Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sağlık, Tıp

  • İnsan beyni, duygusal ilgi ve bilişsel uyaranlardan yoksun bir ortamda normal biçimde gelişemez. Sf. 16 Nelson’un aldığı sonuçlar sevgi dolu ve korumacı bir ortamın, gelişmekte olan bir çocuğun beyni için oynadığı önemli rolü vurgular. Bu durum ise, kimliğimizin biçimlenmesinde bulunduğumuz ortamın derin etkisini gözler önüne serer. Çevremizden inanılmaz ölçüde etkilenebilen canlılarız. İnsan beyninin benimsediği doğaçlama…

  • Romanya Devlet Başkanı Nikolay Çavuşesku, nüfusu ve beraberinde işgücünü artırmak amacıyla I966’da doğum kontrolünü ve kürtajı yasakladı. Devletin “âdet polisleri” olarak bilinen jinekologları, doğurganlık yaşına ulaşmış kadınları muayene ederek, yeterli sayıda çocuk doğurmalarını güvence altına almaktaydı. Çocuk sayısı beşten az olan aileler ise, özel bir vergi ödemekle yükümlüydüler. Doğum oranları böylece birden fırladı. Sf. 14…

  • İnsan beyninin, kendini doğduğu dünyaya uygun biçimde düzenleyebilmesi, türümüzün gezegen üzerindeki bütün ekosistemlerde hâkimiyet kurmasını sağlamış ve güneş sisteminin içlerine doğru attığı ilk adımlara da zemin hazırlamıştır. Sf. 10 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.

  • Birçok hayvan, bazı içgüdüler ve davranışlar için genetik olarak önceden programlanmış halde doğar; yani bu içgüdü ve davranışlar kalıp halinde beyne “kazınmış” durumdadır. Sahip oldukları genler, bu hayvanların vücut ve beyinlerinin belirli biçimlerde inşasının, yani neye dönüşecekleri ve nasıl davranacaklarının talimatını verir. Sf. 10 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar,…

  • Genç beyinlerdeki esnekliğin sırrı nedir? Bunun yeni hücre oluşumuyla ilgili olduğu söylenemez; hatta çocuk ve yetişkinlerdeki beyin hücrelerinin sayısı aynıdır. İşin sırrı, bu hücrelerin birbirine nasıl bağlandığında yatar. Yeni doğan bir bebeğin nöronları birbirinden oldukça farklı ve bağlantısızdır. Yaşamın ilk iki yılında, aldıkları duyusal bilgilere bağlı olarak nöronlar birbirleriyle çok hızlı biçimde bağlantı kurmaya başlarlar;…

  • İnsanlar ise aksine, buzlu tundralardan yüksek dağlara ya da vızır vızır işleyen kentlere kadar birçok farklı ortamda yaşama becerisine sahiptir. Bunun mümkün olmasının nedeniyse, gelişimi şaşılası ölçüde eksik kalmış birer beyinle doğuyor olmamızdır. İnsan beyni, her şey devrelerine “kazınmış” halde ortaya çıkmaz; onun yerine, yaşamsal deneyimlerin ayrıntılarıyla sürekli olarak yeniden biçimlenme olanağı tanır kendisine.  Sf.9…

  • Marx, geçmişe bakarak ve gününü yaşayarak değil, gelecek açısından büyük bir iyimserdir. Ancak güçlüler iyimser olabiliyorlar. Ancak hiçbir güçlük karşısında moralini bozmayanlar iyimserdirler. Moralli olmak, iyimser olmak, bir yürek işidir. Ancak yürekli olanlar bir yeni düzeni düşleyebiliyorlar. Marx, yeni düzene açılan bir kapıdır ve Marx’ın düşüncesi güçlüdür. Sf. 231 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük,…

  • Her şeyden önce seyircili sporlar insanları daha edilgin yapıyor, çünkü sporu siz yapmıyorsunuz; birileri yaparken onları izliyorsunuz. İkinci olarak bu sporlar, bazen oldukça uç dereceye varan aşırı milliyetçi ve şovenist tavırların doğmasına sebep oluyor. s. 223 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2.…

  • Kimyasal ve biyolojik savaşlar, bu kategori altında İkinci Dünya Savaşı sırasında geliştirildi. Bakteriyolojik savaş özellikle Japonlar tarafından en uç noktalara götürülerek geliştirildi. Japonlar, Shiro Ishii tarafından kötücül ve yıkıcı bir programı yürüttüler. İnsanlar üzerinde Mengele tarzında korkunç ve iğrenç deneyler yaptılar, amaçları bakteriyolojik ve diğer biyolojik savaşların biçimlerini geliştirmekti. Öyle görünüyor ki çok ileriye gitmişlerdi.…

