine…

  • Kızılbaşlık: Şii mezhebinin bir yolunun mensuplarıdır. Şeyh Haydar, 12 dilimli kızıl taç, kızıl sarık giyer. Kızılbaş kabul edildikten sonra, İran’daki Safevi şahlarına tabi olan bu zümreye Sünniler, “Kızılbaş” der. İran’da “çarağ kuran”; Anadolu’da “tavşan yemezler”; Bakü’de “kan koyunlular”; Urmiye’de “Abdalbeyliler”; Kürdistan’da Gulyai”, Tebriz’de “Guran”, Karadağ’da “Şamlular”, Karabağ’da milliler”, Meşhed tarafında “Ali Allahiler” denir. Kızılbaşlar İran’da…

  • Kalgaylık: Kırım’da saltanat kavgalarına ve kardeş katline engel olmak için kurulmuş olan sistem. Moğol’da ulus hanedan arasında paylaştırılır. İlk kez Kırım’da Mengli Giray 1475’te büyük oğlu Mehmet’i, Kalgay unvanı ile veliaht yapar. Kardeşlerin taht mücadelesini önlemek için sağlığında böyle bir atama yapmış olmalıdır. Kurum yaşamıştır. Her han tahta geçtikçe kendinden büyük kardeşini, kendinden küçük kardeşini,…

  • Savaşlarda ele geçirilen güçlü kuvvetli esirler Orhan Gazi döneminde pençikoğlanı adıyla nefer olur, pençikoğlanı teşkilatı kurulur, Murat I zamanında Gelibolu ocağı adıyla ocak kurulur ve kapıkulu ocaklarının temeli atılır. Murat II zamanında çıkarılan devşirme kanunu ile Rumeli Osmanlı tebaası Hıristiyan çocuklarından 8-18 yaş arası gürbüz olanları devşirilir. Bu iş ile yeniçeri ağası ile acemi ocağı…

  • Azap (1) Enveri’nin Düsturname adlı eserinde geçer. Azap, ok ve kancalarıyla düşman gemilerinin arkasına takılan Timur Paşa tayfalarıdır. Zanaatkâr ve köylü Türklerdir. Fatih bunları daha sonra sınır şehirlerinde ve kale birliklerinde kullanır. Dönmelerden oluşan akıncıların tam karşıtıdır. Sf. 220, 221 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı…

  • Bir yerin hasılatının belli bir miktarının görevli veya mazul (azledilmiş, görevden alınmış) şahsa tahsisidir. “Eyaletler artık vezirlere veriliyordu. Çünkü merkezde o kadar çok vezir türemişti ki, divanda bunlara yer bulmak imkânsızdı.” Sf. 220 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı Kedi Yayınevi 1. Basım 2013 – Sf.…

  • 1844’te nüfus, 21 milyonu Müslüman, 14 milyonu gayrimüslim olmak üzere toplam 35 milyondur. İstanbul’un nüfusu ise 475 bini Müslüman, 416 bini gayrimüslim olmak üzere 891 bindir. Sf. 215 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı Kedi Yayınevi 1. Basım 2013 – Sf. 215) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mahmud II, 1 Temmuz 1839’da ölür, yerine 16 yaşındaki oğlu Abdülmecit geçer (saltanatı 1839-1861). Tanzimatı Hayriye de denilen Tanzimat Fermanı bir hattı hümayun şeklinde (Gülhane Hattı Hümayunu) 3 Kasım 1839’da Mustafa Reşit Paşa tarafından yüksek bir kürsüden okunur. Sf. 214 1838 Antlaşması gibi Tanzimat reformları da İngiltere tarafından dayatılmıştır. Tanzimat, vitrindeki Batılı görünüşe bakılarak, Batılılaşma…

  • Devletin yeni kurulacak askeri sistem için insan ve vergi kaynaklarına gereksinimi olduğundan, 1831’de Osmanlı’da ilk kez nüfus sayımı yapılır. Arabistan yarımadasından asker alınmadığı için, burası hariç, erkek nüfus sayılır. Sonuçta ülkede yaklaşık 4 milyon Hıristiyan’a karşı 8 milyon Müslüman bulunduğu anlaşılır. Sf. 212 Dış ticareti geliştirmek için, tekel usulünü kaldırır, iltizam usulünün kaldırılması yolunda da…

  • Selim III zamanında harp sanayi, deniz ticareti ve Osmanlı bahriyesi gelişir. Dokuma sanayi gelişir, basımevleri kurulur, o zamanın teknik üniversitesi denebilecek bir yüksekokul meydana getirilir. Sf. 208, 209 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı Kedi Yayınevi 1. Basım 2013 – Sf. 208, 209) kitabından birebir alınmıştır.

