Kategori: Osmanlı Devleti
-
O sırada Türkiye’yi Jön-Türkler yönetiyorlardı ve Jabotinsky, “Türklerin hâkimiyetindeki bir yerde ne güneş doğar ne de ot biter” sonucuna kesinlikle ulaşmıştı. Filistin’in Yahudilerin eline tekrar geçmesi için Osmanlı İmparatorluğunu parçalamak şarttır. Sf. 143 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tarihi olayları bir tarafa atarak ortaya çıkardığı insanlar açısından, 1905-1925 harikadır ve ama “tarih” olarak da, burada, 1905 Rus, 1909 Jön-Türk, Çin, İran, Meksika Burjuva-Devrimleri ile Rus Sosyalist Devrimi ve Türk Burjuva-Demokrat Devrimi de var. Sf. 59 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 59) kitabından birebir…
-
Chomsky, merkezi Türk olan Osmanlı Devleti projesinin sona erdiğine işaret etmişti. Son, akepe hükümeti ile birlikte gelmiştir. Türk-Likud Partisi, nam-ı diğer akepe, İsrael’in sınırının Van’ın kuzeyine kadar uzamasını kabul etmiş ve bunun için kurulmuş, hükümete getirilmiştir. Sf. 17 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 17) kitabından…
-
Bu durumda, hem Brüksel ve hem de Washington’un, Türkiye’de hak ve özgürlük ihlâli söz konusu olduğunda bunları yalnızca Kürtlerimiz’in hak ve özgürlükleri olarak anlamalarını daha iyi anlayabiliyoruz; amaç, Kürtlerimiz’in sempatisini kazanmaktır. Böyle bir sempati, hem muhtemel bir Amerika-Rusya çatışması için ve hem de bölge devletlerini terbiye etmek üzere emperyalizmin her zaman repertuarında tuttuğu Kürt devleti…
-
Rusyalı Albay’ın ortaya çıkardığına göre, bu savaşlarda, Türkiyeli ve İranlı Kürtler, hep Rusya kuvvetlerinin yanında savaşıyorlardı; bu saptama, benim Sırlar kitabımda formüle ettiğim, Türkoloji’nin Büyük Britanya ve Kürdoloji’nin Rusya esinli olduğu analizimle tutarlıdır. Büyük Britanya yerine Birleşik Amerika’yı koyarsak, simetriyi aktüel hâle getirmiş oluyoruz. Sf. 317 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz…
-
Hamidist dönemde, Pantürkizm’in İngiliz ve Panislamizm’in de Alman emperyalizminin programları olduğunu da eklemek durumundayız. Sf. 289 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 289) kitabından birebir alınmıştır.
-
İç savaşlar elit savaşlarıdır; elitler öldürülürler, bu başlı başına bir bellek silinmesidir. İç savaşlar, aynı zamanda, adî savaşlardan çok daha fazla korku genaratörüdürler; korku da aklın çalışmasını durdurduğu için bellek silinmesini hızlandırmaktadır, bu nedenle bir interregnum teşhisi yerindedir; biz tarihimizde, bazen buna, “fetret devri” adını da veriyoruz. Sf. 289 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) –…
-
Rusçuk Yaranı olarak da bilinen, yakın tarihin bu yol açıcı aydın devrimcileri, en umutsuz bir zamanda, Alemdar Mustafa’yı, İstanbul’daki tutucu partinin üzerine yürümeye hazırladılar; ancak yenilikçi adımların önüne dikilen barajlar, dikkatlerin, ordu üzerine çevrilmesine yol açıyordu ve reformasyon için yeni ve reformatör bir ordu düşüncesi kendisini zorluyordu. Türk tarihinde Vaka-i Hayriye olarak da bilinen 15…
-
1829 Edirne Antlaşması ile Klenler’in bağımsızlığını kabul ediyordu; beylikleri yutmuş, imparatorlukları kaldırmış Osmanlı’dan ilk kez bir devlet çıkıyordu, mesajının çağdaşları için ürkütücü olduğunu bugün netlikle saptayabiliyoruz. 1830 yılında Iran ile yapılan Türkmençayı Antlaşması ile de, o zamana kadar İran Ermenistan’ı olarak bilinen çok geniş topraklar Rusya’ya geçiyor ve Rusya Ermenistan’ı doğuyordu. Artık Avrupa’nın büyük devletleri…
-
Beki Bahar’ın, “Ankara Yahudileri” bir pınar izlenimi veriyor, içi işaret ve imalarla doludur. Beki Hanım’ın bunları bilerek yaptığını düşünmemiz isabetli görünüyor; ülkesine ve Ankara’ya tutkulu olduğundan da kuşku duymuyoruz, okuyucusunu inandırmaktadır. Bayan Bahar, Atatürk’ün Ankara Yahudileri arasında yakın dostları olduğunu da haber veriyor ki bu haber nadir ve hayli kıymetlidir; ayrıca, “Atatürk’ün, Ankara’da bir gece,…
-
Kanuni, sanki bütün konversoların ve Yahudiler’in hamisi idi, Yahudiler’i korumak için Venedik ve İtalya’ya karşı savaş tehdidinde bulunmaktan geri kalmıyordu. O kadar öyle ki, İtalya’da Yahudiler, Osmanlı casusları sayılmasalar bile yandaşı kabul ediliyordu. Sf. 208 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 208) kitabından birebir alınmıştır.
