Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Rusya, Sovyetler Birliği

  • Halil Paşa’ya güvenecek olursak, Kazım Paşa, Sovyetlerin açıkça Türk sınırına uzatılmasını istiyordu; bunu gerçekten şifreye döktü mü, bilemiyorum. Amma icraat bu merkezdedir ve Şark’ta Sovyetler ile komşuluk realize edilmişti. Cenup’ta ise, Musul’un hediye edilmesine razı olmakla Büyük Britanya ile komşuluk perçinleşmişdir. Bu, sınırları, Düvel-i Muazzama’ya (Büyük Devletlere) dayadığımız anlamındadır. Sf. 157 Alıntı; Gizli Tarih I…

  • Çerkez Ethem’i de kripto-komünist telakki etmeyi münasip buluyorum. Çerkez Ethem, Ankara’nın Sovyetler ile bir antlaşma ve Sovyetlerin de Londra ile uzlaşma görüşmeleri sırasında tasfiye edilmişti. Sf. 157 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 157) kitabından birebir alınmıştır.

  • Enver kaçınılmaz sondan kaçamamaktadır. Kardeşi, Bakü Fatihi Nuri Paşa veya Amcası Kut Kahramanı Halil Paşa, kaçabildiler; güçlenmiş Mustafa Kemal, Türkiye’de her türlü değerli eylemliliği yasaklayınca bir köşede yaşamaya razı oldular. Kuşçubaşı Eşref de yasaklıdır ve bir parantez ile Cumhuriyetin başından itibaren uyguladığı bu yasaklama teoremini daha önce görememem, büyük hatamdır. Kabiliyetler ve inisiyatif sahipleri ve…

  • Sovyetler Birliği’nden elde edilen ekonomik yardım dikkati çekiyor. 1967 yılında Seydişehir Alüminyum Tesisi için 62 milyon dolar ve İzmir Rafinerisi için 24 milyon 250 bin dolar değerinde iki proje kredisiyle başlayan ekonomik yardım 1969 yılında İskenderun demir-çelik İçin 101 milyon 130 bin dolarlık bir kredi ile devam ediyor. Sf. 238 Alıntı; Quo Vadimus? Nereye Gidiyoruz?…

  • Bu ayrıntılı çalışmaya göre Cumhuriyet döneminde Almanya’dan alınan ilk kredi 31.12.1942 tarihinde 142 milyon 754 bin dolar ya da 197 milyon TL. değerinde “Teslihat Kredisi” oluyor. Bu bilgileri aldığım kapsamlı ve ayrıntılı Devlet Planlama Teşkilâtı çalışmasına göre, Birleşik Krallık Türkiye Cumhuriyeti’ne ilk kez 1938 yılında kredi veriyor. Yaklaşan İkinci Dünya Savaşı’nda Türkiye’yi kendi yanına çekmek…

  • Etatizmin (devletçiliğin) başlaması, Sovyetler Birliği’nden önemli bir yardımın alınmasına rastladı. 1933 yılında İnönü, Moskova’yı resmen ziyaret etti ve sonucunda Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında kapsamlı bir ekonomik anlaşma ortaya çıktı. Rusya, Türkiye’ye 8 milyon dolara özdeş (daha sonra 18 milyon dolara çıkarıldı) faizsiz borç verdi. Bu paranın Türkiye’nin sanayileşme programının gerektirdiği makina ve malzemenin Rusya’dan…

  • Millî Birlik Komitesi içinde Amerikan aleyhtarlığıyla bilinen subaylar vardı. Sovyetler, bir ilişki kurulabilir düşüncesiyle yeni hükümete bir öneri götürdü: “NATO’dan çıkarsanız, Kafkasya’daki Türkiye sınırından ve Karadeniz kıyılarından itibaren 250 km derinliğe kadar bütün bir alanı askerden arındırırız. Ayrıca 500 milyon dolar hibe ederiz.” Konu Cemal Gürsel’e aktarıldı, Sovyetler Birliği’nin teklifi MBK’da görüşülmeye değer bulunmamıştı. Sf.…

  • (Emekli Pilot Albay Hüseyin Avni Güler anlatıyor;) “.. Fatin Rüştü Zorlu bizzat nezaret etmekteydi. Bazı pilotlar uçaklara ne yüklendiğini merak edip sorsalar da, hep “yiyecek içecek taşındığı” yanıtını alıyorlardı. Yüklenen uçakların uçuş yönü Lübnan’ın Beyrut Havaalanı’ydı: Tam 85 sorti yapıldı, malzemelerin hemen hepsi Lübnan’ın Beyrut Havaalanı’na götürüldü. Bir seferinde merakımızı yenemedik ve sandıkları açtık. Sandıklarda…

  • Ertuğrul Özkök değindi: “Olay 1958 yılında geçiyor. Dönemin başbakanı, rahmetli Adnan Menderes, dışişleri bakanı, rahmetli Fatin Rüştü Zorlu ve Dışişleri Bakanlığı müsteşarı da yine rahmetli Melih Esenbel. Bu üçlü, 1958 yılında bir gece Başbakanlık Konutunda çok gizli bir görüşme yapıyor. Görüştükleri kişiler İsrail’in tanınmış iki siması. Birisi dönemin Başbakanı Ben Gurion, öteki ise Golda Meir.…

