Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- “HALK HEMEN HEMEN HİÇ OKUMAZ; … DAHA AZ DÜŞÜNÜR”
- “HER TÜRLÜ AŞIRILIKLARA BU DİNİN ENGEL OLDUĞUNU, GÖRÜYOR MUYUZ?”
- “TANRI’YI TANIK GÖSTEREN, BU TANIKLIKTAN ÇEKİNECEK KADAR ONUR VE NAMUS SAHİBİ DEĞİLDİR!”
- “İNSANLAR NE KADAR AZ MUHAKEMEDE BULUNURLARSA, O KADAR KÖTÜDÜRLER”
- FELSEFE ARACILIĞIYLA EDİNİLEN AHLAK ERDEM İÇİN YETERLİDİR
about
Kategori: Osmanlı Devleti
-
Enver Paşa Sarıkamış felaketi sonrasında bir günah keçisi ararken, Ermeni kıyımı başladı. Aralık 1914 Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 168) kitabından birebir alınmıştır.
-
Osmanlı İmparatorluğu’nun tümünde entrika, düzenin doğal bir gereğiydi. Ermeni kıyımının tırmanışa geçtiği 1915 Aralık ayında müttefiklere kıyımı durdurmak ve savaşı sona erdirmek için şaşırtıcı bir öneri sunuldu. Önerinin sahibi o sırada Şam’da Türkiye’nin güney kanadını savunan Orduların başında olan ve savaşı yürüten üçlüden biri olan Cemal Paşa’ydı. Cemal Paşa Müttefiklerin askeri yardımıyla İstanbul’a yürümeyi, Enver…
-
Enver Paşa Üçüncü Ordu Kumandanlığını üzerine aldı, ordunun adını İslam Ordusu olarak değiştirdi. Hayatında değil bir Kolordu yada Ordu, bir alay bile yönetmemiş olan Enver Paşa’nın emrinde şimdi 90.000 asker vardı. Rus komutanın sadece 60.000 askeri vardı. Rusların durumu o kadar umutsuzdu ki genel çekilme emri verilmek üzere idi … iki metre karla uğraşan Türklerin…
-
Enver başkente döndüğünde, gece, 75.000 yurttaşının kanı hâlâ ellerindeyken, bir konsere bile gitti. Orada bulunan tarafsız bir diplomat “Çok mutlu görünüyordu.” diye yazar. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır.
-
Almanya İngiltere ile savaşa girmeden iki gün önce yani 2 Ağustos 1914’te Alman sefiri Wangenhaim ile Türk kabinesinin başındaki Enver Paşa’nın bulunduğu Alman yanlısı klik arasında gizli bir askeri anlaşma imzalanmıştı. Bu Türkiye’nin Almanya yanında savaşa girmesinin garantisi değilse bile ona çok yakındı. … Enver Paşa tartışmasız diktatördü. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter…
-
28.06.1914 Almanya’da şahinler, ünlü doğu bilimcisi Max Von Oppenhaim ve Alman Genelkurmay başkanı Helmut Von Moltke, Hindistan ve Kafkasya’da şiddetli ayaklanmalar başlatarak, İslam fanatiklerinin İngiliz ve Ruslara yönlendirilesi için ısrar ediyordu. Şahinler arasında Prusyalı çelik kralı August Thyssen de vardı. Thyssen Kafkasya’nın maden ve petrolleri ile ilgileniyordu. Cihadın diğer bir savunucusu da Berlin Üniversitesi Türk…
-
İngiliz sefiri hemen Dışişleri Bakanlığına telgraf çekip darbeyi bildirdi ve cuntanın kesinlikle Alman karakterli olduğu uyarısında bulundu. .. Enver .. Ateşli bir Alman yanlısı olarak tanınırdı. Darbecilerin planlarını on gün önce sefire açtıkları ve onun da onları bundan vazgeçirmek için bir şey yapmadığı ve ilgilileri uyarmadığı sonradan anlaşıldı. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter…
-
Abdülhamit’i, otokratik yetkisini, seçilmiş bir parlamentoya devretmeye zorladı.” “Yüzyıllarca süren doğulu despotizmin yerini bir anda demokrasi almıştı.” 1908 Temmuzunda Wilhelm’in Osmanlı İmparatorluğunu ele geçirme planlarına göründüğü kadarıyla nihai bir darbe indi. Kendilerine Jöntürkler adını veren, demokratik görünüşlü bir gurup ihtilalci, ordudan da destek görerek Abdülhamit’i, otokratik yetkisini, seçilmiş bir parlamentoya devretmeye zorladı. Türkler, Araplar ve…
-
Alman mühendis ve askeri stratejistleri ilk başta şimdiki Ankara üzerinden geçen hattı istemişlerdi. Ancak Ruslar buna şiddetle itiraz etmişler, bunun kendilerinin Kafkasya’daki stratejik ve ticari çıkarlarını doğrudan tehdit edeceğini ileri sürmüşlerdi. 1904 sonbaharında ilk 200 km’lik yol tamamlandı ve Sultan’ın doğum gününde trafiğe açıldı. Almanların niyeti, demiryolunu Bağdat’tan Basra Körfezinin başına kadar uzatıp oraya yeni…
