Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu
-
1374’te Bizans İmparatoru İoannes V. Palaiologos ikinci oğlu Manuel’i saltanat ortağı yapmak isteyince hakkı çiğnenen büyük oğlu Andronikos, Murat’ın Edirne’de vekil bıraktığı Şehzade Savcı ile birleşir ve ikisi babalarına karşı başkaldırırlar. Murat ile Andronikos olayı haber alınca derhal Rumeli’ye geçerler. Murat asi kuvvetleri dağıtır, Dimetoka’ya kaçan Savcı’yı yakalar, gözlerine mil çektirdikten sonra öldürtür. İoannes’in de…
-
Sivas sarayında yaşamış Fars edebiyatçısı Aziz Ibni Ardaşır Âstarabadi, “Bazn ve Razm” (Ziyafet ve Savaş) eserinde Murat I için “bilgi ve düşüncesi açık basit bir Moğol” der. Chalkokondyles ise ‘Kana susamış saldırgan. Onun için önemli olan ganimet isterisi değil, kan” der ama Hıristiyan beylerine ölçülü ve soylu davrandığını belirtir. Ona karşılık Gibbons, “Bizans Kilisesi mensuplarının…
-
Mustafa Akdağ, Türklerin Anadolu’ya gelişlerinde Bizans’ın şiddetli bir para darlığı içinde olduğunu ve bunun da Türklerle Rum halk arasında “Marmara İktisadi Ünitesi” denebilecek bir birliğin doğmasına neden olduğunu savunur. “Türk halk zümreleri yeni vatanlarının tabii ve iktisadi icaplarına pek çabuk uymaktaydılar; halı, sof, kuru meyve, hayvan, kereste, şap gibi maddeler bol bol ihraç ediliyordu. Sf.…
-
İorga, bir eserinde aynen şu görüşleri ileri sürmüştür: “Osmanlılar monarşik birliği ve mutlakıyetin sulh ve sükûnunu, bir tek efendinin hükmünü getirdiler. Osmanlılar bir kavim olarak değil, bir ordu, bir hanedan, bir hâkim sınıf olarak ortaya çıktılar.” “Bizans, Slav ve Osmanlı siyasi nizamları bir tek bütün içinde birbirleriyle kaynaştı.” Mahalli feodal hâkimiyetler, devrin umumi tarihi temayülünü…
-
Gibbons ve Wittek’in tezlerinin içinde yer alan “Osmanlı İmparatorluğu’nun Rumeli’de kurulduktan sonra Anadolu’yu içine aldığı iddiası” da kuruluş tartışmalarının unsurlarındandır ve yine Köprülü tarafından eleştirilmiştir. Gibbons’a göre Osmanlıların büyümesi yeni grupların ona katılmasıyla mümkün olmuştur. Osmanlılar, ancak Balkanlar’daki fetihlerden sonra Anadolu’daki topraklarını genişletebilmişlerdir. Balkanlar’daki fetihleri, tahrip ve yağma maksadıyla yapılmış bir akın değil, planlı bir…
-
Alman bilim adamı J. Marquart 1914’te Komanlar konusunda W. Bang ile birlikte yayınladığı kitapta “Osmanlıların mensup olduğu Kayı boyunun, Moğolistan’daki Kayı kavmi olduğunu, o nedenle Osmanlıların Kayı boyundan gelen Türkleşmiş Moğollar” olduğunu öne sürer. Sf. 55 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı Kedi Yayınevi 1. Basım…
-
Mutafçiyeva, mülk sahipleri olarak yedi kategori öne sürer: 1)Osmanlı hanedanının üyeleri, en başta kızları, kocaları ve çocukları, 2)Vezirler, 3)Yüksek memur ve birlik komutanları, 4)Akıncı subayları ve çocukları, 5)Anadolu beyleri, 6)Saray görevlileri, 7)Devlet sorumluluğu yüklenen şeyh ve dervişler. Sf. 29, 30 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı…
-
