Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sağlık, Tıp

  • (Cem Ersever Anlatıyor;) “Sakallı, Elazığlı. Dört veya beş kişiyle dolaşır. Elazığ’da 1970’li yıllarda sıkı bir MHP’liymiş. Hatta bir ara Türkeş’in koruma görevlisi olmuş veya şoförlüğünü yapmış. O dönemde de tetikçi.” “Sizin basın ve yöre halkı ondan hep Sakallı diye bahsetti. Aslında biz onu ‘Yeşil’ diye biliriz. Kod adı Yeşil’dir!” “Bakın, ne polis ne de asker…

  • Pek çok akıl hastalığının aileden kalıtımsal olarak geçtiği bilinir. Söz konusu ister şizofreni olsun ister panik bozukluk ya da majör depresyon, karmaşık bazı genetik unsurlar keşfedilmiştir. Bunun sorumlusu genelde birden fazla gendir ve çevresel tetikleyiciler de devreye girebilir. Bazen kişiye akrabasından kalıtımla sadece hastalığa yatkınlık özelliği geçebilir ve hastalık yaşam koşullarına bağlı olarak bazen ortaya…

  • Söz konusu değişimler bağımlılıkla ilgili tüm davranışları denetler. Sinir iletici “dopamin” de işin bir parçasıdır. Dopamin hem ödülü hem de cezayı düzenleyen beyinsel bir mesaj taşıyıcıdır. Bağımlı kişi zorlanımlı olarak haz duygusunu arar, arzular ve yeniden yaratır. Dopamin, mesajları beynin zevk merkezlerine taşıyarak, bağımlıların haz veren eylemleri durmadan tekrarlamalarına neden olur; kişi artık ilk baştaki…

  • Beyindeki alkol veya uyuşturucu bağımlılığını güçlendiren sinir yolları aynı zamanda yemek, seks, alışveriş ve kumar da dâhil, hemen her tür zevk kaynağını odak alan saplantılı davranışları denetler. s. 275 Alıntı; Bir Psikiyatristin Gizli Defteri (En Sıradışı Vakalar) – Gary Small ve Gigi Vorgan, Çeviri; Duygu Akın  (NTV Yayınları, 2. Baskı Mart 2013 – s. 275)…

  • Greg bir şişe daha almak için bara doğru giderken benim Greg deki zihinsel kaymalara ilişkin birincil tanısal teorim iş stresinden, zorlantılı su içme diye de bilinen polidipsiye dönüştü. Nispeten ender rastlanan bu rahatsızlık su intoksikasyonuna ya da zehirlenmesine yol açabilir. Hastanın sindirdiği suyun miktarı böbreklerin atabileceği miktarı aşar. Sonuç olarak vücuttaki sodyum düzeyi düşer ve…

  • Hastalar genelde zihnin bedene etki ettiği fikrine teslim olmaktansa, hastalığa olmadık, acayip birtakım nedenler atamayı tercih ederler. s. 92 Alıntı; Bir Psikiyatristin Gizli Defteri (En Sıradışı Vakalar) – Gary Small ve Gigi Vorgan, Çeviri; Duygu Akın  (NTV Yayınları, 2. Baskı Mart 2013 – s. 92) kitabından birebir alınmıştır.

  • Meselâ öfke, karaciğerimize zararlı olabilir. Doğu Tıbbı’nda, öfke duygusuyla karaciğer hastalıkları arasında doğru bir orantı bulunduğu yüzlerce yıldır kabul edilegelmektedir. Öfke duygusunun karaciğerlerimizdeki hücreleri öldürdüğü bilinmektedir. Bu da, öfkeli kişilerde siroz ve hepatit gibi hastalıklara daha sık rastlanmasının en belli başlı nedenidir. s. 114 Üzüntü, beyindeki Hipocampus Bölgesi’ne zarar vermekte, bu durum da Alzheimer hastalığına…

  • Belki sizin de bildiğiniz gibi, insan bedeninde “7 Chakra”, yani 7 adet enerji noktası bulunmaktadır. Kafamızdan, bel kemiğimiz boyunca aşağıya inen bölgelerde yerleşmiş oldukları düşünülen bu chakraların her birisinin, kendilerine has frekansları bulunmaktadır. s. 87 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan Yayınevi, 1. Basım Nisan 2008 – s. 84) kitabından birebir…

  • Suyun görevi, titreşimlerin ve dolayısıyla enerjinin insan vücudunda dolaşmasını sağlamaktır. Gittikçe daha fazla sayıdaki kişi de benim bu düşünceme katılmaktadır. s. 54 Suyun, hayatın devamını sağlamakla ilgili olarak önemli bir rolü olduğu gibi, hayatın güzelleşmesi işinde de önemli bir rolü vardır. Gerektiği kadar su içmeyen insanların zaman içinde mizah duygularını yitirdiklerinin farkına vardım. Latincede “nem”…