-
Ayaklanma (Zeytun İsyanı, Yeni ismi Süleymanlı, Maraş) 1894 yazında ve ondan sonraki yıl 50.000 Ermeni’nin öldürülmesiyle bastırıldı. .. Ermeni milliyetçileri 1896 yılı Ağustosunda İstanbul’daki Osmanlı Bankasını bastılar. Ancak bunun sonucunda, başkent sokaklarında 5.000 Ermeni daha öldürüldü. Kıyımı, ancak yabancı sefirlerin yüklü protestoları durdurdu ve Sultan (İkinci Abdülhamit) Avrupa’da “Lanetli Abdül” olarak anıldı. Kayzer Wilhelm, sultanın…
-
Kayzer Wilhelm’in Doğu ziyareti 18 Ekim 1898’de İstanbul’da başladı. Gösterişli bir kabul, .. Halk onu çılgınca alkışladı. Kayzer’in amacı Berlin’den Basra körfezine ve belki de oradan da doğuya İngiliz Hindistan’ına kadar uzanacak olan, Berlin – Balkanlar – İstanbul hattı ve birisi Ankara diğeri Konya’ya giden iki hat zaten vardı. .. İmparator istediği imtiyazı almıştı. Almanlar…
-
Britanya Hükûmeti 1895’te, yıkılması durumunda Osmanlı İmparatorluğunun bölüşülmesi için bir teklif hazırladı ve Almanya’ya cömert bir parça sundu. Berlin buna şaşırtıcı bir ilgisizlik gösterdi. Gerçekte Wilhelm parçayı değil bütünü istiyordu. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sultan’ın onayıyla iç bölgeleri araştırmak ve kaynakların bir envanterini çıkarmak ülkeye Alman uzmanlar gönderildi. Max Von Oppenhaim,… Irak ve Suriye’de çok dolaştı, haritalar çıkardı, her kişi ve aşiretin sahip olduğu ev ve çadıra kadar her şeyi not etti. Oppenhaim bir süre sonra İngiliz casusu olarak anılmaya başladı. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk…
-
Askeri Heyet resmiyette Osmanlı yetkililerinin hizmetindeyse de Berlin Goltz’un İstanbul’daki varlığından yararlanacaktı. General sadece İmparatorluğun dört bir yanında istihbarat toplamakla kalmıyor, Alman üreticileri için çok değerli silah anlaşmaları da yapıyordu. Böylece Essen’li Krupp Sultan’a ağır toplar, Berlinli Loewe tüfek ve makineli tüfek sağlıyordu. .. Bu arada, başlarında büyük Deutsche Bank’ın bulunduğu Alman bankaları da İngiliz…
-
Sultan gibi İran Şahı da .. Almanların ülkesiyle ilgilenmesini özendirmeye hevesliydi. Bismarck’a, askeri ve sivil danışman istediğini bildirdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bismarck Almanya’nın dış politikasının başında olduğu sürece bu durum böyle kalacak ve yayılmacıları düş kırıklığına uğratacaktı. Ancak 1858 yazında II Wilhelm babasının yerine Alman İmparatoru oldu. Kısa zamanda ateşli bir yayılmacı olduğunu gösterdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır .
-
Alman Kayzer’i Wilhelm, 1914 yazında … İngiltere’ye karşı onun Doğu’daki gücünü sonuna kadar yok edecek bir cihat başlatmaya yemin etti; “Konsoloslarımız ve temsilcilerimiz tüm İslam dünyasını bu yalancı ve vicdansız millete karşı ayaklandırmalıdır.” emrini verdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.
-
Doğu’nun cami ve Pazar yerlerinde Alman İmparatorluğunun gizlice İslam dinini seçtiği söylentileri yayılmaya başlamıştı. Hatta kendisine verdiği adla Hacı Wilhelm Muhammed, kılık değiştirerek Mekke’ye hacca bile gitmişti. Davaya yakın olan Müslüman bilginleri, Kur’an’da Wilhelm’in müminleri kâfir boyunduruğundan kurtarmak için Allah tarafından görevlendirildiğini gösteren esrarengiz ayetler bile bulmaktaydılar. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk…
-
1839’da Sultan’ın hizmetinden Berlin’e dönüşünde amirlerine Türkiye’yi daha dikkatle izlemelerini rapor etti. Ülkenin Alman nüfûzuna hazır bir duruma geldiğini iddia ediyordu. İmparatorluk Balkanlardan geçecek bir demiryoluyla, hem ekonomik hem de askeri açıdan Berlin’e bağlanabilirdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kalıtımsal ve meşruti monarşi, belki özellikle demokrasinin ortaya çıktığı zamanlarda halkları bir arada tutabilir. Özellikle çok milletli devletler için geçerlidir. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.