Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sabetaycılar

  • Mehmed Cavit (1875-1926): Dönmelere ait Feyziyye Mektebinin müdürüydü. Hem Talât’ın komitesine hem de Macedonia Risorta Locasına kayıtlıydı. Meşrutiyetten sonra Selânik ve Çanakkale mebusu oldu. 1909-1918 arası çeşitli defalar Mâliye Nâzırı oldu. Mütareke esnasında yurtdışına kaçtıysa da 1921de Ankara Hükümeti adına Londra Konferansına katıldıktan sonra Türkiye’ye döndü. Düyûn-u Umumiye’nin Türk vekillerinden oldu. Rothshildlerin itimat ettiği biriydi.…

  • Şaşırtıcı bir biçimde, din değiştirmiş olması rezaletine karşın birçok Yahudi Mesihlerine sadık kaldı. Sf. 468 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 468) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye ve Yunanistan’da yaklaşık iki yüz aile Sabetay’a sadık kaldı: Onun ölümünden sonra kötülükle savaşını sürdürmek için onun örneğini izlemeye karar verdiler ve 1683’te kitle hâlinde İslam dinine girdiler. Birbirlerinin evlerindeki gizli sinagoglarda toplanarak ve Hahamlarla yakın ilişkilerini sürdürerek, gizliden gizliye Yahudiliğe bağlı kaldılar. 1689’da önderleri Abdullah Yakup (Jacob Querido) Mekke’ye hac yolculuğu yaptı ve…

  • Sevi, Tapınağın Yıkılışı’nın yıldönümü olan 1626’da Küçük Asya’daki İzmir’de varlıklı bir Sefardik ailede dünyaya geldi. Büyürken, bugün belki de manik depresif tanısını koyabileceğimiz garip eğilimler geliştirdi. Ailesinden ayrılıp inzivaya çekildiğinde, derin keder dönemleri geçirir oldu. Bunları esrikliğe yakın bir sevinç izliyordu. Bu “manik” dönemler sırasında, bilerek ve hayret verici bir biçimde Musa Yasası’nı çiğnedi: Herkesin…

  • Efendileri benim yazdığım konusunda ciddi bir iddia vardı, hiç önemsemedim; bu kitapların yayınlanması, üstelik büyük bir sermaye grubunun yayınevi tarafından çıkarılması çok değerlidir. Ben Efendiye yardım ettim, fazla yardım etmiş olabilirim, ben buyum ve herkese yardım ediyorum. Çok önemli, Türk tarihinde pek mühim bir kapı açıyorduk; Hürriyet Gazetesi ve Doğan Kitap yolumuzu meşrulaştırıyorlardı, yaptıkları budur.…

  • Buradaki ayrı sözünü çok abartmamak durumundayız, İstanbul yakasında, Teşvikiye ve Anadolu yakasında İlahiyat Fakültesi camilerini bilirler. Anadolu yakasında, Karacaahmet, Bülbülderesi ile Nakkaştepe mezarlıklarını tercih ederler. Şimdi Kilyos Mezarlığı’nda yerleri var. Cebeci Asri Mezarlık’ta bölümlerini tespit edebiliyoruz. Sf. 371 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 365, 371)…

  • Nurettin Paşa’ya bağlanmaktadır, yangın’dan önce İzmir’deki Yahudilerimizin evlerine ve iş yerlerine işaretler konduğu ileri sürülmüştür ve peki doğru mu, işaretliler korundular; hiç zarar görmediler, öyleyse, doğru kabul etmek durumundayız. Sf. 23 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hangisi önceliyor, çünkü İsrael Devleti’nin kuruluşu, 1946 yılında kesinleşmiş görünüyor ve Amerika’nın Türkiye’yi himayesi altına aldığını ilan etmesi, 1947, bu halde, İsrael Devleti’nin kuruluşunun, 1948 ve Türkiye’nin dünyada tanıyan ilk devlet oluşunun, 1949, öncesindedir. Acımasız bir Elen düşmanlığı ile çıkan Hürriyet Gazetesi ile Sefarad-renkli Demokrat Partisi’nin kurulması ise bir ve iki yıl evvelin hazırlıkları durumundadır.…

  • Ahmet Ertegün; “Ordu ve Türkiye’de İsrael; Geçmiş yıllarda, Türkiye ile İsrail dostluğu için çok çalıştım. Gide gide İsrael cumhurbaşkanı ile yakın dost oldum. O zamanlar iki ülke arasında sefir bile yoktu, üçüncü kâtip düzeyinde temsil ediliyordu. Yahudi lobisini bizim tarafa çevirmek için çok uğraştım ama bunu, en doğrusu, bizim Ordu gerçekleştirdi. Bir politikacı kalkıp İsrail…

  • Ankara’da devrim gerçekleşti, Başbakan Menderes, düşürüldü ve daha sonra Fatin Rüştü Zorlu ile birlikte idam edildi. Bir bağ kurabilir miyiz, bilemiyorum. Not ediyorum. General Refik Tulga, daha sonra orgeneral, 27 Mayıs Devrimi komitesine girmemekle birlikte, devrimin güçlü askerlerinden birisi idi. Şimdi şunu biliyoruz: Refik Tulga, İsrael Maslahatgüzârına, bütün yüksek rütbeli subayların İsrael’i şartsız desteklediklerini ve…

  • Ahmet’in babası Mehmet Davutoğlu, ilk eşi Memnune ölünce, bu adın ilk üç konsonu “mmn” Maamin ile aynıdırlar, “Sefure” ile evlenmişti; bu adın, “sefure”, hazırlamış olduğum isim’ seçkisinde olmamasına rağmen, bir Karay adı olduğunu göstermek zorundayım. Sf. 170 İsim-bilim’in önemli bir açıklayıcı değişken olduğunu görüyoruz, Davutoğlu’nun -kızı Sefure’nin Sabri Ülker’in kızı Ahsen Özokur’un oğlu Ahmet ile…

