Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- PSİKOPAT OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSANIZ, PSİKOPAT OLMANIZA NEREDEYSE HİÇ İMKÂN YOKTUR
- ŞÖHRET KÜLTÜRÜ ÇOCUKLARIN ARZU VE İSTEKLERİNİ ARSIZLAŞTIRIYOR
- EN MÜLAYİM KİŞİLER BİLE SADİST GARDİYANLARA DÖNÜŞEBİLECEKTİR
- ÜNLÜLERDE NARSİSTLİK
- MEŞHUR OLMAK İSTEYENİN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRACAK PSİKOPATİK KARAKTER ÖZELLİKLERİ VARDIR
about
Kategori: Sabetaycılar
-
Liz Behmoaras, Mazhar Osman, Kapalı Kutudaki Fırtına adlı kitabında Yusuf Mazhar Osman’ın Kafkas göçmeni annesi Atiye’nin Bülbülderesi Mezarlığı’na defnedilişini ayrıntılarıyla anlatır: “Atiye’yi Üsküdar’da Bülbülderesi’ne gömdüler. Defin sırasında mezarlığın yaşlı bekçisi, büyüklerin arasında pek ufak tefek kalan, bir köşeye sığınmış Yusuf’u (Mazhar Osman) süzüyordu. Sonunda ağır adımlarla yanına yaklaştı. Alçak sesle âdeta huşu içinde konuştu: ‘Evlat,…
-
XIII. yüzyıldan beri, Orta ve Doğu Avrupa’da Rusya hariç en büyük Yahudi topluluğu Macaristan’daydı. Yahudiler rahat yüzünü Macaristan’ın Osmanlı egemenliğine girmesiyle görmeye başladılar. Ancak XVII. yüzyılın sonlarına doğru Habsburglar Osmanlıları yenince ülke Hıristiyanların yönetimine girdi ve Yahudilere yönelik antisemitizm tekrar hortladı. Yahudiler yurtlarından edilmeye başlandı. XVIII. yüzyılda antisemitik olmasıyla bilinen Kraliçe Maria Theresia Yahudilere “hoşgörü…
-
İzmir’de o tarihlerde 55.000 Yahudi vardı. 14 Mart 1914’te Osmanlı Devleti’nin ilan ettiği Yahudi nüfuslarına ilişkin birkaç örnek vereyim: İstanbul 52.126, Aydın 35.044, Edirne 22.515, Ankara 4.026, Diyarbakır 2.085, Menteş I.615, Van I.380, Eskişehir 728, Sivas 344, Antalya 250, Adana 66, Canik, 27, Kastamonu 8, Konya 4. Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner…
-
Bugün Hasan Tahsin’in mezarı yoktur. İstanbul’da Karakaşî Sabetayistlerin Mezarlığı olarak bilinen Bülbülderesi Mezarlığında adına dikilen bir anıt vardır! İzmir’in işgaline karşı Türkler, Sabetayistler ve Yahudiler güç birliği yapmışlardı. İşgal öncesi, işgali önlemek amacıyla ilk mitingi yapanlar İzmirli Yahudilerdi. Sf. 262 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 –…
-
Sabetaycı kaynaklara göre Sabetay’ın yakınlık kurduğu dervişlerden biri, tanınmış bir şair ve sûfi olan Niyazi Mısrî Dede’ydi. Niyazi 1617 ya da 1618 yılında Malatya’da doğmuştu. Bir Nakşibendi dervişinin oğluydu. Önce Halvetilere katılmışsa da bir şair ve bir sûfi olarak kendisine büyük saygı gösteren Bektaşiler arasında yaşamıştı. 1670 yılında Sadrazam Fazıl Ahmed Paşa, Niyazi’nin Kabalacı kehanetlerde…
-
Merkez Efendi, Denizli Buldan’ın Sarımahmutlu köyünde 1460 yılında doğdu. Asıl adı Musa bin Muslihiddin bin Kılıç’tı. “Keramet” sahibi bir kişi olarak tanınmaya başladı. On beş yaşında Bursa’ya giderek medresede eğitim gördü. Merkez Efendi, İstanbul’da Halvetiye tarikatının şeyhlerinden Sünbül Sinan Efendiye bağlandı. Mevlevilik, Bektaşilik gibi Osmanlı İmparatorluğunun en önemli tarikatlarından biri de Halvetiye’ydi. Kurucusu Şeyh Ebu…
-
Enver Paşa; stratejik noktalarda kümelenmiş gayri Türk nüfusun (Rum ve Ermeni azınlıkların) tehcirini planlıyordu. Enver Paşa tabii bunu açıkça söylemekten çekiniyordu. Talat Paşa’nın sözleri üzerine, Kuşçubaşı Eşrefin bölgeye gidip araştırma yapmasını istedi. Kuşçubaşı Eşref, kimliğini gizleyip, Bursa Gemlik’ten başlayarak, Ayvalık, Edremit, İzmir, Urla, Aydın, Akhisar, Manisa ve Uşak’a kadar tüm bölgeyi gezdi. Bir de rapor…
-
Konuyla hiç ilgisi yok ama Türk medyasının önde gelen isimlerinden gazeteci-yazar Altemur Kılıç’ın, Robert Kolej’in son sınıfına kadar adı Demir Kılıç’tı. Son sınıfta Demir ismini değiştirip Altemur adını aldı! Garip rastlantı: Altemur Kılıç’ın babası Kılıç Ali’nin gerçek adı da Asıf’tı. Kılıç Ali adını sonradan aldı. Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan…
-