Çift bozanın zorla tarlasının başına getirilebilmesi ve çift bozan resmi alınması söz konusudur. Ama bu feodal düzende olduğu gibi kişisel ve özel bir tabiiyetin ve sahipliğin sonucu değil, devlet nizamıyla ilgili bir amme hukuku müessesesidir. Amaç üretimi korumaktır. Sipahilerin birbirinden raiyet (emirlerindekileri) çalması yasaktır. Kaçak köylüyü iade şarttır. Elinde bir “çiftlik” yeri olan reaya, Bursa…
-
Kosova ve Anadolu savaşlarında da bir hayli Hıristiyan bulunur. Murat I’in ordusunda önemli sayıda Hıristiyan yardımcı kuvvet vardır. Kosova savaşında hayli Hıristiyan vardır. Timur’un tarihçisi Nizameddin de bunu yazar: Balkan Beyleri Ankara Savaşı’na katılmıştır. Sf. 26 Bosna’da başlangıçta yalnız Üsküp sancağında Türk sipahi atanır. Ancak hemen 1469’da 135 tımardan 111 tanesi Hıristiyanlarındır. Sf. 27 Slav…
-
Halil İnalcık, Romen tarihçi İorga’dan şu alıntıyı yapar; “Osmanlılar bir kavim olarak değil, bir ordu, bir hanedan bir hâkim sınıf olarak ortaya çıktılar. Bizans, Slav ve Osmanlı nizamları bir tek bütün içinde kaynaştı. Sf. 25 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı Kedi Yayınevi 1. Basım 2013…
-
İnalcık’a göre, “Osmanlı istilasının mahiyet ve esprisine ait eski kanaatlerde bir hayli değişiklik yapmak ve bilhassa bu istilayı bir haçlı seferi mistiği içinde Hıristiyanlık dinini ve Hristiyanları yok etmek için harekete geçmiş bir taassup dalgası halinde görmekten vazgeçmek lazımdır. Hakikaten, elde mevcut arşiv vesikaları, Arnavutluk için olduğu kadar, fethe ait bir tarihe ait olmadıkları halde…
-
Böylece kılıç miktarına dönüş, tımar sipahiliğinin nesiller boyunca aile mülkü halinde güçlenmesine engel olur. Esasen incelemeler tımarların elden ele büyük bir süratle devredildiğini gösteriyor. Bunlar yeniden tayin, terfi, feragat, mübadele ve mazuliyet yollarıyla gerçekleştiriliyor. Sf. 22 Sahib-i arz da dense, tımar “vazifeye bağlı maaş” niteliğindedir. Mülkün geliri değildir. Sipahinin hizmete yarar erkek evlatlarından birine veya…
-
Osmanlı’nın Bizans’ın tımar sistemini aldığını söylemek, Selçuklu tımar sistemini yok saymak ve Türkleri her türlü kültür ve teşkilat mirasından yoksun bir göçebe aşireti saymak demektir. Sf. 19 Elbette Bizans’ta da “tımarlar” vardı, İmparatorlar, Osmanlı Padişahları gibi devlet topraklarının bir kısmını, üstündeki çiftliklerle birlikte istediklerine temlik veya vakfedebiliyordu. Sf. 20 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı…
-
Tımar, Osmanlı’ya Selçuklu ve İran Moğollarının mirasıdır. Nizamülmülk’ün askeri hizmet karşılığında dağıttığı iktalar Anadolu Selçukluları ve Osmanlı’da ana çizgileri ile bir tımar örneği teşkil edebilecek bazı özellikler taşır. Bu askeri dirliklerle, dağıtılan arazinin üstündeki halkın da sahibi yine hükümdardır. Dirlik sahibi, halktan miktarı ve nevileri kanunla saptanmış bir kısım vergi gelirini tahsile yetkilidir. Yetkisini aşanın…
-
Bir insan, yüzden fazla kitabın özetini el yazısıyla nasıl yazar? Çeşitli dillerdeki onca kitaptan sayfa sayfa el yazısıyla not almak ne demektir? Böyle bir çalışmayı gözünüzün önüne getirebilir misiniz? İşte Doğan Avcıoğlu budur. Bence, tek kişilik bir araştırma merkezi gibi çalışmıştır. Zaten Uğur Mumcu da ona “tek kişilik üniversite” sıfatını yakıştırmaktadır. Bilgisayarın olmadığı bir dönemde…