  • Kaynak; E. İ. Lebedeva Kız isimleri: Arzu, Aytolu, (Aydolu), Akbike (Akbige), Altın, Aray, Awa (Melodi, Hava), Biyana, Biyim, Bikeneş (Bigeneş), Bereha, Biçe (Bike- Bige), Bikelek, Bikeç’, Goher (Güher?), Gülüş, Gülya, (Gül türevi), Dovlet (Devlet), Cevahar, (Cevahir), Kira, Murad (Dilek), Nazlı, Sima, Simha (Semahat?), Sultan, Saadet (Sadet, Sedat?), Totay. Erkek isimleri: Anan, Ananiy, Avinay, Avram, Azeriy,…

  • Bir parantez açarak, burada bir soru formüle etmek gereğini duyuyorum, 1920 – 1921 yılında, çok zengin Elen yurttaşlarımız, nerede bulunuyorlardı, soru budur. Cevabı ise çok basittir; Selanik’ten gelen Sabetayistlerimizin en çok yerleştirildikleri yerlerde yaşıyordu. Bunun anlamı şudur; çok zengin Elenler topraklarından söküldüler ve mülklerine, Selanik’ten getirilen Sabetayistler yerleştirildiler. Bu yerler, benim tespitlerime göre, Antalya, Kayseri…

  • Bir “Karay” olan Ahmet Davutoğlu’nun eşinin adı da Sara’dır, İsak ya da Yisak’tır ve Türkçe karşılığı “Gül” olup, “güler”, hande, “gülüş” ve “gülen” türevleridirler. Demek ki “gül” ve “gülen” köken olarak birbirine yakın duruyorlar. Sf. 23 Karaim’in kurucusu Anan Bin Davud idi, Anan, “Bulut” demektir, “Bin Davud” ise “Davudoğlu” olmaktadır. Ahmet Davutoğlu’nun bir “ Karay”…

  • Bütün Dersim’de, ayrı ayrı aşiretler halinde, 200 bin dolayında İslam olmayan Kürt yaşar. Bunlara genellikle Kızılbaş adını verirler. Bunların bir bölümüne de Çırak söndüren (1) derler. Bugüne değin hangi ırka veya millete ait oldukları, yani hangi soydan geldiklerine dair somut bir kanıt yok. Şimdiye kadar hemen tümüyle başına buyruk kalarak, yurdumuzda bir tür cumhur idaresiyle…

  • Samsun’da, Antalya’da, Zonguldak’ta, Kayseri’de ve diğer yerlerde, konaklarından, gayrimenkullerinden, geniş çiftliklerinden çıkartılarak, ağlaya ağlaya ülke dışına gönderilen çok zengin Elenler’in, “Rum” diyoruz, yerlerini, Sabetayistler aldılar. Çok büyük bölümünün hiçbir belgesi yoktu; o kadar öyle ki sabetayistlerin bir bölümü, suiistimallere isyan ettiler. Sulhi Dönmezer’in eşinin kardeşi R. Tesal’ın anılarında bu isyanın raporlarını bulmak mümkündür. Araştırılırsa, diğerlerini…

  • Leon Poliakov’dan öğrendiğimize göre, İbraniler, “pislik” dedikleri zaman “kilise” demektedirler; “kötülük alameti”, haç yerine geçiyor ve “kirletmek” ise “vaftiz etmek” deyişini ikame etmektedir. Kendi aralarında bir şifreleri veya dilleri olduğunu anlıyoruz.  Bizde, bunlara ilave sözcükler olması mümkündür, eskiden televizyon kameralı kapılar yoktu ve cumbadan kapıdakiler görünmeyebiliyordu; bu durumda evdeki, “acı soğan getirdin mi” sorusunu yöneltirse,…

  • Her halükârda, Berat, Sevi’nin mezar yeri olarak kabul ediliyor. İlginç yan, Bektaşilerin de burayı kutsal bir makam saymalarıdır ve 1965 yılına kadar, Sevi’nin, Berat’taki farazi mezarı, Bektaşi hacıların ziyaretlerine sahne olmaktadır. Bu, herhalde, şaşırtıcı bir malumat olmalıdır, ancak, Sabetayizm ile bazı islamic tarikatların iç içe girişini göstermesi açısından önemlidir; şimdiye kadar karşılaşmakla birlikte bir kez…

  • Diğer Seçme Doğrulamalar Antmen, alp, alpgünay, Babacan, baran, barda, Er, eralp, Ferman, Gül, güler, günay, günşık, İpekçi, işmen, Kaynak, kent, kuzu.. Nevber, Nilli, Növber Oğan, okandan, özbabacan, özbaydar, öztürk.. Paker, pamuk, pekin.. Sağ, san, Seval, Sirmen, Şamlı, Şamlıoğlu, şemsi (efendi), Şensoy.. Talu, tan, Tansu, türkölmez, Tahsin (hasan). Ülgen, ülger, ülkenli, ünlüsoy, ulusoy, Yurtbay, yücesan, yücel,…

  • Metin Toker; “Kemal Derviş’in Amerika’dan geldiği açıktır da Amerika’dan gönderildiği hususunda ciddi kimselerin ciddi ifadeleri vardır” diyordu. Çağrılmadığı ve gönderildiği konusunda şu anda hiçbir şüphemiz bulunmamaktadır ve gönderenin ve daha doğrusu Dervish’i seçenin ise, IMF birinci başkan yardımcısı Stanley Fischer olduğunu artık biliyoruz. Fischer Amerika’da “Yahudi Partisi” içinde önemli bir figür’dür ve IMF yöneticisi olarak…