Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Rumlar
-
Fatih Sultan Mehmed Han, denizler gibi askerle karadan ve denizden Trabzon’u kuşatıp, 865 tarihinde ve yetmiş gün kuşatmadan sonra Rumların elinden aldı. Su ve havasının güzelliğinden hazzederek, adına «Tarb-ı Etzun» dedi. Doğrusu, eğlence yeridir. Bir adı da Batumzir (Aşağı Batum)’dur. Bir adı Lezki şehridir. Bazıları Tarb-ı Efsun derler. Amma halk Trabzon der. Fetihten sonra, Mehmed…
-
Sonra Anadolu ve Rumeli’deki vilâyetlerde bulunan vezirlere emirler gönderilip her vilâyetten İstanbul’a adamlar getirtildi. Üsküp halkını Üsküplü Mahallesi’ne, Yenişehir halkını Yenimahalle’ye, Mora Rumlarını Fener kapısına, Selânik Yahudilerinden elli grubunu Tekfur Sarayı ve Şehidler kapısına yerleştirdiler. Bu sebeple buraya «Cufut Kapısı» derler. Anadolu tarafından getirilen Aksaraylıları Aksaray mahallesine, Akkâ, Gazze ve Remle’den gelenleri Tahtakale’ye, Balat şehrinden…
-
Fatih, 4 bin Sırp’ı aileleriyle birlikte İstanbul’a getirir, şehre bağlı çevreleri tutsaklarla şenlendirir. Bir kısım vergi dışında tuttuğu Yahudileri İstanbul’a getirir. Rabbin’e sahip olma izni verilir. Yahudiler için Osmanlı İmparatorluğu gettosuz ve pogromsuz yeryüzü cenneti haline gelir. Mülklerini istedikleri gibi kullanabilmekte, istedikleri gibi giyinebilmektedirler. İstanbul’un fethinden sonra Yahudiler Balat semtinde ayakta kalabilen tek gruptur. Barkan’a…
-
İorga, bir eserinde aynen şu görüşleri ileri sürmüştür: “Osmanlılar monarşik birliği ve mutlakıyetin sulh ve sükûnunu, bir tek efendinin hükmünü getirdiler. Osmanlılar bir kavim olarak değil, bir ordu, bir hanedan, bir hâkim sınıf olarak ortaya çıktılar.” “Bizans, Slav ve Osmanlı siyasi nizamları bir tek bütün içinde birbirleriyle kaynaştı.” Mahalli feodal hâkimiyetler, devrin umumi tarihi temayülünü…
-
Gibbons ve Wittek’in tezlerinin içinde yer alan “Osmanlı İmparatorluğu’nun Rumeli’de kurulduktan sonra Anadolu’yu içine aldığı iddiası” da kuruluş tartışmalarının unsurlarındandır ve yine Köprülü tarafından eleştirilmiştir. Gibbons’a göre Osmanlıların büyümesi yeni grupların ona katılmasıyla mümkün olmuştur. Osmanlılar, ancak Balkanlar’daki fetihlerden sonra Anadolu’daki topraklarını genişletebilmişlerdir. Balkanlar’daki fetihleri, tahrip ve yağma maksadıyla yapılmış bir akın değil, planlı bir…
-
Türkiye’de devletçilik yoluyla da belki ilkel bir birikim söz konusu edilebilir. Bu, devletin el koyduğu artık üründen özel kişilere yapılan servet transferidir. Yeni bir iç yağma ya da talanla bu olmuştur. Servetler bu iki işlemle adeta kapılmıştır. s. 113, 114 Alıntı; Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı…
-
Samsun’da, Antalya’da, Zonguldak’ta, Kayseri’de ve diğer yerlerde, konaklarından, gayrimenkullerinden, geniş çiftliklerinden çıkartılarak, ağlaya ağlaya ülke dışına gönderilen çok zengin Elenler’in, “Rum” diyoruz, yerlerini, Sabetayistler aldılar. Çok büyük bölümünün hiçbir belgesi yoktu; o kadar öyle ki sabetayistlerin bir bölümü, suiistimallere isyan ettiler. Sulhi Dönmezer’in eşinin kardeşi R. Tesal’ın anılarında bu isyanın raporlarını bulmak mümkündür. Araştırılırsa, diğerlerini…
-
Rusçuk Yaranı olarak da bilinen, yakın tarihin bu yol açıcı aydın devrimcileri, en umutsuz bir zamanda, Alemdar Mustafa’yı, İstanbul’daki tutucu partinin üzerine yürümeye hazırladılar; ancak yenilikçi adımların önüne dikilen barajlar, dikkatlerin, ordu üzerine çevrilmesine yol açıyordu ve reformasyon için yeni ve reformatör bir ordu düşüncesi kendisini zorluyordu. Türk tarihinde Vaka-i Hayriye olarak da bilinen 15…
-
İstanbul’daki Rum ve Ermeni aileler 15 Ağustos 1955 sabahı evlerinin kapılarına ve duvarlarına çizilen haç figürüyle uyandılar. Bazılarının evleri de isle yani soba kurumu ile işaretleniyordu. Sf. 77 Karabelen’in yeni görevine başladığı günlerde. 6 Eylül 1955’te DP Milletvekili Mithat Perin’in Ekspres gazetesinde Atatürk’ün Selanik’teki evine bomba atıldığı haberi yayımlandı. İkinci baskıyla manşet yapılan haberin devamında…
-
