Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Rumlar

  • Lazların bazı lehçelerinde bazı yunanca kelimeler bulunması bazı şivelerinde Rum aksanının izlerinin görülmesi tamamıyla ticaret hayatının ve de özellikle 6. Yüz yılda Hristiyanlığa girmelerinin sonucudur. Lazlar Hristiyanlığa öyle sahip çıkmışlardır ki, çevre topluluklara dahi papaz yetiştirip göndermekteydiler. Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 277) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…

  • Rize’nin Pazar ilçesinin adı Atina’dır. Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.

  • İzmir işgalinden evvel, Samsun civarındaki Pontus hadiselerinden çok ürkmüş olan İstanbul hükümeti, Mustafa Kemal Paşa’yı fahri yaver ve Üçüncü (veya Dokuzuncu) Ordu Müfettişi olarak olağanüstü salahiyetlerle Samsun’a göndermeye karar vermiş ve Pontus isyanını tedibe memur eylemiş.  Sf. 62 Artık hepimiz, platonik birer Anadolu mücahidi, aşırı derecede Mustafa Kemal taraftarı, nasyonalist veya İngiliz tabiriyle müfrit Kemalist…

  • Pontus isyanını bastırmak üzere Üçüncü Ordu Müfettişliğine tayin ve İstanbul’dan Samsun’a izam edilen (gönderilen) Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs’ta Samsun’da karaya çıktıktan sonra, .. Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır.

  • Başka bir kaynağa göre de Fatih, İstanbul’u fethettikten sonra, imar işine başlamış ve şehrin nüfusunu artırmak için Anadolu ve Rumeli’nin çeşitli yerlerinden muhtelif unsurlara mensup insanlar getirtmiş, “Üsküp” şehrinden gelenleri “Üsküplü Mahallesi” adı verilen yere, “Mora” dan getirdiği Rum ailelerini Haliç sahilindeki “Fener” e yerleştirmiştir. O, önce “Selanik” ten getirdiği aileleri (Elli Cemaat) Yahudi Mahallesi’nde…

  • “Mora”dan getirdiği Rum ailelerini Haliç sahilindeki “Fener” e … “Selanik” ten getirdiği aileleri (Elli Cemaat) Yahudi Mahallesi’nde ve sonra “Sefed” den getirdiği aileleri de “Hasköy” de iskân etmiştir.  Daha sonra muhtelif yerlerden gelen Yahudi aileleri de kendi arzularıyla “Kuzguncuk” a yerleştirilmiştir.  (Dipnot: Sefed, Eski Beyrut vilayetinin Akka sancağında bir kaza merkezidir) Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi…

  • Emin Çölaşan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın nüfus kayıtlarında Havuli, Farfuli ve Fatuli gibi isimlere rastlandığını yazdı.  …  “Türkçe ve Gürcüce‘nin karışımından, araya Ermenice kelimelerin de girmesiyle ortaya çıkan dile bölgede Lazca ismi verilir” dedi.  …  Ağustos 2004 yılında yaptığı Gürcistan gezisinde Gürcistan Devlet Başkanı’nın yanında; “Ben de Gürcü’yüm”  dedi. Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine)…

  • Tayyip, Başbakan olarak memleketi Rize’nin Güneysu Beldesine gittiğinde hemşerileri kendisini “Potamya’ya hoş geldin”, “Potamya’nın Gururu” pankartlarıyla karşıladı.  Buralar Güneysu olarak bilinirdi.  Potamya ne demekti?  İşin aslı çok geçmeden ortaya çıkıyordu:  Güneysu Beldesi’nin Rumca ismi Potamya’ydı. …  Erdoğan Simitis’le gerçekleştirdiği görüşmelerde iki saati aşkın baş başa kalmıştı.  Bu konuşmalarda konuştukları dil merak konusu olmuştu.  Öyle ya,…

  • Yunan işgali sırasında Türk-Yahudi yakınlığı daha da belirgin hale gelmişti. Yunan birlikleri kendilerine tam destek vermedikleri gerekçesiy­le Yahudileri daima eleştirmektedir. Türklerle Yahudiler arasında o denli güven vardı ki, zaman zaman müftüler vekâlet vermeleri gerektiğinde “Rabin”lere geçici olarak vekâlet verebiliyorlardı. Hatta kent yöneticile­ri, Tire’nin Yunanlılarca işgal edildiği yıllar içinde her türlü bilgiyi Yahudilerden alabiliyorlardı. Sf. 74…

  • Ancak, Rumların kenti terk etmelerinden sonra ekonominin kontrolü tamamen Yahudi iş adamlarına geçmiştir. Özellikle bu yeni süreç tüccar sınıfının giderek canlandığını ve sayısal artış gösterdiğini açıklamaktadır. Kent merkez çarşı hâkimiyeti genel olarak Yahudi iş adamlarının kontrolüne geçmekle kalmamış, ticari yaşam canlılık kazanmıştır. Cumhuriyet Dönemi, Yahudiler’in ekonomik ve sosyal yaşamında, önceki dönemlere göre oldukça farklı bir…

