Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Rusya, Sovyetler Birliği

  • Gromiko, anılarında, bu konspirasyonla ilgili olarak bazı ipuçları veriyor; .. Washington’da Sovyet temsilcisi olduğu sırada bir Beyaz Saray ziyaretinde Başkan Kennedy’nin, baş başa kalmak istediğini ve burada iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilebilmesinin önündeki, iki engel, daha doğrusu “iki gurup” bulunduğunu söylediğini yazıyor; bu gurupların birisi “ideolojik nedenle” hareket etmektedir. Anlaşılan Başkan bunların üzerinden pek durmak…

  • Andrey Gromiko, Moskova’da Başkan Kennedy’nin katledildiğini duyduğu zaman kısa bir zaman önce, Washington büyükelçiliğinden ayrılırken veda ziyaretine gittiği Kennedy ile Beyaz Saray’da çalışma odasında yaptığı konuşmayı hatırlıyordu: Kennedy müstakbel Sovyet Dışişleri Bakanı’nın kulağına ilişkilerin iyileşmesini isten Amerikan gücü fısıldıyordu, birisi, endüstriyel-askerî kompleks idi ve Kennedy bunu pek önemsiyordu. Asıl önemsediği “garip millet” dediği ve Gromiko’nun,…

  • “Dinsellikle bu Türk – Kürt ikilemi, Türkoloji ve Kürdoloji’nin doğuşunda da kendini göstermektedir; eğer yapılan analizler doğru ise, Türkoloji, esasında bir İngiliz keşfi ise, Fransa bu keşfi geliştiriyordu Rusya’nın da Kürdoloji’yi keşfederek buna cevap vermesini beklemek zorunludur. Gerçekten de, burada çok kısa olarak bunu göstermek imkânımız var. Kürdoloji çalışmalarını, zaman zaman “Kürdoloji’nin Babası” olarak ta…

  • Rusya kolonyalizmi türkofon kavimlerin yaşadığı topraklara yayılmasına başta Büyük Britanya olmak üzere Fransa’nın cevabı Türkist cereyanları güçlendirmek ve Türkoloji’yi kurmak olarak ortaya çıkıyordu, Tarihlerde de tam bir uyum görüyoruz. Akçuraoğlu Yusuf, ihmale uğramış ancak pek yararlı çalışmaları “Türklerin Tarihi”inde, “Bilinmektedir ki, 1860 yıllarına doğru Rusların Asya’da yayılmaları İngilizleri ürkütecek kadar hızını arttırmıştı”, diye yazıyordu; Macar…

  • Ülke yönetilemez hâle gelmişti. Başbakan Demirel’in birdenbire, hiçbir hazırlığı olmadan, Moskova’ya gittiğine ve Sovyetler Birliği ile ancak 1921 yılında yapılan ile karşılaştırılabilecek bir antlaşma imzaladığına tanık oluyoruz; belki de, Soğuk Savaş döneminde, Sovyetler Birliği’nin karşı kamptaki bir ülke ile yaptığı en geniş: ekonomik ve ticarî anlaşmadır. Bu umulmadık ve çok kapsamlı anlaşmanın, 1921 benzeri bilinmeyen…

  • Kırım Savaşı’nın sürdüğü üç yıllık zaman süresince İstanbul, bir büyük hastaneye dönüşmüştür. Dünya hemşireliğinin kurucusu sayılan Florence Nightingale’in, bu sıfatı, Kırım Savaşı sırasında ve İstanbul’daki çalış­maları nedeniyle alması da bunu doğruluyor; bir ölçüde, hemşirelik de, Kırım Savaşı’nda doğmuş olmaktadır. Uzun süren bu savaşta, Fransız ve İngilizler fazla kayıp vermiş, subayları ve erleri yaralanmıştı; yaralananlar, İstanbul’da…

  • Yaklaştığı ülkelerin siyasetini izleyenleri tasfiye etmek ise Kemal Paşa’nın siyasi üslûplarından biridir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 155) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ankara, Fransız kuvvetlerinin Kilikya’dan çekilmesinden kısa bir zaman sonra, 17 Mart 1922 tarihinde, Revanduz’a bir Türk kaymakam tayin ediyordu; bu, Musul’da hak iddia etmek anlamındadır. Ancak aynı Türkiye, 22 Nisan 1923 tarihinde, Irak-Britiş kuvvet­lerinin baskısıyla, en ufak mukavemet göstermeden kaymakamını geri alıyordu; yerine, bir Kürt vali atanmıştır.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2.…

  • Kemal’in Doğu Halkları Kurultay’ındaki adamı İbrahim Tali, Moskova’dan Ankara’ya bir rapor gönderiyordu, bu raporda; ”Eğer bir sene daha İngilizlerden ve Komünistlerden memleketi masun (korunmuş) tutabilirsek halas (kurtuluş) muhakkaktır.” Deniliyordu.   Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.          