  • 10 Temmuz 1792’de “Tecdid: Kanun-ı tımar ve zeamet” çıkarılır; Savaşa katılmayanların tımar hakkı ellerinden alınır, görevini layıkıyla yapanlara verilmesi mecburiyeti gelir. Birçoğu esnaflık, ticaret yapan yeniçerilerin askeri inzibat ve terbiyeden uzak kalmaması için haftanın belli günlerinde talim ve terbiye yapması kuralı getirilir. İrsad-ı cedid adlı yeni hazine oluşturulur. Tütün, kahve, şarap (ferman ve beratlardan alınan…

  • Devlet adamları şöyle derler: “Nizam-ı Cedit Kanunları hakkında şikâyet kabul olunmaz. İstanbul zengin yeridir, buraya fukara yakışmaz…” Sf. 208 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı Kedi Yayınevi 1. Basım 2013 – Sf. 208) kitabından birebir alınmıştır.

  • Murat III, İstanbul’dan hiç ayrılmayan ilk padişahtır. Cariyelerinin ve çocuklarının sayısı hakkında çeşitli söylentiler çıkmıştır, öldüğü zaman 49 çocuğunun hayatta olduğu, cariyelerinden 7’sinin hamile olduğu anlaşılmaktadır. Hammer “Harem eğlencelerinde o kadar az itidal gösterdi ki hasekilerin sayısı kırka, çocuklarının sayısı yüze, cariyelerinin sayısı beş yüze çıkmış, cariye fiyatı İstanbul’da yüz misline çıkmıştı,” der. Ölünce, 19…

  • Tımar sistemi XVI. yüzyıl sonlarına doğru büsbütün yozlaşır. Murat III’ten itibaren bozulma başlar, sadrazam ve serdar kişiler “eskiden büyük bir hikmet ile vaz olmuş” bulunan kanunları ihmal ederek “rüşvet sebebiyle” tımar sahiplerini gelişigüzel azleder. Sf. 171 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı Kedi Yayınevi 1. Basım…

  • XVIII. yüzyılda Osmanlı, bilinen Abbasi hilafet anlayışını canlandırır ve padişah bütün Müslümanların tek meşru halifesi olarak görülmeye başlanır. Bu görüş 1876 Anayasasının maddelerine yansır. Sf. 166 Hatta XVII. yüzyıldan itibaren, padişahların şeriata aykırı hareket ettiklerine dair şeyhülislam tarafından verilen fetvalarla tahttan indirildikleri bilinir. Selim III’ün halli için Şeyhülislam Ataullah Efendinin verdiği fetvada, onun, “saltanat tahtında…

  • Kanunname, Osmanlı İmparatorluğu’nda şer’i hukukun yanında idari, mali, cezai, çeşitli hukuk alanlarına ait olmak üzere padişahların emir ve fermanlarıyla konmuş olan kânun ve nizamları bir araya toplayan mecmualar veya bu kanunlardan belirli bir zümre veya alana ait olanlardan birine denir. Bazen kanun yerine “yasa” veya “yasak” ve kanunname yerine de “yasak-name” deyiminin kullanıldığı olur. Osmanlı…

  • İzledikleri dinsel siyasete karşın, Büyük Selçuk İmparatoru ve halefleri zamanında eski Türk devlet teşkilatından ve örfi kaza normlarından birçok şey İslam hukukuna göre yasaktır. Moğol istilası birçok Türk-İslam devletlerinde milli geleneklerin daha fazla nüfuz ve önem kazanmasına neden olur. Moğollar ve Timurlular döneminde Türk ulusal devlet teşkilatının ve “yasanın” şeriattan ve İslami denilen devlet nizamlarından…

  • Rüstem Paşa hazineyi doldurur. Saray bahçesinde yetişen çiçeklere kadar satar. Barbaros’un servetini oğluna intikal ettirebilmesi için bile, ona 200 köle ve 30 bin altın verilmiştir. Memuriyetlerde rüşvet ve peşkeş satma usulünü kural haline getirir. Büyük servet yapar, sayısız akarı, Bursa’da ipek tezgâhları, Elissa’da tuzlaları vardır. 5 bin cilt kitaplık bir kütüphanesi vardır. Tarihçiler, devlet işlerinde…