Osmanlı ordusunun kısa bir sürede toparlanıp Edirne’yi geri alması Avrupalı elçilerin Sadrazam Said Halim Paşa’ya gitmelerine neden oldu, istekleri netti. Osmanlı Londra Antlaşması’nı tek taraflı bozmuştu, hemen işgal altına aldığı topraklan terk edecekti! Avrupalı, “hasta adam” ın ayağa kalkmasını istemiyordu. Ama altı yüz yıllık Osmanlı’da “oyun” çoktu, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Süleyman Askeri, Kuşçubaşı Eşref,…
-
“Yahudilerin kendilerini Türk olarak tanımlaması” fikrini savunan sadece Moiz Kohen (Tekinalp) değildi; İzmir Yahudi’si Selim Mizrahî gibi isimler de benzer görüşü yayan birçok yazı kaleme aldılar. Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 169) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yakub Cemil, İzmitli Mümtaz, Mustafa Necib, Sapancalı Hakkı, ile Silahçı Tahsin, Eyüb, Yenibahçeli Şükrü ve Nail kardeşler, Filibeli Hilmi ve Samuel İsrael gibi fedailer silahlarını kuşanıp Babıâli’ye doğru yürümeye başladılar. Binbaşı Enver, beyaz bir atın üstündeydi… Halk merakla ittihatçılara bakıyordu. Bir köşede Ömer Naci, diğer köşede Ömer Seyfeddin halkın desteğini almak için heyecanlı konuşmalar yapıyorlardı:…
-
İngiliz Büyükelçiliği baş tercümanı Fitz Maurice’ti. Bağnaz bir İrlandalı Katolik olan Fitz Maurice, İttihatçıların masonlar ve Siyonistlerle işbirliği yaptığını iddia etmekteydi. Baş tercümana göre İkinci Meşrutiyet hareketi Siyonistlerin hazırladığı “dünya imparatorluğu” projesinin ilk adımıydı. İkinci Meşrutiyet’i gerçekleştirmek için “bilhassa Selanik’te yaşayan 80.000 İspanyol Musevi’si ve 20.000 dönme ile İtalyan mason locaları işbirliği” yapmıştı. “Toy zabitlerin…
-
“Selanik evlenmelerinde” hep karşımıza çıkan ilginç bir durum var. Damatların çoğunluğu hep “içgüveysi” oluyor! Neden? Yanıtı yine yok! Miralay Caferi Tayyar, eşi Hayriye Hanım’ın babası Morali Ali Rıza Paşa’nın, Selanik’te zenginlerin oturduğu Yalılar semtindeki büyük konağına “içgüveysi” girmişti. Sf. 145 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 –…
-
Göbek adının “Osman” olduğunu söyleyen gazeteci Cengiz Çandar anlatıyor: “Dedem, yedi kuşak Selanikli olan Hakkı Sayar -evdeki adı Mehmed’dir- İttihat ve Terakki kursuyla Budapeşte’de şimendifer mühendisliği okur. Mehmed Hakkı, Mustafa Kemal’i Selanik’ten tanımaktadır. Selanik’te tekkede toplanırlar, dedem de onlara çay-kahve servisi yapardı.” (A. Cemal Kalyoncu, Derin Gazeteciler, 2002, s. 17) Sf. 88 Alıntı; Efendi (Beyaz…
-
Siyonizm’i milliyetçi ve siyasal bir ideoloji haline getiren Theodor Herzl’di. 1860 yılında Budapeşte’de orta halli konfeksiyoncu Yahudi bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Theodor Herzl, Viyana Üniversitesinde hukuk doktorası yapmıştı. Sf. 104 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bunların en ünlüsü, 1873’te Vali Mithat Paşa zamanında, Şemsi Efendi (Şimon Zvi) tarafından açılan Fevziye Mektebi’ydi. Sf. 59 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.
-
Selanik ve İzmir’de “efendi” sıfatını kullananların büyük çoğunluğunun Sabetayist olduğunu Selanik doğumlu yazar Münevver Ayaşlı da Dersaadet adlı kitabında böyle belirtiyor. Sf. 56, 57 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 56, 57) kitabından birebir alınmıştır.
-
“On yedinci budur ki, onlarla (Müslümanlarla) nikâh akdedilmemesi lazımdır.” Sf. 44 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kapanî İbranicede İzmir’im demektir. Sf. 42 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Yakubîler”, “Karakaş” ve “Kapancı” adlı bu üç Sabetayist gurubun toplumsal ve ekonomik konumları birbirlerinden farklıydı, Yakubileri, Selanik’teki üst sınıf Osmanlı memurları oluşturuyordu. En kalabalık grup olan Kapancılar, çoğunlukla İzmir’de oturuyorlardı; üst ve orta sınıfı oluşturan tüccarlardı. Muhafazakâr olmalarıyla bilinen Karakaşlar ise, zanaatkâr, esnaf ve işçilerden oluşuyordu, örneğin berberler, kasaplar, kunduracılar ve hamallar bu gruba dâhildi.…