  • Çinli kadınların ayak bağlama uygulaması kadar uç olan çok az uygulama vardır. Genç kızların, bazen çocuklukta dahi ayakları o kadar acı verici derecede sıkı bandajlanırdı ki ayakların normal gelişimi mümkün olamazdı. Gerçekten de o kadar sıkı bağlanırdı ki, ayak parmakları ayağın altına doğru bükülür ve bu yüzden de genellikle kırılırdı. Istırap pahasına kanla ve irinle…

  • Doğum sonrası depresyonun sebeplerinin, anne ve aile için gelecek kaygısı (yetersiz anne olma korkusu dâhil), kadının, bireysel psikolojik özellikleri, östrojen ve progesteron seviyesindeki değişimlerin olduğu düşünülmektedir. Sf. 179 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton, Ç; Harun Turgut (Berbat bir çeviri), (Buzdağı Yayınevi,  3. Baskı, Şubat 2016 – Sf.…

  • Protein açısından eksik olsalar da Bena Benalılar tavukların dışkı yediğine inandıkları için ne tavuk ne de tavuk yumurtası yerdi. Lâkin favori besinleri olan domuzlar zaten dışkı yiyordu. Sf. 85 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton, Ç; Harun Turgut (Berbat bir çeviri), (Buzdağı Yayınevi,  3. Baskı, Şubat 2016 –…

  • Cesaret ve agresiflik eğilimli genlere sahip bireylerin zürriyeti, genleri pasif ve çekingen olanlara kıyasla daha fazla olacağı söylenir. Sf.63 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton, Ç; Harun Turgut (Berbat bir çeviri), (Buzdağı Yayınevi,  3. Baskı, Şubat 2016 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zararlı bir inanç ya da uygulama, bireyin fiziksel ve akıl sağlığını tehlikeye atacaktır. Tütün içmek bir örnek, ölüme sebep olabilecek yüzlerce tabudan herhangi birini ihlal etme korkusuyla yaşamak da başka bir örnek olabilir. Sf. 33 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton, Ç; Harun Turgut (Berbat bir çeviri), (Buzdağı…

  • Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi ayrıdır ve anlatıyor: Koluyla işaret ederek, “bunlar kuluçka makinaları” dedi. Yalıtılmış bir kapıyı açıp raflar dolusu deney tüpünü gösterdi. “Bu hafta kullanılacak yumurtalar. Kan sıcaklığında bekletiliyorlar; erkek gametlerse” dedi ve başka bir kapıyı açtı. “Otuz yedi yerine otuz beş derecede bekletilmek zorundalar. Tam kan sıcaklığı kısırlaştırır. Termojene sarılı koçlar kuzu doğurtmaz.”…

  • Ama yapıyoruz ve insanoğlunun en harika icatlarından birisi olan dilin serüvenlerinden biliyoruz; insan olarak kolay olana yatkınız. Aç kaldığımızda ve yiyecek bulamıyorsak, kendimizi yemeye başlarız ve vücudumuzun yağlarını yiyeceğimizi düşünürüz; hayır, yağ yemek zordur. Karaciğerimizi, eklemlerimizin etrafındaki kıkırdakları yeriz, çok kolaydır. Kolay olanı biliyoruz ve seviyoruz. Sf. 42 Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük,…

  • Biz bu sözcüğü, aslı “haste”, pek çok zaman olduğu üzere, Farisi’den alıyoruz, Farisi’de “hastan” fiilinden geliyor, yorulmak, yaralamak, dermansız kalmak ve yapmak anlamındadır. İranlılar, bizde ki “hasta” sözcüğü için “bimar” ve “mariz” kelimelerini kullanırlar ki, bu sonuncusu Türk argosunda, “hasta” ve “dengesiz” hale getirmek anlamları var. Ancak İran’da “hastahane”, bizdeki anlama da gelmektedir. Demek ki,…

  • Tabii burada, pek dindar Dostoyevskiy’nin kumara ve şehvete aşırı ve frenlenemez düşkünlüğünü tekrar not etmek zorunda kalıyoruz; yeridir. Sf. 288 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları  1. Basım, Kasım 2010 – Sf. 288) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dostoyevski şöyle devam etti: “Siz sağlıklı insanlarsınız; o mutluluğun nasıl bir his olduğunu, biz epileptiklerin nöbetten bir saniye önce duyduğu mutluluğun derecesini tahmin bile edemezsiniz. Muhammed, cenneti gördüğünü, orada bulunduğunu, kitabı Kuranda inanarak anlatıyor. Tüm zeki ahmaklar ise, kendilerinden pek emin, onun yalnızca bir yalancı, bir şarlatan olduğunu düşünür! Ama hayır, Muhammed yalan söylemiyor! O…

  • Dostoyevskiy’nin hayatı ise sanki para isteme için bir vesiledir; bazı tanınmış epileptik misli paraya da aşırı düşkündür. Hep para istediğini biliyoruz. Sf. 283 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları  1. Basım, Kasım 2010 – Sf. 283) kitabından birebir alınmıştır.