  • Tanzimat’ın getirdiği ticari haklar ki bunların başında ekonomik yaptırımlar ve zorunluluklar gelmektedir, dengeleri değiştirmiştir. Kara gümrüklerinin kaldırılmasıyla ekonominin Rumların lehine çalışması ve nüfusun ticari ayrıcalıklar elde etmesinin yanında, geniş kapsamlı bir organizasyonun da öncüsü olmuştur. “Tanzimat-ı Hayriye”nin ilanıyla kara gümrüklerinin kaldırılması ve vergi alınmaması esası dış ticaret girişimlerinin önünü açmakla kalmamış, mahkemelerin fiyat tespitleri Rum…

  • Simyonoğlu Fabrikası, Has’a geçince, “Milli Mensucat” oldu. Ben de ne zaman “Türk” veya “Milli” başlıkları görünce, bir tuhaf olmaya başladım. Bu açıdan, Bezmen’lerinki “Santral Mensucat” olunca, “mensucat” ol tarihte “tekstil” karşılığı idi, rahatlıyorum. Bezmen’ler. -Varlık Vergisi Faciası” sırasında ortakları Taranto’lardan kurtuldular ve zamanında Türkiye’nin en büyük fabrikasının tek sahibi oldular. Taranto’lar Yahudi ve Bezmen’ler dönme…

  • İsmail Kemal Bey, Balkan harbinin karanlık günlerinde İstanbul’a gelerek Sadrâzam Kâmil Paşa ile görüştü. Buradan Romanya-Viyana-Treyeste yoluyla Draç limanına gitti. Gayesi Sırp ve Yunan ordularını ilerleyişini durdurmak için Arnavutluk istiklâlini Draç’da ilân etmekti. Bu şehire varır varmaz eşrafı toplantıya davet etti. Bunlara durumu anlattıktan sonra Arnavutluk istiklâlini ilân etmekten başka çare kalmadığım söyledi. Toplantıda bulunanlar…

  • Ben de onlara değer biçmiştim Yahudi düşmanlarının başında Rumlar geliyordu en pozcular Fransızlar en hor görenler Türkler, en yakınlık gösterenler Ermenilerdi. Sf. 132, 133 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 132, 133) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkler Yahudilere hiç zulmetmemiş olsa da, Yunanlılar bizi sevmiyordu. Sf. 121, 122 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 121, 122) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudi düşmanı Rumlarla.. Sf. 29 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çok iyi eğitim almış Katolikler de bu işin içindeydi, örneğin Herzogovina, Siroki Brijig’deki Franciscan Koleji’ne atanan ünlü hukuk öğretmeni Peter Brzica bunlardan biriydi. 29 Ağustos 1942 gecesi Jesenovie’deki toplama kampında yeni gelen mahkûmlara yer açmak için toplu katliam yapılması emredildi. Peter Brzica ve arkadaşları aralarında bir yarışma düzenlediler. Belirlenen zaman diliminde en fazla kurbanı katleden…

  • Pardon Paşam, pek anlayamadım. 6-7 Eylül Olayları mı? Tabiî… 6-7 Eylül de bir Özel Harp işidir ve muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı. (Paşa bunları söylerken benden de soğuk terler boşandı.) Sorarım size! Bu muhteşem bir örgütlenme değil miydi? Sf. 51 Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve…

  • Türkler binlerce yıldır birlikte yaşadıkları Rum, Ermeni, Yahudi vatandaşlara ait ev ve işyerlerini birkaç saat içinde yakıp yıktılar, yağma ettiler: Lebon. Markiz. Lion pastaneleri. Banco di Roma, Beyoğlu, Arnavutköy, Bebek, Beşiktaş, İstinye, Yeniköy semtlerini dolaşan öfke Adalar’a kadar ulaşmıştı… Göstericiler, “Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır, Rumlar ittir it kalacaktır” diye slogan atıyorlardı sürekli. 6 ve 7…

  • Türko-Mongol tarih geleneği için­de, 1923 ve 1924 yıllarında, Türkiye’de yerleşik Elen kökenli Hıristiyanları çıkarıp Selanik çevresinden Müslümanları ithal etmeyi açıklamak zordur; bizde emsaline rastlamıyoruz. Peki, “neden” ve bir sorudur. Ermenilerin, Türkiye aleyhine savaşa katılacakları, önemli bir gerekçeydi ve burada kesinlikle böy­le bir gerekçe yoktu. Kaldı ki öyle olsa bile, Elenlerin en çok savaşçı olabile­cekleri, İstanbul…