  • Pozitif kelimeler kullanmak ve olumlu düşüncelere sahip olmak, bence fiziksel ve içsel güzelliğe ulaşmanın en güzel yoludur. s. 18 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan Yayınevi, 1. Basım Nisan 2008 – s. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sevgi ve minnettarlık” kavramlarının ikisini birden içeren ifadelerden etkilenen su kristallerinin neden en güzel resimleri verdiklerini size şöyle açıklayayım: Sevgi, bizim başkalarına verdiğimiz, minnettarlık ise başkalarından aldığımız enerjidir. Enerjinin en büyük ve en güzel formu ise, verilen enerjiyle, alınan enerji arasındaki uyumdan doğmaktadır. s. 12 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan…

  • Bir kurbanın, ellerinden asılıyken, nefes alması imkânsızdır. Kurbanın ayakları haça sabitlenmedikçe kişinin göğsündeki basınç ortadan kalkacak ve rahatlayacaktı. Fakat can çekişmesine, şiddetli acıya rağmen, ayaklarından sabitleştirilip asılan bir adam genellikle en azından bir veya iki gün hayatta kalabilecekti. Gerçekten mağdurun, bitkinlikten, susuzluktan veya eğer çivi kullanıldıysa kan zehirlemesinden ölmesi en fazla bir hafta alacaktı. Sf.…

  • Temizlik ve sağlık bilgileriyle ilgili günümüz modern kuralları tam olarak uygulanmaktaydı. O zamanlar herkes tarafından şeytan illeti olarak bilinen sara nöbetinin kontrol edilebileceğini tedavisinin mümkün olduğunu göstermişlerdir. Sf. 69 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 69)…

  • “Hava kararmadan önce eve girmek zorundaydık. Bizim evin karşısında Müşerref Abla dediğimiz bir komşumuz vardı. Ben beş-altı yaşlarındaydım. Çocuğum ya, küfür ediyorum ona. Beni almış karşısına. Ben küfrettikçe onun hoşuna gidiyor, o da benim popoma vuruyor. O vuruyor, ben küfrediyorum. Babam gelince hemen şikâyet etmiş beni. Bunlardan haberim yoktu tabii. Babam içeri giriyor…” “Alıyor beni…

  • İlginç bir belge var elimizde. Bir MİT raporu. Bilgi Notu da denebilir. Tek sayfalık… Milli İstihbarat Teşkilatı İstanbul Bölge Başkanlığı tarafından hazırlanmış. Raporun Tarihi 18.02.1995. Yani tam 11 yıl öncesine dayanıyor. Ama raporun tarihinden daha ilginç olan; “raporun içeriği.” Çünkü raporun konusu “Tayyip Erdoğan’ın Sağlık Durumuyla ilgili. Geçtiğimiz günlerde Başbakan Tayyip Erdoğan’ın sağlığı ile ilgili…

  • Zayıf ruh halinin olumsuzluklara hiç dayanamadığını ilk kez, Barış Yarkadaş’tan öğrendik; bir gazeteci olarak Erdoğan’ı takip görevi vermişlerdi ve her gün izliyordu. 1991 Genel Seçimlerinde Başkan Erbakan Erdoğan’ı kazanabi­leceği bir yere koymamıştı, bu milletvekili olamayacağı anlamına geliyordu; bu haberi aldığında Erdoğan’ın ağladığını ve ancak doktor müdahalesi ve iğ­ne yapılması yoluyla kendine geldiğini yazan Barış Yarkadaş’tır.…

  • Babası Ahmet idi, annesini, ikinci eş almıştı ve çocuklarına esir terbiyesi uyguluyordu. Sanki elinde bir kırbacı vardı, sallıyordu ve çocuklarına, bu arada Tayyip’e, otoriteye tapınmayı öğretiyordu. Tayip Bey de yıllar sonra “otoriteye saygılıydık” diyerek kabul etmektedir; aslında tapmaktadır. Sf. 168 Çakır-Çalmuk, kitaplarında, (1) “Reis Kaptan çok otoriter bir adamdı, denizciliğin kendine has kurallarını evinde de…

  • Amma hayata ayak veya ayakkabı öperek başlayan bir çocuğun ileride hasta olabileceğini düşünebiliyoruz. İster “ayak” ve isterse “ayakkabı” olsun, eğer öpülüyorsa, herhalde korkudan kaynaklanıyor olmalıdır. Çocuklukta aşırı korkutulmanın sara hastalığına yol açtığı ise tıpta tespit edilmiş haldedir; Doktor Temkin, bize, epilepsi hastalığının büyük üstatlarından H. Jackson’un, korkunun sara nöbetlerine yol açtığını gösterdiğini haber veriyor. Sf.…

  • Demek ki ileri safhada sara varsa, entelektüel kapasitesinin çok büyük ölçüde bozulmuş olduğunu görüyoruz; böylelerinin, dikkati çok zayıf ve ahlaki kontrolü pek eksiktirler. Bunlar hep kavgacı, huzursuz ve uyumsuz bir çocukluk geçirmişse, bu tür epileptik hastalar, olgun yaşlarda kriminal eğilimler sergiliyorlar. Entelektüel zafiyetin her türlüsünü gösterebiliyorlar ve hayvani davranışlar bunlar arasındadır. Sf. 109 Alıntı; Caligula…

  • Keçi’ye gelince, neredeyse epilepsi yüklü bir canlı kabul ediliyor; dolayısıyla, keçi eti yiyenler ve hatta dokunanların epileptik oldukları veya olabileceklerine inanılıyor. Sf. 106 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır.