Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Psikoloji ve Kişisel Gelişim

  •   1-İlk Çocukluk Yılları; Eğitilebilir olma, iki etkenden dolayı zararlı bir şekilde etkilenebilir. Bu etkenlerden biri aşırı, şiddetli ve çözümlenmemiş bir aşağılık duygusudur; öbürü ise kendi gücünü çevreye kabul ettirme çabasını ve başka insanlardan üstün olma isteğini de gerektiren bir gayenin benimsenmiş olmasıdır.   Çocukların çoğu, başkaları onunla alay edebilir diye sürekli bir korku duyarak büyür. …

  • Bir insanın değeri, başka insanlara karşı takınmış olduğu tavırlar ve topluluk hayatının gerektirdiği iş bölümüne yaptığı katkı derecesi ile belirlenmiştir. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 250) kitabından birebir alınmıştır.                   

  • Cimrilik üzerine yalnızca para biriktirme şeklinde ortaya çıkan bir aç gözlülüğü değil, genellikle bir insanın başkasına zevk vermemesi, topluma ve başka insanlara karşı takındığı tavırda cimri davranması gibi … Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 371) kitabından birebir alınmıştır.  

  • Hayal gücü denince bir algının, o algıyı yaşatan obje olmaksızın yeniden yaratılmış olmasını anlıyoruz.   Hayal, yeniden yaratılmış bir algıdır; ruhun yaratıcı yeteneğinin bir kanıtıdır. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 155) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir kimse ile özdeşleşmemiz mümkün olmazsa, o kimseyi anlamamız imkânsızlaşır. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 168) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir insan, kendi etkinliğinin kaynaklarını ve ruhunun dinamiğini belirleyebildiği zaman, kendini tanıma yeteneği daha da artmış demektir. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı- Alfred Adler, (Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bazı çocuklar gittikçe daha güçlü olacak şekilde gelişirler ve kendilerini başkalarına kabul ettirecek cesur bir yol seçerler.    Bazıları ise kendi zayıflıkları üzerinde işlerler ve bu zayıflıklarını çok çeşitli şekillerde göstermeye çalışırlar. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 137) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çocuğu şımartma nerede bir kural haline getirilmişse, orada hiçbir sınır tanımayan bir sevilme isteği ortaya çıkmaktadır. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 142) kitabından birebir alınmıştır.

  • Saldırgan insanlar .. Gurur, küstahlık ve kendi değerine inanmaktan ileri gelen bir duygu ile şişinip dururlar.   Savunmacı insanlar; bu tipten olan kimselerin en belirgin ve en çok rastlanan özelliklerinden biri, başkalarına karşı takınmış oldukları eleştirici tavırdır. Sf.311  Kendine güvenmeyen kimselerin başkalarına da güvenmedikleri çok iyi bilinmektedir.  Böyle bir tavrın kaçınılmaz sonucu, haset ve cimrilik gibi…

  • Sokrates “Erdem bilgidir, hiç kimse bilerek kötülük işlemez.”  Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (İş Bankası Yayınları – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.

  • Otorite kuvvete dayanmamalıdır; otoritenin yalnızca duyguya dayanması gerekir. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 440) kitabından birebir alınmıştır.

  • Adler’e göre insan, içerisinde, yeterli olma, başarılı olma veya üstün olma gibi bir duyguyla dünyaya gelmiştir. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler, (Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu kitapta insan ruhunun, kalıtımla geçen ve hem fizik hem de ruhsal fonksiyonlarında bulunan bir öz’den gelmiş olduğunu göstermeye çalıştık.  İnsan ruhunun gelişmesi ise tümüyle sosyal etkilerle şartlandırılmıştır.  Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 444) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bulunduğu yere kuvvetle kök salmış organizmaların bir ruhu olması gerekmez.  Hareketle ruhsal hayat arasında sıkı bir bağlılık vardır.  Bitki ile hayvan arasındaki fark da buradan ileri gelir. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kendini tanıma, mutluluğun, ilk yasasıdır. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler, (Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.

  • Anne ile olan ilişkiler çocuğun daha sonraki bütün faaliyetlerini belirlemektedir. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 439) kitabından birebir alınmıştır.

  • Anne görevini benimsemiştir ama bu görevi öyle abartılmış ve aşırı bir şekilde yerine getirilmiş ki, sosyal duygunun anneden başka birine aktarılması imkânsız hale gelir.  Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 440) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanları birbirlerine en çok yaklaştıran duygu sevinçtir. Sevinç yalnızlığa katlanamaz. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler – Sf. 432) kitabından birebir alınmıştır.

  • Karakterleri genellikle dümdüz bir çizgi üzerinde gelişmiş olan insanlardan oluşan iyimserler.  İyimserleri hemen tanımak mümkündür. Ürkek değildirler; açık ve serbest bir şekilde konuşurlar; ne çok alçak gönüllüdürler ne de kendilerini az gelişmiş ve tutuk hissederler. Başkaları ile ilişki ve dostluk kurmada hiçbir zorluk çekmezler çünkü güvensiz değildirler. Konuşmaları tutuk değildir; tavırları, hareketleri, yürüyüşleri tabii ve…

  • 1-Oyun; Bir çocuğu oynarken gözlemekle, hayat karşısındaki bütün tavrını görebiliriz. Pedagoji Profesörü olan Gross, hayvanların oyunlarında da aynı eğilimin var olduğunu ortaya çıkartmıştır. Sf.208   2- Unutkanlık; Unutkan insanlar, çoğunlukla, açıkça isyan etmeyi tercih etmemekle birlikte, unutkanlıkları, bir dereceye kadar işlerine ilgi duymamış olmalarından ileri gelmektedir. Sf.214    3- Bilinçdışı Alan; Bir insanın davranış kalıbını o insanın…