  • Devamla, buraya, Sovyetler Birliği’nin en iyi diplomatlarından, Dışişleri Bakanı ve Devlet Başkanlığı yapan Gromiko’nun hatıratından bir sayfa alıyorum. Ayrıca bu sayfanın neden bu kadar ihmal edildiğini de bilemiyorum. Kennedy cinayetinden iki ay önce, Washington’da büyükelçi iken, Beyaz Saray’da Kennedy ile yaptığı görüşmeyi ve izlenimlerini yazmaktadır. Bir nokta var, bu görüşmeden kısa bir zaman önce Kennedy…

  • 5 Haziran 1967 tarihinde İsrael, “preemptive strike” denilen bir hücumu başlattı, Mısır, Suriye ve Ürdün’ü perişan etti. Sonunda, İsrael, Sina’yı ve Golan Tepelerini eline geçirdi; su imkânları açısından önemli Golan Tepeleri ve stratejik Sina Yarımadası ile Gazze Şeridi artık İsrael’in işgali altındadır. Altı Gün’de dengeler değişmiş ve İsrael Devleti, yaşayabilir olduğunu, en küçük şüpheye yer…

  • Yahudiler, Türkiye ile Sovyetler Birliği’nin dost olmasını hiç istemediler. İsrael Türkiye’nin, Türkiye Kürtleri ile kardeş misali ve sulhâne yaşama­sını hep çıkarlarına aykırı buldu. Yahudilerin en sevmedikleri, Elenler oldu. İsrael’liler, en çok, Kürtleri kendilerine yakın gördüler. Kürtlerden, PKK’ye kin duyuyorlar; çünkü Türk solcularının arkasından, İsrail’e karşı, Filistin­lilerin yanında, savaştılar. İsrael, Türk solcularından ve PKK Kürtlerinden nefret…

  • Büyük Britanya Emperyalizmi, ,, Hindistan yolunu kapatmak istiyordu. Kemal Paşa da bunu çok iyi bir şekilde kullandı. Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan’ın Bolşevize olmasında, Kemalist güçler, Sovyetlere yardımcı oldular.  Sf. 138 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 138) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tımar düzeni; Pronia adıyla ve tüm öğeleriyle birlikte Bizans’ta var. .. Rusya’da da uygulanmasını Moskova Prenslerinden birisinin Bizans Prenseslerinden birisiyle evlenmesine bağlıyorlar. Sf. 21 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Son bir noktanın daha altını çizelim: Türkiye, SSCB ilişkileri için ABD’den izin istemiş ve bu iznin onaylanmasından sonra kuzey komşusuyla ticari ve kültürel ilişkiye girmişti! Yani, Amerika’nın onayıyla Sovyetler Birliğine yakınlaşmıştı! Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 499) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gazetecilerin “Sağda mısınız, solda mısınız?” sorusuna, “Demokrattır. Programımızı inceleyiniz. Yerimizi orada bulacaksınız” diye yanıt verdi. Adnan Menderes ise, “Belki iki parmak daha soldadır” diyecekti. Her taşın altında komünist arama dönemi başlamıştı. Ve “Moskovacılık” suçlamasına ilk muhatap olan parti DP oldu. Sf. 420 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı…

  • Dr. Aras, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın ilk İçişleri bakanı Cami Baykurt ile Zekeriya-Sabiha Sertel çiftinin Tan gazetesindeki, bu politikalara karşı çıkan, Sovyetler Birliği’nin Türkiye topraklarında gözü olmadığını analiz eden makaleleri Ankara’da bazı çevrelerin tepkisini çekiyordu. Sonunda 4 Aralık 1945 sabahı İstanbul Beyazıt Meydanında toplanıp slogan atarak Babıâli’ye yürüyenler Tan gazetesini yerle bir ettiler! Alıntı; Efendi (Beyaz…

  • Rusya savaşını gerekçe gösteren II. Abdülhamid, 13 Aralık 1877’de Sadrazam Midhat Paşa’yı Yıldız Sarayı’na çağırttı ve Meclisi Mebusan’ı süresiz tatil ettiğini bildirdi. Midhat Paşa’nın sadrazamlığı kırk sekiz gün sürmüştü… Sf. 27 II. Abdülhamid, her fırsatta “babası gibi sevdiğini” söylediği Midhat Paşa’yı İzzeddin adındaki vapura bindirerek İtalya’ya sürgüne gönderdi. Bu arada halkın Midhat Paşa’nın sürgüne gönderilmesini…

  • Rusya’nın, denebilir ki, ancak 1.000 yıllık bir tarihi vardır. Meselâ Moskova’nın kuruluşunun tarihi, ancak 850 yıllık bir geçmişe iner. Ünlü Rus tarihçisi Pakrovski’ göre, Moskova’nın adı bile Fincedir. Sf. 75 Alıntı: İhtilâlin Mantığı – Şevket Süreyya Aydemir, (Remzi Kitabevi, 7. Baskı 2000 – Sf. 75) kitabından birebir alınmıştır.

  •  Sosyalizm, eşitçiliği ve ortak çalışma ve tüketmeyi ön plana çıkarmak olarak anlaşılıyor. Böyle anlamak istiyorum. Eşitliği sadece mülkiyette veya mülkiyetsizlikte görmüyorum. Ücretlerde bir eşitleyici süreci sosyalizmin kuruluşunun vazgeçil­mez koşullarından birisi sayıyorum. 1920 yıllarında Ekim Devrim­cileri ücret eşitliğine son derece önem verdiler ve bunu gerçek­leştirmeyi çok doğal bir gerek saydılar. Ancak; 1930 yıllarının sanayileşme sorun ve…