-
1600 yılı başındaki İstanbul’da vaki (meydana gelen) Yahudi katliamından sonra tekrar kripto hayata çekilenler olduğunu mütalaa etmek durumundayız. Bu arada, İkinci Mahmut’un en büyük Yahudi zenginlerini bir çırpıda asmasından sonra da kripto yaşamın canlandığını biliyoruz. Ayrıca pek çok halde, bu yeni Hristiyanlar, eski dindaşlarını kolluyor ve destekliyorlardı. Üstelik sokakta Hristiyan ve evde Yahudi olduklarına inanılıyordu;…
-
Romanyotlar, Roma zamanından beri bu topraklarda yaşayan Yahudiler, seferadlar gelince çok rahatsız oldular; ancak bu rahatsızlıklarını, seferadlar geldikten sonra duydular, önce bir rahatsızlık akıllarına hiç gelmiyordu. Demek ki, dindaşları gelmeden önce aralarında geçimsizlik olacağını bilemediler, Sf. 202 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 202) kitabından…
-
Macaristan’da Judaizm çok daha güçlüdür ve güçlü idi; Süleyman’a, Budapeşte’nin anahtarını Yahudiler vermişti. İkincisi, Macaristan’da “Emre” adı değil “İmre” taşınıyor ki, bir Yahudi adı olduğunu biliyoruz. Sf. 178 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 178) kitabından birebir alınmıştır.
-
Çünkü Altmışlı yıllarda, 1967 yılında, “Altı-Gün Savaşı” var; Judaik Ansiklopedi, “turning point” olarak nitelemektedir. Ben, İsrael Devletinin gerçek kuruluşu olarak görüyorum. O tarihe kadar, yaşayabileceği tartışmalıydı; dünyanın her tarafındaki Yahudiler, bulundukları yerlerdeki devletlere sadıktılar ve eninde-sonunda Amerika’da olmak ve yükselmek istiyorlardı. Filistin’de olanları bir keşif kolu veya bir sınır karakolu olarak gördüklerini artık görüyoruz. Türkiye’deki…
-
Yahudi him’ler yazıyorlardı; tepki çekmesi kaçınılmazdır. Bu çekişmeden ise bu zenginlik döneminde, Osmanlı kadın-elitlerinin İspanya’dan gelenleri kıskandıracak türde giyindiklerini ve Osmanlı toplumunda, erotik şiirler yazılıp okunduğunu çıkarıyoruz. Demek ol tarihte Osmanlı bir başkadır; muhafazakârlığın daha sonra geldiğine hükmetmek zorundayız. Sf. 78 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006…
-
Ne hoş ve belki de çok acıdır; tarihimizi yazıyoruz ve Cemal Paşa’yı anlatıyoruz, amma Nili’den söz edemiyoruz; hâlbuki hem Osmanlı Devleti’nin yıkılmasında ve hem de İsrael Devleti’nin kurulmasında çok önemlidir. Sf. 53 Aaron Aaronsohn, Cemal Paşa’nın karargâhındaydı, çok güvendiğini biliyoruz; aslında, Nili’yi, Aaronsohn ailesinin örgütü de sayabiliriz. İçlerinde yakalananlardan en yürekli çıkan Sarah Aaronsohn’dur. Sf.…
-
Çok eskiden beri var, Mısır’dan çıkışa da “aliye” deniyor, Erez İsrael’e uçmak anlamındadır. Kelime anlamı, asansiyon veya yükseğe çıkış’tır; hava şirketi “el-al” adında da var, bu şirket de, “yükseğe doğru” çıkmayı kastetmektedir. Sf. 49 En büyük aliyeler, Sultan Hamid zamanında ve izleyen Jön Türk iktidarındadır. Jön Türk ayrı, Sultan Hamid’in, Siyonistlerle mücadele ettiği, tam bir…
-
İsrael’in kuruluşunda Katır Birliği kadar ve hatta daha önemli olan “nili” casusluk şebekesidir ve bize karşı oldular. Ahfadı, adlarını, “nili” veya kısaca “nil” aldılar, hem bize karşı ve hem de Birinci Dünya Savaşımda idi, Suriye-Mısır Cephesi’ni çökertiyordu, bu “nili” şebekesinden hiç söz edemediler ve gizlediler. Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,…
-
1924 yılı Mart ayında Abdülmecit Efendi’yi bir gece birden bire yurttan ayrılmaya zorlamışlar, onun iki gün hazırlık yapmak için istediği izni bile, Büyük Millet Meclisi’nden çıkan kanunu kendisine gösterip, “Dakika tehiri mucibi idamdır” (bir dakika gecikmesi idam sebebidir) gerekçesiyle vermemişlerdi. Abdülmecit Efendi’yi Çorlu İstasyonu’na kadar otomobille götüren şoförü Mustafa, o olayı sonradan bana anlatmıştı. Ben…