Adnan Menderes ve arkadaşlarının yargılandığı Yassıada Mahkemelerinde polisin neden olayları seyrettiğinin cevabı ortaya çıkacaktı. Polise “Hırsızlık ve yangın olayları dışındakilere göz yumun emri verilmişti. Sf. 80 Olaylar sırasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Berkan Tümerkan Yassıada’da o geceyi söyle anlattı: “Olaylardan üç saat evvel, yani saat dörtte bize Emniyet Müdürlüğü’nün merkezinden bir emir geldi.…
-
(6-7 Eylül 1955 İstanbul) Yağmalanan yerler sadece ev ve işyerleri değildi. Kilise ve mezarlıklara da zarar verildi. Kilislerin içindeki kutsal eşya ve resimler, haçlar yakıldı. Şişli ve Balıklı’daki Rum-Ortodoks mezarlıklarında da zarar vermek için korkunç yöntemler izlenmişti. Mezar taşlarının parçalanmasıyla yetinilmemiş, mezarlar açılıp içindeki iskeletler yakılmıştı. Şişli Mezarlığı’nda yeni ölmüş Rum vatandaş Nicolas Eliasco’un mezarı…
-
1909 senesi Ocak ayı esnasında Hüseyin Hilmi Paşa kabinesi İttihat ve Terakki Cemiyetinin tesiriyle Doğu Anadolu vilayetlerinde Ermenilerle Kürtler ve Türkler arasındaki arazi ihtilaflarını halletmek için mezkûr (sözü edilen) vilayetlere bir teftiş heyeti göndermeğe karar vermişti. Teftiş heyeti reisliğine ayan (padişahın seçtiği vekillerden oluşan meclis) azasından adliye müfettişi Galip Bey tayin edilmiş ve yanına iki…
-
Biz Ermenileri ve alelhusus onların ihtilalcilerini Rumlardan, Bulgarlardan daha ziyade severiz. Çünkü onlar diğer iki unsurdan daha ziyade mert ve kahramandırlar. İkiyüzlülük bilmezler. Dostluklarına sadık, düşmanlıklarına kavidirler. Hususiyle bizim imanımız vardır ki Ermeni unsuruyla Türk unsuru arasındaki düşmanlığın başlıca sebebi Rusya siyasetidir. Sf. 339 Ne Anadolu’da, ne Rumeli’de ne de İstanbul’da hiçbir Ermeni, yoktu ki,…
-
Mandelstamm gerçi mahut (sınırlı) kitabında, Ermenilere karşı salıverilmiş olan Kürtlerin Suriye’de mevcut bulunmamasından dolayı Suriye Hıristiyanlarının katliamdan kurtulduklarını söylüyorsa da, her halde Mandelstamm bu sözüne kendisi de inanmamıştır zannederim. Zira pek zengin olan Cebellübnan ve Filistin Hristiyanlarının yağma edebilecekleri hangi Bedevi veya Suriyeliye azıcık hissettirmiş olsaydım, ben hiç zahmet çekmeksizin bu emel derakap (hemen) hâsıl…
-
1915 senesi kânunusanisinin (Ocak ayının) üçüncü veya dördüncü günü Kudüs’e geldiğim sırada, ziyaretime gelen müttefik ve tarafsız konsoloslar, bana bir kitap göndererek bu kitabın içindekilerden dolayı İslam olmayan bütün unsurlar arasında büyük korku ve heyecan uyandığını ve herkes akşama sabaha İslamlar tarafından Hıristiyanlar aleyhine bir katliama başlanacağı ihtimalinden ürktüğünü beyan etmişlerdi. Kitabı okudum. Hükümetçe ilan…
-
Mösyö Venizelos asırlık Balkan siyaseti nağmelerini izhara (açıklamaya) başladı. Aydın vilayeti Rumlarının Osmanlı hükümetinin muvafakati hatta hususi tertibiyle Türkler tarafından katliamına başlanıldığı yaygarası bütün cihana yayıldı. Bereket versin ki, Talat Bey, Venizelos’tan daha çabuk davranarak mahallinde ve birlikte tahkikat yapmak üzere Fransız, İngiliz, Alman ve Avusturya baş tercümanlarının kendi nezdine gönderilmesini teklif etti ve teklifi…
-
Fakat o sıralarda, Türk unsuru arasında şiddetle hüküm sürmeğe başlayan milliyet cereyanı, en ziyade Aydın vilayeti dâhilinde tesir etmeğe başlamış ve Yunanlılarla Sırplardan ve Bulgarlardan gördükleri her nevi zulme tahammül edemeyerek en caniyane işkencelere maruz kaldıktan sonra Osmanlı memleketlerine ilticaya mecbur olan yüzbinlerce İslam muhaciri tarafından, yerli Rumlara karşı bazı tecavüzlere başlanmıştı. Hükümet bu tecavüzlere…
-
Üsküdar’daki bütün genelevler Bülbül Deresi’ndedir. Kadıköy bölgesinde, Rıza Paşa’da dört, Yel Değirmeni ve Orta sokaklarında (Moda’da) birer genelev bulunmaktadır. Beyoğlu ve Galata’da ziyaret edilen 159 genelevde faaliyet gösteren fahişelerin milliyetlerine göre dağılımı ise şöyleydi: Abanoz Ziba Galata Toplam Yüzde Rum 147 52 187 386 58 Ermeni 49 13 …
-
Birinci belge 1312-1329, (1902 ilâ 1914 doğumlu), yani 27 ilâ 39 yaşları arasındaki İstanbullu gayrimüslimleri kapsamaktadır. Kararnamenin özelliği laik bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin olağanüstü koşullar söz konusu olduğunda bu ilkeden sarfınazar etmesi ve sadece gayrimüslim yurttaşları askere çağırmasıdır. Sf.300 18 Mart 1942 tarihli kararname ise bu kez 18 Nisan 1941 tarihli ilk kararnameyle silahaltına…