  • Azeri araştırmacı Bagirov, Azeri arşivlerine dayanarak, Azerbaycan’da Sovyet düzeninin kurul­masından birkaç gün sonra, 4 Mayıs 1920 tarihinde, Kirov ve Orjonikidze’nin Lenin’e gönderdikleri raporda, “Türk askerleri ve subayları, Bakü’deki devrim yararına son derece etkin bir rol oynadılar”, diye yazıyorlardı. Kemalistler, yal­nızca Ön- Kafkasya’nın Bolşevizasyonuna katkıda bulunmadılar, aynı zamanda, Enverist güçlerin karşı hareketlerini önlemede son derece kararlı…

  • Sovyet Dışişleri Komiseryası’nın 1920 yaz ayları geride kalırken, “Doğu Komünist Partileri”  içerisinde, daha hırslı, daha atak ve kendi ülkelerinde de komünizan düzenler kurmak isteyen liderlik kadroları, tasfiyeye başladıklarını kabul etmek zorunluluğu belirmektedir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 84) kitabından birebir alınmıştır.          

  • Lenin’in makine benzeri yaşamı olduğu saptamasını, bir izlenim olarak Balabanova‘da da görmek mümkündür. Sf. 59 Lenin’in “Çarlık Rejimi ve destekleyicilerine karşı söndürülemez bir kin duymasıdır. Birçokları, Lenin’in ağabeyinin Çar’a karşı başarısız bir suikastta asılması ile bu nefreti arasında bağ kurma eğilimindedirler; Balabanova, bunun, sistematik olduğu konusunda kuşku bırakmamaktadır. İkincisi, Roy’un anlatımında da var. Lenin’in kendisi…

  • 1920 Yılında, İstanbul’daki işgal kuvvetleri tarafından yapılan çeşitli hesaplamalar, bu yılın sonuna kadar, İstanbul’a gelen Rus göçmenlerin sayısının 50 bin ile 200 bin civarında olduğu yönündedir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 58) kitabından birebir alınmıştır.         

  • Kemal Paşa’nın tarihsel misyonuna, başlamış olan mukavemet hareketlerini dağıtmayı görev kabul ederek çıkmış olduğu, tarihsel kayıtlara göre kesindir; kuşkusuz, burada, hırslı ve tarihsel şansını denemek için uzun yıllar beklemiş Paşa’nın, İstanbul’dan Samsun’a üstelik güven verecek geniş bir maiyet ile gelebilmek için, böyle bir hilei şeriye’ye muhtaç olduğunu ileri sürmek mümkündür.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük,…

  • 1921 Mart ayına geldiğinde, (Rusya) İran, Türkiye ve Londra ile ticaret ve dostluk anlaşmaları yapmış durumdadır; metinlere yansımasa bile, özellikle Londra’da imzalanan imzalaşma ile birlikte, Sovyet iktidarının Afganistan ve Hindistan dâhil pek çok coğrafyada, devrimci ideolojik mücadeleden vazgeçmeyi taahhüt ettiği hep ileri sürülmüştür ve sürülmektedir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs…

  • Rus Albay Averyanov’un 1900 Tiflis baskılı çok değerli incelemesi.  19. Yy Türko – Rus ve İrano – Rus savaşlarında Kürtlerin davranışını ve politikasını ele alıyor, … bu savaşlarda Türkiyeli ve İranlı Kürtler, hep Rusya kuvvetlerinin yanında savaşıyorlardı.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1963’deki halk ayaklanması sonucunda Abdüsselam Arif gitti ..  1968’de General Ahmet Bakır geldi. 1969’da Saddam Kürtlere karşı büyük bir saldırı başlattı, başarılı olamadı. Moskova Kürtleri tutuyordu. Saddam 1970’te Moskova’ya gitti, Moskova Kürtlere otonomi dayattı, 11 Mart 1970’de otonomi planı açıklandı; “1- Irak iki ana guruptan meydana gelmiştir, bunlar Araplar ve Kürtlerdir. Bu yüzden Irak Hükümeti…

  • 1958’de Irak’ta Kral Faysal devrilerek yerine Komünist Abdülkerim Kasım geldi ve Rusya’daki Molla Mustafa Barzani Irak’a geldi. Türkiye bundan çok korktu. Sf.35 Bu zamana kadar İsrail’den uzak duran Türkiye birden, 19 Temmuz 1958’de İsrail’e yaklaştı. İsrail Başbakanı David Ben Gurion hatıra defterinin o günkü sayfasına; “Tarihe geçecek günlerden geçiyoruz.” Yazdı. Sf. 36 Alıntı: ABD’nin Kürt…

  • “Türkiye’nin geriliğinin asıl nedeni Avrupa sermayesi tarafından sömürü alanı haline gelmiş olmasıdır: Türkiye’nin tarım, ticaret, doğal kaynaklar, demiryolları, bayındırlık tesisleri, gümrük ve maliye gelirleri Avrupalı mali karar vericilerinin kontrolü altındadır. Bu böyle oldukça Türkiye’nin kalkınması için bir çare bulunamaz. Türk köylüsünün ve esnafının iktisadi durumu bu koşullar altında gelişemez, dış borçlanma yoluyla kalkınma gerçekleştirilemez. Aksine,…

  • Alexander İsrael Helphand – Parvus Efendi (1867 – 1927); 20. yüzyılın en renkli entelektüel simalarından birisidir. Kendisi devrim tüccarı olarak bilinir. Toplumsal dönüşüm anlarının hemen öncesinde ya da sonrasında Almanya, Rusya ve Osmanlı İmparatorluğu’nda bulunmuştur. Devrimler ve savaşlar üzerine yaptığı spekülasyonlarla dünyanın en zengin insanlarından biri olarak ölmüştür. Asıl adı Alexander İsrael Helphand’dır. Devrimciliğe ilk…