Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Rumlar

  • (Moltke’nin Mektubundan; 9 Şubat 1836, Arnavutköy, İstanbul) Kadınlar gayet sıkı gözaltındadırlar ve kadınlardan başka hiç kimseyle temas edemezler. Bu noktada bütün Müslümanlar aynı fikirdedir ve reform muhakkak ki en son olarak haremlere girebilecektir. Sf. 38 Gezintilerde kadınlar kayığa ya da arabaya daima yalnız kadınlarla birlikte binerler. Koca, karısına sokakta rastlarsa onu selâmlaması, hatta sadece tanıdığını…

  • Nitekim 21 Haziran 1934’te kabul edilen Soyadı Kanunu ile “her Türk’ün kendine yeni bir ad alması” zorunlu kılındı. Ancak alınacak yeni adlarda ‘yan’ gibi Ermenice kökenli son ekler; ‘of ya da ‘ov’ gibi Slavca kökenli son ekler; ‘is’, ‘dis’, ‘pulos’, ‘aki’ gibi Yunanca kökenli son ekler; ‘zade’ gibi Farsça kökenli son ekler, ‘mahdumu’, ‘veled’, ‘bin’…

  • Olaydan sonra, aynen 1928’de olduğu gibi, ateşli bir “Vatandaş Türkçe Konuş!” kampanyası başlatıldı. Bursa, Diyarbakır, Adana, Ankara, Edirne ve Kırklareli Yahudileri Türkçeyi ‘öz dil’ ilan ettiler, cemaatin mekânlarına “Türkçe konuş!” levhaları astılar. İstanbul’da yaşayan Rum, Ermeni ve Yahudilerden bir grup, Beyoğlu Halkevi’nde bir araya gelip, Türk Dilini Yayma Birliği adı bir cemiyet kuracaklarını açıklamak zorunda…

  • Kemalist kadroların, ‘Kürt meselesini halletmek için yürürlüğe koydukları ve yakın tarihe kadar devletin Kürt politikasının ana çerçevesini oluşturan 8 Eylül 1925 tarihli Şark Islahat Planı, çok vahim ‘tedbirler’ içeriyordu. Sf. 21 Planın, konumuzu ilgilendiren 14. Maddesi ise (sadeleştirilmiş Türkçeyle) şöyleydi: “Aslen Türk olup Kürtlüğe yenilmeye başlayan Malatya, Elazığ, Diyarbakır, Bitlis, Van, Muş, Urfa, Ergani, Hozat,…

  • Kütahya Milletvekili Recep (Peker) Bey, Emniyet’in hazırladığı 600 kişilik listeden geri kalanların ziyan olmaması (!) için, bu kişilerin fotoğraflı künyelerini içeren bir ‘Siyah Liste’ hazırlanıp iskelelere, istasyonlara asılmasını, emniyet teşkilatına dağıtılmasını önerdiyse de öneri reddedildi. Karesi Milletvekili Ahmet Süreyya Bey, Ermeni, Rum ve Yahudilerin de eklenmesi için epey mücadele etti ancak bu teklif Ferid Bey…

  • 13 Eylül’de pek çok noktada birden başlayan yangın, o ana kadar denizden esen hâkim rüzgâr imbatın yerini, güney-güneydoğu yönünden esen rüzgârın almasıyla 14 Eylül de batıya doğru yayılmıştı. 15 Eylül’de kontrol alıma alınmış ama ancak 18 Eylül’de söndürülebilmişti. 23 Eylül günü Hisar Camii arkasında yeni bir yangın başlamıştı. Şehrin tekrar güvenli hale gelmesi 30 Eylül’ü…

  • Osman basılan her Türk evine karşı üç Rum evini basmak, mezarını kendine kazdırıp diri diri adam gömmek, vapur kazanlarında kömür yerine canlı adam yakmak gibi zulüm ve işkencelerle bölgeyi Rumlardan tamamen temizlemişti. Rıza Nur, Topal Osman’a “Rum köylerinde taş üstünde taş bırakma” demiş, o da “Öyle yapıyorum ama kiliseleri ve iyi binaları lazım olur diye…

  • Başını Britanya ve ABD’nin çektiği uluslararası ağır baskıların yanı sıra içeriden gelen baskılar da ciddiydi; Peyam-ı Sabah, Hadisat, İleri, Alemdar,  Yeni İstanbul, İkdam, Yeni Gazete ve Zaman gibi İTC karşıtı gazetelerin yürüttüğü kampanyaların yanı sıra, 10 Ekim l918 de yeniden açılan Meclis-i Mebusan’ın ilk oturumlarından birinde İTC kökenli Trabzon Milletvekili Mehmet Hafız Bey’in savaş ve…

  • Rum kaçırtmasının başındaki isimlerden Celal Bayar, Birinci Dünya Savaşı öncesi sadece İzmir ve civarından 130.000 dolayında Rum’un zorla Yunanistan’a göç ettirilmiş olduğunu aktarır. Halil Menteşe’ye göre “100.000’e yakın Rum, kimsenin burnu kanamaksızın Yunanistan’a çekilip gittiler. Bundan sonra aynı tarzda İzmir civarında teşebbüs ele alındı. (…) İzmir civarından da 200.000’e yakın Rum Yunanistan’a gitmiştir. Kaçırtma işlerinin…

  • Teşkilat-ı Mahsusa’nın Reisi Kuşçubaşı Eşrefin sözleriyle “Ege havalisindeki temizleme işini, Ordu olarak Pertev Paşa’nın (Sayın Pertev Demirhan) kumandasında olan Dördüncü Kolordu’nun Erkânı Harbiye Reisi Cafer Tayyar Bey (rahmetli General Cafer Tayyar Eğilmez), mülkî amir olarak İzmir Valisi Rahmi Bey (merhum), İttihat ve Terakki Fırkası namına da mes’ul murahhas Mahmud Celâl Bey (sabık Reisicumhur Celâl Bayar)…

  • Milli İktisat’ın ilk uygulaması İTC’nin ünlü yöneticisi ‘Küçük Efendi’ lakaplı Kara Kemal (‘Büyük Efendi’ Talât Paşa’ydı) “Avrupa’da Hükümetler ya işçiye ya da burjuva tabakalarına dayanırlar. Güç anlarında güvenecekleri toplumsal desteğe sahiptirler. Biz hangi sınıfa dayanacağız? (…) Böyle güçlü bir sınıf Türkiye’de var mı? Bulunmadığına göre biz neden yaratmayalım?” diye özetlemişti o günlerdeki hedefi. Peki, bu…

  • Bir Alman belgesinde şöyle yazıyordu: “Talât Bey (…) hiç çekinmeden hükümetin Dünya Savaşını bahane ederek, dış ülkelerin diplomatik müdahalelerine aldırmaksızın, ülkeyi iç düşmanlardan her türlü mezhebe bağlı tüm Hıristiyanlardan tamamen temizlemek istediğini anlattı.” (1) Sf. 192 Alıntı; Öteki Tarih I (Abdülmecid’den İttihat Terakki’ye) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ocak 2012 – Sf. 192)…

  • Osmanlı donanması geçen asırda Paskalya ve Noel gibi Hıristiyan bayramlarında demir atardı.  Çünkü neferlerin, çavuşların yortu dolayısıyla evlerine gitmeleri gerekiyordu. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 50) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) Kâfir, imansız anlamlarına gelen gâvur kelimesi, Türkler tarafından tüm gayrimüslim azınlıklar, özellikle de Ermeniler ve Rumlar için kullanılan alçaltıcı bir addır. Buradan hareketle Gâvur İzmir, kâfirlerin şehri anlamına gelir. “Gâvur İzmir, Türk İzmir oldu.” cümlesi, Türkiye’nin “Türkiye Türklerindir.” şeklinde özetlenebilecek nihai amacına işaret eder. Bundan ötürü, hiç kuşku yok ki,…

  • 7 Eylül 1922 …. Bana gelince, Türk hükümeti aleyhine hiçbir şey yapmadığım için, İzmir’i terk etmeyi düşünmüyorum…. Askeri makamlar ve polis (yunan görevlileri) şehri terk etti ve şehire anarşi hâkim. Halk, yağmaya ve yakıp yıkmaya girişmesi muhtemel firari askerlerden korkuyor: Manisa’nın da firarilerce ateşe verildiğine dair söylentiler var. Üç yıldır Büyük Türk Dostu olarak nam…

  • 6 Eylül 1922 …. Akhisar’da Yunan askeri makamlarının, geri çekilmeden önce, kenti ateşe vermeleri için emir aldıklarından, Hristiyanları kenti terk etmeye çağırdıklarına dair söylentiler var. Kentin Rum ve Ermenileri, Türk ileri gelenlerini Belediye sarayına davet ettiler ve kumandanın emrine binaen, eğer Türkler, Hristiyanları Türk çetelerinin ve ayak takımının saldırılarından koruyacaklarına dair söz verirlerse, Yunan komutanının…

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) Ermenilerin alanı anlamına gelen Haynots, İzmir’deki Ermeni mahallesinin adıydı. Esas Ermeni Mahallesi Apano Mahala (yukarı mahalle) Türk mahallesine bitişik bir tepedeki eski bir Ermeni kilisesi ve kabristanı çevresinde bulunuyordu. 15. Yüzyılın sonunda, Ermeniler Rum Hristiyan bölgesine yakın olmak için İzmir’in merkezine taşınarak Haynots’u kurdular. 13 Eylül 1922’de Türk ordusu İzmir’in…

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın Notu;) Jöntürklerin iktidarı ele geçirmesinden sonra, gerçek reformların yapılacağı umudu ile kendi özerklik ya da bağımsızlık taleplerinden vazgeçtiklerini, özellikle Taşnaksiyun Partisi’nin üye ve yandaşlarını daha sonra da, umutları kırılana dek devlete sadık kalmaya çağırdığını gizlemeye çalışmaktadır. Ermeni Soykırımı konusunda Bibliyografya bölümüne bakın. “Ermenilerin alanı anlamına gelen Haynots, İzmir’deki Ermeni mahallesinin adıydı.…

  • (ABD Büyükelçisi Morgenthau;) “15/28 Ağustos 1922, Pazartesi – 1922’de Türk ordusu şehri işgal etmiş ve sivil nüfustan belli gruplar Kemalist milliyetçilerin hedefi olmuştu. Anadolu Rumları gibi Ermeniler de, hiçbir günahları olmadığı halde Türk-Yunan ihtilafının kurbanı oldular. İzmir’in Türklerce işgalini, bazı tarihçilerin bir “jenosid” olarak adlandırdığı (Pagtziloglou 1988), 30.000’den fazla Rum ve Ermeni Hristiyan’ın kıyımı izlemişti.…

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) 13 Eylül 1922’de Türk ordusu İzmir’in Ermeni ve Rum mahallelerini ateşe vermişti. 30.000 Ermeni ve Rum’u kıymıştı. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 34) kitabından birebir alınmıştır.